Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kabul Tarihi:
12.01.2012
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
12.01.2012
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
(Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü)
SayıB.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-143
12/01/2012
KonuYabancı bayraklı gemilere yapılan mal ve hizmet satışlarıyla ilgili vergilendirme, belge düzeni ile Ba- Bs bildirim formu verme zorunluluğu hk.
İlgide kayıtlı dilekçenizde, yabancı bayraklı gemilerin Türkiye'de boğaz geçişi, fener, kılavuzluk, liman girişi, kumanya, gemi personeli yiyecek içecek, konaklama ve gemiye ait yurt dışından gelecek bakım onarım veya arıza için ithal malzemenin gümrükleme giderine ait harcamaların Kurumunuz adına fatura ile çıkışının yapılmasının mümkün olup olmadığı ile bu amaçla yapılan alım ve satımların Ba-Bs bildirim formlarına eklenip eklenmeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6'ncı maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti" başlıklı 38'inci maddesinde ise "Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:
1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir,
2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanun'un 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur." hükmü yer almaktadır.
Buna göre, Kurumunuz tarafından yabancı bayraklı gemiler için Türk kara suları içerisinde gemi sahibi adına yapılan harcamaların, esas itibarıyla öz sermayenizde gerçek bir artışa neden olmaması ve yabancı ulaştırma kurumunun kazancının tespitinde dikkate alınacak olması nedeniyle Kurumunuz kazancıyla ilişkilendirilmeksizin takip edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, söz konusu hizmetler karşılığı Kurumunuza ödenen komisyonların ise kurum kazancına dahil edilerek beyan edileceği tabiidir.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11/1-a maddesi ile; ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler; 13/b maddesi ile de deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetler KDV den istisna edilmiştir.
Aynı Kanun'un 32'nci maddesinde de bu Kanun'un 11 ve 13'üncü maddeleri ile KDV'den istisna edilen işlemler nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde mükelleflere iade edileceği hükme bağlanmıştır.
Konu ile ilgili olarak yayımlanan 15 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin, 87 Seri No'lu Katma Değer Vergisi Tebliği ile değiştirilen (B) bölümünde belirtildiği üzere;
1- Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 13/b maddesiyle, deniz ve hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetler vergiden istisna edilmiştir. Bu hükme göre söz konusu istisna, seyrüsefere ilişkin olmak üzere liman ve hava meydanlarında araçlar için ifa edilen her türlü hizmeti kapsamaktadır. Bu hizmetlerin liman ve hava meydanları işletmeleri yanında diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından ifa edilmesinin istisna uygulaması açısından önemi bulunmamaktadır.
2- Uluslararası deniz ve hava taşımacılığına ilişkin olarak araçlara yapılan akaryakıt, su, kumanya, teknik ve diğer malzeme şeklindeki teslimler aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde vergiye tabi olmayacaktır.
a. Kabotaj hakkının düzenlendiği 20 Nisan 1926 tarih ve 815 sayılı Kanun'un 1'inci maddesi gereğince, yabancı bayraklı gemilerin Türkiye içinde taşıma yapma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle yabancı bayraklı gemilere yapılan söz konusu teslimler 'yurt dışındaki bir müşteriye' yapılan teslim niteliğinde olduğu ve gümrük hattı dışında bulunan araca yapıldığından Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11 ve 12/1-a maddeleri gereğince ihracat istisnası kapsamına girmektedir.
b. Uluslararası deniz taşımacılığı yapan yerli gemiler ise "yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubesi" niteliği taşıdığından bu gemilere yapılan söz konusu teslimler de aynı Kanun'un 11, 12/1-a ve 12/2 maddeleri gereğince ihracat istisnası kapsamına girmektedir.
3- Yukarıda açıklanan ve istisna kapsamına giren teslim ve hizmetlere ilişkin işlem veya ödemelerin acenteler tarafından yapılması istisnasının uygulanmasına engel değildir. Acenteler, sayılan teslim ve hizmetlere muhatap olan alıcı ve faydalananların temsilcisi durumundadır. Bu bakımdan işlem ve ödemeler acenteler tarafından yapılsa bile teslim ve hizmetler asıl muhatap olan araçlara yapılmış olacağından istisna kapsamına girmektedir.