Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Kabul Tarihi:
07.06.1995
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
07.06.1995
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Bilindiği gibi, Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında 3167 sayılı Kanunun 3 ve 9 uncu maddeleri çerçevesinde, banka genel müdürlükleri tarafından manyetik ortamda Bankamıza gönderilen bildirimler; bir hesap üzerinde birden fazla kişinin tasarruf hakkının bulunması halinde, bu kişilerin kimlik bilgilerinin her birine, hesabın ortak olduğunu gösterir bir belirteç konulmak suretiyle, her kişiye ait bilgiler ayrı ayrı kayda alınmakta ve bu hesaplar üzerine karşılıksız çek düzenlenmesi halinde, bankaların bildirimlerine istinaden sözkonusu hesap sahipleri, çek hesabı açılmaktan ve çek keşide etmekten bir yıl süre ile yasaklanmak üzere banka genel müdürlüklerine duyurulmaktadır.
Konuyla ilgili olarak, bir bankadan alınan yazıda; Bankalarında, hesap sahiplerinden her birinin ayrı ayrı tasarrufta bulunarak çek keşide etme yetkisine sahip olduğu birden fazla kişi adına açılan müşterek hesaplarda, bu kişilerden birinin sözkonusu hesap üzerine karşılıksız çek keşide etmesi durumunda, karşılıksız kalan çeklerle ilgili olarak Bankamıza yapılacak bildirimlerde, çeki keşide eden gerçek kişiye ait bilgilerin mi, yoksa ortak hesapta adıgeçen tüm gerçek kişilere ait bilgilerin mi bildirileceği hususuna açıklık getirilmesi istenmektedir.
Karşılıksız çek keşide eden hesap sahipleri hakkında bankalarca Bankamıza gönderilen bilgilerde uyum sağlanması ve bu bilgilerin değerlendirilmesinde yanlışlığa düşülmesini önlemek amacıyla;
Türk Ticaret Kanununda "keşideci" deyimi kullanılmış olmasına karşın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1, 10/1 ve 16 ncı maddelerinde "keşideci", 7, 8 ve 9 uncu maddelerinde ise "hesap sahibi" deyiminin kullanıldığı, genel olarak, hesap sahibi ile keşidecinin aynı şahıs olması, vekil veya temsilcinin, yetkilerini aşmadan hesap sahibi nam ve hesabına çeki keşide ettiği durumlarda da hesap sahibinin, hukuken keşideci sayılacağı ancak, 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde suç ve cezaların kişiselliği prensibine uygun olarak çeki keşide eden kişilerden söz edildiğinden, çeki keşide eden kişinin, yani çeki fiilen imzalayan keşidecinin anılan 16 ncı maddede düzenlenen karşılıksız çekten dolayı cezalandırılmasının,
Diğer taraftan, gerek Türk Ticaret Kanununda gerekse 3167 sayılı Kanunda müşterek hesap sahiplerine ilişkin bir hükme yer verilmemiş olması, hesap sahiplerinden her birinin ayrı ayrı tasarrufta bulunarak çek keşide etme yetkisine sahip olması, başka bir anlatımla tek imza ile çek keşide edilebilen birden fazla gerçek kişi adına açılan müşterek hesaplarda, hesap sahiplerinden birinin diğerinin vekil veya temsilcisi olmayıp doğrudan hesap sahibi konumunda olması, ayrıca, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, sadece çekte imzası olanlar hamile karşı müteselsilen sorumlu tutulabilmesi nedeniyle, çekte imzası bulunmayan bir kişinin hamile karşı hukuki sorumluluğu ise, kanuni veya iradi vekil veya temsilcinin bu sıfatını belirterek vekil eden veya temsil yetkisi veren kişinin nam ve hesabına çek keşide etmesi durumunda söz konusu olabileceğinden bundan böyle, 3167 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi gereğince müşterek hesaplarla ilgili Bankamıza yapılacak bildirimlerde müşterek hesapta adı geçen tüm gerçek kişilere ait bilgilerin değil de, çeki keşide eden gerçek kişiye ait bilgilerin bildirilmesinin,
uygun olacağı düşünülmektedir
Bununla birlikte, müşterek hesapların kötüye kullanımı ve hesap sahipleri arasında çek karnelerinin nasıl paylaşıldığı bilinmediğinden, 3167 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen çek karnelerinin iadesinde karşılaşılabilecek sorunların önlenmesini teminen, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken bankalarca, bu tür hesaplarda her müşterek hesap sahibine ayrı seri numaralı çek karnesi verilmesi ve/veya özellikle düzeltme hakkının kullanılmadığı durumlarda, müşterek hesabın kapatılarak tüm çek karnelerinin geri alınıp, diğer müşterek hesap sahibine ayrı bir hesap açılması hususları bir önlem olarak düşünülebilir.
Bilgi edinilmesini rica ederiz.