Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
2018-04
Kurum:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Kabul Tarihi:
30.01.2018
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
30.01.2018
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
1211 sayılı Merkez Bankası Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, enflasyon hedefine ulaşılamaması halinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) söz konusu sapmanın nedenlerini ve alınması gereken önlemleri Hükümete yazılı olarak bildirmesi ve kamuoyuna açıklaması gerekmektedir. 6 Aralık 2016 tarihinde yayımlanan “2017 Yılı Para ve Kur Politikası” başlıklı
temel politika metninde belirtildiği gibi, 2017 yılı için enflasyon hedefi Hükümetle beraber yüzde 5 olarak belirlenmiştir. Yine aynı metinde, yıl sonunda enflasyonun hedef etrafında belirlenen iki puanlık belirsizlik aralığının dışında kalması durumunda Hükümete açık mektup yazılacağı ifade edilmiştir. 2017 yıl sonu itibarıyla enflasyon hedef aralığının üzerinde kalmıştır. Bu metin, enflasyonun hedeften sapmasının nedenleri ile hedefe ulaşmak için alınan ve alınması gereken önlemleri açıklamaktadır.
2017 Yılında Enflasyonu Belirleyen Faktörler
2017 yılında enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesinde etkili olan temel unsurların başında Türk lirasında gözlenen yüksek değer kaybı gelmektedir. Bunun yanında, bu dönemde ABD doları bazında ithalat fiyatları öngörülerin üzerinde bir seyir izlemiştir. 2012-2016 döneminde enflasyona düşüş yönlü katkı sunan ithalat fiyatları, 2017 yılında artış kaydederek Türk lirasındaki değer
kaybıyla birlikte enflasyon üzerinde maliyet yönlü bir baskı oluşturmuştur. Nitekim üretici fiyatları 2017 yılında yüzde 15,47 oranında artmış, tüketici fiyatları üzerinde üretici fiyatları kaynaklı baskılar yıl genelinde güçlü seyretmiştir. Bu gelişmelere ek olarak gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyon yüzde 13,79 düzeyinde gerçekleşerek enflasyonun hedeften sapmasında önemli bir rol oynamıştır. 2017 yılında iktisadi faaliyetteki güçlü seyir enflasyondaki artışı destekleyen bir diğer unsur olmuştur. Enflasyondaki yükselişte beklenti ve genel fiyatlama davranışındaki bozulmanın etkileri de öne çıkmıştır. Diğer yandan, para ve maliye politikası eşgüdümünün güçlenmesiyle, 2017 yılında kamu fiyat ve vergi ayarlamaları kanalıyla enflasyona gelen katkı geçmiş yıllara kıyasla sınırlı kalmıştır.
2017 yılında Türk lirası döviz kuru sepeti karşısında ortalama yüzde 22 oranında değer kaybetmiştir. Bu değer kaybının olumsuz etkileri, döviz kuru geçişkenliğinin yüksek olduğu temel mallar grubu başta olmak üzere, tüketici enflasyonu alt grupları genelinde hissedilmiştir. Değer kaybının birikimli etkileri temel mal grubu geneline yayılırken, özellikle otomobil gibi ithal bileşeni yüksek ürünlerde güçlü fiyat artışları izlenmiştir. Bunun yanında, geçici vergi indirimi teşvikine konu olan sektörlerde artan iç talebe ek olarak belirli sektörlerde dış talep koşullarının da güçlü seyretmesi birikimli maliyet baskılarının fiyatlara daha kolay yansıtılabilmesine olanak sağlamıştır.
Uluslararası emtia fiyatları 2017 yıl genelinde yukarı yönlü bir eğilim sergilemiştir. 2016 yılına kıyasla ortalamada yüzde 25 civarında artış kaydeden uluslararası metal ve petrol fiyatları, maliyet kanalıyla enflasyondaki yükselişin önemli belirleyicilerinden biri olmuştur. Gerek petrol ve diğer girdi fiyatlarındaki yükseliş gerekse Türk lirasındaki değer kaybının yansımalarıyla, enerji grubunda yıllık enflasyon bir önceki yıla kıyasla yükselmiştir.
2017 yılında tüketici enflasyonundaki yükselişte öne çıkan bir diğer unsur da gıda fiyatları olmuştur. Bir önceki yıldaki olumlu görünümün aksine, hem işlenmiş hem de işlenmemiş gıda grubunda yıllık enflasyon yıl genelinde yüksek seyretmiştir. Tarım ürünleri üretici enflasyonu yılı yüzde 17,30 seviyesinde tamamlamıştır. Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme Komitesi’nin aldığı tedbirler belirli gruplarda enflasyon baskılarını sınırlamış olsa da, maliyet unsurlarındaki gelişmeler, sektörel fiyat şokları ve turizm sektöründeki toparlanma neticesinde gıda grubu, yıllık enflasyona tarihsel ortalamaların üzerinde bir katkı yapmıştır.
Hizmet enflasyonu yıl genelinde kademeli bir artış kaydetmiştir. Enflasyonun ulaşmış olduğu yüksek seviye, başta eğitim hizmetleri, kira gibi endeksleme davranışının güçlü olduğu hizmet kalemlerinde enflasyonu olumsuz etkilemiştir. Gıda enflasyonundaki görünüm yemek hizmetleri kanalıyla lokanta-otel grubu enflasyonunu yukarı çekerken, Türk lirasındaki değer kaybı ve petrol fiyatlarındaki artışlara istinaden yıl içinde önemli ölçüde yükselen akaryakıt fiyatları, ulaştırma hizmetleri enflasyonundaki yükselişin temel sürükleyicisi olmuştur. Türk lirasındaki değer kaybı döviz kuru ile bağlantılı diğer hizmet kalemlerinde de fiyat artışlarını desteklemiştir. Hizmet enflasyonundaki görünümde iç talepteki güçlü seyrin de etkileri hissedilmiştir.
Bir önceki yıla kıyasla enflasyona katkısı azalan tek alt grup, alkollü içecek ve tütün ürünleri olmuştur. Bu gelişmede Bakanlar Kurulu kararı ile sigara ve diğer tütün mamullerinden alınan maktu özel tüketim vergisinde otomatik mekanizma çerçevesinde öngörülen artışın yapılmamasının olumlu etkileri izlenmiştir.