Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü)
Sayı
39044742-130-82983
20/06/2016
Konu
Acenteye ücretsiz tahsis edilen otel odası (comp oda) için belge düzeni ve konunun vergisel boyutu.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Şirketinizin otelcilik faaliyetinden dolayı acentelere oda sattığı, satmış olduğu odaların belli bir sayıyı geçmesi durumunda ilgili acenteye belli bir tarihte oda (comp oda) tahsis ettiği, acentenin göndermiş olduğu müşterilerden dolayı söz konusu acenteden herhangi bir ücret alınmadığı belirtilerek, acenteye ücret alınmadan tahsis edilen odanın (comp oda) vergi kanunları karşısındaki durumu sorulmaktadır.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun "Ticari Kazancın Tarifi" başlıklı 37 nci maddesinde; "Her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazanç ticari kazançtır" hükmü yer almış ve aynı Kanunun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinde ise;
"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur."
hükümlerine yer verilmiştir.
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ise ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu olarak dikkate alınabileceği belirtilmekte olup pazarlama, satış ve dağıtım harcamaları genel giderler kapsamında değerlendirilmektedir.
Buna göre, Şirketinizin müşterisi olan acenteye satmış olduğu odaların belli bir sayıyı
geçmesi durumunda herhangi bir ücret alınmadan acenteye oda tahsis edilmesinin ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup bedelsiz tahsis edilen söz konusu odaların ücretli odalarla birlikte değil de, daha sonraki bir tarihte kullandırılması durumunda emsal bedel üzerinden düzenlenecek faturada yer alan tutarın ticari kazancın bir unsuru olarak kurum kazancına dahil edilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, acentenin ücretsiz tahsis edilen otel odasından dolayı otele fatura düzenleyeceği ve elde edeceği kazancın da acentenin geliri olarak dikkate alınacağı tabiidir.
Öte yandan, herhangi bir ücret alınmadan tahsis edilen odaların belli sayıya ulaşmasını sağlayan ücretli odalarla birlikte kullanıma sunulması halinde, pazarlama satış dağıtım gideri olarak kabul edilerek 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Faturanın Tarifi" başlıklı 229'uncu maddesine göre fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.
Aynı Kanun'un "Faturanın Şekli" başlıklı 230'uncu maddesinin birinci fıkrasının beş numaralı bendinde, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarasının, faturada bulunması gerektiği, ikinci fıkrasında da malın, bir mükellefin birden çok iş yerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncu veya diğer bir aracıya gönderildiği hallerde de, malın gönderen tarafından sevk irsaliyesine bağlanması gerektiği belirtilmiştir. Bu irsaliyeler hakkında fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere Kanun'un "Faturanın Şekli" ve "Faturanın Nizamı" ile ilgili madde hükümleri uygulanacaktır. Diğer taraftan irsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiğinin ayrıca belirtilmesi gerekmektedir.
Kanun'un "Faturanın Nizamı" başlıklı 231'inci maddesinin birinci fıkrasının beş numaralı bendine göre faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenmesi gerekmekte olup bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılmaktadır.
Mezkur Kanunun 232 nci maddesinde ise, "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;