Dosya olarak kaydet: PDF - WORD
Görüntüleme Ayarları:
Salt metin olarak göster (Kelime işlemcilere uygun görünüm)

Metnin ilk hali

MADDE 1

Hükümetimizce 4 Kasım 1950 tarihinde Roma’da imzalanmış olan «İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Koruma Sözleşmesi» tasdik edilmiştir.

MADDE 2

Hükümetimizce 20 Mart 1952 tarihinde Paris'te imzalanmış olan «İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Koruma Sözleşmesine Ek Protokol», mütaakıp üçüncü maddedeki ihtirazi kayıtla tasdik edilmiştir.

MADDE 3

İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Koruma Sözleşmesine Ek Protokolün ikinci maddesi 3 Mart 1924 tarih ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanununun hükümlerini ihlâl etmez.

MADDE 4

Bu kanun neşri tarihinden itibaren mer’iyete girer.

MADDE 5

Bu kanun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur.

İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme

İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya dair Sözleşme Avrupa Konseyi Üyesi olan Âkıd Hükümetler.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 10 Aralık 1948 de ilân edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini;

Bu beyannamenin metninde mezkûr hakların her yerde ve fiilen tanınmasını ve tatbik edilmesini sağlamaya mâtuf bulunduğunu,

Avrupa Konseyinin gayesini; üyeleri arasında daha sıkı bir birlik kurmak olduğunu ve İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri korunma ve gelişmesinin bu gayeye ulaşmak yollarından birini teşkil ettiğini,

dikkat nazarına alarak,

Dünyada barış ve adaletin asıl temelini teşkil eden ve idamesi her şeyin fevkinde olarak, bir taraftan, hakikaten demokratik bir siyasi rejim ve diğer taraftan, insan haklarına müştereken hürmet ve bu konuda ortak bir anlayış esaslarına istinadeden bu ana hürriyetlere derin bağlılıklarını teyid ederek;

Aynı telâkkiyi taşıyan ve ideal ve siyasî ananeler, hürriyete saygı ve hukukun üstünlüğü hususlarında müşterek bir mirasa sahip bulunan Avrupa devletleri hükümetleri sıfatiyle, Evrensel Beyannamede yazılı bazı hakların müştereken sağlanmasını temine yarıyacak ilk tedbirleri almayı kararlaştırarak;

aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır:

MADDE 1

Yüksek Âkıd Taraflar kendi kaza haklarına tabi her ferde işbu Sözleşmenin birinci faslında tarif edilen hak ve hürriyetleri tanırlar.

BÖLÜM: I

MADDE 2

1. Her ferdin yaşama hakkı kanunun himayesi altındadır. Kanunun ölüm cezası ile cezalandırıldığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infazı dışında, hiç kimse kasten öldürülemez.

2. Öldürme, aşağıda derpiş edilen zaruret halleri dışında, bu maddenin ihlâli suretiyle yapılmış telâkki olunmaz:

a) Her ferdin gayrimeşru cebir ve şiddete karşı korunmasını sağlamak için,

b) Kanun hükümleri dâhilinde bir tevkifi yerine getirmek veya kanuna uygun olarak mevkuf bulunan bir şahsın kaçmasını önlemek için,

c) Ayaklanma veya isyanı, kanuna uygun olarak bastırmak için,

MADDE 3

Hiç kimse işkenceye, gayriinsani yahut haysiyet kinci ceza veya muameleye tabi tutulamaz.

MADDE 4

1. Hiç kimse köle ve kul halinde tutulamaz,

2. Hiç kimse zorla, çalıştırılamaz veya mecburi çalışmaya tabi tutulamaz,

3. Aşağıdaki haller bu maddede kasdolunan «zorla çalıştırma veya mecburi çalışmadan» sayılmazlar:

a) İşbu Sözleşmenin 5. maddesinde derpiş edilen şartlar altında mevkuf tutulan bir kimseden mevkufiyeti veya şartla salıverilmesi süresince yapması mûtat olarak istenilecek çalışma;

b) Askerî mahiyette her hizmet yahut inançları gereğince askerlik vazifesini yapmaktan kaçman kimselerin durumunu meşru telâkki eden memleketlerde, bu inanca sahip kimselere mecburi askerlik yerine gördürülecek başka bir hizmet;

c) Topluluğun hayat veya refahını tehdit eden buhran ve âfet hallerinde talep olunan her hizmet;

d) Normal medeni mükellefiyetler şümulüne giren her türlü çalışma veya hizmet.

MADDE 5

Her ferdin hürriyete ve güvenliğe hakkı vardır. Aşağıda mezkûr haller ve kanuni usuller dışında hiç kimse hürriyetinden mahrum edilemez:

a) Salâhiyetli bir mahkeme tarafından mahkûmiyeti üzerine usulü dairesinde hapsedilmesi,

b) Bir mahkeme tarafından kanuna uygun olarak verilen bir karara riayetsizlikten dolayı yahut kanunun koyduğu bir mükellefiyetin yerine getirtmesini sağlamak üzere yakalanması veya tevkifi,

c) Bir suç işlediği şüphesi altında olan yahut suç işlemesine veya suçu işledikten sonra kaçmasına mâni olmak zarureti inancını doğuran mâkul sebeplerin mevcudiyeti dolayısiyle, yetkili adli makam önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve hapsi,

d) Bir küçüğün nezaret altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilmiş usulüne uygun bir tevkif kararı bulunması,

e) Bulaşıcı bir hastalık yayabilecek bir kimsenin, bir akıl hastası, bir alkoliğin, uyuşturucu maddelere müptelâ bir kimsenin yahut bir serserinin kanuna uygun mevkufiyeti,

f) Bir kimsenin memlekete usulüne uygun olmıyarak girmekten men’i, veya hakkında bir sınır dışı kılma veya geri verme muamelesine tevessül olunması sebebiyle yakalanmasına veya tevkifine karar verilmesi

2. Tevkif olunan her ferde, tevkifini icabettiren sebepler ve kendisine karşı vâki bütün isnatlar en kısa bir zamanda ve anladığı bir dille bildirilir.

3. İşbu maddenin I/c fıkrasında derpiş edilen şartlara göre yakalanan veya tevkif edilen herkesin, hemen bir hâkim veya adlî görevi yapmaya kanunen mezun kılınmış diğer bir memur huzuruna çıkarılması lâzım ve mâkul bir süre içinde muhakeme edilmeye yahut adlî takibat sırasında serbest bırakılmaya hakkı vardır. Salıverme ilgilinin duruşmada hazır bulunmasını sağlıyacak bir teminata bağlanabilir.

4. Yakalanması veya tevkif sebebiyle hürriyetinden mahrum bırakılan her şahıs hürriyeti tahdidin kanuna uygunluğu hakkında kısa bir zamanda karar vermesi ve keyfiyet kanuna aykırı görüldüğü takdirde tahliyesini emretmesi için bir mahkemeye itiraz eylemek hakkını haizdir.

5. İşbu maddenin hükümlerine aykırı olarak yapılmış bir yakalama veya tevkif muamelesinin mağduru olan her şâhsın tazminat istemeye hakkı vardır.

MADDE 6

1. Her şahıs gerek medeni hak ve vecibeleriyle ilgili nizalar gerek cezai sahada kendisine karşı serdedilen bir isnadın esası hakkında karar verecek olan, kanuni, müstakil ve tarafsız bir mahkeme tarafından dâvasının mâkul bir süre içinde hakkaniyete uygun ve aleni surette dinlenmesini istemek hakkını haizdir.

Hüküm aleni olarak verilir, şu kadar ki demokratik bir toplulukta âmme intizamının veya milli güvenliğin veya ahlâkın yararına veya küçüğün menfaati veya dâvaya taraf olanların korunması veya adaletin selâmetine zarar verebileceği bazı hususi hallerde, mahkemece zaruri görülecek ölçüde, aleniyet dâvanın devamınca tamamen veya kısmen Basın mensupları ve halk hakkında tahdidedilebilir.

2. Bir suç ile itham edilen her şahıs suçluluğu kanunen sabit oluncaya kadar masum sayılır.

3. Her sanık ezcümle:

a) Şahsına tevcih edilen isnadın mahiyet ve sebebinden en kısa bir zamanda, anladığı bir dille ve etraflı surette haberdar edilmek.

b) Müdafaasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara malik olmak,

c) Kendi kendini müdafaa etmek veya kendi seçeceği bir müdafii veya eğer bir müdafi tâyin için malî imkânlardan mahrum bulunuyor ve adaletin selâmeti gerektiriyorsa, mahkeme tarafından tâyin edilecek bir avukatın meccani yardımından istifade etmek,

d) İddia şahitlerini sorguya çekmek, veya çektirmek, müdafaa şahitlerinin de iddia şahitleriyle aynı şartlar altında davet edilmesini ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek,

e) Duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercümanın yardımından meccanen faydalanmak,

haklarına sahiptir.

MADDE 7

1. Hiç kimse işlendiği zaman millî veya milletlerarası hukuka göre bir suç teşkil etmiyen bir fiil veya ihmalden dolayı mahkûm edilemez. Keza hiç kimse suç işlendiği zaman tertibi gereken cezadan daha ağır bir cezaya da çarptırılamaz.

2. İşbu madde, işlendiği zaman medeni milletler tarafından tanınan umumi hukuk prensiplerine göre suç sayılan bir fiil veya ihmalden suçlu bir şahsın yargılanmasına ve cezalandırılmasına mâni değildir.

MADDE 8

1. Her şahıs hususi ve ailevi hayatına, meskenine ve muhaberatına hürmet edilmesi hakkına maliktir.

2. Bu hakların kullanılmasına resmî bir makamın müdahalesi demokratik bir cemiyette ancak millî güvenlik, âmme emniyeti, memleketin iktisadi refahı, nizamın muhafazası, suçların önlenmesi, sağlığın veya ahlâkın ve başkasının hak ve hürriyetlerinin korunması için zaruri bulunduğu derecede ve kanunla derpiş edilmesi şartiyle vukubulabilir.

MADDE 9

1. Her şahıs düşünme, vicdan ve din hürriyetine sahiptir. Bu hak din veya kanaat değiştirme, hürriyetini ve alenen veya hususi tarzda ibadet ve âyin veya öğretimini yapmak suretiyle tek başına veya toplu olarak dinini veya kanaatini izhar eylemek hürriyetini tazammun eder.

2. Din veya kanaatleri izhar etmek hürriyeti demokratik bir cemiyette ancak âmme güvenliğinin, âmme nizamının, genel sağlığın veya umumi ahlâkın, yahut başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması için zaruri olan tedbirlerle ve kanunla tahdit edilebilir.

MADDE 10

1. Her fert ifade ve izhar hakkına maliktir. Bu hak içtihat hürriyetini ve resmi makamların müdahalesi ve memleket sınırları mevzuu bahis olmaksızın, haber veya fikir almak veya vermek serbestisini ihtiva eder. Bu madde, devletlerin radyo, sinema veya televizyon işletmelerini bir müsaade rejimine tabi kılmalarına mâni değildir.

2. Kullanılması vazife ve mesuliyeti tazammun eden bu hürriyetler, demokratik bir toplulukta, zaruri tedbirler mahiyetinde olarak, millî güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya âmme emniyetinin, nizamı muhafazanın, suçun önlenmesinin, sağlığın veya ahlâkın, başkalarının şöhret veya haklarının korunması, gizli haberlerin ifşasına mâni olunması veya adalet kuvvetinin üstünlüğünün ve tarafsızlığının sağlanması işin ancak ve kanunla, muayyen merasime, şartlara, tahditlere veya müeyyidelere tabii tutulabilir.

MADDE 11

1. Her şahıs asayişi ihlâl etmiyen toplantılara katılmak, ve başkalariyle birlikte sendikalar tesis etmek ve kendi menfaatlerini korumak üzere sendikalara girmek hakkı dâhil olmak üzere dernek kurmak hakkını haizdir.

2. Bu hakların kullanılması, demokratik bir toplulukta, zaruri tedbirler mahiyetinde olarak millî güvenliğin, âmme emniyetinin, nizamı muhafazanın suçun önlenmesinin, sağlığın veya ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması için ve ancak kanunlar tahdide tabi tutulabilir.

Bu madde, bu hakların kullanılmasında idare, silâhlı kuvvetler veya zabıta mensuplarının muhik tahditler koymasına mâni değildir.

MADDE 12

Evlenme çağına gelen erkek ve kadın, bu hakkın istimalini tanzim eden millî kanunlar dairesinde, evlenmek ve bir aile kurmak hakkına maliktir.

MADDE 13

İşbu Sözleşmede tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen her şahıs ihlâl filli resmî vazifelerini ifa eden kimseler tarafından bu vazifelerin ifası sırasında yapılmış da olsa, millî bir makama fiilen müracaat hakkına sahiptir.

MADDE 14

İşbu Sözleşmede tanınan hak ve hürriyetlerden istifade keyfiyet bilhassa cins, ırk, renk, dil, din, siyasi veya diğer kanaatler, milli veya sosyal menşe, milli bir azınlığa mensupluk, servet, doğum veya her hangi diğer bir dunun üzerine müesses hiçbir tefrike tabi olmaksızın sağlanmalıdır.

MADDE 15

1. Harb veya milletin varlığını tehdit eden diğer umumi bir tehlike halinde her Yüksek Âkıd Taraf ancak, durumun iktiza ettiği nispetti ve devletler hukukundan doğan diğer mükellefiyetlerle tezat teşkil eylememek şartiyle, işbu Sözleşmede derpiş olunan mükellefiyetlere aykırı tedbirler alabilir.

2. Yukarıdaki hüküm, meşru harb fiilleri neticesinde vâki ölüm hâdisesi müstesna, ikinci ve üçüncü maddeler ile dördüncü maddenin birinci fıkrasını ve yedinci maddeyi hiçbir suretle ihlâle mezun, kılmaz.

3. Bu ihlâl hakkını istimal eden her Yüksek Âkıd Taraf alınan tedbirlerden ve bunları icabettiren sebeplerden Avrupa Konseyi Genel Sekreterine bilgi verir. Bu Yüksek Âkıd Taraf mezkûr tedbirlerinin mer'iyetten kalktığı ve Sözleşme hükümlerinin tamamiyle tatbikına tekrar başladığı tarihten de Avrupa Konseyi Genel Sekreterini haberdar eder.

MADDE 16

10,11 ve 14 üncü maddelerin hiçbir hükmü yabancıların siyasi faaliyetlerini Yüksek Âkıd Tarafların tahdit etmelerine mâni sayılmaz.

MADDE 17

Bu Sözleşme hükümlerinden hiçbiri bir devlete topluluğa veya ferde, İşbu Sözleşmede tanınan hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya mezkûr Sözleşmede derpiş edildiğinden daha geniş ölçüde tahditlere tabi tutulmasını istihdaf eden, bir faaliyete girişmeye veya harekette bulunmaya mâtuf her hangi bir hak sağladığı şeklinde, tefsir olunamaz.

MADDE 18

Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince, mezkûr hak ve hürriyetlere yapılan takyitler ancak derpiş edildikleri gaye için, tatbik edilebilirler.

Bölüm: II

MADDE 19

İşbu Sözleşmeden Yüksek Âkıd Taraflar için hâsıl olan taahhütlere riayeti temin maksadiyle:

a) Aşağıda «Komisyon» diye zikredilecek olan bir «Avrupa İnsan Hakları Komisyonu»;

b) Aşağıda «Divan» diye zikredilecek olan bir «Avrupa İnsan Hakları, Divanı»; kurulmuştur.

Bölüm: III

MADDE 20

Komisyon Yüksek Âkıd Tarafların sayısı kadar âzadan mürekkeptir. Komisyonda aynı devletin birden fazla tebaası bulunamaz.

MADDE 21

1. Komisyon- üyeleri İstişare Meclisinin Bürosu tarafından tanzim edilen, bir isim listesi üzerinden Bakanlar Komitesince oyların mutlak çoğunluğu ile seçilir; Yüksek Âkıd Tarafların İstişare Meclisindeki temsilcileri gruplarından her biri, en az ikisi kendi milletinden olmak üzere üç namzet gösterir.

2. Sonradan diğer devletlerin işbu Sözleşmeye taraf olmaları halinde Komisyonu tamamlamak ve boşalan yerlere yenilerini seçmek için de, tatbik kabiliyetini haiz olduğu nispette, aynı usul takip olunur.

MADDE 22

1. Komisyon üyeleri altı senelik bir müddet için seçilirler. Tekrar seçilmeleri caizdir. Bununla beraberi ilk seçilen üyelerden yedisinin vazifesi üç yıl sonunda nihayete erecektir.

2. İlk üç yıllık müddetin sonunda vazifeleri nihayete erecek olan üyeler, ilk seçimlerin yapılmasından hemen sonra Avrupa Konseyi Genel Sekreteri tarafından kur’a çekmek suretiyle tâyin edilecektir.

3. Vazifeni bitmemiş bir üyenin yerine seçilen Komisyon: üyesi selefinin vazife müddetini tamamlar.

4. Komisyon üyeleri, yerlerine yenileri konuluncaya kadar vazifelerinde kalırlar ve yerlerine yenileri geçtikten sonra dahi evvelce kendilerine havale edilmiş olan işleri rüyete devam ederler.

MADDE 23

Komisyon üyeleri Komisyona hususi şahıs sıfatiyle iştirak ederler.

MADDE 24

Her Âkıd Taraf işbu Sözleşme hükümlerine vâki ve kendisinin diğer bir Âkıd Tarafa isnadedilebileceğine kanaat getirdiği bilcümle riayetsizlikten dolayı Avrupa Konseyi Genel Sekreteri vasıtasiyle Komisyona müracaat edebilir.

MADDE 25

1. İşbu Sözleşmede tanınan hakların Yüksek Âkıdlardan biri tarafından ihlâlinden zarar gördüğü iddiasında bulunan her hakikî şahıs, hükümet dışı her teşekkül veya her insan topluluğu, hakkında şikayet vâki Yüksek Âkıd Tarafın bu işte Komisyonun salâhiyetini tanıdığını beyan eylemiş olması halinde, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine sunulacak bir dilekçe ile Komisyona müracaat edebilir.

Yüksek Âkıd Taraflardan böyle bir beyan yapmış olanlar işbu hakkın müessir bir tarzda kullanılmasına hiçbir suretle engel olmamayı taahhüt ederler.

2. Bu beyanlar muayyen bir müddet için yapılabilir.

3. Bu bayanlar Avrupa Konseyi Genel Sekreterine tevdi edilir. Genel Sekreter bunların suretini Yüksek Âkıd Taraflara gönderir ve neşrini temin eder.

4. Komisyon işbu madde ile kendisine verilen salâhiyeti en az altı Yüksek Âkıd Taraf yukardaki fıkralarda derpiş edilen beyanla bağlanmış bulundukları zaman kullanır.

MADDE 26

Devletler Hukukunun umumiyetle kabul edilen prensiplerine göre, ancak dâhilî müracaat yollarına başvurulmasından sonra ve nihai dahili karardan itibaren altı aylık bir müddet içinde Komisyona müracaat olunabilir.

MADDE 27

1. Komisyon 25 inci madde gereğince sunulan her hangi bir dilekçeyi aşağıdaki hallerde kabul etmez:

a) Dilekçe imzasız ise;

b) Dilekçe Komisyonca daha evvel incelenmiş yahut milletlerarası diğer bir tahkikat veya hallü tesviye merciine arz edilmiş bir dilekçenin esas itibariyle aynı ise ve yeni olaylar ihtiva etmiyorsa;

2. Komisyon 25 inci madde gereğince sunulan her hangi bir dilekçeyi işbu Sözleşme hükümleriyle telif edilemez bulduğu, açıktan açığa esassız yahut şikayet hakkının suiistimali mahiyetinde telâkki ettiği takdirde kabule şayan saymaz.

3. Komisyon 26 ncı maddeye göre kabul edilemez mahiyette saydığı her dilekçeyi reddeder.

MADDE 28

Komisyon dilekçeyi kabul ettiği takdirde:

a) Olayları tesbit etmek üzere dilekçeyi, tarafların temsilcileri ile beraber, her iki tarafı da dinliyerek inceler ve, eğer lüzum varsa, tahkikat yapar. Bu tahkikatın müessir bir şekilde icrası için alâkadar devletler, komisyonla görüş teatisinde bulunduktan sonra lüzumlu her kolaylığı göstereceklerdir.

b) Komisyon meseleyi, işbu Sözleşmede tanınmış İnsan Haklarına riayetten ilham alan muslihane bir hal tarzına bağlanmak üzere ilgililere arzı hizmet eder.

MADDE 29

1. Komisyon 28 inci maddede derpiş edilen vazifeleri yedi üyesinden mürekkep bir Tâli Komisyon vasitasiyle ifa eder.

2. Her alâkadar Tâli Komisyona iştirak etmek üzere, kendi isteğine göre bir üye tâyin edebilir.

3. Diğer üyeler, Komisyonun İçtüzüğünde derpiş edilen hükümlere uygun olarak kur'a ile tâyin edilir.

MADDE 30

Tâli Komisyon 28 inci maddeye uygun olarak muslihane bir hal suret; bulmaya muvaffak olursa bir rapor tanzim eder ve bu rapor alâkadar devletlere. Bakanlar Komitesine ve neşredilmek üzere Avrupa Konseyi Genel Sekreterine gönderilir. Bu rapor olayların ve kabul edilen hal suretinin kısa bir beyanından ibarettir.

MADDE 31

1. Bir hal sureti bulunamadığı takdirde Komisyon bir rapor tanzim eder ve bunda olayları tesbit edip bunların ilgili devlet tarafından Sözleşme hükümleri gereğince yüklenilmiş vecibelerin ihlâline delâlet edip etmediği hususundaki mütalâasını bildirir. Bu nokta hakkında Komisyonun bütün üyelerinin kanaatleri de raporda zikredilebilir.

2. Rapor Bakanlar Komitesine ve ilgili devletlere de gönderilir. Bu devletler mezkur raporu neşretmek salâhiyetine malik değildirler.

3. Komisyon, Bakanlar Komitesine gönderdiği rapora, uygun bulduğu teklifleri de dercedebilir.

MADDE 32

1. Komisyon raporunun Bakanlar Komitesine tevdii tarihinden itibaren üç aylık bir müddet zarfında, mesele işbu Sözleşmenin 48 inci maddesi gereğince Divana arz edilmezse Bakanlar Komitesi Sözleşmenin ihlâl edilmiş olup olmadığı hakkında Komiteye dâhil temsilcilerin üçte iki çoğunluğu ile bir karar verir.

2. Bu kararın müspet olması halinde Bakanlar Komitesi bir mühlet tesbit eder; bu mühlet içinde ilgili Yüksek Âkıd Taraf Bakanlar Komitesi kararının icabettirdiği tedbirleri almalıdır.

3. İlgili Yüksek Âkıd Taraf tâyin olunan mühlet zarfında tatmin edici tedbirleri almadı ise Bakanlar Komitesi, 1 inci fıkrada derpiş edilen çoğunlukla, ilk kararına verilecek sonucu kararlaştırır, ve raporu yayınlar,

4. YüksekÂkıd Taraflar evvelki fıkraların tatbiki suretiyle Bakanlar Komitesinin verebileceği her kararı kendileri için uyulması mecburi saymayı taahhüt ederler.

MADDE 33

Komisyonun oturumları gizlidir.

MADDE 34

Komisyonun kararları mevcut ve oy veren üyelerin çoğunluğu ile; Tâli Komisyonun kararları üyelerinin çoğunluğu ile verilir.

MADDE 35

Komisyon lüzum hâsıl oldukça toplanır. Davet Avrupa Konseyi Genel Sekreteri tarafından yapılır.

MADDE 36

Komisyon İçtüzüğünü hazırlar.

MADDE 37

Komisyonun büro işleri Avrupa Konseyi Genel Sekreteri tarafından temin olunur.

BÖLÜM: IV

MADDE 38

İnsan Hakları Avrupa Divanı, Avrupa Konseyi üyesi devletlerinin sayısı kadar yargıçtan mürekkeptir. Divanın aynı Devlet tabiiyetinde birden fazla üyesi olamaz.

MADDE 39

1. Divan üyeleri Avrupa Konseyi üyelerince teklif edilen şahısları muhtevi bir liste üzerinden İstişari Meclisçe çoğunlukla seçilir, üyelerden her biri en az ikisi kendi tabiiyetinde olmak üzere üç namzet gösterir.

2. Avrupa Konseyine yeni üyeler kabulü halinde Divanı tamamlamak ve boşalan üyeliklere yeni üyeler seçmek için de, tatbik kabiliyetini haiz olduğu nispette aynı usul tatbik olunur.

3. Namzetler yüksek seciyeye malik ve yüksek kazai vazifeleri ifa için, lâzım şartları cami bulunmalıdırlar veya salâhiyetleri umumiyetle müsellem hukukşinaslardan olmalıdırlar.

MADDE 40

1. Divan üyeleri dokuz senelik bir müddet için seçilirler. Tekrar seçilmeleri caizdir. Bununla beraber ilk seçimde tâyin edilen üyelerden dördünün vazifesi üç yıl sonra, diğer dördünün vazifesi de altıncı yıl sonunda nihayet bulacaktır.

2. Vazifeleri ilk üç ve altı yıllık müddetler sonunda nihayet bulacak olan üyeler ilk seçimin akabinde Avrupa Konseyi Genel Sekreteri tarafından kur’a ile ayrılırlar.

3. Vazifesi henüz bitmemiş bir üyenin yerine seçilen Divan üyesi selefinin vazife müddetini tamamlar.

4. Divan üyeleri yerlerine başkaları seçilinceye kadar vazifelerini görürler. Yerlerine başkaları konulduktan sonra da, kendilerine daha önce havale edilmiş olan dâvaların rüyetine devam ederler.

MADDE 41

Divan Başkanını ve Başkan Vekilini üç yıl için seçer. Tekrar seçilmeleri caizdir.

MADDE 42

Divan üyeleri her çalışma günü için, tutarı Bankalar Komitesi tarafından tesbit edilecek bir tazminat alırlar.

MADDE 43

Kendisine arz edilen her dâvayı incelemek üzere Divan yedi yargıçtan mürekkep bir daire halinde teşekkül eder. Bu daireye ilgili her Devletin tebaasından olan veya böylesi, yoksa, o Devlet tarafından seçilecek bir yargıç vazifeten iştirak eder.

Diğer yargıçlar dâvanın incelenmesine başlanmazdan evvel Başkan tarafından kur'a ile seçilirler.

MADDE 44

Divan huzuruna bir dâvayı yalnız Yüksek Taraflar ve Komisyon getirebilir.

MADDE 45

Divanın salâhiyeti işbu Sözleşmenin tefsir ve tatbikiyle ilgili olup Yüksek Âkıd araflar veya Komisyon tarafından 48 inci maddede derpiş edildiği şekilde kendisine arz olunacak bütün hususlara şâmildir.

MADDE 46

1. Yüksek Âkıd Taraflardan her biri, işbu Sözleşmenin tefsir ve tatbikına mütaallik hususlarda Divanın kaza salâhiyetini her hangi bir zamanda bihakkın ve özel bir anlaşma olmaksızın mecburi olarak tanıdığını beyan edebilir.

2. Yukarda mezkûr beyanlar kayıtsız şartsız yahut diğer âkıdlardan birçoğunun veya bazılarının mütekabiliyeti esasına müsteniden veya muayyen bir zaman için yapılabilir.

3. Bu beyanlar Avrupa Konseyi Genel Sekreterine tevdi edilecektir ve Genel Sekreter bunların birer suretini Yüksek Âkıd Taraflara gönderecektir.

MADDE 47

Bir mesele Divana ancak muslihane hal gayretlerinin boşa çıktığı Komisyonca müşahede edildikten sonra ve 32 nci maddede derpiş olunan üç aylık müddet içinde arz edilebilir.

MADDE 48

Eğer ilgili taraf veya tarafların Divanın mecburi kaza hakkını tanımış olmaları ve bu olmadığı takdirde karşı taraf ve tarafların rıza ve muvafakati şartiyle Divana:

a) Komisyon tarafından;

b) Mağdur kendi tebaasından olan Yüksek Âkıd tarafından;

c) Komisyona başvurmuş olan Yüksek Âkıd tarafından;

d) Kendisinden şikâyet edilen Yüksek Âkıd tarafından;

müracaat olunabilir.

MADDE 49

Divanın salâhiyetli olup olmadığı hakkında ihtilâf zuhurunda, karar Divana aittir.

MADDE 50

Divanın kararı, Bir Yüksek Âkıd Tarafından adlî makamları veya resmi bir makamı tarafından alınmış olan bir kararın veya vazedilmiş bulunan bir tedbirin işbu Sözleşmeden doğan mükellefiyetlere tamamen veya kısmen aykırı olduğunu beyan ederse, ve eğer mezkûr Âkıd Tarafın dâhilî mevzuatı hu kararın veya tedbirlerin neticelerini ancak kısmen izaleye müsaitse, Divan kararında buna mahal varsa, hakkaniyete uygun bir surette mutazarrır tarafı tatmin eder.

MADDE 51

1. Divanın hükmüne mucip sebepler dercolunur.

2. Hüküm yargıçların müttehit reylerini kısmen veya tamamen ifade etmiyorsa, her yargıç kendi şahsi kanaatini ona ilâve etmek hakkına sahip olacaktır.

MADDE 52

Divanın hükmü katidir.

MADDE 53

Yüksek Âkıdlar taraf oldukları Divanın kararlarına uymayı taahhüt ederler.

MADDE 54

Divanın hükmü Bakanlar Komitesine gönderilir ve o bu hükmün icrasına nezaret eder.

MADDE 55

Divan, tüzüğünü tanzim ve muhakeme usulünü tesbit eder.

MADDE 56

1. Divan üyelerinin ilk seçimi Yüksek Âkıd Tarafların 46 ncı maddede işaret edilen beyanlarının sayısı sekizi bulduktan sonra yapılır.

2. Bu secimden evvel Divana başvurulamaz.

BÖLÜM: V

MADDE 57

Her Yüksek Âkıd Taraf kendi dahili mevzuatının, işbu Sözleşmenin bütün hükümlerinin fiilen tatbikini ne surette temin ettiği hususunda Avrupa Konseyi Genel Sekreterinin talebi üzerine izahat verecektir.

MADDE 58

Komisyonun ve Divanın masrafları, Avrupa Konseyi tarafından ödenir.

MADDE 59

Komisyon ve Divan üyeleri vazifelerinin ifasında Avrupa Konseyi Statüsünün 40 ıncı maddesinde ve işbu madde muktazasınca akdedilen anlaşmalarda derpiş edilen imtiyaz ve muafiyetlerden istifada ederler.

MADDE 60

İşbu Sözleşmenin hükümlerinden hiçbiri her Âkıd Tarafın kanunlarına veya bu Âkıdin Taraf olduğu diğer bir Sözleşmeye tevfikan tanınabilecek İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri tahdit veya ihlâl eder, mahiyette tefsir olunamaz.

MADDE 61

İşbu Sözleşmenin hiçbir hükmü Avrupa Konseyi Statüsünün Bakanlar Komitesine verdiği salâhiyetleri ihlâl etmez.

MADDE 62

Bu Sözleşmenin tefsir veya tatbikindan doğan bir ihtilâfı işbu Sözleşmede derpiş edilenlerden başka bir hal tarzına dilekçe yoluyla tabi kılmak hususunda aralarında mevcut Anlaşma, Sözleşme ve demeçleri, hususi uyuşma halleri müstesna, faydalanmaktan Yüksek Âkıd Taraflar karşılıklı olarak vazgeçmektedirler.

MADDE 63

1. Her Devlet, tasdik esnasında veya daha sonra her hangi bir zaman Avrupa Konseyi Genel Sekreterine göndereceği bir ihbarla işbu Sözleşmenin Milletlerarası münasebetlerini sağladığı bütün ülkelere veya bunlardan her hangi birine tatbik edileceğini beyan edebilir.

2. Sözleşme ihbarda bildirilen ülke veya ülkelerde Avrupa Konseyi Genel Sekreterinin bu ihbarı aldığı tarihten itibaren otuz gün sonra tatbik edilecektir.

3. İşbu Sözleşmenin hükümleri mezkûr ülkelerde mahallî icaplar nazarı itibara alınarak tatbik edilecektir.

4. Bu maddenin birinci fıkrasına tevfikan beyanda bulunmuş olan her devlet sonradan her zaman işbu beyanında işaret ettiği ülke veya ülkelere taallûk itibariyle, hakikî şahısların, Hükümet dışı teşekküllerin veya fert gruplarının müracaatlarının bu Sözleşmenin 25 inci maddesine uygun olarak Komisyonun rüyet eylemek salâhiyetini kabul ettiğini beyan edebilir.

MADDE 64

1. Bu Sözleşmenin imzası veya tasdik belgesinin tevdii anında her Devlet Sözleşmenin muayyen bir hükmü hakkında, o zaman kendi ülkesinde mer'i olan bir kanun bu hükme uygun bulunmaması nispetinde ihtirazi kayıt koyabilir. İşbu madde umumi mahiyette ihtirazı kayıtlar konulması, salâhiyetini bahşetmez.

2. İşbu maddeye uygun olarak konulan her ihtirazi kayıt mevzubahis kanunun kısa bir izahını ihtiva eder.

MADDE 65

1. Bir Yüksek Âkıd Taraf Sözleşmeyi ancak Sözleşmenin kendisi hakkında mer'iyete girdiği tarihten itibaren beş yıllık bir müddet sonunda ve Avrupa Konseyi Genel Sekreterine altı ay evvel verilecek bir ihbarla feshedebilir Genel Sekreter bundan diğer Âkıd Taraflara malûmat verir.

2 Bu fesih keyfiyeti, fesih muteber sayıldığı tarihten evvel yapılmış olup bu taahhütleri ihlâl edici mahiyette telâkki edilebilecek, her hangi bir fiili dolayısıyla, ilgili Yüksek Âkıdi işbu Sözleşmedeki taahhütlerden beri kılmak neticesini hâsıl etmez.

3. Aynı ihtirazi kayıt altında Avrupa Konseyi üyeliği sıfatı zail olan her Âkıd Taraf işbu Sözleşmeye de taraf olmaktan çıkar.

4. Sözleşme, 63 üncü madde hükmü gereğince tatbik edileceği beyan edilmiş olan ülkelere taallûku bakımından, daha evvelki fıkralar hükümlerine tevfikan feshedilebilir.

MADDE 66

1. İşbu Sözleşme, Avrupa Konseyi üyelerinin imzalarına açıktır. Sözleşme tasdik edilecektir. Tasdik belgeleri Avrupa Konseyi Genel Sekreterine tevdii olunacaktır.

2. İşbu Sözleşme on tasdik belgesinin tevdrinden sonra mer’iyete girecektir.

3 Sözleşmeyi daha sonra tasdik eyliyecek olan mümzi için Sözleşme tasdik belgesinin tevdiinden itibaren mer'iyete girecektir.

4. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Sözleşmenin mer’iyete girdiğini, Sözleşmeyi tasdik eden Yüksek Âkıd Taraftarın isimlerini ve daha sonra vukubulacak tasdik belgelerinin tevdii keyfiyetini de bütün Avrupa Konseyi üyelerine tebliğ edecektir.

Avrupa Konseyi Hazinei Evrakında saklanmak ve her iki metin de aynı derecede muteber olmak üzere Fransızca ve İngilizce tek bir nüsha halinde 4 Kasım 1950 de Roma’da tanzim edilmiştir.

Umumi Kâtip bunun tasdikin suretlerini imza eden bütün devletlere gönderecektir.

İnsan Haklarını ve Âna Hürriyetleri Korumaya dair Sözleşmeye Ek Protokol

İşbu Protokolü imza eden, Avrupa Konseyi Üyesi, hükümetler, İhsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya dair olup Roma’da 4 Kasım 1950 tarihinde imza edilmiş bulunan Sözleşmenin (aşağıda «Sözleşme» diye anılmıştır) 1 inci faslında esasen musarrah bulunanlardan gayrı hak ve hürriyetlerin müşterek müdafaasını temin için gereken tedbirleri almayı kararlaştırarak,

aşağıdaki hususlar hakkında mutabık kalmışlardır:

MADDE 1

Her hakikî veya hükmi şahıs mallarının masuniyetine riayet edilmesi hakkına maliktir. Herhangi bir kimse ancak âmme menfaati icabı olarak ve kanunun derpiş eylediği şartlar ve devletler hukukunun umumi prensipleri dâhilinde mülkünden mahrum edilebilir.

Yukardaki hükümler, devletlerin, emvalin, umumi menfaate uygun olarak istimalini tanzim veya vergilerin veyahut sair mükellefiyetlerin veyahut da para cezalarının tahsili için zaruri, gördükleri kanunları yürürlüğe koymak hususunda malik bulundukları hukuka halel getirmez

MADDE 2

Kimse tahsil etmek hakkından mahrum edilemez Devlet, eğitim ve öğretim sahasında deruhde edeceği vazifelerin ifasında, ebeveynin bu eğitim ve öğretimi kendi dinî ve felsefi akidelerine göre temin etmek hakkına riayet edecektir.

MADDE 3

Yüksek Âkıd Taraflar, teşriî organın intihabı hususunda halkın kanaatinin serbest olarak izharını sağlıyan şerait dâhilinde uygun sürelerle gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt ederler.

MADDE 4

Her Yüksek Akid Taraf, bu Protokolün imzası veya tasdiki anında veyahut daha sonra her hangi bir zaman, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine tevdi edeceği bir beyanname ile beynelmilel münasebetlerini deruhde ettiği ve mezkûr beyannamede zikrettiği ülkelerde bu Protokol hükümlerinin ne nispette tatbik edileceğini taahhüt ettiğini bildirebilir.

Geçen fıkra mucibince bir beyanname tevdi etmiş bulunan her Yüksek Âkıd, zaman zaman mütekaddim bir beyannamenin mefadını tadil eden veya bu Protokol hükümlerinin her hangi bir ülke üzerinde uygulanmasına son veren yeni bir beyannameyi, tevdi edebilir.

Bu madde gereğince yapılmış bir beyan Sözleşmenin 63 üncü maddesinin 1 inci fıkrasına uygun olarak yapılmış gibi telâkki olunacaktır.

MADDE 5

Yüksek Âkıd Taraflar bu Protokolün 1,2,3 ve 4 üncü maddelerini Sözleşmeye ek maddeler olarak telâkki edecekler ve Sözleşmenin bütün hükümleri buna göre tatbik edilecektir.

MADDE 6

Bu Protokol Sözleşmeyi imza eden Avrupa Konseyi üyelerinin imzalarına açıktır, bu Protokol Sözleşme ile birlikte veya ondan sonra tasdik edilecektir protokol, 10 tasdiknamenin tevdiinden sonra yürürlüğe girecektir.

Protokol, bilâhara tasdik edecek her mümzi için, tasdiknamesinin tevdiini mütaakıp yürürlüğe girecektir.

Tasdiknameler Avrupa Konseyi Genel Sekreterine tevdi edilecek, o da tasdik edenlerin isimlerini bütün üyelere tebliğ edecektir.

Her iki metin de aynı derecede muteber olmak üzere Fransızca ve İngilizce olarak ve Avrupa Konseyi Hazinei Evrakında saklanacak tek bir nüsha halinde 20 Mart 1952, de Paris’te tanzim edilmiştir. Umumi Kâtip bunun tasdikli suretlerini imza eden bütün devletlere gönderecektir.