Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
2026-05
Kurum:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Kabul Tarihi:
29.01.2026
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
29.01.2026
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Toplantı Tarihi: 22 Ocak 2026
Küresel Ekonomi
1. Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler bir önceki PPK dönemine göre azalmaya devam ederken jeopolitik riskler belirgin bir şekilde yükselmiştir. Küresel büyüme tahminlerinde görülen sınırlı iyileşme eğilimi mevcut PPK döneminde de sürmüştür. Ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin azalmış olmasına karşın, artan korumacılık ve son dönem jeopolitik gelişmeler büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Bu çerçevede, zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2025 yılında yüzde 2,1 artmış olduğu; 2026 yılında ise yüzde 2,4 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel talep görünümündeki görece zayıf seyir ve arz yönlü gelişmeler ham petrol fiyatlarını baskılamaya devam ederken, enerji emtia fiyatları düşük seyrini korumaktadır. Diğer taraftan, endüstriyel ve değerli metal fiyatları kaynaklı olarak enerji dışı emtia fiyatları artış eğilimini sürdürmüştür. Jeopolitik riskler özellikle ham petrol ve değerli metal fiyatlarında artış olasılığını güçlendirmektedir.
2. Enflasyon üzerindeki riskler küresel ölçekte geçerliliğini korurken, merkez bankaları söz konusu riskleri gözeterek faiz indirimlerini sürdürmektedir. Son dönemde, risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, ülkeler bazında ayrışmakla birlikte, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır.
Parasal ve Finansal Koşullar
3. Türk lirası (TL) mevduat faiz oranları, 12 Aralık ile biten haftaya kıyasla 95 baz puan azalarak 16 Ocak ile biten haftada yüzde 45,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 557 baz puan azalarak yüzde 40,1 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi faizlerinde bankaların bilanço ayarlamalarının etkisiyle görülen düşüş artışa dönmüştür. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 615 baz puan artarak yüzde 64,0; konut kredisi faizleri 137 baz puan azalarak yüzde 36,3; zaman zaman oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faizleri ise 435 baz puan artarak yüzde 38,0 seviyesinde gerçekleşmiştir.
4. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 12 Aralık-16 Ocak döneminde bir miktar artarak yüzde 3,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu artışta ihtiyaç kredileri ve kredi kartları etkili olmuştur. TL ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 3,5 seviyesine yükselirken, kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 1,1 ile daha düşük bir seyir izlemiştir.
5. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt uluslararası rezervleri, 12 Aralık’tan bu yana 14,4 milyar ABD doları artarak 16 Ocak itibarıyla 205,2 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 10 Aralık’tan bu yana yaklaşık 11 baz puan azalarak 21 Ocak itibarıyla 215 baz puan seviyesine düşmüştür. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 21 Ocak itibarıyla 10 Aralık’a kıyasla sınırlı bir yükselişle yüzde 8,5 seviyesine gelirken, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 18,2 seviyesine gerilemiştir. Önceki PPK toplantı haftasından bu yana Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına 2,6 milyar ABD doları, hisse senedi piyasasına ise 1,2 milyar ABD doları olmak üzere toplamda 3,8 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir.
Talep ve Üretim
6. Kasım ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 1,5, çeyreklik bazda ise yüzde 3,0 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışların çeyreklik artışı daha düşük olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,5 oranında artmış, çeyreklik bazda ise toptan ticaretteki azalış kaynaklı olarak yüzde 0,4 oranında gerilemiştir. Hizmet üretim endeksi kasım ayında sınırlı artış kaydetmiştir. Çeyreklik bazda ise ikinci çeyrekte başlayan yatay seyrin yılın son çeyreğinde de devam ettiği görülmektedir. Kartla yapılan harcamalar son çeyrekte artışını sürdürmüştür. Diğer yandan, kart kullanım oranında son yıllarda görülen artışın etkisi dışlandığında tüketim harcamalarının daha ılımlı gerçekleştiği değerlendirilmektedir. Beyaz eşya satışları kasım ayında düşmüş, otomobil satışları aralık ayında gerilemekle birlikte son çeyrekte artışını sürdürmüştür. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın son çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde artışa işaret etmiştir. Özetle, son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir.