Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
2014-06
Kurum:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Kabul Tarihi:
28.01.2014
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
28.01.2014
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz:
B.02.2.TCM.0.00.00.00-
Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, enflasyonun hedeften belirgin olarak sapması durumunda Merkez Bankası’nın sapmanın nedenlerini ve alınması gereken önlemleri Hükümete yazılı olarak bildirmesi ve kamuoyuna açıklaması gerekmektedir. 25 Aralık 2012 tarihinde yayımlanan “2013 Yılında Para ve Kur Politikası” başlıklı temel politika metninde belirtildiği gibi, 2013 yılı için enflasyon hedefi Hükümetle beraber yüzde 5 olarak belirlenmiştir. Yine aynı metinde, yılsonunda enflasyonun hedeften belirgin olarak (her iki yönde de 2 puandan daha fazla) sapması halinde Hükümete bir açık mektup yazılacağı ifade edilmiştir. 2013 yılsonunda enflasyon yüzde 7,40 düzeyine ulaşarak hedefin belirgin olarak üzerinde gerçekleşmiştir. Bu metin, enflasyonun hedeften sapmasının nedenleri ile hedefe ulaşmak için alınan ve alınması gereken önlemleri açıklamaktadır.
2013 Yılında Enflasyonu Belirleyen Faktörler
2013 yılı için yayınlanan ilk Enflasyon Raporu’nda (ER 2013/I), yılsonu için öngörülen enflasyon tahminin orta noktası yüzde 5,3 olarak belirtilmişti. Ancak, yıl içinde söz konusu tahmine ilişkin varsayımlarda gözlenen sapmalar sonucunda yılsonunda enflasyon belirsizlik aralığının üzerinde geçekleşmiştir.
2013 yılında enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesinde etkili olan temel unsurların başında yılın ikinci yarısında döviz kurunda kaydedilen artış gelmektedir. Küresel bazda para politikasına ilişkin belirsizlikler sonucunda gelişmekte olan ülke para birimlerinde gözlenen hareketlere paralel olarak Türk lirasında yaşanan değer kaybı, özellikle temel mal fiyatları kanalıyla çekirdek enflasyon üzerinde etkili olmuştur. 2013 yılında ithalat fiyatlarındaki görece ılımlı seyre rağmen, döviz kuru gelişmelerinin enflasyona etkisi yılsonu itibarıyla yaklaşık 1,5 puana ulaşmıştır.
Enflasyonun öngörülen seviyenin üzerinde kalmasında bir diğer etken ise gıda fiyatlarının seyridir. Yılbaşında yüzde 7 olarak varsayılan yıllık gıda enflasyonu, yılsonunda yüzde 9,7 olarak gerçekleşmiştir. Büyük ölçüde işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yüksek artışın etkili olduğu bu görünümün enflasyondaki sapmaya yaptığı katkı 0,6 puan düzeyindedir. Yönetilen fiyatların enflasyona olan net etkisi ise 2013 Ocak Enflasyon Raporu’nda sunulan tahminler ile uyumlu gerçekleşmiştir.
Sonuç olarak, enflasyonun hedefinin üzerinde gerçekleşmesinde döviz kuru ve gıda fiyat gelişmeler etkili olmuştur.
Hedefe Ulaşmak İçin Alınan Önlemler
Enflasyon dinamiklerinin temel belirleyicileri talep ve maliyet unsurları ile enflasyon beklentileridir. Bu faktörler açısından değerlendirildiğinde 2013 yılında iktisadi faaliyetteki ılımlı seyir sonucunda enflasyon üzerinde talep yönlü baskılar gözlenmemiştir. Yılın ikinci yarısında gözlenen enflasyon artışında temel olarak yurt dışı belirsizliklerden dolayı oluşan döviz kuru gelişmelerinin maliyet yönlü etkisi ile para politikasının kontrolü dışında kalan işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yüksek seyir belirleyici olmuştur.
Mayıs 2013 tarihinden itibaren küresel para politikalarına dair bir belirsizlik artışı olmuştur. Bu gelişmeler sonucunda yılın ikinci yarısında gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımları yavaşlamış ve finansal varlıklarda yeniden bir fiyatlama yaşanmıştır. Aynı dönemde Türkiye’de reel ve bankacılık sektörlerinin yurt dışından sağladıkları fonlama devam ederken portföy akımları zayıf seyretmiştir. Finansal varlıklardaki yeniden fiyatlama ile birlikte de Türk lirasında değer kayıpları yaşanmıştır. Bu dönemde yurt içi talepteki ılımlı büyüme ve kredilerdeki artış eğilimi ise devam etmiştir (Grafik 1). Yurt dışı kaynaklı belirsizlik artışı temelde kredilerden ziyade döviz kurları üzerinde etkili olmuştur (Grafik 2).
2013 yılı ikinci yarısındaki döviz kuru gelişmeleri ve gıda fiyatlarının yüksek seyri nedeniyle yıl sonu enflasyonu hedefin belirgin olarak üzerinde gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler ayrıca enflasyon beklentilerinde de bozulmaya yol açmıştır. Merkez Bankası enflasyona ilişkin riskleri sınırlamak ve orta vadeli enflasyon görünümünü hedeflerle uyumlu hale getirmek için para politikasındaki temkinli duruşunu güçlendirmiş ve Mayıs ayı sonrasında bankalar arası piyasada oluşan faizlerin 300 baz puandan fazla artmasını sağlamıştır (Grafik 3). Ayrıca sağlanan likiditenin kompozisyonu daha kısa vade ve daha büyük oranda gecelik fonlama şeklinde ayarlanmış ve böylelikle likidite politikası daha sıkı hale getirilmiştir.
Enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri sınırlamak ve finansal istikrarı desteklemek için özellikle tüketici kredilerindeki büyüme hızının azaltılması da önem taşımaktadır. Böylelikle ılımlı büyüme sürecinde iç ve dış talep arasındaki kompozisyon dengeli bir şekilde devam ettirilerek talep yönlü enflasyon baskıları sınırlandırılmış olacaktır. Merkez Bankası’nın 2013 yılının ikinci yarısında gerçekleştirdiği likidite politikasındaki sıkılaşma bu sürece katkı verecektir. Ayrıca bu süreçte net döviz satımlarının da finansal sistemin likidite ihtiyacını artırarak likidite politikasının etkililiğini güçlendirmesi ve böylece tüketici kredileri üzerinde ilave bir yavaşlatıcı etki yapması beklenmektedir (Tablo 1).