Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı: B.07.1.GİB.4.35.18.02-1744-459
Konu: Binek otomobilin aktife alınması
İlgide kayıtlı dilekçenizin incelenmesinden, ....... Vergi Dairesinin mükellefi olduğunuz, .../2010 tarihinde serbest meslek faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiğiniz, kullanmakta olduğunuz binek otomobili .../2007 tarihinde taşıt kredisi kullanarak ... TL bedel ile satın aldığınız, kullanmış olduğunuz kredinin vadesinin .../2011 tarihinde sona ereceğini ve söz konusu binek otomobili envantere kaydedeceğinizi belirterek, aracın maliyet bedeline kullanmış olduğunuz kredinin faizinin eklenip eklenmeyeceği, söz konusu araçla ilgili amortisman uygulaması ile 2010 yılında ayrılacak ve gider yazılacak amortisman tutarının ne olacağı hakkında Başkanlığımızdan görüş talep ettiğiniz anlaşılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 262 nci maddesinde; "Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder." şeklinde hükme yer verilmiştir.
Öte yandan, Kanunun 269 uncu maddesinde; "İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir. Bu kanuna göre, aşağıdaki yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir:
1. Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı;
2. Tesisat ve makinalar;
3. Gemiler ve diğer taşıtlar;
4. Gayrimaddi haklar" hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, anılan Kanunun 270 inci maddesinde ise, gayrimenkullerde maliyet bedeline giren giderlerden bahsedilmiştir. Söz konusu maddede, "Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satınalma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:
1. Makine ve tesisattan gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri;
2. Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler.
Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedelini ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler." şeklinde hükme yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 320 nci maddesinde ise, işletmelere ait binek otomobillerinin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılacağı, amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değerin, itfa süresinin son yılında tamamen yok edileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun Geçici 5 inci maddesinde de "Bu kanunun mer'iyete girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda ticari, zirai veya mesleki kazançları dolayısıyla yeniden Gelir Vergisine girecek veya basit usulden gerçek usule geçecek olan mükellefler ile öteden beri faaliyete devam eden serbest meslek erbabınının amortismana tabi iktisadi kıymetleri maliyet bedeli, maliyet bedeli bilinmiyorsa bizzat kendilerince alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile değerlenir. Şu kadar ki, bu kıymetlerin alış tarihleri ile mükellefiyete giriş veya gerçek usule geçiş tarihi arasındaki yıllara ait amortismanlar tutarı bu değerden düşülür ve bakiyesinin amortismanına devam olunur.
Mükellefçe tahmin olunacak bedelin fazla hesaplandığının tesbiti halinde bundan dolayı adına ceza kesilmez." hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun "Mesleki Giderler" başlıklı 68 inci maddesinde, serbest meslek kazancının tespitinde hangi giderlerin hâsılattan indirilebileceği belirtilmiş, mezkur maddenin (4) numaralı bendinde de mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların (amortismana tâbi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanunun 328 inci maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil) serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirileceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, konuyla ilgili olarak yayımlanan 163 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde;
"1- Yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanların ise, ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması,
2- Döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesi zorunlu bulunmakta; aynı kıymetlerle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılması, mümkün bulunmaktadır." şeklinde açıklamaya yer verilmiştir.