Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
Amaç
(1) Bu kılavuzun amacı, endüstriyel olarak üretilen teşhis ve tedavi amacıyla kullanılan alerjen ürünlerin basitleştirilmiş ruhsatlandırılma koşullarına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Kapsam
(1) Bu kılavuz; endüstriyel olarak üretilen teşhis ve tedavi amacıyla kullanılan alerjen ürünlere ilişkin ruhsat başvurularını ve bu başvuruların değerlendirilmesine yönelik iş ve işlemleri kapsar.
(2) Bu kılavuz;
a) Biyoteknolojik alerjenleri,
b) Genetiği değiştirilmiş organizmalar içeren alerjen ürünleri,
c) Uygulama öncesi karıştırılarak hazırlanan alerjen ürünleri,
kapsamaz.
Dayanak
(1) Bu kılavuz; 11/12/2021 tarihli ve 31686 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliğe dayanarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
(1) Bu Kılavuzda geçen;
a) Alerjen: İmmün yanıt oluşumuna sebep olarak alerjik reaksiyonları tetikleyen antijenleri,
b) Alerjen Ekstraktı: Doğal biyolojik kaynak materyallerden elde edilen, alerjen ve alerjen olmayan maddeleri içeren karışımı,
c) Alerjen Spesifik İmmunoterapi (ASİ): Duyarlı olunan alerjene karşı immün tolerans geliştirmek amacıyla kullanılan alerjen ürünler ile yapılan tedaviyi,
ç) Alerjen Ürün: Bir veya birden fazla alerjen içeren, alerjen bir ajana karşı kazanılan spesifik immünolojik cevabı tanımlamak veya değiştirmek amacı ile in vivo teşhis veya ASİ’de kullanılan beşeri tıbbi ürünleri,
d) Alerjik hastalık: Alerjen olarak tanımlanan dış kökenli (eksojen) maddelere karşı, immün sistemin inflamatuvar süreçleri tetiklediği tipik belirtilerle ortaya çıkarak aşırı reaksiyonla tepki vermesini,
e) Epikütanöz test veya yama testi: Taşıyıcı bir materyal ile birlikte cilde uygulanan ve temas duyarlılaştırma ile gecikmiş tip alerjik reaksiyonu (tip IV alerji, hücre aracılı) tanımlamaya yönelik testi,
f) Homolog Gruplar: Kaynak materyalin kompozisyonuna, fizikokimyasal ve biyolojik özelliklerine, alerjenlerin çapraz reaktivitesi/yapısal homolojisine, nihai ürünün formülasyonuna ve alerjen ekstraktının ve nihai ürünün üretim sürecine dayalı olarak sınıflandırılan grupları,
g) İlişkili Alerjen Ürün: Birbirine yakın yapısal ilişki içindeki alerjen grubundan alerjen ekstraktları aynı üretim yerinde üretilen, bitmiş ürün üretim yeri ile ekstraksiyon ve üretim süreçleri birebir aynı olan ürünler arasından temsili seçilen referans alerjen ürüne atıfta bulunan ürünü,
ğ) Prick testi veya intrakütanöz test: Alerjik IgE aracılı erken gelişen reaksiyonların (tip I alerjilerin) tanısı için cilde uygulanarak kullanılan prosedürleri,
h) Provokasyon testi: Erken gelişen, IgE aracılı, tip I alerjilerin tanısında hedef dokularda uygulanan testi,
i) Referans Alerjen Ürün: Birbirine yakın yapısal ilişki içindeki alerjen grubundan alerjen ekstraktları aynı üretim yerinde üretilen, bitmiş ürün üretim yeri ile ekstraksiyon ve üretim süreçleri birebir aynı olan ürünler arasından temsili seçilen ve yayımlanmış literatürle ruhsatlandırılan beşeri tıbbi ürünü veya referans tıbbi ürünü,
ı) Seçicilik, duyarlılık: Teşhis yönteminin sahte-pozitif veya sahte-negatif sonuçlar verme kapasitesini değerlendirmek üzere kullanılan parametreleri,
j) Yönetmelik: Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliğini ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Alerjen, Alerjik Hastalık, Alerjen Ürün ve Alerjen Ürün Tipleri
Alerjen
(1) Alerjenlerin yapısı genellikle Tip I alerjik reaksiyonlarda proteinlerden, Tip IV alerjik reaksiyonlarda ise düşük molekül ağırlıklı kimyasal sentetik maddelerden oluşmaktadır. Örneğin, huş poleni yüzeyinde farklı proteinler bulunmaktadır. Söz konusu proteinlerin bir bölümü alerjen özellikte olup, insan vücuduyla temas halinde bu proteinler dendritik hücreler tarafından bulunarak MHC II yüzey reseptörleri aracılığıyla naif CD4+ T- hücrelerine ve naif B hücrelerine antikor üretmek üzere sunulur; oluşan antikorların IgE tipi olmaları durumunda alerjik reaksiyonlara ve hastalıklara yol açabilir.
(2) Kimyasal olarak modifiye olan doğal alerjenler (örn. formaldehit veya glutaraldehit ile polimerizasyon aracılığıyla) allergoid olarak tanımlanmaktadır.
(3) Alerjenlerin diğer moleküllere kovalent olarak bağlanması sonucu oluşan konjügatlar farklı immünolojik özellikler sergileyebilir.
(4) Bir alerjen ekstraktı farklı tipte alerjenler içerebilmektedir. Örneğin, bir aköz huş poleni ekstraktı içeriğinde huş ağacı alerjenlerinden oluşan bir karışım söz konusudur. Buna benzer şekilde, bir aköz fındık poleni ekstraktı fındık ağacı alerjenlerinden oluşan bir karışımdır. Bu iki ekstraktı karıştırma işlemi, alerjen ekstraktları karışımı olarak tanımlanmaktadır.
(5) Taksonomik açıdan değerlendirildiğinde, alerjenler çok sayıda farklı türe ayrılmış olduğundan alerjenlerin moleküler düzeyde yapısal olarak birbiri ile ilişkilendirilebilmesi sınırlı olarak yapılır.