Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kabul Tarihi:
12.09.2012
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
12.09.2012
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)
SayıB.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 30-2768
12/09/2012
KonuDar mükellef kurumun Türkiye'de bulunan iş yeri vasıtasıyla elde ettiği gelirin vergilendirilmesi.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda,....Vergi Dairesi Müdürlüğünün .... vergi kimlik numaralı mükellefi olan avukatlık ortaklığınızın biri İngiltere vatandaşı ..... olan gerçek kişi, diğeri ise Slovakya mukimi ve ....Vergi Dairesi Müdürlüğünün ...... vergi kimlik numaralı mükellefi ...... Şirketi olmak üzere iki ortağının bulunduğu, gerçek kişi ortağın pay oranının % 1, tüzel kişi ortağın pay oranının ise % 99 olduğu ve ortaklığın gelirlerinin ortaklar arasında payları oranında dağıtıldığı belirtilerek, avukatlık ortaklığı olarak verilen hizmetler karşılığında ve payı oranında tüzel kişi ortağınızın elde ettiği gelirin ne şekilde vergilendirileceği hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Tam ve dar mükellefiyet" başlıklı 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanların, dar mükellefiyet esasında sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği hükmü getirilmiş, üçüncü fıkrasının (c) bendinde, Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançları dar mükellefiyette kurum kazancını oluşturan kazanç ve iratlar arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun "Dar Mükellefiyet Esasında Verginin Tarhı ve Ödenmesi" başlıklı üçüncü kısmında dar mükellef kurumların vergilendirilmesine ilişkin hükümlere yer verilmiş olup 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "III-Dar Mükellefiyet Esasında Verginin Tarhı Ve Ödenmesi" bölümünde de ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır.
Anılan Tebliğin "22.2.3. Serbest Meslek Kazançları" başlıklı bölümünde,
"Serbest meslek faaliyeti, esas itibarıyla gerçek kişilerce icra edilen ve Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinde tanımlanan faaliyet türüdür. Dar mükellef kurumların bu tür kazanç elde etmeleri ise istihdam ettikleri personelleri aracılığı ile olmaktadır.
Serbest meslek kazançlarının Türkiye'de elde edilmiş sayılması için serbest meslek faaliyetinin Türkiye'de icra edilmesi veya Türkiye'de değerlendirilmesi gerekir.
Türkiye'de değerlendirme, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa Türkiye'de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır.
...
Serbest meslek kazancının Türkiye'de yapılmakta olan ticari faaliyet kapsamında elde edilmesi halinde, kurum kazancının tespitinde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümler uygulanacaktır. Türkiye'de bulunan işyeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla ticari kazanç elde eden dar mükellef kurumların Türkiye'de elde ettikleri serbest meslek kazançları bulunması halinde, dar mükellef kurumların Türkiye'deki işyeri veya daimi temsilcisi vasıtasıyla elde ettiği kazanç ve iratlar ticari kazanç olarak değerlendirileceğinden, bu serbest meslek kazancı üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılmayacaktır.
Türkiye'de işyeri veya daimi temsilcisi bulunmayan ya da işyeri veya daimi temsilcisi bulunmakla birlikte bunlarla ilişkili olmaksızın Türkiye'de serbest meslek faaliyeti icra eden veya bu faaliyeti Türkiye'de değerlendirilen kurumların, yıllık beyanname vermeleri halinde, kesilen bu vergiler beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir."
açıklamaları yer almıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Serbest Meslek Erbabı" başlıklı 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (3) numaralı bendinde, serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirketlerde ortaklar, adi komandit şirketlerde komanditelerin bu maddenin uygulanmasında serbest meslek erbabı sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, vergi tevkifatı yapacaklar sayılmış olup (2) numaralı bendinde de, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden vergi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.
Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, Dar mükellefiyete tâbi kurumlara yapılan serbest meslek ödemelerinden; altıncı fıkrasında da yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları tutarı üzerinden, kurum bünyesinde kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasında da, beyannamede gösterilen kazançlardan, Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasına ve 30 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre kaynağında kesilmiş olan vergilerin beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edileceği hükme bağlanmıştır.