Konu: “Türkiye Nanoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı (2017-2018)”
Yüksek Planlama Kurulunca;
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 01/07/2015 tarihli ve 4320 sayılı yazısı ile Kalkınma Bakanlığının 17/04/2017 tarihli ve E.2766 sayılı yazısı dikkate alınarak; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinatörlüğünde üniversite, özel sektör, kamu kurum ve kuruluşları, nanoteknoloji alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve araştırma merkezlerinin temsilcilerinin görüşleri alınarak hazırlanan ekli "Türkiye Nanoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı (2017-2018)"nın kabulüne, karar verilmiştir.
Türkiye Nanoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı (2017-2018)
GİRİŞ
Nano kelimesi teknik bir ölçü birimi olarak kullanılmakta ve herhangi bir Ölçünün milyarda biri anlamını taşımaktadır. Nanometre, 1 metrenin milyarda biri ölçüsünde bir uzunluğu ifade etmekte ve yaklaşık 7 atomun ardarda dizilimi olarak temsil edilebilmektedir. Nano ölçekte incelenen malzemelerin; manyetik, optik, elektriksel, kimyasal, termal ve mekanik özellikleri önemli ölçüde değişmektedir.
Nanobilim, 0,1 nm ile 100 nm ölçekleri arasında, moleküler ve mikron boyutlarında maddenin manipülasyonu ve karakterizasyonuyla ilgilenen; fizik, kimya, biyoloji, elektronik ve malzeme gibi bilim dallarınında nanoölçekte yapılan bilimsel çalışmaların bir araya gelmesiyle oluşan bilimdir. Uygulamaya yönelik nanobilime ise nanoteknoloji denmektedir. Nanoteknoloji, boyutları 0,1 nm ile 100 nm arasında olan yapıların ticari bir amaca hizmet edebilecek şekilde işlenmesi, ölçümü, modellenmesi ve düzenlenmesi ile bu ölçekteki araştırmaları ve teknolojik gelişmeleri içerir. Başka bir ifadeyle, malzemelerin ya da sistemlerin nanoölçekteki tasarım, karakterizasyon ve uygulamaları nanoteknolojinin kapsamına girmektedir. Ayrıca nanoteknoloji, mikro ve makro ölçekli dünyalar arasında bir köprü kurmayı amaçlamaktadır.
Günümüzde bilim, teknoloji, Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge), yenilikçilik ve girişimcilik; sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik büyümenin lokomotifi olarak kabul edilmektedir. Bu faaliyetler, modem ekonominin en temel yol göstericileridir. Ayrıca bilimsel araştırmaların sanayiye aktarılmasıyla küresel kalkınmanın düzenli ve sürekli hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Gelecekte bilim ve teknoloji politikalarını ve ekonomileri büyük ölçüde etkileyeceği düşünülen nanoteknoloji, 21. yüzyılın en önemli teknolojilerinden biri olarak görülmektedir. Bundan dolayı gelişmiş ülkeler, nanoteknoloji alanındaki bilimsel çalışmaları ve bunun sanayiye yansımalarını, teknoloji transferini, teknolojinin yayılmasını, kullanılmasını ve özümsenmesini desteklemekte ve geliştirmeye çalışmaktadır. Tüm bu çalışmaların ana hedefi; daha az malzeme ve enerji kullanılarak daha dayanıklı, daha hafif ve daha hızlı yapıların üretilmesiyle toplumun yaşam kalitesini yükseltmektir.
Nanoteknoloji alanında yapılan çalışmalara, 1970’li yıllarda başlanmış olup 1980’li yıllarda atomik kuvvet mikroskobu ve tarama tünelleme mikroskobunun bulunmasıyla çalışmalar hızlanmıştır. Temel araştırmaları, uygulamalı araştırmalar takip etmiş ve 2000’li yıllardan itibaren piyasada nanoteknoloji ürünleri yer almaya başlamıştır. Nanoteknolojinin kullanım alanlarına bakıldığında elektronikten bilgisayara, tıptan savunma sanayine, tekstilden eczacılığa kadar hemen hemen bütün sektörleri içerdiği görülmektedir.
Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için yapılabilecek atılımda, maliyet ekonomisinden bilgi ekonomisine geçişi sağlayacak önlemler alınarak Ar-Ge ve yüksek teknolojiye dayalı üretim anlayışının ekonomide yerleşik hale getirilmesinde önemli bir rol üstlenmektedir. Bunun gerçekleşebilmesi için nanoteknoloji, biyoteknoloji ve yazılım gibi tüm sektörleri ilgilendiren ve olumlu yönde etkileyen teknolojilere önem verilmesi gerekmektedir.
Nanoteknoloji alanının taşıdığı öneme dayalı olarak ortaya konan Türkiye Nanoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı; üniversite, özel sektör, kamu kurum ve kuruluşları, nanoteknoloji alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve araştırma merkezlerinin temsilcilerinin görüşleri alınarak hazırlanmıştır.
1. NANOTEKNOLOJİDE MEVCUT DURUM
1.1. Dünyadaki Mevcut Duruma
Uluslararası rekabetin artması sonucu yüksek katma değerli ürünlere olan ihtiyacın artmasıyla birlikte bilim ve teknolojiye dayalı yeni fikir ve buluşlar ile teknolojik fikirlere sahip girişimcilerin desteklenmesi, Ar-Ge bilincinin yaygınlaştırılması, Ar-Ge kapasitesinin artırılması ve yenilikçi faaliyetlerin teşvik edilmesi ulusal ekonomilerin öncelikli politikaları haline gelmiştir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, nanoteknoloji; dünya çapındaki sosyoekonomik faydaları, yeni iş olanakları oluşturma potansiyeli ve yüksek katma değerli tüketim malları üretilebilmesi açısından gelişmiş ülkelerin politika ve stratejilerinde önemli yer tutmaktadır.