Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
MALİYE BAKANLIĞI
Kabul Tarihi:
18.06.2007
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
18.06.2007
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
Sayı: B.07.1.GİB.0.66/6685-5082-54841
................. BELEDİYE BAŞKANLIĞINA
İlgi: a) .......... tarih ve ................. sayılı yazımız.
b) .......... tarih ve ............... sayılı yazınız.
İlgi (b)'de kayıtlı yazınız ve eklerinin incelenmesinden;
1....................'nin 1953 yılında veraset yoluyla sahip olduğu ............... Mahallesinde tapunun ....... Pafta.......... ada ve ..........parselinde kayıtlı bulunan .............. m2 arazideki 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında Karar" uyarınca arazi vergisi ödenen 57048/114096 hissesinin 5000/114096 lık kısmının 11/05/2005 tarihinde .............'ye satılması üzerine bu Kararın 3/(d) maddesi uyarınca 2001-2005 yıllarına ait ikmalen arsa vergisi tarh edildiği,
2) Mükellefçe bu tarhiyat ile ilgili olarak süresinde vergi mahkemesinde dava açılmadığı ve düzeltme-şikayet talebinin de Belediye Başkanlığınızın 30/06/2005 tarih ve 539 sayılı yazısı ile reddedilmesi nedeniyle vergi mahkemesinde iptal davası açıldığı,
3) ............. Vergi Mahkemesinin 25/11/2005 tarih ve Esas No: 2005/208, Karar No: 2005/376 sayılı Kararı ile, mükellef talebinin reddedilerek Belediye Başkanlığınızın davaya konu işleminin tasdik edildiği,
4) Mükellefin aynı konu ile ilgili olarak açtığı diğer davanın da, yine aynı Mahkemenin 29/09/2006 tarih ve Esas No: 2006/399, Karar No: 2006/359 sayılı Kararı ile incelenmeksizin reddedildiği,
anlaşılmaktadır.
Konuyla ilgili olarak Başkanlığımız Hukuk Müşavirliğinden alınan 16/05/2007 tarih ve B.07.1.GİB.0.00/0020-130 sayılı yazıda;
- 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Vergi Hatalarını Düzeltme" başlıklı üçüncü bölümünde yer alan 116 ncı maddesinde vergi hatasının, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilemede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlandığı ve bu hataların, "Hesap Hataları" ve "Vergilendirme Hataları" başlığı altında 117-118 inci maddelerde iki ayrı grup halinde ele alındığı,
- Bu hükümlere göre, bir vergilendirme işleminde vergi hatasından söz edebilmek için ortada, açık biçimde vergi miktarında fazlalık veya eksikliğe ya da vergi yükümlülüğünün saptanmasına neden olan yanlışlıkların mevcut olmasının gerekli olduğu,
- Ortada açıkça vergi hatasının bulunduğu anlaşılamıyor ihtilafın halli hukuki bir yorumu gerektiriyorsa, bu takdirde Vergi Usul Kanununun 118 inci maddesinde belirtilen anlamda bir vergi hatasından söz etmenin mümkün olmadığı, nitekim konuyla ilgili yargı kararlarında da; hukuki bir sorun teşkil eden ve yasaların yorumu sonunda çözümlenebilecek nitelikte olan anlaşmazlığın vergi mahkemesinde dava yolu ile çözümlenmesi gerekirken düzeltme ve şikayet yoluna gidilmek suretiyle dava açılmasında isabet görülmediği,
- Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay'dan geçmiş olan muamelelerde hata bulunması halinde kararlar kesinleşmiş de olsa, yargı organlarının hata hakkında bir karar vermemiş olmaları kaydıyla, normal şekilde düzeltme yapılabilmesinin 213 sayılı Kanunun 125 inci maddesi hükmü gereği olduğu, başka bir deyişle, yargı kararlarının kesinleşmesinden sonra dahi, anılan husus hakkında mahkemece hüküm kurulmamış olması şartıyla, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istendiği veya alındığının hukuki değerlendirmeye ihtiyaç duyulmayacak şekilde açıklıkla anlaşılması halinde düzeltme hükümlerine göre işlem yapılmasının imkan dahilinde bulunduğu,
- Somut olayda yargı yerince, dava konusu edilen vergide yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı yönünde irdeleme yapılmadığı, ortaya çıkan mevcut hukuki uyuşmazlığın herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde açık bir vergi hatası kapsamında değerlendirilememesi ve hukuki bir sorun teşkil etmesi nedeniyle, anılan hususların düzeltme şikayet yoluyla dava konusu edilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın esasına girilmeden, usulden davanın reddine karar verildiği, bu bağlamda, ikmalen tarh edilen verginin kanuna uygun bulunup bulunmadığı hususunda mahkemece verilmiş ve kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği,
- 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin atfı nedeniyle, bina ve arazi vergileri hakkında da 213 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağından, 213 sayılı Kanunun 120 nci maddesi uyarınca, ilgili belediye tarafından alınan emlak vergisi ile ilgili olarak düzeltilmesi gereken bir hususun bulunması halinde, bu kapsamdaki işlemlerin ve dolayısıyla değerlendirmelerin ilgili belediye tarafından yapılması gerektiği,
açıklamalarına yer verilmektedir.