Bilindiği üzere, 14.4.1979 gün ve 16609 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 23.1.1979 gün ve E: 1978/14, K: 1979/6 sayılı kararı ile 1475 sayılı İş Kanunu'nun 1927 sayılı Kanunla değişik 14 ncü maddesinde yer alan;
" ...................... Kıdem tazminatına esas olacak 30 günlük ücret tutarının beher yıl için nazara alınacak miktarı 1475 sayılı Kanuna göre tesbit edilmiş olan günlük asgari ücretin 30 günlük tutarının yedibuçuk katından fazla olamaz."
hükmü Anayasaya şekil ve biçim yönünden aykırı bulunarak iptal olunmuş ve iptal kararının Resmi Gazete'de yayımından itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.
Vergi İdaresi uygulamaları ile Danıştay Kararlarında kıdem tazminatının vergiden müstesna tutulacak kısmının tesbitinde esas alınan bu hükmün Anayasa Mahkemesince iptal olunmasının vergi uygulamasında tereddüt yaratabileceği düşünüldüğünden vergilendirmenin aşağıdaki açıklamalar doğrultusunda yapılması gerekli görülmüştür.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1927 sayılı Kanunla değişik 25 inci maddesinin 7 numaralı bendinde;
"İşten çıkma tazminatı (işten çıkan veya çıkarılanlara verilen tazminatlardır.) Şu kadarki, bu suretle verilen tazminatın miktarı, işten çıkan veya çıkarılanın 24 aylığını aştığı takdirde fazlası ücret olarak vergiye tabi tutulur. Hizmet ifa edilmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz."
hükmü yer almaktadır.
Bu nedenle, Gelir Vergisi Kanununun belirtilen 25/7 nci maddesi hükmü gereğince, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihten (14.4.1980 tarihinden) itibaren işten ayrılanlara ödenecek kıdem tazminatlarının vergiden müstesna tutulacak kısmı çalışan her hizmet yılı için (küsürlar tam yıl olarak nazara alınır.) kıdem tazminatına esas olan günlük ücretin 30 günlük (bir aylık) ve en fazla 24 aylık tutarını aşmaması gerekmektedir.
Bu hüküm uyarınca; hizmet erbabına,
1. Çalışan her hizmet yılı için 3 günlük (bir aylık) tutarın üzerinde yapılan ödemeler ile;
2. 24 aylık tutardan fazla yapılan ödemeler ve;
3. Kıdem tazminatı dışında işten ayrılma sırasında ödenen her türlü tazminatların (kıdem ikramiyesi, kıdemli işçiliği teşvik ikramiyesi, terki hizmet tazminatı gibi)
diğer yıllık ücret ödemeleri ile birleştirilerek 122 sayılı Gelir Vergisi Genel tebliğinde yer alan esaslar çerçevesinde Gelir ve Mali Denge Vergisine tabi tutulması gerekir
Öte yandan kıdem tazminatının Gelir Vergisinden müstesna tutulacak kısmının 1598 sayılı Mali Denge Vergisi Kanununun 2/a maddesi uyarınca Mali Denge Vergisinden de müstesna tutulması icap eder.
Bilgi edinilmesi ve gereği rica olunur.