Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
Kabul Tarihi:
22.03.2017
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
22.03.2017
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Konu: 2016/419 Esas sayılı müzekkere.
BÖLGE MÜDÜRLÜKLERİNE
İlgi: Kaman Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01.02.2017 tarihli ve 35240552-2016/419 sayılı yazısı.
Kaman Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan ilgi müzekkere ve eki 12/01/2017 tarihli duruşma tutanağıyla, kısıtlanarak velayet altına alınan kişilerin taşınmaz veya herhangi bir mal alış satışında, velinin herhangi bir şekilde kısıtlı çocuğu adına olan taşınmazı satması için izin alınmasına gerek bulunmadığı, velayet veya vesayetin aynı şey olmadığı, kısıtlanarak baba veya annesinin velayeti altına alınan kişinin vesayet altına alınmadığı, velayet altına alındığı, nüfus kayıtlarına bu şekilde yazılması gerektiği ve velayet altına alınan kişinin velisinin kısıtlının malını satarken izin almasına gerek bulunmadığı, fakat tapu müdürlüğünce ve diğer kurumlarca gereksiz yere mahkeme kararı istendiği, bu nedenle vatandaşın gereksiz yere mağdur olduğu, bu mağduriyetin giderilmesinin gerektiği belirtilerek tutanağın bir örneğinin değerlendirilmek üzere Genel Müdürlüğümüze gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun "I. Koşullar" başlıklı 335. maddesi; " Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz.
Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velâyeti altında kalırlar.";"Vasinin atanması" başlıklı 419/3 maddesi; "...Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velâyet altında bırakılır." hükümlerini içermektedir.
Diğer taraftan; 11.06.2014 tarihli ve 2014/4 sayılı "Aile Konutu - Mal Rejimleri - Çocuk malları" başlıklı Genelge'nin "C- VELAYET-ÇOCUK MALLARI" bölümü "Türk Medeni Kanunu'nun 327 ve 356 ncı maddeleri uyarınca çocuk mallarının sarfına ilişkin tasarrufî işlemlerde hakim izni alınmasının zorunlu olması ve velayet hakkını kullananlar tarafından yapılacak işlemin Türk Medeni Kanunu'nun 327 ve 356 ncı maddelerindeki amaca ilişkin olup olmadığı hususunun, ancak ilgililer tarafından bilinebilecek bir durum olması nedeniyle, işlem anında bu durumun resmi senet üzerinde belirtilmesi gerekmektedir. Tapu müdürlüğünde işlem gerçekleştiren vekil tarafından yapılacak velayeten satış işleminin, Türk Medeni Kanunu'nun 327 ve 356 ncı maddelerindeki amaca ilişkin olmadığının vekil tarafından resmi senet üzerinde belirtilmesi durumunda, velayeten düzenlenen vekaletnamelerde belirtilen ifadenin aranmasına gerek bulunmamaktadır..." şeklinde düzenlenerek tüm birimlerimize duyurulmuştur.
Taşra birimlerimizden alınan geri bildirimlerde velayete ilişkin uygulamalarda farklılıklar olduğu gözlenildiğinden konuya ilişkin yeni bir değerlendirme yapılmasına gerek duyulmuştur.
Kural olarak velayet küçüklerin veya bazı durumlarda ergin kısıtlıların kişiliklerinin ve mallarının korunması ile temsili konusunda ana babanın sahip oldukları hak ve yükümlülüklerin tümünü ifade eder. Velayet, ana baba olmanın doğal sonucu olup, başkalarına devredilemez.
Ana baba evli ise evlilik devam ettiği sürece ana baba velayeti birlikte kullanırlar, evlilik birliği devam etmekle birlikte ortak hayata son verilmişse veya ayrılık hali gerçekleşmişse, yargıç velayeti eşlerden birine verebilir. Ana babadan birinin ölümü halinde velayet sağ kalan eşe, boşanmada ise yargıç tarafından çocuğun bırakıldığı tarafa aittir. Ana baba evli değilse velayet anaya aittir. Babayla çocuk arasında tanıma veya babalık davası ile soybağı kurulmuş olsa bile, ana babanın evlilik birliği gerçekleşmediği sürece velayet hakkı anaya ait olacaktır. Ancak ananın küçük veya kısıtlı olması ya da velayetin anadan alınması halinde, yargıç çocuğun yararına göre velayeti babaya verebilir veya çocuğa vasi atama yoluna gidebilir. Evlatlık da yasa gereği evlat edinenin velayeti altındadır. Ölüm, kısıtlanma, boşanma, ayrılık, acizlik ve velayet hakkının kötüye kullanılması durumlarında velayet hakkı eşlerden birine verilebilir. Bu durumda çocuğun mallarını yönetme hak ve yetkisi velayet verilen eşe geçer. Velayet hakkı ana babanın her ikisi için de kaldırılınca çocuğa bir vasi atanır.
Kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılırlar. Türk Medeni Kanununun 419/3. maddesi gereğince velayet altında bırakılmalarına karar verilen çocuklar ve bunların gayrimenkullerinin tasarrufuna ilişkin işlemlerde velayete ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir.
2014/4 sayılı Genelgenin "Velayet- Çocuk Malları" başlıklı düzenlemesi gereğince velayet altına alınan ergin kısıtlıların taşınmazlarının sarfına ilişkin tasarrufi işlemlerinde, velayet hakkını kullananların veya vekillerinin, işlemin Türk Medeni Kanununun 327. ve 356. maddelerindeki amaca ilişkin olmadığını belirtmesi durumunda hakim izni alınmaksızın doğrudan işlem gerçekleştirilebilecektir.