Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
- K A R A R -
Adalet ve Kalkınma Partisi adına Genel Başkan Yardımcısı Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan YAVUZ tarafından Kurulumuz Başkanlığına verilen 16/04/2019, 20/04/2019 ve 22/04/2019 tarihli aynı içerikli dilekçelerde; 31 Mart 2019 Pazar günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin, Anayasanın 79, 2972 sayılı Kanunun 25 ve 29. maddeleri ile 298 sayılı Kanunun 14, 110, 112 ve 130. maddeleri gereğince seçimin neticesine müessir olaylar ve haller sebebiyle iptali ve yenilenmesini istedikleri, bu doğrultuda;
1- Seçimin Dürüstlüğü;
a. Seçimlerin dürüstlüğü ve güvenliği ile ilgili yasa metinlerinin içinde teknik ayrıntı gibi gözüken bazı hükümler, demokratik bir seçimin kaderi üzerinde ana ilkeler kadar etkili olabildiği, bu bağlamda seçmen iradesinin belirlenmesinde herhangi bir kuşku ve hataya, seçim sonuçlarıyla ilgili olarak kamuoyunda uyanabilecek şüphe ve endişelere imkân bırakmamak gerektiği,
b. Anayasanın 67 ve 79. maddelerinde, seçimlerin yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılması ilkesinin benimsendiği, Anayasanın 79. maddesinde geçen “yolsuzluk” deyiminin seçimlerle ilgili tüm kanuna aykırılıkları ifade için kullanılan bir kavram olduğunda kuşkuya yer olmadığı,
2- Büyükşehir Belediye Başkanlığının Seçim Çevresi;
2972 sayılı Kanunun 4. maddesine göre, büyükşehir belediye başkanının seçiminde seçim çevresinin büyükşehir belediye sınırlarından oluştuğu, dolayısıyla çoğunluk sistemine göre yapılan büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde (1) oyun bile seçim sonucuna doğrudan etkisinin ne derece önemli olduğunun ortada olduğu,
3- Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimlerinde iptale yetkili mercii;
Büyükşehir belediye başkanlığı seçimleriyle ilgili ilçe birleştirme tutanaklarını birleştirerek, il tutanağını düzenlemek ve seçim sonucunu belirlemek görev ve yetkisinin il seçim kurullarına ait olduğu, bu nedenle gerek olağan, gerekse olağanüstü itiraz yoluyla büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinin iptaline karar verme yetkisinin doğrudan Yüksek Seçim Kuruluna ait olduğu,
4- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimlerinin neticesine müessir olaylar ve haller (genel olarak özetlenmiş);
İstanbul’un 39 ilçesinde 31.280 sandıkta yapılan oy verme işlemleri sonrasında hazırlanan sandık sonuç tutanaklarının ve oy sayım ve döküm cetvellerinin düzenlenmesinde ve oyların sandık sonuç tutanaklarına geçirilmesi sırasında seçim sonuçlarıyla ilgili olarak maddi hatalar ve usulsüzlükler yapıldığı, bu usulsüzlükleri il ve ilçe seçim kurullarına yaptıkları itiraz dilekçelerinde belirttikleri ve sandıklardaki tüm oyların sayılmasının seçimin dürüstlüğü adına zorunluluk olduğunun belirtildiği, il ve ilçe seçim kurullarının yaptıkları itirazları inceleyerek kısmen kabul kısmen ret kararları verdiği, bazı ilçe seçim kurullarının (Çatalca, Çekmeköy, Maltepe, Silivri, Ataşehir 2, Kartal 2) geçersiz oylar dâhil tüm sandıkların yeniden sayılmasına karar verdiği, bazı ilçe seçim kurullarının ise sadece geçersiz oyların sayılmasına karar verdiği, ret kararı veren ilçe seçim kurullarının kararına karşı İstanbul İl Seçim Kuruluna başvurdukları, İstanbul İl Seçim Kurulunun geçersiz oyların sayılması taleplerini haklı bularak o ilçe seçim çevresindeki tüm geçersiz oyların sayılmasına karar verdiği,
Diğer bir husus olarak;
Seçmen olamayacağı açıkça hüküm altına alınan kısıtlı bulunan kişilerin oy kullandığı,
Seçmen olamayacağı açıkça hüküm altına alınan kamu hizmetinden yasaklı bulunan kişilerin oy kullandığı,
Seçmen listesine kayıtlı olmakla birlikte nüfus kayıtlarında ölü olan seçmenlerin yerine oy kullanıldığı,
Bazı seçmenlerin hem cezaevi seçmen listesinde, hem de asıl ikametgâhına ait yerleşim yerinin bulunduğu seçim çevresindeki seçmen listelerinde kayıtlı olduğu,
Bazı seçmenlerin, Türkiye’nin herhangi bir yerinde hükümlü olarak cezaevinde bulunmasına rağmen İstanbul’da seçmen olarak gözüktüğü,
Bazı seçmenlerin ise, Türk Medeni Kanununun 22. maddesine aykırı olarak yerleşim yeri adreslerinin cezaevi olarak gösterildiği,
Seçmen listesinde yapılan bütün maddi hatalar ve/veya kasti yanlışlıklar ve kanuna aykırılıklar sebebiyle gerçek durumu tespit edilemeyen şüpheli oy sayısının 300.000’den fazla olduğu, bu sayının Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi adayları arasındaki fark olan 13.742 (Oy farkının yaklaşık 20 katı)'den fazla olduğu,
298 sayılı Kanunun 130. maddesinde yer alan “…seçimin neticesine müessir olaylar ve haller sebebiyle yapılan itirazlar…” ifadesinden, sadece sandık kurullarının oy verme günü yürüttükleri iş ve işlemler ile seçim sonrası oy sayım ve döküm işlemlerinden ibaret olmadığı, doğrudan seçimin sonucuna tesir edecek olaylar ve hallerin olması ve gerçekleşmesi halinde, seçimin neticesine müessir görüldüğü takdirde, bu tür itirazların incelenebileceğinin açık olduğu,