Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
Gelir İdaresi Başkanlığı
Kabul Tarihi:
17.04.2014
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
17.04.2014
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)
Sayı: 27575268-105[280-2013-9106]-397
Konu: Merkezden yurtdışı şubeye aktarılan paralar üzerinden faiz hesaplanıp hesaplanmayacağı ile söz konusu paraların VUK'nun değerleme hükümleri karşısındaki durumu hk.
İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda, … Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi numaralı mükellefi olduğunuz, Kurumunuzun …. Cumhuriyetinde … vergi numarası ile “…” adı altında 12/08/2011 tarihi itibariyle “…” tarafından tescil edilmiş bir şubesinin bulunduğu, söz konusu şubenin … faaliyetini yürüttüğü, öte yandan şubenin … satışlarına yönelik ….’daki potansiyel iş imkanlarını araştırdığı, … ürünlerinin …..’da satışının gerçekleşmesi durumunda, satış sonrası destek hizmetlerinin de şube üzerinden verilmesinin hedeflendiği ve şirketinizin bahse konu …. Şubesi ile yaptığı protokol gereğince şube ihtiyaçlarının karşılanmasını teminen ilgili şubeye döviz cinsinden para gönderildiği belirtilmiştir.
Şirketiniz tarafından döviz olarak gönderilen ve ticari mahiyeti bulunmayan paraların Vergi Usul Kanununun değerleme hükümleri karşısındaki durumu ve ticari olmayan bu alacak açısından faiz hesaplanıp hesaplanmayacağı hususlarında Başkanlığımızdan görüş talep ettiğiniz anlaşılmıştır.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 281 inci maddesine göre alacakların mukayyet değerleriyle değerlenmesi gerekmekte olup aynı Kanunun 280 inci maddesine göre de yabancı paraların borsa rayici ile değerlenmesi, borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğunun anlaşılması halinde bu rayiç yerine alış bedelinin esas alınması, yabancı paranın borsada rayicinin olmaması durumunda değerlemenin Maliye Bakanlığınca tespit edilecek kur ile yapılması ve yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da bu hükümlerin uygulanması icap etmektedir.
Özelge talep formunuzun incelenmesinden, söz konusu şubenin … faaliyetlerini yürüttüğü, öte yandan şubenin … ürünlerin satışına yönelik ….’da potansiyel iş imkanlarını araştırdığı, … ürünlerinin …..’da satışının yapılması halinde satış sonrası destek hizmetlerinin de şube üzerinden verilmesinin hedeflendiği, ödünç para verilmesine ilişkin sözleşmenin 2.2.12. bölümünde ödünç verilen paralar için bir faiz oranının tespit edildiği anlaşılmış bulunmaktadır.
Bu itibarla, ….’da faaliyet gösteren şubenizin finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla gönderilen paralar şirketiniz nezdinde bir ticari alacak doğurmakta olup bu tutarların Vergi Usul Kanununun 280 inci maddesi uyarınca değerlemeye tabi tutulması, oluşan kur farklarının gelir veya gider hesaplarıyla ilişkilendirilmesi gerekmektedir.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı" başlıklı 13 üncü maddesinde, (1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.
(2) İlişkili kişinin kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder…
(3) Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade eder…
…” hükümlerine yer verilmiştir.
Konuya ilişkin ayrıntılı açıklamaların yapıldığı 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğin “4- Emsallere Uygunluk İlkesi” başlıklı bölümde "…Emsallere uygun fiyat veya bedel, aralarında ilişkili kişi tanımına uygun herhangi bir ilişki olmayan kişilerin tamamen işlemin gerçekleştiği andaki koşullar altında oluşturduğu piyasa ya da pazar fiyatı olarak da adlandırılan tutardır. Bu fiyat veya bedel, işlem anında hiçbir etki olmaksızın objektif olarak belirlenen en uygun tutar olup, ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin bu tutar olması gerekmektedir.
Aralarında ilişki bulunmayan gerçek kişi veya kurumlar arasındaki işlemlerde fiyat, piyasa koşullarına göre belirlendiğinden, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde de aynı koşullar geçerli olmalıdır. Dolayısıyla, taraflar arasındaki ilişkinin mal veya hizmet fiyatlandırmasına herhangi bir etkisi bulunmamalıdır.