Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Küresel Ekonomi
1. Küresel enflasyon yakın dönemde gerileme gösterirken, halen uzun dönem ortalamalarının ve merkez bankalarının hedeflerinin üzerinde seyretmektedir. Bir önceki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı dönemine göre tüketici enflasyonu gelişmiş ülkelerde yüzde 3,36 düzeyinden yüzde 2,67 seviyesine, gerilerken, gelişmekte olan ülkelerde ise Rusya’da meydana gelen yükselişin etkisi ile yüzde 6,08 düzeyinden yüzde 6,16 düzeyine sınırlı artış kaydetmiştir (1). Bu bağlamda enflasyon, gelişmiş ülkelerde yüzde 2; gelişmekte olan ülkelerde ise ortalama yüzde 3,5 olan hedeflerin üzerinde seyretmeye devam etmektedir. 2023 yılı son çeyrek ortalama yıllık enflasyonun, gelişmiş ekonomilerde yüzde 3,2, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 6,4 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Öte yandan çekirdek enflasyon, bir önceki PPK dönemine göre gelişmiş ülkelerde yüzde 3,97’den yüzde 3,76’ya, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 6,50’den yüzde 6,48’e gerilemiştir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Euro Bölgesi’nde 2023 yılı son çeyrek ortalama yıllık enflasyon beklentisi, sırasıyla yüzde 3,2 ve yüzde 2,9 iken; çekirdek enflasyon beklentisi sırasıyla yüzde 3,5 ve yüzde 3,9 seviyesindedir.
2. Emtia fiyatları son dönemde genele yayılan bir düşüş sergilese de jeopolitik riskler, finansal koşullar ve arz yönlü faktörler petrol fiyatlarında oynaklığın sürmesine yol açmaktadır. Varil başına Brent petrol fiyatları bir önceki PPK toplantısından bu yana 73-83 ABD doları bandında hareket sergilerken, Avrupa doğal gaz fiyatları için gösterge niteliğinde olan TTF’de (Title Transfer Facility) ise aşağı yönlü bir seyir izlenmiştir. Emtia Fiyat Endeksinin mevcut seviyesi, son on yılın ortalamasının yüzde 25,6 üzerindedir. Endeks geçen yıl ulaştığı en yüksek seviyeye göre yüzde 29,0 oranında gerilemiştir. Benzer şekilde geçen yıl ulaştığı tepe noktasına göre yüzde 15,9 gerileme kaydeden Tarımsal Emtia Fiyat Endeksi, son on yılın ortalamasının yüzde 10,1 üzerindedir. Bu durum, gıdanın tüketici sepeti içerisindeki yüksek payı nedeniyle enflasyon üzerinde halen etkili olmaktadır.
3. Çekirdek enflasyonun ve enflasyon beklentilerinin yüksek seviyeleri küresel enflasyonun bir süre daha merkez bankalarının hedeflerinin üzerinde seyretmeye devam edeceğini ima etmektedir. Buna karşın, ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankaları iletişimlerinde özellikle çekirdek enflasyondaki düşüşe vurgu yaparken, orta vadeli enflasyon tahminlerini de düşürmüşlerdir. Bunun sonucunda, 2024 yılında faiz indirimlerinin daha erken başlayabileceği yönünde beklentiler güçlenirken, politika faizlerinin olası seyrine ilişkin öngörüler de aşağı yönlü güncellenmiştir. Takip edilen 12 gelişmiş ülke merkez bankası son 22 ayda toplamda 172 toplantı yapmış, bu toplantıların 107 tanesinde politika faizleri artırılmıştır (2). Aynı dönemde takip edilen 15 gelişmekte olan ülke merkez bankası toplamda 254 toplantı yapmış, bu toplantıların 107 tanesinde politika faizleri artırılmıştır. Uygulanan para politikasının sonucunda küresel finansal koşullar önemli oranda sıkılaşırken, son dönemde faiz artırım kararlarının frekansı azalmış ve birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülke merkez bankası parasal sıkılaşma süreçlerinin sonuna ulaşmıştır. Rusya’da enflasyonun artış eğiliminin sürmesi nedeniyle merkez bankası faiz artırmaya devam etmiştir. Bununla birlikte, tüketici enflasyonunda meydana gelen düşüş ile Brezilya, Peru, Şili ve Macaristan merkez bankaları faiz indirim süreçlerine devam ederlerken, Kolombiya Merkez Bankası da uzun bir süre sonra ilk defa politika faizini indirmiştir. Enflasyonun seviyeleri ve merkez bankalarının politika iletişimleri göz önüne alındığında, söz konusu ekonomilerde politika faizlerinin düşen enflasyona göre ayarlanmaya devam edeceği ancak parasal sıkılığın enflasyondaki düşüş eğilimini sürdürecek şekilde korunacağı beklenmektedir.
4. Küresel büyüme görünümündeki yatay seyre rağmen, işgücü piyasalarındaki sıkılık devam etmektedir. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksi bir önceki PPK toplantısı dönemine kıyasla oldukça sınırlı bir düzeyde azalış kaydetmiştir. Endeksin 2023 yılı için tahmin edilen büyüme oranı ocak ayındaki dip seviyenin yaklaşık 0,3 puan üzerinde olup yüzde 1,6 düzeyindedir. Söz konusu endeksin 2022 yılındaki yüzde 3,5 olan büyüme oranı göz önüne alındığında, Türkiye’nin dış talebini etkileyen küresel büyüme görünümünde yıllık bazda kayda değer bir yavaşlama gözlenmektedir. Öte yandan, Küresel Satınalma Yöneticileri Endeksi (Purchasing Managers' Index- PMI) verilerinin kasım ayında sınırlı da olsa yükseldiği görülmektedir. Kasım küresel imalat sanayi PMI verisi bir önceki aya göre 0,5 puan, küresel hizmetler PMI verisi ise 0,2 puan artmış ve anılan veriler sırasıyla 49,3 ve 50,6 düzeylerinde gerçekleşmiştir. Böylece, küresel bileşik PMI göstergesi kasım ayında bir önceki aya kıyasla 0,4 puan yükselerek 50,4 olmuştur. Küresel PMI verilerindeki artış hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler kaynaklı olarak gerçekleşmiştir. Ancak küresel PMI verilerinin ekim-kasım dönemine ait ortalama değerleri önceki çeyrek ortalamaları ile karşılaştırıldığında, bahsi geçen verilerde özellikle yılın ilk yarısına kıyasla bir gerileme göze çapmaktadır. Özellikle yılın ilk yarısında küresel iktisadi faaliyetin en önemli itici gücü olan hizmetler sektörüne dair PMI verileri hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler grubu için ekim-kasım döneminde belirgin bir şekilde gerilemiştir. Türkiye’nin önemli ticaret ortaklarından Euro Bölgesi’ne ait bileşik PMI göstergesi aralık ayında bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak 47 olmuş ve eşik değerin altında seyretmeye devam etmiştir. Euro Bölgesi’nde bir önceki aya kıyasla aralık ayında imalat sanayi PMI verisi değişmezken, hizmetler PMI verisi 0,7 puan gerilemiş ve bahsi geçen göstergeler sırasıyla 44,2 ve 48,1 seviyelerinde gerçekleşmiştir. Üçer aylık dönemler itibarıyla değerlendirildiğinde Euro Bölgesi bileşik PMI verisi yılın son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,5 puan gerileyerek 47 olmuştur. Bu durum Euro Bölgesi’nde iktisadi faaliyette üçüncü çeyrekte yaşanan durgunluğun yılın son çeyreğinde de devam ettiğine işaret etmektedir. Çin ekonomisinde ise, bileşik PMI verisi kasım ayında hem imalat sanayi hem de hizmetler sektörü kaynaklı olarak 1,6 puan yükselerek 51,6 olmuştur. Bununla birlikte, Çin bileşik PMI verisinin ekim-kasım ortalaması bir önceki çeyreğe göre 0,7 puan gerilemiş ve 50,8 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler çerçevesinde, küresel iktisadi faaliyette üçüncü çeyrekte yaşanan yavaşlamanın son çeyrekte de devam ettiği ve küresel ekonominin üçüncü çeyreğe benzer bir büyüme görünümü sergilediği tahmin edilmektedir.