Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
2013-55
Kurum:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Kabul Tarihi:
30.07.2013
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
30.07.2013
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Toplantı Tarihi: 23 Temmuz 2013
Enflasyon Gelişmeleri
1. Haziran ayında tüketici fiyatları yüzde 0,76 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 8,30’a yükselmiştir. Bu yükselişte işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artış ve enerji fiyatlarından kaynaklanan baz etkisi belirleyici olmuştur. Bu dönemde gıda ve enerji grubundaki fiyat artışlarının yıllık enflasyona toplam katkısı bir önceki aya göre 1,7 puan yükselirken temel enflasyon göstergeleri ılımlı seyrini korumuştur.
2. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyon 5,81 puanlık artışla yüzde 12,88’e yükselmiştir. İşlenmemiş gıda grubunda hem taze meyvelerdeki yüksek fiyat artışları hem de sebze fiyatlarındaki baz etkisi ile yıllık enflasyon belirgin olarak yükselmiştir. İşlenmiş gıdada ise yıllık enflasyon yüzde 8,11’e gerilemiştir. Bu grupta ekmek fiyatlarındaki artış sürerken diğer ürünlerin fiyatları ılımlı seyrini korumuştur. Temmuz ayına ilişkin öncü göstergeler işlenmemiş gıda fiyatlarında beklenen düzeltmenin henüz başlamadığına işaret etmektedir.
3. Enerji fiyatları Türk lirasındaki değer kaybına bağlı olarak yükselmiştir. Enerji fiyatlarının yıllık artış oranının son dönemdeki artışlar ve baz etkisiyle Haziran ayının ardından Temmuz ayında da yükselerek yıllık enflasyonda artışa neden olacağı öngörülmektedir. Öte yandan baz etkisinin, Ağustos ayından itibaren enflasyondaki düşüşe oldukça önemli bir katkı sağlayacağı öngörülmektedir.
4. Hizmet fiyatları Haziran ayında yüzde 1,19 oranında artarken grup yıllık enflasyonu yüzde 7,88 ile önceki aya göre artış kaydetmiştir. Yıllık enflasyondaki yükselişin yaklaşık 0,5 puanı şoför kurs ücreti kaleminde kaydedilen yüksek oranlı artıştan kaynaklanmıştır. Bir kereliğine mahsus olan bu etki dışlanarak mevsimsellikten arındırılmış verilere bakıldığında, hizmet enflasyonundaki ana eğilimin önceki aya kıyasla yatay seyrettiği görülmektedir.
5. Temel mal grubunda yıllık enflasyon giyim başta olmak üzere tüm alt gruplarda gerilemiş ve Haziran ayında yüzde 3,28 oranında gerçekleşmiştir. Türk lirasında gözlenen değer kaybının henüz fiyatlara belirgin olarak yansımadığı, bu çerçevede temel mal fiyatlarının mevsimsellikten arındırılmış eğiliminin Haziran ayında aşağı yönlü seyrini koruduğu görülmektedir. Temel mal ve hizmet grubundaki bu gelişmeler doğrultusunda temel enflasyon göstergelerinin mevsimsellikten arındırılmış eğilimleri de ılımlı seyrini korumuştur.
6. Özetle, temel enflasyon göstergelerindeki ılımlı seyre rağmen gıda ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, baz etkileri ve döviz kurunda gözlenen hareketler nedeniyle kısa vadede enflasyonun dalgalı bir seyir izlemesi beklenmektedir. Bu doğrultuda enflasyonun Temmuz ayında yükseleceği, Ağustos ayında ise belirgin bir düşüş kaydedeceği tahmin edilmektedir.
Enflasyonu Etkileyen Unsurlar
7. İkinci çeyreğe ilişkin veriler yurt içi nihai talebin öngörülerle uyumlu olarak sağlıklı bir toparlanma sergilediğine işaret etmektedir. Sanayi üretiminin Nisan-Mayıs dönemi ortalaması ilk çeyrek ortalamasının üzerindedir. Haziran ayında da sanayi üretiminin aylık bazda artış kaydedeceği tahmin edilmektedir. Nisan ve Mayıs aylarında tüketici güvenindeki iyileşme yurt içi talepteki artışı desteklemiştir. Haziran ayında güven endekslerinde bir miktar bozulma gözlense de ikinci çeyrek genelinde dönemlik bazda tüketim talebinin artış göstermesi beklenmektedir. Nitekim bu dönemde otomobil satışları ve kredi büyümesi güçlü artış eğilimini korumuştur. Yatırım talebine ilişkin göstergeler ise olumlu bir görünüm çizmekle beraber tüketim talebine göre daha zayıf bir artışa işaret etmektedir.
8. Dış ticaret ve cari dengeye ilişkin veriler de ikinci çeyrekte büyük ölçüde öngörüler doğrultusunda gerçekleşmektedir. Yurt içi talepteki toparlanmaya bağlı olarak ithalat talebinde canlanma gözlenirken, ihracat ılımlı şekilde artmaktadır. Kısa vadede altın ithalatındaki güçlü artış da göz önüne alındığında yıllık birikimli dış ticaret ve cari işlemler açığının yükselmeye devam etmesi beklenmektedir. Öte yandan, makro finansal riskleri gözeten mevcut politika çerçevesi cari işlemler açığındaki artışı sınırlamaktadır. Nitekim altın ticareti hariç tutulduğunda cari işlemler açığının yatay bir seyir izlediği görülmektedir.
9. 2013 yılı Nisan döneminde tarım dışı istihdam istikrarlı artışını sürdürmüştür. Bununla birlikte iş gücüne katılımdaki artış nedeniyle mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı değişmemiştir. Son dönemde tarım dışı istihdam artışı daha çok sanayi ve inşaat sektörlerinden kaynaklanırken hizmetler istihdamı yatay seyretmiştir. PMI verileri yılın ikinci çeyreğinde sanayi istihdamındaki artışın hız keserek süreceği sinyalini vermektedir. Küresel ekonomiye dair belirsizlikler önümüzdeki dönemde yatırım ve istihdam artışını sınırlayabilecek bir unsur olarak önemini korumaktadır.