GENEL GEREKÇE
Bilindiği üzere, 2003 yılından beri uygulanmakta olan Sağlıkta Dönüşüm Programı ile sağlık hizmetlerinin kaliteli, etkili, verimli ve bütün vatandaşlarımızın erişimine açık bir şekilde sunumu sağlanmıştır.
Sağlık hizmetinin ertelenemez, bekletilemez, vazgeçilemez ve ikame edilemez niteliği ve yatırıma ayrılabilen kaynaklar gözönüne alındığında, sağlık hizmetlerinin kaliteli şekilde sürdürülebilmesi için finansman ihtiyaçlarının alternatif kaynaklardan karşılanması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede, alternatif yeni finansman modelleri geliştirilmektedir.
Kamu ve özel sektörün altyapı ve hizmet sunumu için ortak yatırım yapması esasına dayanan "kamu özel işbirliği yatırım modeli" bu alternatiflerden birisidir. Bu şekilde sağlık yatırımları için özel girişimcilerden kaynak sağlanması mümkün olmaktadır.
Tasarı ile; kaliteli, verimli ve etkili sağlık hizmeti sunumu için ihtiyaç duyulan tesislerin, kamu özel işbirliği modellerinden birisi olan "yap-kirala-devret finansal modeli" ile yaptırılması ve modernize edilmesi amaçlanmaktadır. Bu model içerisinde yüklenici tarafından yapılan tesisler kırkdokuz yıla kadar kiralanmakta ve süre sonunda çalışır vaziyette Sağlık Bakanlığına devredilmektedir.
Kamu özel işbirliği modelinde, yatırım ve hizmetlerin maliyet, risk ve kazanımlarının kamu ve özel sektör arasında paylaşılması hedeflenmektedir. Sözleşme türüne göre farklılık gösteren modeller, kamu özel işbirliğini gerçekleştirmek için bir projenin tasarımı, finansmanı, yapımı ve işletilmesi ile mevcut bir yatırımın yenilenmesi, geliştirilmesi, bakım ve onarımının yapılması ve işletilmesine özel sektör katılımının sağlanması genel mantığı üzerine inşa edilmektedir. Tasarıda esas alınan kamu özel işbirliği modeli, idarenin ihtiyaç duyduğu tesisin özel sektör tarafından finanse edilerek tasarlanması, yapılması, belirli bir süre için idarenin kullanımına bırakılması ve tesis üzerindeki bazı hizmetlerin yüklenici tarafından verilebilmesi, sözleşme süresi sonunda tüm tesislerin idareye devri esası üzerine kuruludur.
Kamu özel işbirliği, kamu hizmetleri için kamu ve özel sektör arasındaki işbirliği anlaşmalarını ifade etmekte olup, işbirliği yapan taraflar arasında yatırım, risk, sorumluluk ve kazancın paylaşılması ile karakterize edilmektedir. Bu model ile yaptırılan tesislerdeki sağlık hizmetleri ise kamu tarafından sunulmaya devam edilmektedir.
Bu modelde kamu ve özel sektör, kendilerine mahsus üstün özellikleriyle birbirini tamamlamakta ve ortaya çıkan bu yapının sağladığı güçle kamu hizmetlerinin sunulmasındaki ekonomik zorluklar aşılarak kamu yararı sağlanmaktadır. Kamu özel işbirliği modeli, yatırımlar için gerekli olan harcamaları uzun döneme yayma, hizmeti kısa dönemde sunma fırsatı tanımakta; finansal risk, bakım ve onarım maliyetleri ise özel sektörde kalmaktadır.
Kamu özel işbirliği modelinin yukarıda açıklanan üstünlük ve avantajları, bu modelin diğer ülkelerde başvurulan önemli bir model olarak yaygınlaşması sonucunu doğurmuştur. 1990'lı yıllarda İngiltere'de kamu özel işbirliği modelinin geliştirilmesinin ardından hem diğer Avrupa ülkelerinde (İrlanda, Portekiz, İspanya, İtalya ve Hollanda gibi) hem de Dünyanın birçok yerinde (Avustralya, Japonya, Kanada, Arjantin ve Güney Amerika gibi) bu model daha çok ulaşım, eğitim ve sağlık sektörlerinde uygulanmıştır.
Sağlık sektöründe kamu özel işbirliği modeliyle ilgili kanuni düzenleme, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa 5396 sayılı Kanunla eklenen ek 7 nci madde ile yapılmıştır. Ancak mevcut Kanun hükmünün, bu alanda zaman içerisinde ortaya çıkan ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
Tasarı ile, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 7 nci maddesi ile getirilen kamu özel işbirliği modeli, müstakil bir kanun hâlinde daha kapsamlı ve ihtiyaca cevap verecek şekilde yeniden düzenlenmektedir.