Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
Kurum:
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
Kabul Tarihi:
11.12.2020
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
11.12.2020
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
Konu: Mimari Projeler Hk.
DAĞITIM YERLERİNE
Tapu müdürlüklerimize ilgili idarelerince gönderilen tadilat projelerine istinaden yapılan iş ve işlemlerde işlemin özelliğine göre maliklerden muvafakat alınmasına ilişkin uygulamaya talep sahiplerince dile getirilen itirazlar ve birimlerimizce soru konusu edilen hususlar hakkında değerlendirme yapmaya ihtiyaç duyulmuştur.
Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanununun 20 nci maddesi ile Yapı; a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği,
Aynı Kanunun 21 inci maddesi ile de yapı ruhsatiyesinin; İmar Kanunu kapsamına giren bütün yapılar için belediye veya ilgili idareden alınmasının mecburi olduğu, ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılmasının da yeniden ruhsat alınmasına bağlı olduğu düzenlenmiştir.
Ayrıca, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55 inci maddesinin 8 inci bendi; "Parsel malik veya maliklerinin ruhsat ve eki onaylı projelere muvafakati alınmaksızın yapı ruhsatı düzenlenemez, onaylı projelerde tadilat yapılamaz." hükmü ile aynı maddenin 9 uncu bendi; ‘‘Aynı parselde birbirinden bağımsız blokların birinde; parseldeki bağımsız bölümlerin arsa paylarını, ortak alanları, parselde yer alan blokların konumlarını, bloğun emsalini, inşaat alanını, yüksekliğini ve kullanım amacını değiştirmemek kaydıyla yapılan tadilatlarda sadece tadilat yapılan blok maliklerinin muvafakatleri alınarak uygulama yapılır. Bir binada yer alan bağımsız bölümlerin birinde; emsal ve inşaat alanını, kullanım amacını, ıslak hacimlerin yerini, ortak alanları, diğer bağımsız bölümlerin arsa paylarını, diğer bağımsız bölümlerle olan duvar ve döşeme gibi ortak yapı elemanlarını değiştirmemek, binanın taşıyıcı sistem özellikleri ve güvenliği ile yangın güvenliğini olumsuz etkilememek kaydıyla yapılan tadilatlarda, tadilat yapılan bağımsız bölüm malikinin başvurusu yeterli olup, diğer maliklerin muvafakati aranmadan uygulama yapılır. Ancak bu tadilattan etkilendiği ilgili idaresince belirlenen bağımsız bölümler olması halinde, bu bağımsız bölümlerin maliklerinin de muvafakatleri alınır.'' hükmünde olup, ruhsatı veren ve mimari projeyi onaylayan İdarelerce muvafakat alınmaksızın tadil gören ruhsat ve projelerin onaylanamayacağı düzenlenmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 58 inci maddesi; "(1) Mevcut yapının esaslı tamir ve tadili, yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı olmaması şartı ile imar planı, bu Yönetmelik hükümleri ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılabilir. Ancak, ilave esaslı tamir ve tadil yapılabilmesi için ruhsat alınması zorunludur.
(2) Yapı ruhsatı alınmış olan yeni inşaat, ilave ve esaslı tadillerde, sonradan değişiklik yapılması istendiğinde mimari projenin yeniden tanzim edilmesi gereklidir. Bu değişiklik yapının statik ve tesisat esaslarında da değişiklik yapılmasını gerektirdiği takdirde istenen belgelerde de gerekli değişiklik yapılır. Yapı ruhsatına da bu projelerin tarihleri ve müelliflerin bilgileri yazılır.
(3) Tadilat projeleri de ilgili idarece mühürlenip imzalanır." şeklinde yapılan düzenleme ile de muvafakati gerektiren ve gerektirmeyen tadilatların niteliği ve usulü düzenlenmiştir.
Anayasamızın 8 inci maddesine göre "yürütme görevi ve yetkisi", Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir. Buna göre idarelerin (Merkezi ve mahalli idare organları), sahip olduğu yetkileri kullanırken veya üstlendiği görevleri yerine getirirken kanunlara uygun davranma ve aynı şekilde tüzük ve yönetmeliklere de uyma yükümlükleri bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi 25.12.2008 tarih ve 2006/140 E. , 2008/185 K. sayılı kararı ile; "…"İdare", Anayasa'nın "Cumhuriyetin Temel Organları" başlıklı Üçüncü Kısmının "Yürütme" başlıklı İkinci Bölümünde yer almaktadır. "İdarenin esasları" ve "İdarenin Kuruluşu" bu bölümde düzenlenmiştir. Anayasa'nın 123, 126 ve 127. maddelerinde Türkiye Cumhuriyeti'nin idari yapılanmasına ilişkin temel kurallar yer almıştır.
Anayasa'nın 123. maddesinde, "İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur" denilmiştir.
İdarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ilkesiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün de bir sonucu olarak, idarenin yerine getirdiği çeşitli görevlerle bu görevleri yerine getiren kurumlar arasında birlik sağlanması ve idari yapı içinde yer alan kurumların bir bütünlük içerisinde çalışması öngörülmüştür.