Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Gelir Ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı: 62030549-120[65-2018/1167]-E.87595
Konu: Tiyatro, opera, bale, müzikal, konser vb. yapımların sahneye konulması faaliyetlerinin vergilendirilmesi
İlgi
a) 19/10/2018 tarih ve 5223292 sayılı özelge talep formu.
b) 26/10/2018 tarih ve 5315827 sayılı ek dilekçe.
İlgide kayıtlı özelge talep formu ve ekli dilekçenin incelenmesinden;12/10/2018 tarihi itibariyle … "900114- Canlı tiyatro, opera, bale, müzikal, konser vb. yapımların sahneye konulması" faaliyet koduyla adınıza mükellefiyet tesis edildiğini, belediye ve diğer kurumlarda tiyatro oyunu oynatmak, kurum ve kuruluşların özel etkinliklerini organize etme faaliyetleriyle iştigal ettiğinizi ve ayrıca tiyatro oyuncusu olarak sahne aldığınızı belirterek, yaptığınız iş ile seçtiğiniz faaliyet kodunun uyumlu olup olmadığı ve faaliyet koduna göre serbest meslek kazanç defteri mi, yoksa işletme hesabı defteri mi tutmanız gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, "Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.
38 inci maddesinde; Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır.
Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1.İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
2.İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
39 uncu maddesinde;
İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır. (Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)
Emtia alım ve satımı ile uğraşanlarda ticari kazancın bulunması için hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur."
hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 65 inci maddesinde her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancı olduğu, serbest meslek faaliyetinin; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması olduğu hüküm altına alınmıştır.
Ticari kazanç, esas itibariyle sermaye-emek karışımı bir kaynağa bağlı olarak doğmaktadır. Bu kaynağa bağlı olarak ve devamlı bir organizasyon çerçevesinde yapılan her türlü faaliyet ticari faaliyettir. Serbest meslek faaliyetinin ticari bir organizasyon içinde yapılması, sağlanan gelirin yapısını değiştirmez. Sadece, elde edenler yönünden ticari kazanç sayılmasını gerektirir ve ticari kazanca ait esas ve hükümlere tabi olur.
Bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olup olmadığı, faaliyetin; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması, bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması ve devamlı olması, unsurlarını taşıyıp taşımadığına bağlı bulunmaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, şahsınız tarafından yürütülen belediye ve diğer kurumlarda tiyatro oyunu oynatmak, kurum ve kuruluşların özel etkinliklerini organize etme faaliyetleri şahsi mesaiden ziyade devamlı bir ticari organizasyona dayandığından, bu faaliyetler nedeniyle elde edilen kazancın serbest meslek kazancından ziyade Gelir Vergisi Kanununun ticari kazancın tespitine ilişkin hükümlere göre vergilendirilmesi gerekmektedir.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
1.Defter Türü ve Belge Düzeni Açısından:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu uygulamasında mükelleflerin ödevlerine ilişkin hükümler, aynı Kanunun ikinci kitabında (153 ve müteakip maddelerinde) yer almakta olup, söz konusu maddelerde düzenlenen ödevlerin (bildirim, defter tutma, kayıt nizamı, defter tasdiki, belge düzeni, muhafaza ve ibraz) öngörülen usul ve esaslar dahilinde yükümlüler tarafından yerine getirilmesi, aksi halde mezkûr Kanunun ilgili ceza hükümleri çerçevesinde ilgililer hakkında işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, mezkûr Kanunun 176 ila 181 inci maddelerinde defter tutma bakımından tüccarlara ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, bu kapsamda 177 nci maddesinde 6 bent halinde sayılan şartlardan birinin taşınması halinde bilanço esasına göre, 178 inci maddesinde 177 nci maddede yazılı olanların dışında kalanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Hazine ve Maliye Bakanlığınca müsaade edilenlerin işletme hesabı esasına göre defter tutacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 182 nci ve müteakip maddelerinde de bilanço ve işletme esasına göre defter tutmaya ilişkin hükümlere yer verilmiştir.