Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kabul Tarihi:
28.01.2020
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
28.01.2020
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları KDV ve ÖTV Grup Müdürlüğü
Konu: Feshedilen sözleşme nedeniyle işten çıkarılan güvenlik personelinin açmış olduğu işe iade davasını kazanması halinde yapılan ödemelerin vergisel durumu.
İlgi:
a) 21/08/2017 evrak kayıt tarihli özelge talep formunuz.
b) 14/09/2017 evrak kayıt tarihli ek dilekçeniz.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ve ek dilekçenizde; Şirketiniz ile Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) arasında düzenlenen "Pompa İstasyonları ve Yeraltı Barajında Görevlendirilmek Üzere 3 Yıl Süreliğine 130 Özel Güvenlik Personeli Hizmet Alım Sözleşmesi" nin adı geçen Kurum tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi üzerine iş akdine son verilen güvenlik elemanları tarafından iş mahkemeleri nezdinde dava açıldığı, ilgili mahkemeler tarafından "iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine" karar verildiği, mahkeme kararlarına istinaden ASKİ tarafından ilgililere ödenerek Şirketinize rücu edilen işe başlatmama tazminat bedellerinin Şirketinize rücu edildiği, SGK prim bildirimi, SGK bildirimlerine ait stopaj ve damga vergilerinin ise Şirketiniz tarafından ödendiği belirtilerek, bu bildirimlere ait Şirketiniz tarafından yapılan ödemelerin kurum kazancınızın tespitinde ne şekilde dikkate alınacağı, söz konusu bedellerin hakediş olarak ASKİ'ye fatura edilmesinin gerekip gerekmediği ile fatura edilmesi halinde güvenlik hizmetleri kapsamında katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6'ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup; maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, (3) numaralı bendinde de işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 61 inci maddesinde, ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği, hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, yaptıkları ödemeler üzerinden tevkifat yapmaya mecbur olanlar sayılmış olup, anılan fıkranın (1) numaralı bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.
Gelir Vergisi Kanununun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların gelir vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.
Konu ile ilgili olarak 12/08/2009 tarihli ve 27317 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 272 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre;
- İş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine hükmeden mahkeme kararında belirlenen işçinin işe başlatılmaması nedeniyle, 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesi uyarınca işverenlerce işçilere ödenen işe başlatmama tazminatları, damga vergisi hariç gelir vergisinden istisna edilmiştir. İstisna kapsamındaki tutar, iş sözleşmesi feshinin geçersizliğine hükmeden mahkeme kararında belirlenen, işçinin işe başlatılmaması nedeniyle ödenecek tazminat miktarı ile sınırlıdır.
- Kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı 4 aylık süre için ödenen tutarın ise Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddeleri uyarınca ücret olarak vergilendirileceği tabiidir.
- Mahkeme tarafından ödenmesine hükmedilen ve ASKİ tarafından ilgililere ödenerek şirketinize rücu edilen işe başlatmama tazminatının, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendine göre, işçinin çalıştırılmadığı süre için ödenen dört aylık ücretin ise anılan maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.