Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kabul Tarihi:
04.10.2016
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
04.10.2016
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
Sayı
62030549-125[6-2014/464]-152387
04.10.2016
Konu
Dizi filmlerin gösterim hakkının satılması durumunda vergilendirme.
İlgide kayıtlı özelge talep formu ile eki dilekçede; dizi film yapımcılığı işi ile iştigal ettiğiniz, dizi filmlerde gelirin oluştuğu döneme ait giderlerin amortisman uygulamasına tabi tutulduğunda bölüme ait giderlerin bölüm gelirinin oluştuğu dönemde giderleştirilemediği, yayın döneminin yılın Eylül ayından başlayarak ertesi yılın Haziran ayında sona ermesi sebebiyle Vergi Usul Kanununda belirlenen hesap dönemi ile uyumsuzluk yaşandığı, çekilen dizi bölümlerinin yapılan hukuki anlaşmalar gereği aynı yıl içinde başka alıcılara satılamadığı, gösterim hakkı karşılığı hasılat elde edildiği ve bölümün gösterildiği hafta fatura düzenlendiği, dönemsel olarak amortisman ayrılması durumunda elde edilen hasılat için yeterli maliyet ya da gider oluşmadığı için ticari karın üzerinde mali kar oluşmasına neden olduğu ve net kazanca göre daha fazla vergi ödendiği, bölümlere ait olarak sadece gösterim hakkının satıldığı, bölüm telif, fikri ve mülkiyet haklarının Şirketinize ait olduğu ile bahse konu bölümlerin ilgili dönem sonrasında tekrar satışının mümkün olduğu belirtilerek, bölümlerin gösterime girdiği hafta itibarıyla faturalanmasıyla birlikte bölüm maliyetlerinin tamamının geçici vergi ve hesap takviminde gider yazılmasının mümkün olup olmadığı hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
A) KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN;
Kurumlar Vergisi Kanunun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38 inci maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40 ıncı maddesinde de; safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmıştır.
Aynı Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinde ise, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Ticari kazancın tespitinde "tahakkuk esası ilkesi" ve "dönemsellik ilkesi" olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesinde ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Ayrıca "Dönemsellik" kavramı gereği işletmeler, gelir ve giderlerini tahakkuk esasına göre muhasebeleştirmek, hasılat, gelir ve karlarını aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırmak durumundadırlar. Bu ilke uyarınca gelir ve giderlerin ilgili oldukları dönemde kaydedilmesi gerekir.
Ayrıca, Kurumlar Vergisi Kanunun 32 inci maddesinin birinci fıkrasında, kurum kazancı üzerinden % 20 oranında kurumlar vergisi alınacağı, ikinci fıkrasında da kurumlar vergisi mükelleflerince, câri vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre ve câri dönemin kurumlar vergisi oranında geçici vergi ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizce hazırlatılan dizi filmlere ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların ilgili dönem kurum kazancınızın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
B) VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN;
213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
-174 üncü maddesinde, defterlerin hesap dönemi itibariyle tutulacağı; kayıtların her hesap dönemi sonunda kapatılacağı ve ertesi dönem başında yeniden açılacağı; hesap döneminin normal olarak takvim yılı olduğu; şu kadar ki, takvim yılı dönemi faaliyet ve muamelelerinin mahiyetine uygun bulunmayanlar için bunların müracaatı üzerine Maliye Bakanlığının 12 şer aylık özel hesap dönemleri belli edebileceği; bu maddeye göre özel hesap dönemi tayin edilenlerin ticari ve zirai kazançlarının, hesap dönemlerinin kapandığı takvim yılının kazancı sayılacağı.