Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kabul Tarihi:
23.08.2011
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
23.08.2011
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü
Sayı.4.35.16.01-176200-406
23/08/2011
KonuAvukatlık Vekalet Ücretinin İadesi
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; vekili bulunduğunuz ... lehine ... Belediye Başkanlığı'na açmış olduğunuz kamulaştırma davasını yerel mahkeme kararı ile kazanarak ... tarih ... nolu Serbest Meslek Makbuzuyla vekalet ücretlerini tahsil ettiğiniz makbuzları serbest meslek defterinize kaydederek dönem KDV, Geçici Vergi ve Gelir Vergisi beyannamelerinize dahil ettiğiniz, ancak Yargıtay Kararı ile yerel mahkemenin verdiği karar aleyhinize bozulduğundan tahsil ettiğiniz vekalet ücretleriyle, müvekkilinize tahsilatın tamamını iade etmeniz nedeniyle beyan ettiğiniz KDV ve Gelir Vergisinin düzeltmelerini nasıl yapacağınız konusunda tereddüte düştüğünüz belirtilerek Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 67 nci maddesinde, serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyle yapılan giderler indirildikten sonra kalan fark olduğu hükmü yer almıştır.
Aynı Kanunun 68 inci maddesinin 10 numaralı bendinde; Mesleki faaliyetle ilgili olarak kanun, ilam ve mukavelenameye göre ödenen tazminatların serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak hasılattan indirilebileceği hükmü bulunmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 ve 166 ncı maddeleri avukatlık ücretini tanımlamakta ve kaynakları itibariyle, sözleşmeye bağlı olarak iş sahibinden sağlanan vekalet ücreti ile dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenilecek vekalet ücreti olmak üzere iki ayrı vekalet ücretinden söz edilmektedir.
Bahsedilen Kanunun 4667 sayılı kanunla değişik 164 üncü maddesinin son fıkrasında; "... Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.", 168/3 üncü maddesinde, "Avukatlık (ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.", 169 uncu maddesinde de, "Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz." denilmiş olup, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda ise; yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verileceği hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 236 ncı maddesinde; "Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesi uyarınca, serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi bulunmaktadır.
Anılan Kanunun 10 uncu maddesinde, hizmet ifası hallerinde vergiyi doğuran olayın hizmetin yapılması, hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere, belgelerin düzenlenmesi anında meydana geleceği hükme bağlanmıştır.
Yine aynı Kanunun 20 nci maddesinde ise; teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu ve bedel deyiminin de, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği belirtilmektedir.
Buna göre, katma değer vergisi uygulamasında, yapılan hizmetin bedelinin alıcılardan tahsil edilip edilmemesi bu bedel üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinin beyan edilmesine engel teşkil etmemektedir. Bedel tahsil edilmemiş olsa dahi hizmetin yapıldığı anda ve/veya hizmet yapılmadan önce fatura, serbest meslek makbuzu veya benzeri belge düzenlendiği anda katma değer vergisi doğmaktadır.
Söz konusu Kanunun 35 inci maddesinde; "Malların iade edilmesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta değişiklik vukubulduğu hallerde, vergiye tabi işlemleri yapmış olan mükellef bunlar için borçlandığı vergiyi; bu işlemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun şekilde ve değişikliğin vukubulduğu dönem içinde düzeltir. Şu kadar ki, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi şarttır." denilmektedir.