Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
MALİYE BAKANLIĞI
Kabul Tarihi:
08.06.1998
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
08.06.1998
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü
SAYI: B.07.0.GEL.0.50/5011-128/21487
KONU: Şirketin ihracata ilişkin gümrük çıkış beyannamesinin ve faturanın 31.12.1991 tarihinde düzenlendiği, ancak malın fiili ihracatının 1992 yılında gerçekleştiği belirtilerek, malın ihraç bedelinin, hangi yılın hasılatı arasında gösterileceği hk.
İZMİR VALİLİĞİ
(Defterdarlık: Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğüne)
İLGİ: 10.11.1997 gün ve B.07.4.DEF.0.35.11/176300-326/918 sayılı yazınız.
İliniz ..... Vergi Dairesinin .... sicil numarasında kayıtlı mükellefi .... Ltd. Şti. tarafından Defterdarlığınıza verilen ..... tarihli dilekçelerde, şirketin yapmış olduğu ihracata ilişkin gümrük çıkış beyannamesinin ve faturanın 31.12.1991 tarihinde düzenlendiği, ancak malın fiili ihracatının 1992 yılında gerçekleştiği belirtilmektedir. Bu durumda, malın ihraç bedelinin, hangi yılın hasılatı arasında gösterileceği konusundaki Bakanlığımız görüşü sorulmaktadır.
5422 sayalı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, kurumlar vergisinin, birinci maddede yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazancın konusunu oluşturan 37 nci maddesinde de ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ifadesi kullanılmış ve ticari kazançta vergiyi doğuran olay tahakkuk esasına bağlanmıştır. Vergi Usul Kanunu'nun 21 inci maddesinde de vergiyi doğuran olay, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın meydana gelmesi ve hukuki durumun oluşması şeklinde tanımlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nda yer alan fatura da tacirler arasındaki faaliyetlerin belgelendirilmesi amacıyla tahakkuk esasına bağlı kalınarak düzenlenmektedir.
Vergi Usul Kanunu'nun 229 uncu maddesine göre, fatura "satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır." şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında düzenlenmiş olması zorunludur. Satış akdinin tekemmül edebilmesi için akdi unsurlarının tamamının yerine getirilmesi gerekir. Bu unsurlardan birisi de "malın mülkiyetinin alıcıya nakli"dir.
Vergi Usul Kanunu'nun 231 inci maddesinin 5 numaralı fıkrasına göre, faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren en geç 10 gün içinde düzenlenmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, vergiyi doğuran olay olan satış akdi, satışa konu olan malın fiilen ihraç edildiği tarihte gerçekleşmektedir. Alıcı da bu tarih itibariyle satılan malın karşılığı olan semeni talep etme hakkını kazanmaktadır. Bu nedenle, faturanın da bu tarihten itibaren en geç 10 gün içinde düzenlenmesi zorunludur. Dolayısıyla, düzenlenen faturaların tarihlerinin fiili ihraç tarihi olması gerekir.
Diğer taraftan, yurt dışındaki alıcının satış akdine konu olan malı satıcının Türkiye'deki fabrikasında, deposunda veya herhangi bir işyerinde kendisinin veya adına hareket edenin teslim alacağının satış akdine belirlenmiş olması halinde satıcının belirtilen işyerinde malı teslim etmesiyle satış akdi tamamlanmış olacaktır.
Bu durumda, ihracatta malın satıcının Türkiye'deki işyerinde teslim alınması durumu hariç olmak üzere, mal fiilen ihraç edilmedikçe satış akdi tamamlanmamış sayılacak ve tahakkuk etmiş bir kazançtan söz edilemeyecektir.
Buna göre, söz konusu olayda ihracat, malın fiilen ihraç edildiği 1992 yılında gerçekleşmiş olmaktadır. Dolayısıyla, bu işten sağlanan kazanç da 1992 yılının geliri olarak vergilendirilecektir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.