Dosya olarak kaydet: PDF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

MADDE 1

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30 uncu maddesin ikinci fıkrasına aşağıdaki 5 numaralı bent eklenmiştir:

5. Vergi matrahları 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun değişen 54 üncü maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca tesbit edilen mükellefler tarafından, vergi incelemeleri sırasında, giderleri tevsik edilemez.

MADDE 2

Aynı kanunun «Birinci kitap» ının ikinci kısmın ikinci bölümünün başlığı «İkmalen, re'sen ve idarece tarh» şeklinde değiştirilmiş ve bu bölüme, aşağıdaki mükerrer 30 uncu madde eklenmiştir.

Verginin idarece tarhı

MÜKERER MADDE 30

Verginin idarece tarhı; 29 uncu ve 30 uncu maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeler sebebiyle zamanında tarh edilemiyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.

Bu takdirde vergi, 131 inci madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh olunur.

Bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalarına ilişkin ihbarnameler bir taraftan, mükellefin bilinen adresine posta ile yollanır; diğer taraftan mükellefin adını, soyadını, hesap numarasını, işini, adresini tarh edilen verginin ve kesilen cezanın miktar ve cinsini gösterir bir ilân vergi dairesinin ilân koymaya mahsus mahalline asılır.

İlânın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tesbit olunur.

Verginin tahakkuku ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken itiraz müddeti mükellefin bilinen adresinde tebligat yapıldığı ahvalde tebliğ tarihinden, aksi halde işbu tutanakla tesbit olunan ilân tarihinden başlar.

MADDE 3

Aynı kanunun 40 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Götürü matrahların teshili

MADDE 40

Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları her ilçe merkezindeki takdir komisyonu tarafından ilçe hududu dahilindeki belediyeler ile ilçe merkezindeki ticaret ve sanayi odası, özel kanunlara göre kurulmuş meslek teşekkülleri, varsa İş ve İşçi Bulma Kurumu şubelerinden ve takdir komisyonunca lüzum görülen hallerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden mütalâa alındıktan sonra aşağıdaki usul dairesinde ilce için yıllık tesbit olunur:

1. Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları iş ve hizmet nevi ve grupları itibariyle her iş ve hizmet nevi ve grupu için beş derece üzerinden tesbit olunur.

2. Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk malî yıldan en az iki ay önce takdirin ilgili bulunduğu il veya ilçe merkezindeki belediyelere, ticaret ve sanayi odalarına ve varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve hizmet nevi itibariyle taallûk ettiği meslek teşekkülüne ve ilin en büyük maliye memuruna imza karşılığında verilir.

3. Aynı il belediyesi sınırları içinde mevcut ilçeler için (Bu ilçelerin belediye sınırları dışında kalan kasımılar dâhil) bu takdirler; il takdir komisyonunca ve bu ilçelerin hepsine şâmil olmak üzere yapılır.

MADDE 4

Aynı kanunun 46 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Zirai kazanç ölçülerinin tesbiti

MADDE 46

Zirai kazanç ölçüleri (45 inci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı ölçüler ile kara ve su avcılığına mütaallik olanlar hariç), Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu tarafından hazırlanacak yönetmelik esasları dairesinde zirai kazançlar il komisyonlarınca takdir ve tesbit olunur.

Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tesbitinde aşağıdaki esaslara uyar.

a) Zirai faaliyetlere tesir eden tabiî ve iktisadi şartlar bakımlarından önemli farklar gösteren bölgeler ayrılır;

b) Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makina ve aletleri ayrı ayrı, vasıf ve şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler belli gruplar içinde birleştirilmek suretiyle nazarı itibara alınır;

c) Zirai işletmelerin bölgeleri itibariyle özellikleri ve ortalama verim kabiliyetleri gözününde tutulur;

d) Ortalama satış fiyatının tesbitinde Hükümetçe tâyin olunan ve takdir sırasında yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tâyin olunmıyan mahsuller için takdirin yapıldığı yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki mahallî toptan piyasa fiyatı esas tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği hallerde ortalamasına itibar olunur;

e) Özellik gösteren ziraat nevilerinde Zirai Kazançlar Merkez komisyonunca bu ziraat çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak tâyin olunacak esaslar nazarı itibara alınır.

Zirai kazançlar il komisyonları, zirai kazanç ölçülerinin uygulanmaya başlanılacağı ilk takvim yılı içinde mezkûr ölçüleri tesbit ederek bu yılın Nisan ayı sonuna kadar zirai kazançlar merkez komisyonuna gönderirler.

Zirai kazançlar merkez komisyonu, illerden gelen zirai kazanç ölçülerinden hatalı ve noksan bulduklarını gerekçesiyle birlikte alâkalı komisyonlara iade eder.

Zirai kazançlar il komisyonları merkez komisyonunca iade olunan ölçülerdeki maddi hataları düzeltirler; takdire taallûk eden hususlarda ise ya ölçüleri yeniden takdir ederler veya ilk kararlarında ısrar edebilirler. İl komisyonları ısrar kararlarında ısrar sebeplerini açıklamaya mecburdurlar.

Ancak zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun görülmediği takdirde, uygun görülmiyen ölçüler yerine merkez komisyonunca toplantıda mevcut üyelerin ittifakiyle re'sen ve nihai olarak yeni ölçüler tâyin ve tesbit olunur.

Kara ve su avcılığında 45 inci maddede yazılı ölçülerden 2 numaralı bentteki ölçünün tesbiti ile iktifa olunur. Bu ölçü %70 (Dâhil) nisbetinden az olmamak üzere, zirai kazançlar merkez komisyonu tarafından re’sen tesbit olunur.

MADDE 5

Aynı kanunun 49 uncu madesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Uygulama süresi

MADDE 49

Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tesbit olunur. Şu kadar ki ölçülerin tesbitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vukubulduğunun anlaşılması haline, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini lüzumlu gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak üzere kısaltmaya yetkilidir.

MADDE 6

Aynı kanunun 72 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Takdir Komisyonu, mahallin en büyük mal memurunun veyahut tevkil edeceği memurun başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili bir memurundan ve seçilmiş üç üyeden kurulur.

MADDE 7

Aynı kanunun 73 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Üyeler tüccarlar için ticaret odasınca diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları meslekî teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya hariçten seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en geç bir ay içinde üç asil ve üç yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye âmiri tarafından seçilir.

MADDE 8

Aynı kanunun 83 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Zirai kazançlar il komisyonu

MADDE 83

Zirai kazançlar il komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü, ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki Ziraat Bankası şube müdürü ve seçilmiş dört üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkii edeceği bir temsilci katılır.

MADDE 9

Aynı kanunun 84 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

MADDE 84

Zirai kazançlar il komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi mahallî çiftçi birlikleri, biri il ziraat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntaka çiftçileri arasından seçilir.

Bu odalar ve birlikler valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde Komisyon üyelerini ve onların bir misli yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirmeye mecburdurlar.

Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından seçilir.

Ziraat ve ticaret odaları ve çiftçi birlikleri bulunmayan yerlerde bunların seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir.

MADDE 10

Aynı kanunun 85 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Zirai kazançlar merkez komisyonu

MADDE 85

Zirai kazançlar merkez komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında, Gelir Genel Müdürü, Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım Bakanlığının üç, Çiftçi Birlikleri Federasyonunun bir, Ziraat Odaları Birliğinin iki ve Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.

Başkanın mazereti halinde Komisyona komisyon üyelerinden veya hariçten tevkil edeceği kimse Başkanlık eder.

MADDE 11

Aynı kanunun 89 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Nisap

MADDE 89

Bu kısımda yazılı takdir, tahrir ve tadilât komisyonları tam mürettepleriyle toplanır ve mutlak ekseriyetle karar verirler.

Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları müretteplerinin beşte üçü ile toplanabilir ve mürettep üye sayısının ekseriyetiyle karar verirler.

Bu kısımda yazılı komisyonlarda reylerin müsavatı halinde başkanın bulunduğu taraf ekseriyet sayılır.

MADDE 12

Aynı kanunun 177 inci maddesinin 1, 2 ve 3 numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık atımlarının tutarı 400 000 lirayı veya satışlarının tutarı 440 000 lirayı aşanlar;

2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayrisafi iş hâsılatı 80 000 lirayı aşanlar;

3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 400 000 lirayı aşanlar;

MADDE 13

Aynı kanunun 213 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Çiftçi işletme defteri

MADDE 213

Zirai işletme hesabını ihtiva eden çiftçi işletme defterinin sol tarafına Gelir Vergisi Kanunun ilgili maddelerinde gösterilen giderler, sağ tarafına da aynı kanunda gösterilen hasılat kaydolunur.

Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki bilgileri ihtiva etmesi lâzımdır.

1. Sıra numarası,

2. Kayıt tarihi,

3. Muamelenin nev'i,

4. Meblâğ.

MADDE 14

Aynı kanunun 227 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

Defter tutmak mecburiyetinde olmayan mükellefler vergi matrahlarının tesbitî ile ilgili giderlerini tevsike mecburdurlar. (Götürü usulde tesbit edilen giderler hariç.)

MADDE 15

Aynı kanunun 242 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir:

Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinin 2 numaralı bendine göre vergi matrahlarının tesbitinde gerçek giderleri nazara alınan mükellefler, bu giderlerini tevsik edecek vesikaları saklamaya mecburdurlar.

Gelir Vergisi Kanununa göre sair kazanç ve iratları üzerinden vergilendirilecek mükellefler, vergi matrahının tesbitinde nazara alınacak giderlerini isbat edecek vesikaları muhafaza etmek mecburiyetindedirler.

MADDE 16

Aynı kanunun 243 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Ekim sayım beyanı

MADDE 243

Zirai işletmeleri, Gelir Vergisi Kanununun 12 nci maddesine göre hasılat bildirimine esas alınan ölçülerinin üstünde bulunan çiftçiler, zirai işletmelerinin (Gezici hayvancılıkta kışlaklarının) bulundukları köy ve mahallelerin muhtarlıklarına müracaatla ekim sayım beyanında bulunurlar.

1. Çiftçinin soyadı ve adı;

2. Çiftçinin ikametgâh adresi;

3. Zirai işletmenin (Gezici hayvancılıkta kışlaklarının) bulunduğu yer;

4. Ekimde: Geçen yılın Ekim ayı sonundan beyanın yapıldığı yılın Kasım ayı başına kadar ekilen, arazinin genişliği ve ekimin nev'i;

5. Hayvancılıkta: Beslenen hayvanların cins ve miktarları:

6. Meyvacılıkta: icabına göre, meyva verebilecek hale gelmiş ağaç sayısı veya bunların dikili bulunduğu arazinin genişliği;

Âdi ortaklılarda beyanın ortaklardan biri, aile reisi beyanında aile reisi tarafından yapılması kâfidir. Bu takdirde diğer ortaklarla eş ve çocukların ad ve soyadları, ikametgâh adresleri ve hisseleri beyanda bulunan tarafından deftere yazdırılır.

Ekim ve sayım beyanı her yılın Kasım ayında yapılır.

Maliye Bakanlığı iklim şartları bakımından özellik gösteren illerde beyan süresini değiştirebilir.

Ekim ve sayım beyanları sözlü veya yazılı olabilir. Beyanlar, beyanı yapanlar tarafından imza veya mühürle tasdik edilir.

Beyan varakaları iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası beyan süresinin sonundan itibaren 15 gün içinde ilgili vergi dairesine makbuz karşılığında teslim edilir.

Kayıt işlerini kendi imkânları ile tekemmül ettiremiyecek durumda olan muhtarlıklara valiliklerce gerekli yardımda bulunulur.

MADDE 17

Aynı kanunun 245 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Muhtar ve ihtiyar heyetleri 243 üncü madde hükümlerine göre yapılan beyanların doğruluğunu tahkik ederler.

MADDE 18

Aynı kanunun 277 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Hayvanlar

MADDE 277

Zirai işletmelere dâhil hayvanlar maliyet bedeli ile değerlenir. Maliyet bedelinin tesbiti mümkün olmıyan ahvalde maliyet bedeli yerine emsal bedeli alınır. Bu hükmün tatbikında emsal bedeli, işletmenin bulunduğu mahal (Gezici hayvancılıkta kışlak) için zirai kazanç komisyonlarınca tesbit edilmiş olan ortalama maliyet bedelidir.

MADDE 19

Aynı kanuna aşağıdaki mükerrer 315 inci madde eklenmiştir:

Azalan bakiyeler usuliyle amortisman

MÜKERRER MADDE 315

Bilânço esasına göre defter tutan mükelleflerden dileyenler, amortismana tabi iktisadi değerlerini, azalan bakiyeler üzerinden amortisman usulü ile yok edebilirler.

Bu usulün tatbikinde;

1. Her yıl, üzerinden amortisman hesaplanacak değer, evvelce ayrılmış olan amortismanlar toplamının tenzili suretiyle tesbit olunur.

2. Bu usulde uygulanacak amortisman nispeti %25 i geçmemek üzere normal amortisman nispetinin 2 katıdır.

3. Bu usulde amortisman süresi normal amortisman nispetlerine göre hesaplanır.

Bu sürenin son yılına devreden bakiye değer, o yıl tamamen yok edilir.

MADDE 20

Vergi Usul Kanununa aşağıdaki mükerrer 320 nci madde eklenmiştir:

c) Amortisman usulünü seçme bakımından

MÜKERRER MADDE 320

1. İktisadi ve teknik bakımdan bir bütün teşkil eden değerler için normal veya azalan bakiyeler usulü ile amortisman usullerinden yalnız birisi uygulanabilir.

2. Bir İktisadi değer üzerinden normal amortisman usulüne göre amortisman ayrılmasına başlandıktan sonra bu usulden dönülemez.

3. Bir iktisadi değer üzerinden azalan bakiyeler usulüne göre amortisman ayrılmaya başlandıktan sonra normal amortisman usulüne geçilebilir. Bu suretle usul değiştirenler keyfiyeti beyannamelerinde veya eki bilânçolarda belirtmeye mecburdurlar. Kabul edilen yeni usul bu bildirimin yapıldığı beyannamenin taallûk ettiği dönemden itibaren nazara alınır. Bu takdirde henüz yol edilmemiş olan değer kısım, bakiye amortisman süresine bölünmek suretiyle eşit miktarlarla yok edilir.

MADDE 21

Aynı kanunun 328 inci maddesinin sonuna aşağıdaki hüküm eklenmiştir :

Şu kadar ki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan tahassul eden kâr, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta âzami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan kârlar, üçüncü yılın vergi matrahına eklenir.

Yukarıki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan kâr, yeni değerler üzerinden bu kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.

MADDE 22

Aynı kanunun dördüncü kitabının üçüncü kısmına aşağıdaki üçüncü bölüm eklenmiştir:

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Uzlaşma

Uzlaşmanın mevzuu

EK MADDE 1

Re’sen veya ikmalen tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi cezalarnın tahakkuk edecek miktarları mevzuunda, idare, aşağıda yazılı hususlarda, bu bölümde yer alan hükümler dairesinde mükellefler veya cezaya muhatap olanlarla uzlaşabilir.

1. Tarhiyatta, bu kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunması,

2. Tarhiyatta, bu kanunun 369 uncu maddesinde yazılı şekillerde yanılma halinin mevcut olduğunun, mükellef veya ceza muhatabı tarafından iddia edilmesi,

3. Vergi ziyama sebebiyet verilmesinin veya usulsüzlük fiilinin işlenmesinin; mükellef veya ceza muhatabı tarafından, kanun hükümlerine gereği kadar nüfuz edememekten ileri geldiğinin iddia olunması,

4. Müphem, yoruma mütehammil bulunan hususlarda mükelleflerin ve cezaya muhatap olanların yanılmış bulunmaları,

5. Tarhiyatı veya ceza kesmeyi gerektiren sebeplerin; Vergiler Temyiz Komisyonu ile Danıştay veya Maliye Bakanlığı tarafından, mümasil hâdiselerde başka yönden mütalâa edilmiş bulunması.

Uzlaşmanın şümulü

EK MADDE 2

Bu kanunun birinci maddesinin şümulüne dâhil vergi, resim ve harçlardan hangilerinde uzlaşma yoluna gidilebileceği Maliye Bakanlığınca tâyin olunur.

Bu yetki, il özel idareleri ile belediyelere ait vergi, resim ve harçlar için İçişleri Bakanlığınca kullanılır.

Uzlaşma komisyonları

EK MADDE 3

Uzlaşma komisyonları;

1. Genel bütçeye giren, vergi, resim ve harçlar için; illerde defterdarın veya tevkil edeceği zatın başkanlığında gelir müdürü ile varsa alâkalı vergi dairesinin müdüründen (Müstakil vergi dairesi yoksa gelir memurları arasından defterdarlıkça seçilecek birinden); ilçelerde malmüdürünün (Varsa müstakil vergi dairesi müdürünün) başkanlığında vergi memurlarından ikisinden;

2. İl özel idareleri bütçesine giren vergi, resim ve harçlar için illerde özel saymanlık müdürünün (Olmıyan yerlerde gelir memurunun) ilçelerde özel saymanlık gelir memurunun başkanlığında illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından seçilecek iki üye; belediye bütçesine giren vergi, resim ve harçlar için belediye başkanlarının başkanlığında belediye encümenlerince seçilecek iki üyeden;

Müteşekkil üçer üyeden kurulur.

Bu komisyonlar üyelerinin tamamının katılmasiyle toplanırlar ve ekseriyetle karar verirler.

Komisyonların uzlaşabilecekleri en çok vergi veya cezanın miktarı Maliye Bakanlığınca tâyin olunur. Maliye Bakanlığı, muayyen vergi, resim ve harçlarla bunlarla ilgili cezalarda uzlaşma yetkisini münhasıran il komisyonlarına verebilir. (Bu fıkradaki yetki özel idareler ile belediyeler komisyonları için içişleri Bakanlığınca kullanılır.)

Uzlaşma talebi

EK MADDE 4

Uzlaşma için mükellef veya cezaya muhatap olanın bizzat veya resmi vekaletini haiz vekili vasıtasiyle (Tüzel kişilerle kütüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin kanuni temsilcileri marifetiyle) ve yazı ile yetkili uzlaşma komisyonuna başvurması şarttır.

Uzlaşma talebi, bu kanunun 379 uncu maddesinde, mükellef veya cezaya muhatap olanlar için tanınan itiraz süresi içinde yapılır.

Re’sen tarhiyatta ilgili vergi dairesi, aynı süre içinde, herhangi bir taahhüdü tazammun etmemek kaydiyle, mükellefi veya cezanın muhatabını uzlaşma talebinde bulunmaya davet edebilir.

Uzlaşma talebinin tetkiki

EK MADDE 5

Uzlaşma komisyonları uzlaşma müzakeresine başlamadan önce;

1. Talebin dördüncü ek maddeye uygun şekilde ve müddeti içinde yapılıp yapılmadığını,

2. Uzlaşmanın komisyonun yetkisi içinde bulunup bulunmadığını,

İnceler.

Talebin usulüne uygun şekilde yapılmadığını veya uzlaşmanın yetkisi dışında bulunduğunu tesbit ederse esasa geçmeden talebi reddeder.

Talebin usule uygun şekilde yapıldığının ve komisyonun yetkisi içinde bulunduğunun anlaşılması halinde; mükellefin veya adına ceza kesilenin de bulunacağı bir celsede meselenin esasını tetkik eder. Uzlaşma ile ilgili olarak yapılacak görüşmelere katılması için mükellefe veya cezaya muhatap olana; görüşmenin tarihi ile yapılacağı yer ve saat uzlaşma komisyonu tarafından yazı ile ve en az on gün evvelinden bildirilir. Bu şekilde yapılacak müzakereler sonunda uzlaşma vâki olduğu takdirde keyfiyet bir tutanak ile tesbit ve işbu tutanak komisyon başkan ve üyeleri ile mükellef veya adına ceza kesilen tarafından imza olunur. Bu varakanın bir nüshası ilgiliye derhal verilir, bir nüshası da üç gün içinde vergi dairesine gönderilir.

Uzlaşma temin edilemediği takdirde (Mükellefin veya adına ceza kesilenin uzlaşma komisyonunun davetine icabet etmemesi, komisyona geldiği halde uzlaşma tutanağını imzalamaması veya bu tutanağı ihtirazi kayıtla imzalamak istemesi halinde de uzlaşma temin edilememiş sayılır.) Komisyonca bu hususu belirtmek üzere tanzim olunacak tutanağın birer nüshası üç gün içinde vergi dairesine ve ilgiliye tebliğ olunur. Uzlaşmanın vâki olmaması veya temin edilememesi hallerinde, aynı vergi veya ceza için yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.

Bu maddede yazılı işlemler mükellef veya adına ceza kesilenin resmî vekâletini haiz vekili tarafından da yapılabilir.

Uzlaşma komisyonu muamelelerinin kesinliği

EK MADDE 6

Uzlaşma komisyonlarının ek 5 inci maddeye göre tutacakları uzlaşma tutanakları kesin olup gereği vergi dairelerince derhal yerine getirilir.

Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tesbit olunan hususlar hakkında bilâhara hiçbir mercie (Danıştay dâhil) itiraz ve şikâyette bulunamaz.

Uzlaşma ve itiraz

EK MADDE 7

Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vâki olmadığı takdirde itiraz yoluna gidebilir.

Mükellef veya ceza muhatabı aynı vergi veya ceza için uzlaşma talebinden önce itiraz etmişse itirazı, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce itiraz komisyonlarınca incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.

Uzlaşmanın vâki olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (Bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya itiraz edemez.

Uzlaşmanın vâki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarhedilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vâki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili itiraz komisyonu nezdinde itiraz edebilir. Bu takdirde, itiraz müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar.

Uzlaşmanın vâki olmaması halinde, yukardaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş olan itiraz incelemelerine, keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine İtiraz Komisyonunda devam olunur.

Ödeme

EK MADDE 8

Uzlaşma konusu yapılan vergi ve cezalar;

1. Uzlaşma vâki olduğu takdirde, uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödeme zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse kanuni ödeme zamanlarında; ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde;

2. Uzlaşma vâki olmadığı takdirde, bu kanunun 112, 368 ve 389 uncu maddeleri hükümleri dairesinde;

Ödenir.

Uzlaşma ve cezalarda indirme

EK MADDE 9

Bu bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376 ncı madde hükümleri; hakkında 376 ncı madde hükümleri uygulanan vergi ve cezalar için bu bölüm hükümleri uygulanmaz. Ancak, ceza muhatabının, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyanla hâdiseye 376 ncı maddenin uygulanmasını isteme hakkı mahfuzdur.

Tüzük

EK MADDE 10

Uzlaşma müessesesi ve tatbikatı ile ilgili sair hükümler tüzükte belirtilir.

MADDE 23

Aynı kanunun 384 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

İtiraz komisyonu, re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine lüzum görürse, hususi teknik bir bilgi veya ihtisasa taallûk etmiyen işlerde başkan veya üyeleri arasından belli edeceği bir zat, hususi teknik bir bilgi veya ihtisasa taallûk eden işlerde bu zatın naipliği altında tarafsız bilirkişi marifetiyle arazi ve binaları gözden geçirmek, mükellefin defter ve vesikalarını incelemek ve her türü tetkikatı yaptırmak, lüzumlu kimseleri çağırıp izahat veya yazı ile malûmat almak veya mükelleften gayri üçüncü şahısların defter ve vesikalarını tetkik etmek veya ettirmek suretiyle incelemeleri derinleştirir ve gerekirse yeni deliller isteyebilir. İlgililerin sözlü izahatı zapta geçirilerek sahiplerine imzalattırılır. İtiraz mevzuu tarhiyat bir vergi incelemesine taallûk ettiği ve bilirkişi raporu ile inceleme raporu arasında açık bir mubayenet mevcut olduğu takdirde; itiraz komisyonu, karar vermeden önce incelemeyi yapanın ve mükellefin yazılı mütalâasını alır. Komisyonca tâyin edilecek müddet içinde bu mütalâanın verilmemesi halinde mütalâa verilmekten sarfınazar edilmiş sayılır.

MADDE 24

Aynı kanunun geçici 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerlenmesi

GEÇİCİ MADDE 5

Bu kanunun mer’iyete girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda ticari, zirai veya mesleki kazançları dolayısiyle yeniden Gelir Vergisine girecek veya götürü usulden (Zirai kazançlarda götürü gider usulü dâhili gerçek usule geçecek olan mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetleri maliyet bedeli, maliyet bedeli bilinmiyorsa bizzat kendilerince alış tarihindeki rayice göre tahmin olunacak bedeli ile değerlenir. Şu kadar ki, bu kıymetlerin alış tarihleri ile mükellefiyete giriş veya gerçek usule geçiş tarihi arasındaki yıllara ait amortismanlar tutan bu değerden düşülür ve bakiyesinin amortismanına devam olunur.

Mükellefçe tahmin olunacak bedelin fazla hesaplandığının tesbiti halinde bundan dolayı adına ceza kesilmez.

MADDE 25

Aynı kanuna aşağıdaki geçici 10 uncu madde eklenmiştir:

Müdevver mahsullerin değerlenmesi

GEÇİCİ MADDE 10

Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda zirai kazançları dolayısiyle zirai işletme hesabı veya bilânço esasında yeniden Gelir Vergisine girecek veya götürü gider usulünden gerçek usullere geçecek çiftçiler, mükellefiyete girdikleri veya gerçek usullere geçtikleri yıla devredilen zirai mahsullerini maliyet bedeli ile, bu bedel belli değilse bizzat tâyin edecekleri bedel ile değerlendirirler ve çiftçi işletme defterinin giderler tablosuna bir kalemde kaydederler; bilânço esasında ise açılış bilançosunda gösterirler.

Mükellefçe tâyin edilecek bu bedelin fazla hesaplandığının tesbiti bundan dolayı adına ceza kesilmez.

İlk defa götürü gider usulünde vergiye tabi olacak çiftçilerin evvelki yıllardan devreden mahsullerinin satış hasılatının vergilendirilmesinde, kazançlarını Gelir Vergisi Kanununun 54 üncü maddesinin 1 numaralı bendine göre tesbit edecekler gerçek miktarları ile indirilebilecek giderlerinin, kazançlarını aynı maddenin 2 numaralı bendine göre tesbit edecekler ise bilümum giderlerinin hesabında evvelki yıllarda ödenmiş olan bu kabî masraflardan sadece satışın yapıldığı yıla devreden mahsullere isabet eden kısımları nazara alınır.

MADDE 26

Vergi Usul Kanununa aşağıdaki geçici 11 inci madde eklenmiştir:

Yeniden değerleme

GEÇİCİ MADDE 11

Bilânço esasına göre defter tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefler (Kolektif, âdi komandit ve âdi şirketler dâhili bilânçolarına dâhil amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve bu kıymetler üzerinden ayrılmış olup bilânçolarının pasifinde gösterilen amortismanları, Maliye Bakanlığınca tesbit olunacak emsallerle çarpmak suretiyle aşağıdaki şartlarla yeniden değerlerler :

1. Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı, bilânçonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir.

Değer artışı, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlenmesinden önceki net bilânço aktif değerlerinin, bu kıymetlere emsal tatbikindan sonra bulunacak net bilânço aktif değerlerinden indirilmesi suretiyle bulunur.

Net bilânço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilânçonun aktifinde yazılı değerinden pasifte yazılı amortismanın tenzili suretiyle bulunan miktarı ifade eder.

2. Pasifte gösterilen değer artışı sermayeye ilâve edildiği, teşebbüs sahibi veya ortaklar tarafından işletmeden çekildiği veya herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği takdirde, bu ameliyenin yapıldığı dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.

3. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin amortismanları, değerlemenin yapıldığı hesap döneminden itibaren yeni değerleri üzerinden ayrılır.

4. Pasifte gösterilen değer artışları yukarıki 2 numaralı bent gereğince vergiye tabi tutulmuş ise yeni değerler üzerinden her yıl ayrılan amortismanların tamamı giderler arasına dâhil edilir.

Değer artışlarının tamamı fon hesabında aynen muhafaza edildiği takdirde yeni değer üzerinden ayrılan amortismanın tamamı yine gider kaydedilmekle beraber bunun değerlemeden mütevellit kıymet artışına tekabül eden kısmı aynı yılın kâr ve zarar hesabına alacak yazılır.

Bu suretle işletmenin o yıla ait ticari kazançlarından indirilmemiş ve dolayısiyle vergiye tabi tutulmuş bulunan amortisman farkları tutarı kadar bir meblâğ, ayrıca vergileme bahis konusu olmaksızın, fon hesabına borç yazılmak suretiyle sermayeye ilâve olunabileceği gibi işletmeden de çekilebilir veya başka bir hesaba naklolunabilir.

5. Bilânçonun pasifinde özel bir fon hesabında topluca gösterilen değer artışları yekûnundan yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden miktarlar ile bunların hesap şekilleri envanter defterinin ayrı bir sayfasında müfredatlı olarak gösterilir.

6. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin satışı halinde bunların fon hesabına dâhil bulunan hisseleri aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutularak mezkûr fon hesabından çıkarılır. Ancak yukarıki 2 ve 4 numaralı bentler gereğince bu hisselerin tamamı veya bir kısmı fon hesabından daha evvel çıkarılmış ise satış kâr veya zararının hesabında sadece bakiye fonda kalmış bulunan değer artışı hisseleri nazara alınır.

Bu maddeye göre yeniden değerlemenin yapılacağı zaman ve değerlemede nazara alınacak emsaller Maliye Bakanlığınca tesbit ve Resmi Gazete ile ilân olunur.

Zirai kazanç ölçülerinin uygulanma süresi

GEÇİCİ MADDE 1

Zirai kazanç il komisyonlarınca 213 sayılı kanun hükümlerine göre ve 1961-1963 yılları için tesbit edilmiş bulunan ölçüler sadece 1962 yılı için uygulanır.

1963-1965 yıllarında uygulanacak ölçüler, 213 sayılı kanunun bu kanunla değiştirilen hükümlerine göre yeniden takdir olunur.

1962 yılında elde olunan zirai kazançlar için uygulanacak götürü gider emsallerinden %70 nispetinden az olanları, %70 (Dâhil) nispetli iblâğ olunur.

Zirai kazançlar il komisyonları üyelerinin yeniden seçilmesi

GEÇİCİ MADDE 2

Bu kanunun yürürlüğe girmesini takip eden bir ay içinde, zirai kazançlar il komisyonlarının seçilmiş üyeleri, değişik 84 üncü madde esasları dairesinde yeniden seçilirler, Eski komisyonlara dâhil üyelerin tekrar seçilmeleri caizdir.

Takdir komisyonları üyelerinin yeniden seçilmesi

GEÇİCİ MADDE 3

Bu kanunun yürürlüğe girmesini takip eden bir ay içinde, takdir komisyonlarının seçilmiş üyeleri, 213 sayılı kanunun bu kanunla değişik 72 ve 73 üncü maddeleri esasları dahilinde yeniden seçilirler. Eski komisyonlara dâhil üyelerin tekrar seçilmesi caizdir.

Zirai kazançlarla götürü usulde vergiye tabî ücret ve ticari kazançların vergilerinin tarh ve tahsili

GEÇİCİ MADDE 4

1962 takvim yılında elde olunan zirai kazançlarla 1961 ve 1962 takvim yılları götürü usulde vergiye tabi ticari kazançları; 1962 ve 1963 bütçe yılları götürü ücretlerinin tarh ve tahsil dönemlerin, (Zirai kazançlarda beyanname verme süresi dâhil) 1963 yılı içinde, bu mükelleflerin durumlarına uyan ileri tarihlere almaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Yürürlük ve yürütme

MADDE 27

Bu kanunun 18 ve 25 inci maddeleri 1/1/1962, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 28

Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.