Resmi Gazete Dışındaki Kaynak
No.:
Sıra No: 7
Kurum:
Maliye Bakanlığı
Kabul Tarihi:
22.10.1951
Yürürlüğe Giriş Tarihi:
22.10.1951
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır. Konsolide metin çalışmaları ilgili kaynak güncellendikçe sağlanabilmektedir.
5432 sayılı Vergi Usul Kanununun bazı maddeleri ile kanuna bağlı cetvelde değişiklik yapılmasına ve bu kanuna bazı maddeler ve fıkralar eklenmesine dair olan 18/7/1951 tarihli ve 5815 sayılı Kanun Resmî Gazete'nin 24/7/1951 tarihli nüshasında yayınlanmıştır.
Bu kanunun tedvin sebebi ile Usul Kanununun maddeleri üzerinde yapılan değişikliklerin sebep ve mahiyetleri, Hükümet gerekçesinde "Umumi Gerekçe" ve "Maddelere ait gerekçe" başlıklı iki kısımda izah edilmiş olmakla beraber, gerek Büyük Millet Meclisi Geçici Komisyonunda, gerekse Kamutayda yapılan müzakereler sırasında kanunun bazı maddeleri üzerinde değişiklik yapılmış olduğu cihetle tatbikatta herhangi bir yanlışlığa ve tereddüde mahal verilmemek üzere yapılan bu değişiklikler de nazara alınmak suretiyle maddelere taallûk eden izahatın yeniden tafsili lüzumlu görülmüştür.
Sözü edilen kanunda ilk defa, Vergi Usul Kanununun hükümleri tamamen değiştirilmiş olan maddeleri; bundan sonra, yine Usul Kanununun bazı maddelerine eklenen fıkralar; mütaakıben de, kanuna yeniden eklenmesine lüzum görülen hükümleri ihtiva eden maddeler yazılmak suretiyle bir tertip şekli takip edilmiş olduğundan, bu husustaki izahat da bu tertip şekline ve madde sıralarına göre verilmiştir.
I - Usul kanununun hükümleri tamamen değiştirilen maddeleri
5815 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle Vergi Usul Kanununun 314, 318, 324, 325, 332, 333, 346 ve 351 inci maddeleri değiştirilmiş bulunmaktadır. Bu değişikliğin yapılmasını gerektiren sebepler aşağıda sırasiyle izah edilmiştir.
1. (Muaddel madde 314) Bu maddenin evvelki şekline göre, tüzelkişilerin idare ve tasfiyesinde vergi kanununa aykırı hareketlerin cezasının tüzelkişiler adına kesilmesi gerekmekteydi. Halbuki 5815 sayılı Kanunla, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre zıyaa uğratılan verginin yüzde muayyen bir miktariyle veya misliyle ifade edilen ve vergi zıyaı mevcut olmadığı takdirde de maktu şekilde tâyin olunan vergi cezalarından başka, hapis cezası ve bu ceza müddeti kadar ticaret, sanat veya meslekten memnuiyet gibi sadece gerçek kişiler hakkında tatbiki kabil cezalar da kabul edilmiş ve bu vaziyette tüzelkişiler adına kesilecek cezanın ancak vergi dairelerince kesilebilecek olan malî mahiyetteki vergi cezalarından ibaret olması icap eylediğinden, maddenin birinci fıkrası buna göre tadil edilmiştir.
Bu itibarla mezkûr kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra tüzelkişilerin idare ve tasfiyesinde ancak Vergi Usul Kanununun dördüncü kitabının ikinci kısmının dördüncü bölümünde yazılı suçlar dışında işlenmiş olan Vergi Kanununa aykırı hareketler için vergi cezası kesilmesi lâzımgelir.
Bundan başka, Vergi Usul Kanununun 10 uncu maddesinde, tüzelkişilerin kanunî temsilcilerinin kasıt veya ihmallerinden dolayı vergilendirme ile ilgili ödevlerini yerine getirmemeleri sebebiyle mükellefin varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının kanunî temsilcilerinden alınabileceği hakkında bir hüküm mevcut olduğu halde, aynı sebeplerle alınamayan vergi cezalarının kanunî temsilcilerinden alınacağına dair ceza hükümleri arasında bir hüküm bulunmadığı için bu maddeye mezkür maddedeki hükme mütenazır olarak ikinci bir fıkra eklenmiş bulunmaktadır.
Binaenaleyh, bu fıkraya göre tüzslkişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olarak üzerlerine düşen ödevlerin kanunî temsilcilerin kasıt veya ihmalleri sebebiyle yerine getirilmemesi yüzünden tüzelkişilerin varlıklarından tamamen veya kısmen tahsil edilemiyen vergi cezalarının da, vergi ile birlikte bunların kanunî temsilcilerinden aranması ve alınması icap eder.
2. (Muaddel madde 318) Fiil ayrılığı halinde kesilecek cezalara mütedair olan bu maddenin değiştirilmezden evvelki şekline göre, aynı takvim yılı içinde aynı neviden birden fazla usulsüzlük yapıldığı takdirde bunların hepsi için tek bir ceza kesilmekte ve bu cezaya usulsüzlüklerin birden fazlasının her biri için cezanın dörtte biri eklenmekte idi.
Vergi Usul Kanununun 333 - 337 nci maddeleri mucibince usulsüzlük cezaları; gelir, kurumlar, esnaf, muamele, istihlâk, nakliyat, bina ve arazi vergileri için maktu, veraset ve intikal, hayvanlar vergileriyle damga resmi için özel usulsüzlükler namiyle nisbi olmak üzere iki kısma ayrılmıştı.
Maktu olan usulsüzlük cezaları, aynı nevi fiil dolayısiyle aynı miktarda kesileceği için bir takvim yılı içinde birden fazla işlenen usulsüzlüklerde yukarki hükmün tatbiki mümkün idiyse de, cezaları nisbi olarak tâyin edilen vergilerle ilgili usulsüzlüklerde, kanuna aykırı fiiller aynı olmasına rağmen ceza miktarı daima değişebileceğinden bu fiillere ait cezanın kesilmesinde, hangi fiile ait ceza miktarının esas alınacağı ve dörtte bir nispetinde yapılacak eklemelerin hangi cezanın dörtte birini teşkil edeceğinin tâyini mümkün olamamakta idi. Bu sebeple bu maddedeki dörtte bir nispetinde kesilecek cezanın ancak 333 üncü maddede zikredilen vergilere ait usulsüzlük cezalarına tatbik edileceği tasrih olunmuş ve aynı takvim yılı içinde aynı neviden işlenen birden fazla usulsüzlüklerden dolayı hesaplanacak cezanın toplamının o usulsüzlük nevi için kanunda gösterilen cezanın iki katından fazla olamıyacağı hakkındaki hüküm de madde metninden çıkarılmıştır.