Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü
Sayı39044742-010.01-6312
06.01.2017
KonuFranchise sözleşmesinin iptal edilmesi sonucu iade edilen tutarın kurum kazancı ve KDV yönünden değerlendirilmesi.
İlgide kayıtlı özelge talep formunda, gıda sektöründe faaliyette bulunduğunuzu, aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir firma ile 2012 yılında franchise sözleşmesi kapsamında isim hakkı kullandırma bedeli olarak fatura düzenlediğinizi, 2014 yılında söz konusu firmanın isim haklarını kullanmayacağı gerekçesi ile franchise sözleşmesini iptal edip fatura düzenlemek suretiyle iade etmek istediğini belirterek, iade faturasına konu franchise bedelinin 2014 yılında kurum kazancının tespitinde gider gösterip gösterilemeyeceği ve söz konusu faturada hesaplanan KDV'nin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
I- KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin, Kanun'un 1'inci maddesinde yazılı mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca safi kurum kazancının tespit edilmesinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi yanında Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde yer alan giderler indirilebilecektir.
Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun "Ticari Kazancın Tarifi" başlıklı 37 nci maddesinde, "Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır" hükmü yer almış olup; aynı Kanunun " Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti " başlıklı 38 inci maddesinde ise,
"Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;
İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur." denilmiş, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ise Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerinin safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmasına ilişkin hükme yer verilmiştir.
Ayrıca, ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, düzenlenen sözleşmeye istinaden verdiğiniz hizmete ilişkin tahsil edilen tutarların, tahakkuk ve dönemsellik ilkeleri gereğince, ilgili oldukları dönemlere ilişkin kurum kazancınızın tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hizmeti alan müşteri tarafından sözleşmenin feshi istenerek hizmetin gerçekleştirilmemesi veya hizmet alımından vazgeçilmesine istinaden, tahsil edilmiş franchise bedellerinin sözleşmenin feshedildiği tarihten sonraki dönemlere ilişkin kısmının müşteriye iade edilmesi halinde, bu tutarların daha önce kurum kazancınızın tespitinde gelir olarak dikkate alınmış olması ve müşteriye iade edilen bu tutarların belgelendirilmesi şartıyla, söz konusu tutarların iade edildiği döneme ait kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür.
Söz konusu işlemlerin muvazaalı olarak indirim konusu yapıldığının tespit edilmesi halinde, bu tutarlara tekabül eden verginin, cezalı olarak tarh edileceği hususu tabiidir.
II-KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
-1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu;
-29/1-a maddesinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV'yi indirebilecekleri,