BÖLÜM: I
Genel hükümler
Şumûl
507 sayılı Kanunun kapsamına giren esnaf, küçük sanat sahipleri, hizmet ve meslek erbabı ile iş sahipleri arasında tamamlanması ve sonuçlandırılması zamana bağlı içlerden dolayı veyahut imâl veya tamir olunan mamûllerin ayıp ve kusurlarından meydana gelen anlaşmazlıklar bu Yönetmelik hükümlerine göre çözülür.
Hakem mukavelesi ve tahkim şartları
Birinci maddede gösterilen anlaşmazlıkların hakem yoluyla halledilebilmesi için anlaşmazlığın çıkmasından evvel taraflar arasında yapılmış yazılı hususi tahkim mukavelesi bulunması veya iş münasebeti dolayısiyle tanzim edilmiş olan yazılı mukaveleye tahkim şartının konulmuş olması gerektir.
Bu şartlar mevcut olmadıkça bu Yönetmelik hükümlerine göre uyuşmazlığın halli için hakeme gidilemez.
Hakemler
Bu Yönetmeliğe göre taraflar arasında çıkacak anlaşmazlıkları halletmek üzere il merkezlerinde ve ayrıca merkez nüfusu 10. 000 den fazla olan ilce merkezlerinde daimî hakem teşkilâtı kurulur.
İl merkezlerindeki hakemler üç kişiden ibaret olup heyet halinde çalışırlar. Bunlardan valilikçe görevlendirilen birisi başkanlık yapar. İlçe merkezlerindeki hakemler bir kişiden ibarettir.
Hakemlerin ayrıca birer de yedeği bulunur.
Hakemlerin tâyini
İl merkezlerindeki hakemler ve yedekleri valilikçe, ilce merkezindeki hakem ile yedeği kaymakamlıkça bu işi yapmağa yeterli kimseler arasından üç takvim yılı için seçilerek mutad vasıtalarla ilân edilir. Seçimde yedeklerin sıraları ayrıca tesbit olunur. Evvelce seçilmiş olanların tekrar seçilmeleri caizdir.
Yetkisi
İl hakem heyetleri il merkezi ile hakemi bulunmayan ilçe merkezleri ve bunlara bağlı bucak ve köylerdeki, ilce hakemleri ise ilçe merkezi ile bu ilçeye bağlı bucak ve köylerdeki anlaşmazlıkları halle yetkilidir.
Hakem heyetine veya hakeme müracaat
Hakem heyetlerine veya hakeme müracaat eden taraf iki nüsha dilekçe verir ve bu dilekçeye;
a) Tarafların isim ve adresleri,
b) Anlaşmazlığın konusu,
yazılır ve hakem mukavelesi veya tahkim şartı anlaşmasının aslı veya sureti eklenir.
Müracaat üzerine hakem heyeti veya hakem muteber bir hakem mukavelesi veya tahkim şartı mevcut olup olmadığını araştırarak tahkim talebinin muteber ve haklı sebeplere dayandığı tesbit ederse keyfiyeti taraflara tebliğ eder.
Tahkim talebinin muteber ve haklı sebebe dayanmadığı anlaşılırsa keyfiyet müracaat sahibine tebliğ olunur.
Yukarıdaki tebliğlerin mutahapları itiraz ettikleri takdirde anlaşmazlığın hakem tarafından halledilip edilemiyeceği o yerdeki ticaret dâvalarına bakmakla görevli mahkemece karara bağlanır.
Hakemin anlaşmazlığa bakamaması
Hakemler aşağıdaki hallerde kendilerine intikal eden anlaşmazlıkların çözümüne bakamazlar ve taraflarca herhangi bir talep olmasa bile kendiliklerinden çekilmeye mecburdurlar:
1 - Kendisine ait olan veyahut doğrudan doğruya veya dolayısıyla alâkadar olduğu anlaşmazlıklarda,
2 - Aralarında evlilik bağı kalkmış olsa bile karısının, kendisinin veya karısının usul ve füruunun, üçüncü dereceye kadar (Bu derece dâhil) nesepten, kendisiyle sıhriyet hasıl eden evlilik kalksa dahi ikinci dereceye kadar (Bu derece dâhil) sebepten civar hısımlarının veya aralarında evlâtlık rabıtası bulunanlara ait anlaşmazlıklarda,
3 - İki taraftan birinin vekili veya vasisi veya kayyumu sıfatiyle hareket ettiği anlaşmazlıklarda,
4 - Anlaşmazlığın hakeme intikalinde Yönetim Kurulunda bulunduğu derneğe, görevli bulunduğu belediyeye veya diğer bir tüzel kişiye ait anlaşmazlıklarda.
Hakemin reddi
Aşağıdaki hallerde hakemler bizzat kendilerini red edebilecekleri gibi taraflardan birisince de reddolunabilir:
1 - Anlaşmazlıkta iki taraftan birine nasihat vermiş veya yol göstermiş olması,
2 - Anlaşmazlıkta iki taraftan biri veya üçüncü şahıs muvacehesinde kanunen icabetmeden reyini beyan etmiş olması,
3 - Anlaşmazlıkta şahit veya bilirkişi sıfatiyle dinlenmiş veya hareket etmiş olması,
4 - Anlaşmazlığın dördüncü dereceye kadar (Bu derece dâhil) civar hısımlarına ait bulunması,
5 - Anlaşmazlığın halli esnasında iki taraftan birisi ile dâvası veya aralarında bir düşmanlık bulunması,
6 - Umumiyetle hakemin bitaraflılığından şüpheyi mucip önemli sebepler bulunması,
Red İşlemi
Hakemin reddine ait usuli muameleler, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 516 ncı ve müteakip maddeleri hükümleri gereğince yapılır.
Duruşmaya hazırlık
Dâvacı; hakem heyetine veya hakeme hitaben yazılmış 3 nüsha dilekçe ile müracaat suretiyle dâvasını açar. Dâva dilekçesinin hakemlikçe alınıp deftere kaydedilmesiyle dâva açılmış olur.
Dâvanın dilekçesinde dâvacının adı, soyadı ve adresi, dâvalının adı, soyadı ve adresi ve varsa tarafların vekillerinin adı, soyadı ve adresleri, dâvanın konusu, vakıalar, hukuki sebepler ve deliller ile talep yazılarak evrakı müsbiteler mevcut ise bunların da asıl veya suretleri dilekçeye bağlanır.
Dâva dilekçesi ile birlikte talikim masraflarını karşılamak üzere dâva dilekçesinde yazılı meblâğın yüzde ikisi nisbetinde tahkim masrafları karşılığı hakem heyeti veya hakem adına mahallî Halk Bankası veya bu Bankanın bulunmadığı yerlerde T.C. Ziraat Bankasına yatırılarak makbuzu dâva dilekçesine eklenir.
Yukarıdaki hususlar yerine getirildikten sonra dâva dilekçesi karşı tarafa iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir ve karşı taraftan 7 gün içinde yazılı müdafaasını bildirmesi istenilir.
Hakem heyetleri veya hakemler 7 günlük müddetin bitiminden sonra ilk 5 gün içinde hakem önünde cereyan edecek olan tahkikatın şeklini ve müddetlerini tâyin ile duruşma gününü tesbit ederek taraflara iadeli taahhütlü olarak tebliğ eder.
Duruşma
Hakem heyetleri tahkikatın yapılması işini içlerinden birine bırakabilirler. Tahkikat tamamlandıktan sonra hakem heyetleri kendilerine tevdi olunan evrak üzerinde hüküm verirler.
Tebligata rağmen taraflardan birinin veya her ikisinin duruşmaya gelmemesi halinde gıyap veya müracaata bırakma muamelesi yapılmaksızın evrak üzerinde karar verilir.
Hakem heyetleri veya hakemler lüzum gördükleri takdirde tarafları dinliyebilirler. Tarafların dâva neticesine müessir olabilecek beyanları zapta geçirilir ve kendilerine imzalatılır. Duruşma sırasında ibraz edilen senetler vesair vesikalar zapta iliştirilir.
Hakem heyetleri veya hakemler şahit ve bilirkişi dinliyebilir ve Hukuk Usulü Mahukemeleri Kanunundaki hükümler dairesinde yazılı beyyino üzerinde tetkikat yapabilirler.
Hakem heyetleri veya hakemlere e taraflara ve bilirkişilere yemin ettirmek icabettiği takdirde bunların ticari dâvalara bakmakla görevli mahkemeye gönderilerek yemin ettirilmesine karar verilir.
Şahitlerin yemininin icrası ve imtina edenlerin dinlenmesi hakem heyetleri veya hakemlerin talebi ile anılan mahkemece yapılır.
Bilirkişi tâyininde taraflar arasında ittifak olmaz ise bilirkişi hakem heyetleri veya hakemler tarafından tâyin olunur. Hakem heyetleri veya hakemler mahallinde keşif ve muayene yapabileceği gibi ekspertiz de yaptırılabilirler.
Hakem heyetleri veya hakemler dâvanın devamı müddetince dâva dosyasının taraflar veya vekilleri ile bilirkişi ve eksperler tarafından tetkikine müsaade ederler.
Duruşma veya tahkikat sırasında ceza tahkikatına esas teşkil eden bir sahtelik hadisesi zuhur ederse, ceza mahkemesince bu hususta karar verilinceye kadar tahkikat tehir olunur ve tahkim müddeti işlemez.
Hakem heyetleri veya hakemler huzurunda sulh, feragat veya kabulde bulunulabilir. Bu takdirde yapılan beyanlar zapta geçirilerek taraflar ve hakem heyetleri veya hakemler tarafından imzalanır.
Tahkim müddeti
Hakem heyetleri veya hakemler ilk içtimalarından itibaren 6 ay zarfında hüküm vermeğe mecburdurlar. Bu müddet ancak tarafların veya taraflardan birinin sarih ve haklı talebi üzerine hakem heyetleri veya hakemlerin isteği ile o yerde ticaret dâvalarına bakmakla görevli mahkeme kararı ile uzatılabilir.
Duruşmanın sona ermesi
Hakem heyetleri veya hakemler, dâva konusunun kâfi derecede aydınlandığına ve tetkike muhtaç başkaca husus kalmadığına kanaat getirdikten sonra duruşmanın sona erdiğini bildirir ve karar verilmiş ise tefhim eder. O celsede karar tefhim edilmeyecek ise hangi tarihte tefhim edileceği taraflara tebliğ olunur.
Hakem kararı
Hakem heyetlerinde kararlar çoğunlukla verilir. Bu kararlar mevzuat hükümleri dairesinde hakkaniyet, nesafet, örf, âdet ve teamüllere göre ittihaz olunur. Karara muhalif kalan hakem muhalefet sebebini yazarak altım imzalar.
Hakem kararlarında tarafların isim ve adresleri, anlaşmazlığın neden ibaret olduğu, tarafların iddia ve müdafaalarının özeti, kararın gerekçesi, hakem ücreti ve tahkim masrafları, talebedilmiş ise avukat ücreti ile işin mahiyet ve icabına göre hükmolunacak tazminatın miktarı ve taraflarca ne nisbette ödeneceği belirtilir.
Hakem kararlan 4 nüsha olarak yazılır ve imzalandıktan sonra bunlardan iki nüshası taraflara iadeli taahhütlü olarak tebliğ olunur. Hakem kararlarının yürürlüğe konulması zorunludur. Ancak taraflar tebellûğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ticari dâvalara bakmakla görevli mahkeme nezdinde usul ve esas bakımından itirazda bulunabilirler.
Mahkemeden tehiri icra kararı alınmadıkça, itiraz icrayı durdurmaz.
Hakem Ücretleri
Hakem heyetine veya hakemlere intikal eden anlaşmazlıklar dolayısiyle hükmedilecek hakem ücretleri o yerde uygulanmakta olan avukatlık asgari ücret tarifesi esaslarına göre tesbit olunur. Tesbit olunan bu ücret hakem heyetlerinde 3 e bölünmek suretiyle ödenir. Tek hakem olan yerlerde ise, hakeme avukatlık asgari ücret tarifesine göre tesbit olunan ücretin üçte birisi ödenir.
Çeşitli hükümler
Hakem heyeti veya hakemlerin, kayıt, dosya, yazışma ve benzeri büro işleri ilçe merkezinde birlikçe tavzif edilecek dernek ve il merkezlerinde ise birlik tarafından yapılır. Birlik ve derneklerce yapılan masraflar hakem heyeti veya hakem kararıyla hangi tarafa tahmil edilmiş ise, o tarafça 10 uncu madde gereğince ödenmiş olan masraf karşılığında mahsup ve tediye olunur.
Bu yönetmeliğin 2 nci maddesi gereğince tahkim sözleşmesi veya şartı mevcut olmadığı için, hakeme müracaat edemiyemler 507 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (1) fıkrası gereğince ilgili derneğin yönetim kuruluna müracaatta bulunabilirler. Yönetim kurulu zararın ödenmesine karar verilebileceği gibi cezayı gerektiren hallerde üyeyi haysiyet divanına da sevkedebilir.
Bu Yönetmelikte hilâfına hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri kıyasen uygulanır.
Bu Yönetmelik yayımı tarihinden itibaren yürürlüğe girer.
Bu Yönetmeliği Ticaret ve Sanayi Bakanlıkları yürütür.