GENEL GEREKÇE
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), kurulduğu 1981 yılından itibaren 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 10 uncu maddesi ile idare edilen bir kurumdur. Başlangıçta sadece ortaöğretimden yükseköğretime geçişte öğrenci seçmek üzere tasarlanan Merkez, sonraki yıllarda kamu kurumları başta olmak üzere, birçok kurumun yönetmelikleri gereği personel ve öğrenci ihtiyacını karşılamak üzere seçme ve yerleştirme sorumluluğunu üstlenmiştir.
Her yıl 40 civarında sınavı gerçekleştiren ve en az 5.000.000 öğrencinin sınava alındığı, 153 sınav merkezinde 120.000'in üzerinde sınav salonunda çalışmalarını yürüten ÖSYM, ülkemiz sınırlarını da aşarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Almanya ve Kırgızistan'da da sınavlar gerçekleştirmeye başlamıştır.
Bununla birlikte, böyle yoğun bir çalışma potansiyeli bulunan ÖSYM'nin, teşkilatını ve sorumluluklarını düzenleyen müstakil bir kanunu bulunmamakta, teşkilat yapısı Yükseköğretim Kurulu bünyesinde oluşturulmakta ve ÖSYM yürütme kurulu ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Kurumun taşra teşkilatı bulunmadığından, sınav ve yerleştirme faaliyetlerine yönelik bütün görevlendirmeler ya Merkezden yapılmakta ya da üniversitelerin sağladığı olanaklar kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Sınav evrakı, çoğunlukla üniversiteler tarafından belirlenen yerlerde saklanmakta olup, ÖSYM'nin kendi bünyesi dışında sağlanan olanaklar nedeniyle sınav ve yerleştirmelere yönelik faaliyetlerde hedeflenen seviyede kontrol mekanizması oluşturulamamaktadır.
ÖSYM'nin kuruluş döneminde tanımlanan sınav sistemi, aradan otuz yıl geçmiş olmasına rağmen kullanılmaya devam edilmektedir. Günümüzde ortaya çıkan bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı kolaylıklara rağmen, ÖSYM'nin tüm sınav organizasyonu, söz konusu teknolojik imkânlar kullanılmaksızın, merkezi olarak yapılmakta, bu durum da özellikle sınav güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye düşürmektedir. Çok sayıda adayın girdiği sınavda ortaya çıkan yerel sorunlar nedeniyle tüm sınav iptal edilerek, çok ciddi maddi ve manevi kayıplar yaşanmaktadır.
Diğer taraftan, ÖSYM'nin kendi bütçesi ve döner sermayesi ve tanımlı bir personel rejimi bulunmadığından, personel ihtiyacının bir kısmı ihale yolu ile geçici görevlilerden karşılanmaktadır. Kurum içinde dinamik ve günün teknolojik olanaklarını kullanabilecek yetenek ve beceriler ile donatılmış personel ihtiyacını giderecek bir mekanizmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Ayrıca, sınavların ve yerleştirmelerin adil biçimde gerçekleştirilebilmesi, sınav ve yerleştirmelerde kullanılan sorular ve verilere hukuka aykırı bir şekilde erişimin önlenmesi ve veri güvenliğinin sağlanabilmesi için caydırıcı cezaî yaptırımların düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, gelişmiş teknolojilerin kullanılarak elektronik ortamda da sınavların gerçekleştirilebilmesi, ölçme ve değerlendirme işlemlerinin eşdeğer nitelikte sınavlar ile yapıla- bilmesi, aynı bilgi düzeyini ölçebilecek farklı zamanlarda sınavlar yapılabilmesi için gerekli esnekliğin sağlanması, sınav merkezlerinde sınav güvenliğini sağlayıcı önlemlerin kolaylıkla uygula- nabilmesi, ülke içinde ihtiyaç duyulacak yerlerde büro veya temsilciliklerin açılabilmesi ile sınavın tüm bölgelerde aynı etkinlikte gerçekleştirilebilmesi amacıyla Kurumun teşkilatı, görevleri, organizasyonu ve personel yapısı ile caydırıcı ceza hükümlerini de düzenleyen bir kanun teklifi hazırlanması gerekli görülmüştür.
Ülkemizde üniversite çağında olan ve 2009-2010 yılı itibarıyla sayısı 6.219.023'ü bulan genç nüfusun yükseköğretime önemli düzeyde talebi bulunmaktadır. Türkiye'de 2009-2010 eğitim-öğretim yılında üniversitelerin, açıköğretim ve diğer yükseköğretim kurumları hariç, önlisans, lisans ve lisansüstü programlarında eğitim gören toplam 1.936.602 öğrencinin 175.605'i vakıf üniversitelerinde eğitim-öğretim yapmaktadır.
Devlet kaynakları ile değil kendi yarattıkları kaynaklarla kazanç amacı gütmeden vakıflar tarafından, kanunla kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip vakıf üniversiteleri, Türk yükseköğretiminin ayrılmaz bir parçası ve önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
Teklif ile kurulması öngörülen üniversiteler, ülkemizin genç nüfusunun yükseköğrenim talebini karşılamakta yardımcı olacağı değerlendirilmektedir.
Ayrıca teklif ile, 25.04.2001 Tarih ve 4652 Sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu'nun 10 ve 15'inci maddelerinde değişiklik yapılmaktadır. Polis Akademisine bağlı Polis Meslek Yüksek Okullarının öğrenci kaynaklarını düzenleyen 10'uncu maddesinin 2'nci fıkrası ile fakültenin öğrenci kaynağını düzenleyen 15'inci maddenin birinci fıkrasında yer alan "genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları" ibareleri "lise ve dengi okulları bitirenler" şeklinde değiştirilmektedir.