Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
Gelir İdaresi Başkanlığı
Kabul Tarihi:
03.12.2016
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
03.12.2016
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, dört ortaktan oluşan adi ortaklık türündeki işletmenize ait çiftlik içerisinde beslenen tavuklardan elde edilen yumurtaların, toptan olarak marketlere satışı faaliyetinde bulunduğunuz belirtilerek, söz konusu faaliyetinizden elde edeceğiniz kazancın, ticari kazanca mı yoksa zirai kazanca mı tabii olduğu, ayrıca zirai ürün satışlarınıza ilişkin belge düzeni ile tutmak zorunda olduğunuz yasal defterler hakkında ve üretimde kullandığınız tavukların gider unsuru ya da amortismana tabi iktisadi kıymet olarak mı değerlendirilmesi gerektiği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
GELİR VERGİSİ KANUNUN YÖNÜNDEN:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında, zirai faaliyetten doğan kazancın zirai kazanç olduğu hükme bağlanmış, ikinci fıkrasında ise zirai faaliyetin; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade ettiği, aynı maddenin altıncı fıkrasında da yukarıda yazılı faaliyetlerin içinde yapıldığı işletmelerin zirai işletme olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 53 üncü maddesinde, "Çiftçilerin elde ettikleri zirai kazançlar, bu Kanunun 94 üncü maddesine göre hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilir. 54 üncü maddede yazılı işletme büyüklüğü ölçülerini aşan çiftçiler ile bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçilerin kazançları gerçek usulde (zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre) tespit olunarak vergilendirilir. Kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiler bu kazançları için beyanname vermezler.
...
Kazançları gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçiler, yazılı olarak vergi dairesinden istemde bulunmaları halinde izleyen vergilendirme dönemi başından, işe yeni başlayanlar, işe başlama tarihinden itibaren gerçek usule geçebilirler. 54 üncü maddede yazılı ölçüleri aşanlar müteakip vergilendirme dönemi başından itibaren gerçek usulde; gerçek usule tabi olanlardan bu ölçülerin altında kalanlar müteakip vergilendirme dönemi başından itibaren hasılatları üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilirler." hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanunun 54 üncü maddesinde, zirai kazancın gerçek usulde tespiti bakımından bir takvim yılı içinde dikkate alınacak işletme büyüklüğü ölçüleri belirlenmiştir.
Buna göre, söz konusu maddenin (A) bendinin 24 üncü grubunda, küçükbaş hayvanlarda işletme büyüklüğü ölçüsü, 750 adet hayvan (Bir yaşından küçük küçükbaş hayvanlar ile kümes hayvanları hariç) olarak tespit edilmiştir.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 213 üncü maddesinde, zirai kazanç elde eden mükelleflerin çiftçi işletme defteri tutacağı ifade edilmiş olup, bu mükelleflerin isteğe bağlı olarak bilânço esasına göre defter tutabilmeleri Gelir Vergisi Kanununda düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, çiftlik içerisinde beslenen tavuklardan elde edilen yumurtaların satılması faaliyeti neticesinde elde edilecek kazanç; zirai kazanç olup ayrıca Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinde kümes hayvanları ile ilgili işletme büyüklüğü ölçüsü belirlenmediğinden, yetiştirilen tavuklardan elde edilen yumurtaların satılması faaliyetinden elde edilen kazancın anılan Kanunun 94 üncü maddesine göre tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, kayıtlarımızın tetkikinden kendi isteğiniz ile gerçek usulde zirai kazanç usulüne göre vergilendirildiğiniz anlaşıldığından, zirai kazancınıza ilişkin zirai işletme defteri kullanmanız gerekmekte olup bağlı olduğunuz vergi dairesine dilekçeyle başvuruda bulunmanız halinde ise bilanço esasına göre defter tutmanız mümkün bulunmaktadır.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde; fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanunun 232 nci maddesinde; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2.Serbest meslek erbabına;
3.Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;
4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5.Vergiden muaf esnafa;
Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlarda fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.