Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
2025-39
Kurum:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Kabul Tarihi:
26.06.2025
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
26.06.2025
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Toplantı Tarihi: 19 Haziran 2025
Küresel Ekonomi
1. Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlik, son dönemde bir miktar gerilese de yüksek seviyelerini korumuştur. Buna bağlı olarak, küresel büyüme görünümünde sınırlı bir iyileşme gözlenmiştir. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2025 yılında yüzde 1,9; 2026 yılında ise yüzde 2,2 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel talep görünümündeki bozulma nedeniyle nisan ayında keskin bir şekilde düşen ham petrol fiyatları, son dönemde jeopolitik gelişmelere bağlı olarak tekrar yükselmiş, enerji emtia fiyatları üzerindeki yukarı yönlü riskler artmıştır. ABD ve diğer ülkelerin önümüzdeki dönemde izleyeceği ticaret ve ekonomi politikalarına dair belirsizlikler ve artan jeopolitik riskler küresel iktisadi faaliyetin seyri açısından öne çıkan risk faktörleri olarak görülmektedir.
2. Tarife artışlarının enflasyon üzerindeki beklenen etkileri ülkeler arasında farklılık gösterebilmekle birlikte, enflasyon belirsizliği küresel ölçekte artmıştır. Bu çerçevede, merkez bankalarının indirim süreçlerinde temkinli yaklaşımlarını sürdürecekleri beklenmektedir. Gelişmekte olan ülke piyasalarına son dönemde sınırlı portföy girişleri görülse de yüksek seviyesini koruyan küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır.
3. Jeopolitik gelişmeler; enerji fiyatları, risk iştahı, ülke risk primleri ve turizm kanallarından küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebilecektir.
Parasal ve Finansal Koşullar
4. Türk lirası (TL) mevduat faizleri, politika faizindeki artışın etkisiyle 18 Nisan haftasına kıyasla 334 baz puan artarak 13 Haziran haftası itibarıyla yüzde 56,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 455 baz puan artarak yüzde 60,3; ihtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 31 baz puan artarak yüzde 70,9; konut kredisi faizleri 390 baz puan artarak yüzde 43,5; taşıt kredisi faizleri ise 302 baz puan artarak yüzde 46,5 seviyesinde oluşmuştur.
5. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 18 Nisan-13 Haziran döneminde yüzde 4,8 seviyesine yükselmiştir. Bu gelişmede kredi kartı bakiye büyümesindeki artış etkili olmuş, diğer bireysel kredilerin büyümesinde sınırlı değişim görülmüştür. TL ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 3,6 seviyesinden yüzde 2,4’e gerilemiştir. Kur etkisinden arındırılmış YP ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yabancı para (YP) krediler için uygulanan büyüme sınırıyla uyumlu bir şekilde, yüzde 0,5 olarak gerçekleşmiştir.
6. Parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmek ve TL’ye geçişi desteklemek amacıyla makroihtiyati politikalarda mevcut PPK döneminde bir dizi adım atılmıştır. Zorunlu karşılık oranları, yabancı para mevduatlarda tüm vadelerde, 1 yıla kadar vadeli yurt içi yerleşiklerle yapılan yabancı para cinsinden repo işlemlerinden sağlanan fonlarda ve 1 yıla kadar vadeli Türk lirası cinsi yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ile yurt dışından kullanılan kredilerde vadeye göre farklılaşacak biçimde artırılmıştır. Ayrıca, kredi büyüme sınırından muaf tutulan kalemlerde değişiklikler yapılmıştır.
7. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt uluslararası rezervleri, 18 Nisan’dan bu yana 12,7 milyar ABD doları artarak 13 Haziran itibarıyla 159,3 milyar ABD dolarına yükselmiştir. 13 Haziran haftasında jeopolitik gelişmelerin etkisiyle kredi risk priminde ve kur oynaklığında artış gerçekleşmiş, takip eden dönemde bu göstergelerde bir miktar dengelenme olmuştur. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 16 Nisan’dan bu yana yaklaşık 40 baz puan düşerek 18 Haziran itibarıyla 304 baz puan seviyesine gelmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 18 Haziran itibarıyla yüzde 12,4 seviyesine, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 23,0 seviyesine gerilemiştir. Önceki PPK toplantı haftasından bu yana DİBS piyasasından 0,1 milyar ABD doları çıkış, hisse senedi piyasasına ise 1,5 milyar ABD doları giriş olmak üzere toplam 1,4 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir.
Talep ve Üretim
8. Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYH) verileri, 2025 yılının ilk çeyreğinde yıllık ve çeyreklik bazda büyüme oranlarında gerilemeye işaret etmiştir. Yıllık büyümenin temel sürükleyicisi hizmetler sektörü olmuş, sanayi sektörü ise büyümeyi sınırlamıştır. Özel tüketimin yıllık büyümesi yavaşlarken toplam yatırımlar yıllık büyümeye pozitif katkı vermeye devam etmiştir. Çeyreklik bazda ise özel tüketim ve toplam yatırımlar gerilemiştir. Mal ve hizmet ihracatı çeyreklik bazda artarken ithalatın düşmesi sonucunda net ihracatın çeyreklik büyümeye katkısı pozitif olmuştur. Bu çerçevede, yılın ilk çeyreğinde finansal koşullardaki sıkılığın devamı ile yurt içi talep zayıflamış, dış denge ise iyileşmiştir.