Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kabul Tarihi:
23.09.2020
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
23.09.2020
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Konu: Şahıs tarafından ödenen kiranın adi ortaklık kurulduğunda gider olarak indirilip indirilemeyeceği ile mükellefiyet kaydından önce ödenen kiradan tevkifat yapılıp yapılmayacağı hk.
İlgi: 16/11/2018 tarihli özelge talep formunuz.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 14.11.2018 tarihinde kadınlar için kuaför işletmesi faaliyetine başladığınız, faaliyet gösterdiğiniz adresteki iş yerini 07.08.2018 tarihli kira sözleşmesi ile 16.09.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık net 18.000-TL bedel üzerinden kiraladığınız, mükellefiyet tesis edilmeden önceki döneme isabet eden eylül ve ekim ayı kira bedellerinin adi ortaklığınız ortaklarından … tarafından mülk sahibinin banka hesabına yatırıldığı ve kiranın başlangıç tarihinden fiilen işe başlama tarihine kadar geçen sürede iş yeri için tadilat ve dekorasyon işlerinin yapıldığı belirtilerek; mükellefiyet başlangıç tarihinden (14.11.2018) önceki dönemlerde ödediğiniz kira bedelleri için gelir vergisi tevkifatı uygulanıp uygulanmayacağı ile işe başlama tarihinden önce ödenen kira bedellerinin ticari kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep ettiğiniz anlaşılmaktadır.
GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği hükme bağlanmıştır.
Yapılan harcamaların genel gider adı altında indirim konusu yapılabilmesi için genel giderlerin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması, harcamayla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması, harcamanın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması ve ticari teamüllere uygun olması, bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması (fatura, fatura yerine geçen vesikalar gibi) ve yasal kayıtlarında izlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, mezkur Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergisine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar." hükmü yer almakta olup, aynı fıkranın 5/a bendinde, 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden, % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabının tevkifat yapmaya mecbur olduğu hüküm altına alındığından, söz konusu faaliyetiniz nedeniyle gerçek gelirini beyan etmeye mecbur olan ticaret erbabı olarak işe başlama tarihiniz (14.11.2018) itibariyle nakden veya hesaben yaptığınız kira ödemelerinden aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 5/a bendi uyarınca tevkifat yapmanız gerekmektedir.
Mükellefiyet başlangıç tarihinden önceki dönemler için; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre tevkifat yapmaya mecbur olanlar arasında yer almadığınızdan, yaptığınız kira ödemeleri üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.
Ayrıca, mükellefiyet başlangıç tarihinden önce ticari faaliyetinizde kullanmak üzere kiraladığınız iş yerinize ait eylül ve ekim ayı kira ödemelerinin, genel gider olduğunun tevsik edici belgelerle tevsik edilmesi ve yapılan giderlerin Vergi Usul Kanununda düzenlenen süreler içinde yasal defterlere kaydedilmesi halinde; ticari kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
- (3/B) maddesinde, "B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.
....
İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.",