Dosya olarak kaydet: PDF - WORD
Görüntüleme Ayarları:
Bu doküman Resmi Gazete dışında bir kaynakta yayınlanmıştır.

Bilindiği üzere, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1401 inci maddesinde “Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 1458 inci maddesi, “Sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sisortacı ile sisorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir.” hükmünü içermektedir.

Ayrıca, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası “Sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, aracılar ve sigorta eksperleri sigortalıların hak ve menfaatlerini tehlikeye sokabilecek hareketlerden kaçınmak, mevzuat ve işletme planı esaslarına uygun faaliyette bulunmak, sigortacılığın icaplarına ve iyiniyet kurallarına uygun hareket etmek zorundadır.” ve dördüncü fıkrası “Müsteşarlık, sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, aracılar ve sigorta eksperlerinin yukarıda sayılan kurallara uymalarını sağlamak üzere gerekli her türlü tedbiri almaya yetkilidir.” hükümlerini amirdir.

Buna karşın, Kurumumuzca yapılan denetim faaliyetleri kapsamında bazı sigorta şirketlerince sağlık sigortası poliçelerinin, teminata konu risklerin gerçekleşmesinden (tedavi süreçlerinin belirlenmesi, tedavi veya vefat gerçekleşmesi) sonra tanzim edildiği ve yine bazı sigorta aracıları tarafından söz konusu poliçelerin düzenlenmesine aracılık edildiği hususları tespit edilmiştir.

Bu çerçevede, riskin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkması sonrasında düzenlenen söz konusu sözleşmelerin ilgili kanun hükmü kapsamında geçersiz olduğu ve bahse konu uygulamaların sigortalıların mağduriyetine yol açtığı izahtan varestedir.

Sigortalı hak ve menfaatlerini tehlikeye düşüren bu uygulamalar, Kurumumuzca yakından takip edilmekte olup ilgili mevzuata aykırı işlem tesis eden sigorta şirketleri ve aracıları hakkında gerekli müeyyideler uygulanmaktadır.

Sonuç olarak, sigorta şirketleri ve aracıların söz konusu müeyyidelere maruz kalmamak için konuyla ilgili gerekli tedbirleri ivedilikle yerine getirmeleri önem arz etmektedir.