Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı: 38418978-120[37-12/29]-884
21/08/2013
Konu: Türkiye'de kollektif şirketin ortağı olan dar mükellef gerçek kişinin kazancının vergilendirilmesi
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, İspanya ve Türk vatandaşı olduğunuzu, 15 yıldır İspanya'da ikamet ettiğinizi ve Türkiye'de faaliyet gösteren bir kollektif şirkette % 13 hisseli bir ortaklığınızın bulunduğunu belirterek, söz konusu şirketten elde edeceğiniz kazancınızın vergilendirilip vergilendirilmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
I- ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN:
"Türkiye Cumhuriyeti ile İspanya Krallığı Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması" 01.01.2004 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.
Söz konusu Anlaşma Akit Devletlerden birinin ya da her ikisinin mukimlerine uygulanmakta olup Anlaşma hükümlerinin uygulanmasında uyrukluk değil mukimlik kriteri dikkate alınmaktadır. Bir kişinin hangi ülkenin mukimi kabul edileceğinin ise Anlaşmanın "Mukim" başlıklı 4 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Anılan Anlaşmanın "Mukim" başlıklı 4 üncü maddesi;
"1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, "bir Akit Devletin mukimi" terimi, bu Devlet, herhangi bir politik alt bölümü veya mahalli idaresi de dahil olmak üzere, o Devletin mevzuatı gereğince ev, ikametgah, kanuni merkez, yönetim yeri veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefi olan kişi anlamına gelir. Ancak bu terim, yalnızca o Devletteki kaynaklardan elde edilen gelir nedeniyle vergiye tabi tutulan herhangi bir kişiyi kapsamaz.
2. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devletin de mukimi olduğunda, bu kişinin durumu aşağıdaki şekilde belirlenecektir:
a) Bu kişi, yalnızca daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi, kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu (hayati menfaatlerin merkezi olan) Devletin mukimi kabul edilecektir;
b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Devlet saptanamazsa veya her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi yalnızca kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir;
c) Eğer kişinin her iki Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev söz konusu değilse, bu kişi yalnızca vatandaşı olduğu Devletin mukimi kabul edilecektir;
d) Eğer kişi her iki Devletin de vatandaşıysa veya her iki Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu karşılıklı anlaşmayla çözeceklerdir.
3. Gerçek kişi dışındaki bir kişi 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla her iki Akit Devletin de mukimi olduğunda, bu kişi fiili iş merkezinin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir. Bununla beraber, bu kişi Devletlerin birinde fiili iş merkezine diğerinde kanuni merkeze sahip olduğunda, Akit Devletlerin yetkili makamları bu kişinin kanuni merkezinin fiili iş merkezi olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunu karşılıklı anlaşmayla belirlemek için danışacaklardır."
hükümlerini öngörmektedir.
Bu itibarla, Anlaşmada yer alan mukim terimi genel kural olarak Anlaşmaya taraf Devletin iç mevzuatı gereğince ev, ikametgah, kanuni ana merkez, yönetim yeri veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren gerçek ve tüzel kişileri kapsamaktadır.
Buna göre, özelge talep formunuzdan Türkiye ve İspanya vatandaşı olduğunuz ve 15 yıldır İspanya'da ikamet ettiğiniz anlaşılmakta olup, bu bilgiler çerçevesinde Anlaşmada belirtilen kriterleri Türkiye yönünden taşımamanız nedeniyle, Türkiye mukimi olmadığınız değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan, Anlaşmanın "Genel Tanımlar" başlıklı 3 üncü maddesinin 1/e bendinde şirket teriminin herhangi bir kurum veya vergileme yönünden kurum olarak muamele gören herhangi bir kuruluş anlamına geldiği belirtilmektedir.
Bu çerçevede, %13 hisse ile ortak olduğunuz Türkiye'deki kollektif şirket vergileme yönünden Türkiye'de kurum olarak muamele görmediği için bu şirketten elde etmiş olduğunuz gelirlerin vergileme açısından Anlaşmanın "Ticari Kazançlar" başlıklı 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Söz konusu maddenin 1, 2 ve 3 üncü fıkraları ise;
"1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazancı yalnızca işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebilir.