Katma değer vergisi uygulaması ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
A- HİZMET İHRACI:
Bilindiği üzere, 26 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde hizmet ihracı ile ilgili şartlar belirlenmiş ve gerekli açıklamalar yapılmıştı. Ancak, Bakanlığımıza intikal eden olayların yeniden değerlendirilmesi sonucu, konuyla ilgili olarak bu Tebliğin yayım tarihinden itibaren aşağıdaki şekilde işlem yapılması uygun görülmüştür.
Yurt dışındaki firmaların, Türkiye’den ithal edecekleri mal ve hizmetler ile ilgili olarak, bu firmalara aracılık hizmeti verenlerin, söz konusu hizmetleri karşılığında aldıkları komisyonlar, ihraç edilen mal ve hizmetler yurt dışında tüketildiğinden, hizmet ihracı istisnası kapsamında mütalâa edilecektir. Bu istisnanın uygulanmasında, 26 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (K) bölümünde yer alan diğer şartların da aranılacağı tabiidir.
ÖRNEK 1:
Hollanda’da yerleşik bir firma Türkiye'den maden cevheri ithal etmektedir. Türkiye'de yerleşik (A) firması da söz konusu maden cevherinin sağlanması, kalite kontrolü, malın ihraç limanına kadar taşınması ve gemilere yüklenmesi gibi işleri yabancı firma adına yapmaktadır.
(A) firması, bu hizmetleri ile ilgili olarak yaptığı harcamaları ve komisyon ücretini yabancı firmaya fatura etmekte ve karşılığını döviz olarak Türkiye'ye getirmektedir.
İhraç edilen mal yurt dışında tüketildiğinden, (A) firmasının yaptığı bu hizmet karşılığında aldığı komisyon, hizmet ihracatı istisnası kapsamında mütalâa edilecektir.
ÖRNEK 2:
Irak’da yerleşik bir firma, sulama projesini üstlenen (A) Türk firması hakkında, (B) Türk danışmanlık firmasından, bu firma ile ilgili olarak yeterlilik araştırmasının yapılmasını istemiştir.
(B) danışmanlık firması, bu hizmeti ile ilgili olarak yaptığı harcamaları ve komisyon ücretini yabancı firmaya fatura etmekte ve karşılığını döviz olarak Türkiye’ye getirmektedir.
(A) firmasının hizmetinden yurt dışında faydalanılacağından, (B) danışmanlık firmasının yaptığı bu hizmet karşılığında aldığı komisyon, hizmet ihracatı istisnası kapsamında değerlendirilecektir.
B- İHRACAT İSTİSNASI NEDENİYLE ARANILAN BELGELER:
28 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde açıklandığı üzere, ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi iade ve mahsup taleplerinin yerine getirilebilmesi için;
1. Gümrük çıkış beyannamesinin aslı veya noterce onaylı örneğinin,
2. Döviz alım belgesinin aslı veya ilgili banka şubesince onaylı ve şerhli örneğinin,
3. Alış ve satış faturalarının (imalatçılarda sadece satış faturalarının) fotokopilerinin, vergi dairelerine ibrazı gerekmektedir.
Ancak uygulamada ortaya çıkan bazı güçlükler gözönüne alınarak, bu Tebliğin yayım tarihinden itibaren dileyen mükelleflerin alış ve satış faturalarının fotokopileri yerine, bu faturalara ait listeleri ibraz etmeleri yeterli görülmüştür.
Bu listelerde; faturanın tarihi, numarası, alıcı veya satıcının adı ve soyadı veya ünvanı, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, malın cinsi, miktarı, bedeli ve hesaplanan katma değer vergisi hususları yer alacaktır.
Bu listeler üç örnek olarak düzenlenecek ve listelerin her sayfasının alt kısmına “Listelerde yer alan bilgilerin doğruluğunu taahhüt ve herhangi bir yanlışlık olduğunun tespiti halinde uygulanacak müeyyideleri kabul ederim.” şerhi konularak, işletme yetkilileri tarafından isim ve ünvan kaşeleri kullanılmak, düzenleme tarihi belirtilmek suretiyle imzalanacaktır.
C- İHRAÇ KAYDIYLA YAPILAN TESLİMLERDE İHTİYARİLİK VE MÜTESELSİL SORUMLULUK:
Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1. maddesine 3297 sayılı Kanunla eklenen (c) bendi ile, ihraç edilmek kaydıyla imalatçılar tarafından ihracatçılara teslim edilen mallara ilişkin katma değer vergisinin, ihracatçılar tarafından ödenmemesi esası getirilmiştir.
Ayrıca, 3065 sayılı Kanunun 11. maddesinin 2. fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, 27 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (B) bölümünde, imalatçı olmayan mükelleflerin Dış Ticaret Sermaye Şirketlerine ihraç kaydıyla yaptıkları teslimler de tecil-terkin uygulaması kapsamına alınmıştır.
Bununla birlikte, tecil-terkin uygulaması kapsamına giren mükelleflerin, bu esasa başvurmadan ve katma değer vergisi ödenmek suretiyle genel hükümler çerçevesinde işlem yapmaları mümkün bulunmaktadır. Ancak bu şekilde ödenen verginin, malı teslim eden mükellef tarafından ilgili vergi dairesine genel esaslara göre beyan edilip ödenmesinden Vergi Usul Kanununun 11. maddesi gereğince malı satan ve alan mükellefler birlikte müteselsildi sorumlu olacaklardır.
D- ARSA KARŞILIĞI İNŞAAT İŞİNDE KATMA DEĞER VERGİSİ UYGULAMASI: