Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü
Konu: Sigorta kapsamındaki yurtdışı alacağının sigorta şirketince tahsil edilememesi durumunda şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılamayacağı hk.
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; birçok ülkeye ihracat yapan şirketiniz tarafından yapılan ihracatların bir kısmını … A.Ş.'ye "Kısa Vadeli Alacak Sigortası" kapsamında sigorta ettirdiğiniz, sigorta kapsamında yurt dışına yapılan satışlardan tahsil edilemeyen alacaklarınızı …A.Ş.'ye temlikname ile temlik ederek bedelini …A.Ş.'ye rücu ettiğiniz, sözleşmenize göre …A.Ş.'nin sigorta kapsamındaki tutarın % 90'a isabet eden kısmını en kısa sürede ödeyeceği, kalan % 10'luk bedelin yurt dışındaki karşı firmadan tahsil edilmesi durumunda bu bedelden tahsilat için yapılan harcamalar (dava açma, avukatlık, mahkeme masrafları vb.) düşüldükten sonra firmanıza iade edileceği belirtilerek, …A.Ş.'nin bugüne kadar hiç tahsil edemediği veya tahsil edilip edilemeyeceği belirsiz olan % 10'luk tutar için şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılarak gider kaydedilmesinin mümkün olup olmadığı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.
1) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun, 7338 sayılı Kanunla değişik, 323 üncü maddesinde, "Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla
1. Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;
2. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan (7338 sayılı kanunun 35 inci maddesiyle değişen ibare; Yürürlük: 26.10.2021) ve 3.000 Türk lirasını (534 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2022'den itibaren 4.000 TL) aşmayan alacaklar; şüpheli alacak sayılır.
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.
Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kar zarar hesabına intikal ettirilir.
(7338 sayılı kanunun 35 inci maddesiyle eklenen fıkra; Yürürlük: 26.10.2021) İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler, yukarıdaki fıkralar kapsamında tespit edilen şüpheli alacaklarını defterlerinin gider kısmına ve bunlardan sonradan tahsil edilen miktarları ise tahsil edildikleri dönemde defterlerinin gelir kısmına, hangi alacaklara ait olduğunu gösterecek şekilde, kaydederler."
hükümleri yer almaktadır.
213 sayılı Kanunun, 7338 sayılı Kanunla değişik, bu maddesine göre, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan alacaklarla, dava veya icra safhasında olmayan ancak yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecedeki teminatsız küçük alacaklar [7338 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 3.000 Türk lirasını (2022 yılı için 4.000 Türk Lirasını) aşmayan teminatsız alacaklar] şüpheli alacak sayılmakta, bu mahiyette/şartları haiz olmayan alacaklar için ise şüpheli alacak kaydına imkân bulunmamaktadır.
Öte yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 183 üncü maddesinin birinci fıkrasında, "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir." hükmüne yer verilmiş olup, bu hüküm uyarınca temlik edilen alacağın, alacak talep hakkı temlik edilen firmaya geçeceğinden, Kanunun amir hükümlerine uygun şekilde temlik edilen alacak, temlik eden açısından ortadan kalkmaktadır.
Buna göre, ihracat bedellerinin alıcı firma tarafından ödenmemesi riskine karşı, özel hukuk hükümleri uyarınca yapılan sözleşmeye istinaden Eximbank'a temlik edilmesinde, alacağınızdan tarafınıza ödenmeyen kısım için 213 sayılı Kanunun 323 üncü maddesi hükümleri uyarınca şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmamaktadır.
2) Mezkûr Kanunun "Değersiz Alacaklar" başlıklı 322 nci maddesinde, "Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmıyan alacaklar değersiz alacaktır.
Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.
İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler." hükümleri yer almaktadır.
Bu madde uygulamasında, bir alacağın değersiz alacak sayılabilmesi için alacağın iş ve işletme ile ilgili olması, ticari veya zirai faaliyet sonucu olarak doğmuş bulunması, kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre alacağın tahsiline olanak kalmadığının anlaşılması gerekmekte olup esas itibariyle, kaybedilmiş, tahsiline artık imkan kalmamış, değeri sıfıra inmiş alacaklar değersiz alacaklar kapsamında değerlendirilmektedir.