Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
2017-17
Kurum:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Kabul Tarihi:
23.03.2017
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
23.03.2017
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Toplantı Tarihi: 16 Mart 2017
Enflasyon Gelişmeleri
1. Şubat ayında tüketici fiyatları yüzde 0,81 oranında artmış ve yıllık enflasyon 0,91 puan yükselerek yüzde 10,13 olmuştur. Bu dönemde gıda yıllık enflasyonundaki yükseliş sürmüş; başta temel mal ve enerji grupları olmak üzere genele yayılan döviz kuru etkileri gözlenmiştir. Geçici vergi indirimlerine karşın, Türk lirasındaki birikimli değer kaybının etkisiyle temel mal enflasyonunda kaydedilen belirgin artış sonucunda çekirdek enflasyon göstergelerinin yıllık enflasyonu ve ana eğilimi yükselmiştir.
2. Gıda ve alkolsüz içecekler grubu yıllık enflasyonu Şubat ayında 0,95 puan artarak yüzde 8,72’ye yükselmiştir. Bu gelişmede, taze meyve ve diğer işlenmemiş gıda fiyatlarında gözlenen yükseliş etkili olmuştur. İşlenmiş gıda grubunda ise aylık fiyat artışı hızlanmış, grup yıllık enflasyonu yüzde 7,06’ya yükselmiştir. Mart ayına ilişkin öncü göstergeler gıda yıllık enflasyonunun temelde işlenmemiş gıdadaki baz etkisi ile önemli oranda artacağına işaret etmektedir. Enerji fiyatlarındaki artış eğilimi grup geneline yayılarak bu dönemde de sürmüştür. Böylelikle enerji grubu yıllık enflasyonu Şubat ayında 2,34 puanlık yükselişle yüzde 13,94 olmuştur. Enerji grubu yıllık enflasyonunda uluslararası petrol fiyatlarına bağlı olarak Mart ayında azalış öngörülmektedir.
3. Şubat ayında hizmet fiyatları yüzde 0,68 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu 0,10 puan yükselerek yüzde 8,37 olmuştur. Yıllık enflasyon ulaştırma ve haberleşme grubunda yükselirken diğer alt gruplarda nispeten yatay seyretmiştir. Ulaştırma hizmetleri grubunda akaryakıt fiyatlarındaki birikimli artışın etkileri gözlenmiştir. Kira enflasyonu yüzde 9,4 ile yüksek seyrini korumuştur.
4. Temel mal grubu yıllık enflasyonu Şubat ayında 1,65 puan artarak yüzde 8,83 olmuştur. Bu dönemde, alt gruplar genelinde Türk lirasındaki değer kaybının etkileri izlenmiştir. Giyim sektöründe zayıf seyreden üretim ve dış talebe karşın Şubat ayı fiyat indirimi tarihsel ortalamaların belirgin olarak altında kalırken dayanıklı tüketim malı fiyatlarındaki yükselişi geçici vergi indirimleri sınırlamıştır. Bu dönemde giyim ve dayanıklı mallar dışındaki temel mallarda da fiyatlar kur geçişkenliği ile kayda değer bir artış göstermiş, ek olarak bu grupta kozmetik ürünlerindeki gümrük vergisi artışının da etkileri izlenmiştir. Döviz kurundaki birikimli değer kaybının Mart ayında da temel mal grubu enflasyonunu olumsuz etkileyeceği değerlendirilmektedir.
5. Özetle, son aylarda yaşanan maliyet yönlü gelişmeler ve gıda fiyatlarındaki oynaklık enflasyonun hızlı bir yükseliş göstermesine neden olmuştur. Döviz kuru hareketlerinin gecikmeli yansımaları ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki baz etkisi nedeniyle kısa vadede enflasyondaki belirgin yükselişin devam edebileceği öngörülmektedir.
Enflasyonu Etkileyen Unsurlar
6. Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyetin kademeli bir toparlanma sergilediğine işaret etmektedir. Sanayi üretimi 2016 yılının son çeyreğinde dönemlik bazda artmıştır. Ancak üretimdeki artışın üçüncü çeyrekteki iş günü kayıplarının telafisi dışlandığında ılımlı olduğu ve sektörler geneline yayılmadığı değerlendirilmektedir. Yılın son çeyreğinde otomobil ve konut satışları öne çekilen talebe bağlı olarak güçlü seyretmiş, ancak yurt içi talepteki toparlanma belirli sektörlerle sınır kalmıştır. Ayrıca, son çeyrekte kamu yatırımlarının büyümeye desteğinin arttığı görülse de yatırım talebindeki toparlanmanın tüketime göre daha yavaş gerçekleştiği düşünülmektedir.
7. Alınan destekleyici teşvik ve tedbirlerin katkısıyla iktisadi faaliyetteki ılımlı toparlanma eğiliminin devam etmesi beklenmektedir. 2017 yılının ilk çeyreğine ilişkin veriler iktisadi faaliyette genele yayılmayan ılımlı toparlanma görünümünün korunduğuna işaret etmektedir. Ocak ayı sanayi üretimindeki güçlü seyre karşın sektörel yayılımın ve ana eğilimin daha zayıf olduğu gözlenmiştir. Sanayi sektöründe mobilya ve inşaat gibi teşviklere konu olan sektörler üretimindeki toparlanma sinyallerine karşılık, başta perakende olmak üzere hizmet sektörlerindeki zayıf görünüm iç talepte güçlü bir toparlanma olmadığına işaret etmiştir. Nitekim 2016 yılının son çeyreğinde öne çekilen talebin yanı sıra yakın dönemde Türk lirasında gözlenen değer kaybı ve güven kanalının da etkisiyle yurt içi talepte yavaşlama sinyalleri bulunmaktadır. Buna karşılık, konut sektöründe vergi indirim süresinin uzatılması ve son dönemdeki istihdam teşviklerinin önümüzdeki dönemde iç talep ve büyümeyi destekleyeceği öngörülmektedir.
8. İç talepteki göreli zayıf seyre rağmen Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın başta otomotiv sektörü olmak üzere toplam ihracat üzerindeki olumlu etkisi sürmektedir. Dış talep üzerindeki jeopolitik gelişmeler kaynaklı olumsuz etkilere karşın dış piyasalarda pazar çeşitlendirme esnekliği ihracatı desteklemeye devam etmektedir. Ayrıca, çevre ülkeler ile normalleşmeye başlayan ilişkiler ihracatı olumlu etkilemeye başlamıştır. Turizm sektöründeki görünümün cari denge üzerindeki olumsuz etkisi sürerken son dönemde yaşanan reel kur gelişmeleri ve iç talebin ılımlı seyri bu etkiyi sınırlamaktadır.