Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
Kabul Tarihi:
31.03.2016
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
31.03.2016
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
BİRİNCİ KISIM
Amaç ve Kapsam
1- Bu rehberin amacı 11.07.2014 tarih ve 29057 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bankaların İç Sistemleri ve İçsel Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci Hakkında Yönetmelik’in (Yönetmelik) “Risk yönetiminin amacı ve risk yönetim sisteminin tesisi” başlıklı 35 inci maddesi çerçevesinde içsel sermaye yeterliliği değerlendirme sürecinin de bir parçası olan ve banka faaliyetlerinin emin bir şekilde yürütülmesi açısından büyük önem taşıyan itibar riskinin yönetimine ilişin iyi uygulama örnekleri sunmaktır.
2- Bu rehber, 19.10.2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 93 üncü maddesi ve 22.07.2006 tarih ve 26236 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Tarafından Yapılacak Denetime İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi uygulama rehberleri” başlıklı 7/A maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
3- İtibar riski, mevcut veya potansiyel müşteriler, ortaklar, rakipler ve denetim otoriteleri gibi tarafların banka hakkındaki olumsuz düşüncelerinden ya da mevcut yasal düzenlemelere uygun davranılmaması neticesinde bankaya duyulan güvenin azalması veya banka itibarının zedelenmesi nedeniyle bankanın zarar etme olasılığı olarak tanımlanabilir. Öyle ki müşteriler, karşı taraflar, hissedarlar, paydaşlar, yatırımcılar, borçlular, piyasa analistleri, diğer ilgili taraflar veya düzenleyici ve denetleyici otoriteler nezdinde ortaya çıkabilecek olumsuz algı nedeniyle bankanın yeni ilişkiler kurma veya eski ilişkilerini devam ettirme kabiliyeti ve finansman kaynaklarına sürekli erişimi olumsuz etkilenebilir.
4- İtibar riski, toplumun (müşteriler, ortaklar, rakipler, basın, yayın, sosyal medya, düzenleyici ve denetleyici otoriteler vb.) banka hakkındaki olumsuz düşüncelerinden dolayı bankanın gelirlerinde veya sermayesinde kayıp ortaya çıkma ihtimalini ifade etmektedir. Bu risk, bankanın yeni ilişkiler veya hizmetler geliştirme ya da mevcut ilişkileri devam ettirme yeteneğini etkileyebilmekte ve neticede bankanın rekabetçi gücünü zayıflatabilmekte olup, özü itibariyle tüm banka faaliyetlerinde bulunmaktadır. Bu nedenle, bankanın müşteriler, kamu otoriteleri, yatırımcılar, diğer bankalar ve ilişkili üçüncü taraflarla olan ilişkilerinde çok dikkatli davranması gerekmektedir. Bankanın, müşteri ilişkilerinde etik olmayan ya da yanıltıcı işlemlerinin olması, kanun ve düzenlemelere aykırı hareket etmesi, sıklıkla davalara taraf olması ya da finansal performansının kötü olması gibi durumlar bankanın itibarını ciddi şekilde tehdit eden unsurlardan bazılarıdır.
5- İtibar riski çok boyutludur ve diğer piyasa katılımcılarının algısını yansıtır. Ayrıca, itibar riski organizasyonunun genelinde mevcuttur. Maruz kalınan itibar riski, temelde bankanın içsel risk yönetim süreçlerinin yeterliliği ile yönetimin bankayla ilgili işlemlerde dış etkilere karşı takınacağı üslup ve yetkinliğin bir bileşimidir.
6- Etkin ve yeterli bir itibar riski yönetiminin aşağıda yer verilen ilkeler doğrultusunda banka faaliyetlerinin karmaşıklığı ve büyüklüğü de dikkate alınarak konsolide ve konsolide olmayan yapıya uygun olarak icra edilmesi beklenmektedir. Her bankanın itibar riski doğuran işlemlerini ölçülülük ilkesi çerçevesinde yönetmesi gerekmektedir.
İKİNCİ KISIM
İtibar Riskinin Kaynakları
7- Bankalar için büyük önem arz eden ‘itibar’ çok çeşitli sebeplerden dolayı risk doğurabileceğinden bankalarca itibar riski kaynaklarının ve bu risklerin yönetilebilmesi için uygun sistem ve kontrollerin iyi anlaşılması gerekmektedir.
8- İtibar riski çoğunlukla sayısallaştırılamayan risklerin yönetimindeki yetersizlikler nedeniyle ortaya çıkmaktadır. İtibar riskinin birbiri ile bağlantılı da olabilen pek çok kaynağı bulunmaktadır.
9- Bankalar itibar riskinden kaçınmak için örtülü destek sağlamak durumunda kalabilir. Bu ise, bankanın gelir, likidite ve sermaye pozisyonuna olumsuz etki doğurabilecek kredi, likidite, piyasa ve yasal riske neden olabilir. Bankalar, maruz kaldığı itibar riskinin muhtemel kaynaklarını tanımlamalıdır. Sözkonusu kaynaklar bunlarla sınırlı olmamakla beraber, aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
• Finansal Sağlamlık / İş Sürekliliği
• Müşteri Memnuniyeti
• Kanun / Düzenlemelere uyum
• Bulaşma Riski / Söylenti
• Kurumsal Yönetim
• Yönetim Bütünlüğü
• Personel Yetkinliği
• Bankanın sahiplik ve ortaklık yapısı
• Kurumsal Kültür
• Risk Yönetimi ve Kontrol Ortamı
• Kriz Yönetimi
• Şeffaflık / Hesap Verebilirlik
ÜÇÜNCÜ KISIM
Örtülü Destek ve Menkul Kıymetleştirme
10- Garantiler gibi sözleşmeden kaynaklanan kredi risklerinin aksine, örtülü destek daha zor fark edilebilen bir risk çeşididir. Örtülü destek, bankanın menkul kıymetleştirme işlemlerinde sözleşme yükümlülüklerini aşan satış sonrası destek sağladığı durumda ortaya çıkmaktadır. Bu şekilde sözleşme dışında sağlanan destekler, menkul kıymetleştirilen dayanak varlıkların kredi kalitesindeki bozulmalardan kaynaklanan kayıplar gibi bankayı kayıp riskine maruz bırakmaktadır.