Dosya olarak kaydet: PDF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan: Danıştay Başsavcılığı/ANKARA Davacı: Yıldıray Yalçın Vekili: Av.Yücel Tokgönül Camii Şerif Mah. İstiklal Cad. İçel Apt 4/15 Akdeniz/MERSİN

Davalı: Sağlık Bakanlığı, Kolej-ANKARA

Vekili: Av.Yasemin Erdoğan Atmaz (Aynı yerde)

İstemin Özeti: Adana Bölge İdare Mahkemesince verilen 12/12/2013 tarihli ve E:2013/6204, K:2013/5694 sayılı kararın, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.

Danıştay Tetkik Hakimi: Zühal Yavuz

Düşüncesi: 24.10.1982 günlü ve 17848 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca müsteşar, başında bulunduğu kuruluşta görevli bütün memurların en üst disiplin amiri olup, en üst disiplin amiri olarak haiz olduğu yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabileceğinden, müsteşarın ilçedeki Sağlık Bakanlığı görevlileri hakkında doğrudan disiplin cezası vermesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Adana Bölge İdare Mahkemesinin 12/12/2013 tarihli ve E:2013/6204, K:2013/5694 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. Maddesi uyarınca kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Başsavcısı: Mehmet Rıza Ünlüçay

Düşüncesi: Hatay Dörtyol Devlet Hastanesinde Başhekim olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesi uyarınca "Kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 11.03.2011 tarih ve 58117 sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddine dair Hatay İdare Mahkemesinin 15.11.2012 gün ve E:2011/2376, K:2012/1511 sayılı kararının bozularak kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki Adana Bölge İdare Mahkemesinin 29.05.2013 gün ve E:2013/2403, K:2013/2383 sayılı kararının düzeltilmesi isteminin reddi yolundaki Adana Bölge İdare Mahkemesinin 12.12.2013 gün ve E:2013/6204, K:2013/5694 sayılı kararının kanun yararına bozulması konusunda Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesinde, "niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden" kararların kanun yararına bozulması için temyiz olunabileceği belirtilmiştir.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük haklan üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülebilmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmasının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; Hatay Dörtyol Devlet Hastanesinde Başhekim olarak görev yapan davacı hakkında açılan soruşturma sonunda isnat edilen fiilin subuta erdiği belirtilerek kınama cezasının önerilmesi üzerine dava konusu kınama cezası ile cezalandırıldığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın fiilin sabit bulunarak reddedildiği, ancak davacı tarafından Bölge İdare Mahkemesine yapılan itiraz üzerine, Adana Bölge İdare Mahkemesinin 29.05.2013 gün ve E:2013/2403, K:2013/2383 sayılı kararıyla; Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin ekinde yer alan cetvelde, ilçelerde görevli baştabiplere disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amirinin il sağlık müdür yardımcısı, üst disiplin amirinin ise il sağlık müdürü olarak gösterildiği, bu durumda, davacının soruşturma sonucunda isnat edilen fiilin subuta ermesi nedeniyle yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amirince cezalandırılması gerekirken, Sağlık Bakanlığı, Müsteşarlık Makamınca tesis edilen disiplin cezası işleminde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu, karar düzeltme isteminin ise reddedilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

24.10.1982 günlü ve 17848 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin 16. maddesinde "Başbakanlık ve bakanlıklarda, bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan müsteşar, başkan, genel müdür, genel sekreter ve müdürler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar, belediyelerde belediye başkanları, yurtdışı teşkilatında misyon şefleri buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amirleridirler. Daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralaması bu esasa göre tespit edilir. En üst disiplin amirleri haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir.

Ayrıca disiplin işlerinde denetimi, etkin ve süratli bir uygulamayı sağlamak için, yukarıdaki fıkrada sayılan disiplin amirlerinin birinci sicil amiri oldukları memurlar ve bakanlıkların doğrudan bakana bağlı birimlerinin başında bulunanlar idari yönden veya sicil bakımından kendilerine bağlı memurların disiplin amiri olarak tayin ve tespit edilirler." kuralı yer almıştır.

Yukarıda yer verilen genel düzenleyici nitelikteki yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, müsteşarın başında bulunduğu kuruluşta görevli bütün memurların en üst disiplin amiri olduğu ve en üst disiplin amiri olarak haiz olduğu yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabileceği hususu göz önüne alındığında müsteşarın ilçedeki Sağlık Bakanlığı görevlileri hakkında doğrudan disiplin cezası vermesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenle; Adana Bölge İdare Mahkemesinin 12.12.2013 gün ve E; 2013/6204, K-.2013/5694 sayılı kararının, 2577 sayılı Yasa'nın 51’inci maddesi uyarınca yürürlükteki hukuka aykırı sonucu ifade ettiğinden, kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, Hatay Dörtyol Devlet Hastanesinde Başhekim olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-(a) maddesi uyarınca "Kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 11.03.2011 tarihli, 58117 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Hatay İdare Mahkemesi’nin 15.11.2012 tarihli, E:2011/2376, K:2012/1511 sayılı karan ile doğrudan temin ve pazarlıkla yapılan alımlardaki bazı faturalarda tutarsızlıklar olduğu, Başhekim olan davacının da verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında kusurlu davranmak suretiyle kamu zararına neden olduğunun sübuta erdiği, davacının subuta eren eylemi nedeniyle kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine, Adana Bölge İdare Mahkemesinin 29.05.2013 tarihli, E:2013/2403, K:2013/2383 sayılı kararıyla; Sağlık Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin ekinde yer alan cetvelde, ilçelerde görevli baştabiplere disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amirinin il sağlık müdür yardımcısı, üst disiplin amirinin ise il sağlık müdürü olarak gösterildiği, bu durumda, davacının soruşturma sonucunda isnat edilen fiilin subuta ermesi nedeniyle disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amirince cezalandırılması gerekirken, Sağlık Bakanlığı, Müsteşarlık Makamınca tesis edilen disiplin cezası işleminde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Hatay İdare Mahkemesinin karan bozularak kaldırılmıştır.

Bozma kararına karşı davalı idare tarafından yapılan karar düzeltme isteminin, Adana Bölge İdare Mahkemesinin 12.12.2013 tarihli, E:2013/6204, K:2013/5694 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bozma kararı kesinleşmiştir.

Danıştay Başsavcılığı, 24.10.1982 günlü ve 17848 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin 16. Maddesi uyarınca müsteşarın başında bulunduğu kuruluşta görevli bütün memurların en üst disiplin amiri olduğu ve en üst disiplin amiri olarak haiz olduğu yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabileceği, müsteşarın ilçedeki Sağlık Bakanlığı görevlileri hakkında doğrudan disiplin cezası vermesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Adana Bölge İdare Mahkemesinin 12.12.2013 tarihli, E:2013/6204, K:2013/5694 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. Maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesinde, bölge idare mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın, kanun yararına bozulacağı, bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı ve bozma kararının bir örneğinin ilgili bakanlığa gönderilip, Resmi Gazete'de yayımlanacağı kuralına yer verilmiştir.

24.10.1982 günlü ve 17848 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin 16. maddesinde "Başbakanlık ve bakanlıklarda, bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan müsteşar, başkan, genel müdür, genel sekreter ve müdürler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar, belediyelerde belediye başkanları, yurtdışı teşkilatında misyon şefleri buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amirleridirler. Daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralaması bu esasa göre tespit edilir. En üst disiplin amirleri haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir.

Ayrıca disiplin işlerinde denetimi, etkin ve süratli bir uygulamayı sağlamak için, yukarıdaki fıkrada sayılan disiplin amirlerinin birinci sicil amiri oldukları memurlar ve bakanlıkların doğrudan bakana bağlı birimlerinin başında bulunanlar idari yönden veya sicil bakımından kendilerine bağlı memurların disiplin amiri olarak tayin ve tespit edilirler." kuralı yer almıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; Hatay Dörtyol Devlet Hastanesi görevlileri hakkında yapılan soruşturma sonunda düzenlenen 04.11.2010 tarihli, 161/13 sayılı soruşturma raporunda, hastane başhekimi olan davacı ile ilgili olarak, doğrudan temin ve pazarlıkla yapılan alımlardaki bazı faturalarda tutarsızlıklar olduğu, Dörtyol Devlet Hastanesinin 02.03.2010 tarih ve 2010/11721 ihale kayıt nolu ihale dosyasında, 85 kalem ilaç ve serum aliminin açık ihale usulü ile yapıldığı, ihaleye ilişkin yaklaşık maliyet belirlenirken çeşitli firmalardan alınan fiyatlar ile mukayese cetveli hazırlandığı, 23.06.2010 tarihinde çerçeve anlaşmaya istinaden aldığı 126 kalem ilaç ve seruma ait 2010/62090/8 ihale kayıt nolu ihale dosyasında, ihaleye ilişkin yaklaşık maliyet hesabı yapılırken farklı firmalardan teklif alınarak mukayese cetveli oluşturulduğu, anılan ihalelerden birincisinde ihtiyaçlar tam olarak belirlenmediğinden çerçeve anlaşmayla alım yapılacak ikinci ihaleden önce 21.04.2010 tarihli ve 2010/44600 ihale kayıt numaralı ihalede pazarlık yöntemiyle alım yapıldığı, diğer alımlardan farklı olarak yaklaşık maliyet hesaplamasında Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü internet sitesinde yer alan depocu satış fiyatlarının esas alındığı, 2010 Nisan ayma ait Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü KDV hariç depocu satış fiyatlarına bakıldığında, bazı kalemlerdeki tutarların yanlış belirlendiği, doğru olan tutarların hesaplanması ile arada fark oluştuğu böylelikle kamu zararına sebep olunduğu, Başhekim olan davacının da verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında kusurlu davranmak suretiyle kamu zararına neden olduğuna ilişkin iddianın sübuta erdiği, davacının sübuta eren eylemi nedeniyle kınama cezası ile cezalandırıldığı, davanın bu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük haklan üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülebilmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmasının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkındaki Yönetmeliğin 16. Maddesi uyarınca müsteşarlar, bulundukları kurumlarda çalışan tüm memurların en üst disiplin amiri sıfatına sahip olup, en üst disiplin amiri olarak haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilmektedirler. Bu nedenle dava konusu olayda, hastane başhekimi olan davacının, müsteşar tarafından kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Adana Bölge İdare Mahkemesi'nin 12.12.2013 tarihli, E:2013/6204, K:2013/5694 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına, kararın birer örneğinin ilgili Sağlık Bakanlığı ve davacı ile Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmesine ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 06/04/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.