Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları KDV-ÖTV Grup Müdürlüğü
Konu: Şirket aktifine kayıtlı binek otomobil giderleri
İlgi: … tarih ve … evrak kayıt numaralı özelge talep formunuz.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Şirketiniz aktifine kayıtlı binek otomobilin dolu hasarına maruz kalması sonucu yetkili servis tarafından aracın onarımı yapılarak Şirketinize onarım faturası düzenlendiği ve söz konusu onarım tutarının yansıtma faturası ile anlaşmalı olduğunuz sigorta firmasına yansıtıldığı belirtilerek yetkili servis tarafından Şirketiniz adına düzenlenen faturada gösterilen onarım bedelinin giderleştirilmesi ve konunun Katma Değer Vergisi (KDV) yönünden değerlendirilmesi hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
GELİR VERGİSİ VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN;
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, bu işlemin miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate alındığında, bir gelir ve gider unsurunun, özel bir düzenleme olmadığı sürece mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, aynı maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde; "Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri (Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i indirilebilir.)" hükmü yer almaktadır.
Konu ile ilgili olarak yayımlanan 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin beşinci bölümünün "Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler" başlıklı 14 üncü maddesinde de;
"(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70'i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safı kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.
(2) İşletmeye veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır.
(3) Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir.
(4) Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır."
açıklamaları yer almaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, Şirketinizin aktifine kayıtlı olan binek otomobile ilişkin yapılan onarım bedeli ödemesinin, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi kapsamında gider olarak, sigorta şirketi adına düzenlenen fatura ile yansıtılmak suretiyle sigorta şirketinden tahsil edilen tutarın da ilgili olduğu dönemde gelir olarak kaydedilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, Şirketiniz tarafından yapılmış olan tamir giderinin sigorta şirketi tarafından karşılanmış olması ve sigorta şirketinden tahsil edilen tutarın tamamının gelir kaydedilmesi nedeniyle, gider olarak dikkate alınan tutarın da gider kısıtlamasına tabi tutulmaksızın tamamının gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN;
3065 sayılı KDV Kanununun;
-1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
-9/1 inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği,