Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
Sıra No: 151
Kurum:
Milli Emlak Genel Müdürlüğü
Kabul Tarihi:
11.02.1989
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
11.02.1989
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
SAYI : Mile 2. Şb. 3245-2716/4659
KONU - 3402 Sayılı Kadastro Kanunu
SIRA NO : 151
........................ VALİLİĞİNE
.................... KAYMAKAMLIĞINA
Gerek il ve ilçelerin merkez belediye sınırları içinde, gerekse bu sınırların dışında (kalan yerlerde uygulanabilen 21/6/1987 gün ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu, 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu ile 766 sayılı Tapulama Kanununu yürürlükten kaldırmıştır. Söz 'konusu Kanunun Bakanlığımızı ilgilendiren hükümlerine açıklık getirmek amacıyla bu genel tebliğin yayımlanması gerekli görülmüştür.
I - 3402 SAYILI KADASTRO KANUNU’NUN MİLLÎ EMLÂK MEVZUATI YÖNÜNDEN GETİRDİĞİ BAZI YENİ HÜKÜMLER
-Kanuna göre, kadastro bölgesi; her ilin merkez ilçesi ile diğer ilçelerinin idari sınırları içinde kalan (yerdir (m. 2/1) Kadastro bölgesindeki her köy ile belediye sınırları içinde bulunan mahallelerden her biri ise kadastro çalışma alanı olarak tanımlanmıştır (m. 4/1).
- Kanunun 7 nci maddesinin son fıkrası hükmüne göre, kadastroda taşınmaz malların sınırlandırılması çalışmalarında Bakanlığımız ile Orman Genel Müdürlüğü gözlemci bulundurabilecektir.
- Kadastro çalışma alanı içinde, bitişiğinde ve dışında toplu olarak bulunan taşınmaz mallardan kadastro tutanağı düzenlenmeyen yerlerin kadastroya tabi tutulması yolunda, iddia olursa sınırlandırma (tahdit) ve tesbitinin yapılarak tutanak (düzenleneceği ve sonra kadastro komisyonuna verileceği öngörülmüştür (m. 7/IV). Ayrıca daha önce tapulama veya kadastro çalışmaları sırasında tesbit dışı bırakılan tapulu taşınmaz mallar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerin bu Kanuna göre kadastrosunun yapılacağı 22 nci maddenin II. fıkrasında belirtilmiştir.
- Eskiden olduğu gibi soyut itirazların incelenmesine son verilmiş, itirazların uygulanan belgelerin geçerliliğine yapılabileceği esası getirilmiştir (m. 9/III)
-Kadastro tesbitine itarazların kadastro teknisyenliğine veya Kadastro Müdürlüğüne yapılabileceği kabul edilmiştir (m. 9/II).
- Kadastro -tutanaklarına itirazların kadastro ekibinin çalışma alanındaki faaliyetleri bitinceye kadar yapılabileceği önğörülmüştür (m. 9/I)
- İtirazların değerlendirilmesi sonucunda komisyonca yeni bir, tutanağın düzenlenmesi zorunluluğu getirilmiştir (m. 10/II).
- Tapusuz taşınmaz malların tesbitinde miktarlar sulu ve kuru ayrımı yapılarak arttırılmış, bu miktarlardan fazlasının zilyeti adına tesbit edilebilmesi için gerekli belgelerden olan vergi kayıtlarının kapsamı 31/12/1981 tarihine kadar genişletilmiştir (m. 14/A).
- 14 ncü maddedeki şartların mevcudiyeti halinde imar ve ihyanın mülkiyeti kazandıracağı, aksi halde taşınmaz malın Hazine adına tesbit edileceği kabül edilmiştir (m. 17)
- 16 ncı maddede kamu malları; hizmet, orta ve. sahipsiz mal kategorilerine ayrılarak, bunlardan orta malları hakkında özel bir sicilin ihdas edileceği benimsenmiştir.
- Kadastro Müdürünün, yapılan tesbitler uyarınca düzenlenen tutanaklara göre düzenleyeceği askı cetvellerini, pafta örneklerini Kadastro Müdürlüğünde, köy /ve mahalle muhtarının çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettireceği ve ilanda itirazı olanların bu süre içerisinde Kadastro Mahkemesinde dava açmalarını belirteceği, Kanunun 47 nci maddesi gereğince çıkarılan yönetmelik uyarınca mahalli maliye kuruluşuna da duyuru yapılacağı, tüm bu işlemlerin kadastro ekibinin çalışma alanındaki işlerinin bitimini izleyen üç ay içinde yapılması zorunluluğu kabul edilmiştir.
- Zilyedlerinin kazandırıcı zaman aşımı ile iktisap etme şartlarının taşımadığı taşınmaz mallardan tescile tabi olanlar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerin Hazine adına tesbit edileceği kabul edilmiş, Kanunun 33 ncü maddesi ile, bu hususu düzenleyen 18 nci madde hükmü genelleştirilmiştir.
-Kadastro davalarında, avukatı bulunmayan kamu kurum ve kuruluşların daire amiri veya daire amirinin yetkili kılacağı memurlarca temsili edileceği esası getirilmiştir (m. 3l/II).
- Taşınmaz malın bir kısmında ihtilaf sözkonusu olduğu durumda ihtilafsız kısmın ilgililerinin talebi ve imar mevzuatının izin vermesi halinde ifraz edilerek davaya ihtilaflı kısım üzerinden devam edilebileceği benimsenmiştir (m. 30/III).
- Kanunun 28 nci maddesinde, davacı gerçek ve tüzel kişilerin dava sebep ve delillerini dilekçelerinde, bildirmeleri zorunlu kılınarak, aksi takdirde hâkimin bu konudaki tebligatına rağmen ilk duruşma oturumuna kadar dilekçeyle veya ilk oturuma gelmek suretiyle bildirilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağı ve tesbit gibi tescile karar verileceği öngörülmüştür.
- Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda (vasıf ve mülkiyet değişikliği hariç) ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fennî hataların ilgilinin başvurusu üzerine veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltileceği ve bu hususta 10 yıllık hak düşürücü sürenin aranmayacağı kabul edilmiştir (m. 41).