Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
26
Kurum:
Tarım ve Orman Bakanlığı
Kabul Tarihi:
29.07.2010
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
29.07.2010
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Sayı : B.12.0.KKG.0.19/108-01-17- 2850
Konu : Şap Hastalığı
Uzun yıllardan beri Ülkemizde yaygın olarak görülen Şap hastalığının öncelikle kontrolü, sonrasında ise yok edilmesi için Bakanlığımızca çeşitli ulusal ve uluslararası projeler sürdürülmektedir.
Bu uluslararası projelerden biri olan ve AB ile Ülkemiz tarafından birlikte finanse edilen “Türkiye’de Şap Hastalığının Kontrolü Projesi" söz konusu hastalıkla mücadelede yürütülmekte olan en önemli faaliyetlerden biridir. Bu proje kapsamında gerçekleştirilen önlemler ana hatlarıyla; hastalığa duyarlı hayvanların 3 yıl süreyle yoğun bir şekilde aşılanması, hastalık çıkan mihraklarda temizlik ve dezenfeksiyon uygulanması, hastalık durumunun ve aşı etkinliğinin izlenmesi için serosurvey çalışmaları yapılması, Trakya Şap hastalığından aşılı ariliği müracaatı için OIE dosyasının hazırlanması, halkın bilinçlendirilmesi için teknik yardım ve eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi olarak sıralanabilir.
Yürütülen projeler, Genel Müdürlüğümüz koordinasyonu ile İl/İlçe Müdürlüklerimiz tarafından uygulanan kontrol faaliyetleri neticesinde Şap hastalığı mihraklarında düzenli bir azalma görülmüş ve 2009 yılında Şap hastalığı mihrak sayısı 214’e kadar düşmüştür.
Ülkemizde görülen ana virüs tipleri aynı olmakla birlikte, O Panasia II ve A Iran 2005 alttiplerinin neden olduğu hastalık mihraklarında Aralık 2009'dan itibaren artış görülmeye başlamış ve Temmuz ayma kadar tespit edilen mihrak sayısı 725'i aşmıştır. Bu artışın en önemli nedeni ülkemize komşu ülkelerden giren veya ülke içinde hayvan hareketlerine bağlı olarak gelişen genetik olarak farklı yeni virus alt tipleridir. Şap Enstitüsü Müdürlüğünde yürütülen moleküler epidemiyolojik çalışmalarla tespit edilen bu viruslar şunlardır:
1. O Tipi virüsler (O PANASİA II):
a. O SAN 09: Pan Asia II'nin genetik olarak farklı bir alt tipi olup ilk olarak Şanlıurfa'da Kasım 2009 tespit edilmiştir. Şubat, Mart ve Nisan 2010 aylarında en fazla tespit edilen alt tip olmuştur. Çevre ülkelerden gönderilen viruslarla bir bağlantısı tespit edilemediği için yurt içindeki viruslardan gelişmiş olabileceği düşünülmekle birlikte, yurtdışında ülkemize girme ihtimali de dışlanmamıştır.
b. O FAR 09: İlk olarak Şubat ayında Ağrı ilinde tespit edilmiştir. İran’da Nisan 2009’dan beri görülmekte olan bir virüs ile %99 yakınlığı tespit edildiği için İran’dan ülkemize girdiği düşünülmüştür; bu nedenle etkene bu isim verilmiştir. Bu virüs grubu ülkemizde Şubat-Mayıs ayları arasında tespit edilmiş olmakla birlikte ülke çapında çok fazla bir yayılma göstermemiştir.
c. O ANT 10: İlk olarak Gaziantep İslahiye’de 19 Mart 2010 tarihinde tespit edilen bu virüs Mayıs ayında en fazla yaygınlık gösteren virüs olmuştur. O PanAsia II genotipine göre yaklaşık % 6-7 oranında genetik farlılık gösteren bir virüstür. İlk olarak Türkiye'de tespit edilmesini takiben, Haziran ayı içinde İran ve Pakistan'dan FMD DRL'na gönderilen viruslarda da tespit edilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde bu virusların Aralık 2009'dan beri ülkemizde mevcut olduğu; ancak numune gönderilmemesi sonucu zamanında tespit edilemediği anlaşılmıştır. Bu virüs grubunun virulensi ve patojenitesi oldukça yüksek olup, hızlı yayılmakta ve hastalık belirtileri de oldukça şiddetli olarak seyretmektedir.
2. A Tipi virüsler (A Iran 2005)
a. A ARD/ERC 09: 2010 yılı içinde en fazla tespit edilen virüs grubudur. A Ardahan 2009 alt grubundan mutasyon sonucu geliştiği düşünülmektedir.
b. A ARD/NEV 09: Oldukça sınırlı bir yayılma gösteren bu virüs grubunun da, A ARD 2009’dan geliştiği düşünülmektedir.
c. A AFG 07: 24.02.2010 tarihinde Van ilinde tespit edilmiş olup ilk olarak Afganistan'da 2007 yılında tespit edildiği için. A-Iran-05AFG-07 olarak isimlendirilen virüs grubu ile genetik olarak ilişkilidir, dolayısıyla ülkemize yurtdışından girdiği düşünülmüştür. Ülkemizde fazla bir yayılma göstermemiştir.
2010 yılında Şap hastalığı mihraklarında görülen artışın diğer nedenleri ise, ülkemize yeni giren veya halihazırdaki viruslardan mutasyonla gelişen virusların yayılmasına engel olunamamasıdır. Bu nedenler aslında ülkemizde sürekli mevcut olup, özellikle ülkemize yeni virüs girişlerinde daha bariz olarak tespit edilebilen nedenlerdir. Buna benzer gelişmeler 1996, 1999, 2001, 2006 ve 2007 yıllarındaki yeni virüs girişlerinde de yaşanmıştır. Bu nedenlerden en önemlileri aşağıda belirtilmiştir.
1. Ülkemizde Şap hastalığı kontrolünün ana unsurunu aşılamanın oluşturmasına rağmen, rapel uygulamasının yapılmaması ve 2 yaşma kadar genç hayvanlarda yeterince bağışıklık oluşturulamaması.
2. Flastalık mihraklarında kordon, karantina ve dezenfeksiyon uygulamasının yeterli takibinin yapılamaması.
3. Enfekte hayvan hareketlerine engel olunamaması.