Dosya olarak kaydet: PDF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

BİRİNCİ KISIM

Mükellefiyet

BİRİNCİ BÖLÜM

Verginin mevzuu

Mevzu

MADDE 1

Gerçek kişilerin gelirleri (Gelir Vergisi) ne tabidir. Gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların sâfi tutarıdır.

Gelirin unsurları

MADDE 2

Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır:

1. Ticari kazançlar;

2. Zirai kazançlar;

3. Ücretler;

4. Serbest meslek kazançları;

5. Gayrimenkul sermaye iratları;

6. Menkul sermaye iratları;

7. Sair kazanç ve iratlar.

Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, yukarıda yazılı kazanç ve iratlar gelirin tesbitinde gerçek ve sâfi miktarları ile nazara alınır.

İKİNCİ BÖLÜM

Tam mükellefiyet

Mükellefler

MADDE 3

Aşağıda yazılı gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler:

1. Türkiye’de yerleşmiş olanlar;

2. Resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşebbüslere bağlı olup işleri dolayısiyle yabancı memleketlerde ikamet eden ve bulundukları memleketlerde benzeri bir vergiye tabi olmıyan Türk vatandaşları.

Türkiye’de yerleşme

MADDE 4

Aşağıda yazılı kimseler Türkiye’de yerleşmiş sayılır:

1. İkametgâhı Türkiye’de bulunanlar (İkametgâh, Kanunu Medeninin 19 uncu ve mütaakıp maddelerinde yazılı olan yerlerdir);

2. Bir tâkvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla ikamet edenler (Geçici ayrılmalar Türkiye'de ikamet süresini kesmez.)

Yerleşme sayılmıyan haller

MADDE 5

Aşağıda yazılı yabancılar memlekette altı aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye’de yerleşmiş sayılmazlar:

1. Belli ve geçici görev veya iş için Türkiye’ye gelen iş, ilim ve adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara benziyen diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat maksadiyle gelenler;

2. Tutukluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmıyan sebeplerle Türkiye’de alıkonulmuş veya kalmış olanlar.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Dar mükellefiyet

Mükellefler ve mevzu

MADDE 6

Türkiye'de yerleşmiş olmıyan gerçek kişiler, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler. Şu kadar ki, mevduat faizleri ile menkul kıymet satışından doğan kazançlar Türkiye'de elde edilmiş olsa dahi, bunlar vergi mevzuuna alınmaz.

Kazanç veya iradın Türkiye’de elde edilmesi

MADDE 7

Dar mükellefiyete tabi kimseler bakımından kazanç ve iradın Türkiye'de elde edildiği aşağıdaki şartlara göre tâyin olunur:

1. Ticari kazançlarda: Kazanç sahibinin Türkiye’de bulunması, Türkiye’de bulunmadığı hallerde Türkiye'de iş yerinin olması veya daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilci vasıtasiyle veya bizzat yapılan işlerden doğması (Bu şartları haiz olsalar dahi iş merkezi Türkiye’de bulunmıyanlardan merkezleri hesabına ihraç edilmek üzere Türkiye’de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye'de satmaksızın yabancı memleketlere gönderenlerin bu işlerden doğan kazançları Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz.

Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının Türkiye’de olması veya satış akdinin Türkiye’de inikat eylemesidir. İş merkezinden maksat ise, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği merkezdir.);

2. Zirai kazançlarda: Zirai faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi;

3. Ücretlerde:

a) Hizmetin Türkiye’de ifa edilmiş veya edilmekte olması ve Türkiye’de değerlendirilmesi;

b) Türkiye’de kâin müesseselerin idare meclisi başkanı ve üyelerine, denetçilerine, tasfiye memurlarına ait hakkı huzur, aidat, ikaramiye, temettü hissesi ve benzerlerinin Türkiye’de değerlendirilmesi;

4. Serbest, meslek kazançlarında: Serbest meslek faaliyetlerinin Türkiye'de icra edilmesi ve Türkiye’de değerlendirilmesi;

5. Gayrimenkul sermaye iratlarında: Gayrimenkulün Türkiye'de bulunması veya bu mahiyetteki hakların Türkiye'de kullanılması;

6. Menkul sermaye iratlarında: Sermayenin Türkiye'de yatırılmış olması;

7. Sair kazanç ve iratlarda: Bu kazanç veya iratları doğuran işin veya muamelenin Türkiye’de, ifa edilmesi ve Türkiye’de değerlendirilmesi;

Bu maddenin 3 üncü, 4 üncü ve 7 nci bentlerinde sözü edilen değerlendirmeden maksat, ödemenin Türkiye'de yapılması veya ödeme yabancı memlekette yapılmışsa, Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır.

İş yeri ve daimî temsilci

MADDE 8

7 nci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı iş yeri, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tâyin olunur.

Aynı maddede yazılı daimî temsilci, bir hizmet veya vekâlet akdi ile temsil edilene bağlı olup, onun nam ve hesabına muayyen veya gayrimuayyen bir müddetle veya mütaaddit ticari muameleler ifasına yetkili bulunan kimsedir.

Aşağıda yazılı kimseler, başkaca şartlar aranmaksızın temsil edilenin daimi temsilcisi sayılırlar.

1. Ticari mümessiller, tüccar vekilleri ve memurları ile Ticaret Kanununun hükümlerine göre acenta durumunda bulunanlar;

2. Giderleri devamlı olarak kısmen veya tamamen temsil edilen tarafından ödenenler;

3. Mağaza veya depolarında temsil edilen hesabına konsinyasyon suretiyle satmak üzere devamlı olarak mal bulunduranlar.

Bir kimsenin birkaç kişiyi aynı zamanda temsil etmesi, daimî temsilcilik vasfını değiştirmez.

İKİNCİ KISIM

Muaflık ve istisnalar

BİRİNCİ BÖLÜM

Esnaf muaflığı

Vergiden muaf esnaf

MADDE 9

Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretlerle çalışanlar Gelir Vergisinden muaftır:

1. Elde, sırtta, başta, el veya ayak ile müteharrik el arabası veya hayvanla taşımak suretiyle köylerde, mahalle aralarında ve pazarlarda yenilecek, içilecek, yakılacak, zat ihtiyaçlarında veya evlerde kullanılacak madde ve malzemeleri perakende olarak satanlarla aynı suretle gazete, mecmua, kitap, piyango bileti, kartpostal, zarf, mektup kâğıdı, çocuk oyuncaklarını perakende satanlar;

2. Bir işyeri açmaksızın gezici olarak çalışan hallaçlar, kalaycılar, lehimciler, musluk tamircileri, çilingirler, camcılar, kundura boyacıları, berberler, nalbantlar, fotoğrafçılar, odun ve kömür kıranlar, çamaşır yıkayıcıları, hamallar;

3. Köylerde gezici olarak her türlü madde, malzeme ve eşyanın perakende satışı ve küçük sanat işleriyle iştigal edenler (Nüfusu 2 000 den «2 000 dâhil» aşağı olan köylerde yukarıda yazılı işleri işyeri açmak suretiyle yapanlar da bu fıkra hükmünden istifade ederler.);

4. Nehir, göl ve denizlerde ve su geçitlerinde toplamı 50 rüsum tonilâtoya (50 rüsum tonilâto dâhil) kadar makinasız veya motorsuz taşıma vasıtası işletenler; hayvanla veya bir aded hayvan arabası ile nakliyecilik yapanlar (Bu bentte yazılı ölçüler, birlikte yaşıyan eşlerle velâyet altındaki çocuklar hakkında veya ortaklık halindeki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın işlettiği vasıtalar toplu olarak nazara alınmak suretiyle tesbit edilir.);

5.Ziraat işlerinde kullandıkları hayvan, hayvan arabası, motor, traktör gibi vasıtalar veya sandallarla nakliyeciliği mûtat hale getirmeksizin arasıra ücret karşılığında eşya ve insan taşıyan çiftçiler;

6. Hariçten işçi almamak, muharrik kuvvet kullanmamak kayıt ve şartiyle oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çorap, hah, kilim, dokuma mamulleri, örgü dantelâ, nakış işlerini ve hasır, sepet, süpürge, yapma çiçek, ip ve urganları dükkân açmaksızın satanlar;(Gelir veya Kurumlar vergilerine tabi mükelleflere bu gibi işleri ücret mukabilinde yapanlar hariç.);

7. Yukarıki 1-6 No lu fıkralarda sözü edilen işlere benzerlik gösterdikleri, Danıştayın muvafık mütalâası üzerine, Maliye Bakanlığınca kabul ve ilân olunan ticaret ve sanat işleri ile iştigal edenler.

Ticari, zirai veya meslekî kazancı dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar.

İKİNCİ BÖLÜM

Vergiden muaf çiftçiler

Küçük çiftçi muaflığı

MADDE 10

Küçük Çiftçi Gelir Vergisinden muaftır.

Çiftçilerin bu vergi karşısında küçük çiftçi olup olmadıkları 12 nci ve 13 üncü maddelerde yazılı işletme büyüklüğüne ve yıllık satış tutarı esaslarına göre tâyin olunur. Bu şartlardan her hangi birini haiz bulunmıyanlar küçük çiftçi muaflığından faydalanamazlar.

Aile reisi beyanına tabi zirai gelirlerde işletme büyüklüğü ve yıllık satış tutarları aile reisi, eş ve küçük çocuklar için toplu olarak nazara alınır. Ortaklıklarda da aynı esas caridir. Yarıcılık ortaklık sayılır.

Küçük çiftçi muaflığının hududu

MADDE 11

Küçük çiftçi muaflığı zirai kazançlara münhasırdır. Bu muaflıktan faydalananlar, varsa, diğer kazanç ve iratları üzerinden bu kanunun diğer hükümleri gereğince vergiye tabi tutulurlar.

Diğer ticari, sınai ve meslekî kazançları dolayısıyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi bulunanlar küçük çiftçi muaflığından faydalanamazlar.

İşletme büyüklüğü ölçüsü

MADDE 12

Küçük çiftçi muaflığını tâyin bakımından, bir takvim yılı için, nazara alınacak işletme büyüklüğü ölçüleri şunlardır:

1 inci grup: Hububat, afyon, ayçiçeği ziraaatinde ekilen arazinin yüzölçümü toplamı 150 dönümü;

2 nci grup: Bakliyat, pamuk, pancar, susam, tütün ve keten ziraatinde ekilen arazinin yüzölçümü toplamı 60 dönümü;

3 üncü grup: Çeltik ve sebze ziraatinde ekilen arazinin yüzölçümü toplamı 30 dönümü;

4 üncü grup: Meyva verebilecek hale gelmiş bağ, incir ve fındık, ziraatinde yüzölçümü toplamı 30 dönümü;

5 inci grup: Meyva verebilecek hale gelmiş zeytinliklerde 800 ağacı veya narenciyede 400 ağacı;

6 nci grup: Diğer meyva ve mahsul ziraatinde ekili arazinin yüzölçümü toplamı 15 dönümü;

7 nci grup: Büyükbaş hayvan sayısı 25 adedi veya küçükbaş hayvan sayısı 100 adedi;

Aşmamak.

Yukarıda yazılı ziraat gruplarından birkaçının bir arada yapılması halinde her bir grup için belirtilmiş olan ölçüler ayrı ayrı aşılmadığı takdirde muaflık devam eder.

Satış tutarı ölçüsü

MADDE 13

Küçük çiftçi muaflığından istifade edebilmek için zirai mahsullerin bir takvim yılı içindeki satış bedelleri tutarının on beş, bin lirayı geçmemesi lâzımdır.

Arazi üzerinde yapılmıyan zirai faaliyetler ile kara ve su avcılığında ve 12 nci maddede işletme büyüklüğü ölçüsü gösterilmiyen zira faaliyetlerde muaflık yalnız yıllık satış tutarı ölçüsüne göre tâyin olunur.

Muafıktan mükellefliğe, mükelleflikten muaflığa geçiş

MADDE 14

12 ve 13 üncü maddelerde yazılı hadleri aşan çiftçiler bu durumun husule geldiği tarihi takibeden takvim yılı başından itibaren küçük çiftçi muaflığını kaybederler.

Bu suretle mükellefiyete girenler muafiyet şartlarının kalktığı tarihten itibaren keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye ve mükellefiyetle ilgili ödevlerini Vergi Usul Kanunundaki esaslara göre yerine getirmeye mecburdurlar.

Mükellef durumunda iken muaflık şartlarını iktisabedenler mütaakıp vergilendirme dönemi başından itibaren küçük çiftçi muaflığından faydalanırlar.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Diğer muaflıklar

Diplomat muaflığı

MADDE 15

Yabancı Devletlerin Türkiye’de buluan elçi, maslahatgüzar ve konsolosları (Fahrî konsoloslar hariç) ile elçilik ve konsolosluklara mensubolan ve o memleketin uyrukluğunda bulunan memurları, Türkiye’de resmî bir göreve memur edilenler bu sıfatlarından dolayı ve karşılıklı olmak şartiyle Gelir Vergisinden muaftırlar.

Bu muaflığın menkul sermaye iradı üzerinden tevkif suretiyle alınan vergiye şümulü yoktur.

Ücret istisnası

MADDE 16

Yabancı elçilik ve konsoloslukların 15 inci maddeye girmeyen memur ve hizmetlilerinin yalnız bu işlerinden dolayı aldıkları ücretler karşılıklı olmak şartiyle Gelir Vergisinden istisna edilir.

Göçmen ve mülteci muaflığı

MADDE 17

İskân Kanunu hükümlerine göre göçmen mülteci sayılanlarla yerleştirilenlerin, mezkûr kanunda Kazanç Vergisi muaflığı için konulan kayıt, şart ve sürelerle bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratların 6 000 lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.

Bu istisnanın menkul sermaye iradı üzerinden alınacak verginin tevkif yoliyle kesilen kısmına şümulü yoktur.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Kazançlarda istisnalar

Serbest meslek kazançlarında

MADDE 18

Müellif, mütercim, heykeltraş, ressam ve bestekârların kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserlerini satmak veya bu eserler üzerinde mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle, bir takvim yılı içinde elde ettikleri gayrisâfi kazanç ve iratların 5 000 lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.

(Eserlerin neşir, temsil, icra, teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alman bedel ve ücretler istisnaya dâhildir.)

Zirai kazançlar istisnası

MADDE 19

Bir vergilendirme döneminde elde edilen ve toplamı 10 000 liraya kadar olan zirai sâfi kazançların 5 000 lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.

Gelirleri aile reisi tarafından beyan edilecek olanlar için 10 000 liralık had aile reisi ile eş ve velâyet altındaki küçük çocuklara ait zirai sâfi kazançların toplamlarına göre hesaplanır. Bu toplam istisna haddini aşmadığı takdirde aile fertlerinden her biri istisnadan zirai gelirleri nispetinde faydalanırlar.

Ticari veya meslekî kazancı dolayısiyle gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar bu istisnadan faydalanmazlar.

Meden suları kazançları istisnası

MADDE 20

927 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre verilen sıcak ve soğuk maden suları imtiyazının işletilmesinden elde edilen kazançlar ihaleyi takip eden yıldan başlıyarak beş yıl süre ile gelir Vergisinden müstesnadır.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Sermaye iratlarında istisnalar

Gayrimenkuller ve haklarda

21

Gayrimenkulerin ve hakların kiralanmasından elde edilen ve bir takvim yılında toplamı 2 500 lirayı aşmıyan kiralarla bir takvim yılı içinde toplamı 10 000 lirayı aşmıyan kiraların 2 500 lirası Gelir Vergisinden müstesnadır.

Ticari, zirai veya meslekî kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanlar bu istisnadan faydalanmazlar.

Menkul kıymetler ve mevduat

MADDE 22

Aşağıda yazılı menkul sermaye iratları Gelir Vergisinden müstesnadır:

1. Özel kanunları veya Devletle akdedilmiş mukavelelerle her türlü vergiden istisna edilmiş olan menkul kıymetlerin faiz, temettü ve ikramiyeleri;

2. Mevduat ve özel alacaklar karşılığında bir takvim yılında alınan faizlerin 200 lirası (Muhtelif müesseselerden veya bir müessesenin muhtelif şube veya ajanslarından alınan mevduat faizlerinde bu had her müessese veya her müessesenin muhtelif şube ve ajansları için ayrı ayrı nazara alınır.)

ALTINCI BÖLÜM

Müteferrik istisnalar

Ücretlerde

MADDE 23

Aşağıdaki yazılı ücretler Gelir Vergisinden istisna edilmiştir:

1. Dilsiz, meflûç, iki gözü kör, el ve ayaklarının ikisinden veya birinden mahrum, birini veya ikisini kullanamıyacak derecede el ve ayakları sakat bulunan hizmet erbabının ücretleri (Sakatlık veya malûllüğün resmî hastanesi veya mümasil sıhhi teşekkülü bulunan yerlerde ilgili mütehassısın baştabiplikçe tasdik edilecek raporu ile resmî hastanesi veya mümasil sıhhi teşekkülü olmıyan veya ilgili mütehassısı bulunmıyan yerlerde resmî tabip raporu ile tevsiki şattır.);

2. Gelir Vergisinden muaf veya götürü usulde vergiye tabi çiftçilerin ziraat işlerinde bilfiil çalışan işçilerin ücretleri;

3. Toprak altı işletmesi halinde bulunan madenlerde cevher istihsali ve bununla ilgili diğer bütün işlerde çalışan işçilerin yer altında çalıştıkları zamanlara ait ücretleri;

4. Ticari ve sınai kazançları vergiden muaf bulunanların bu işlerinde çalıştırılan hizmet erbabının ücretleri;

5. Mahalle ve köy muhtarları ile köylerin kâtip, korucu, imam, bekçi ve benzeri müstahdemlerinin, mahalle ve çarşı bekçilerinin ücretleri;

6. Hizmetçilerin ücretleri (Hizmetçiler özel fertler tarafından evlerde, bahçelerde, apartmanlarda ve ticaret mahalli olmıyan sair yerlerde orta hizmetçiliği, uşaklık, sütninelik, dadılık, mürebbiyelik, bahçıvanlık, kapıcılık gibi özel hizmetlerde çalıştırılanlardır.);

7. Sanat okulları ile bu mahiyetteki enstitülerde, ceza ve ıslâh evlerinde, darülacezelerin atelyelerinde çalışan öğrencilere, hükümlü ve tutuklara ve düşkünlere verilen ücretler;

8. Hizmet erbabına iş yerinde bedava yemek vermek suretiyle sağlanan menfaatler (Bu yemeklerin iş veren tarafından hazırlatılması şartiyle);

9. Genel olarak maden işletmelerinde ve fabrikalarda çalışan işçilere ve özel kanunlarına göre barındırılması gereken memurlarla müstahdemlere konut tedariki ve bunların aydınlatılması, ısıtılması ve suyunun temini suretiyle sağlanan menfaatler;

10. Hizmet erbabının toplu olarak iş yerlerine gidip gelmelerini sağlamak maksadiyle iş verenler tarafından yapılan taşıma giderleri;

11. Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz bulunan emekli sandıkları tararından ödenen emekli, mâlûyet, dul ve yetim aylıkları (Tüzel kişiliği haiz emekli sandıklarınca ödenen aylıklar, hizmet süresi ve aylık seviyesi aynı olan Devlet memurlarına ödenen miktardan fazla ise, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutlur.) (Genel, katma ve özel bütçelerden ödenen bu nev'i aylıklar dâhil).

Gider karşılıklarında

MADDE 24

Gider karşılığı olarak yapılan aşağıda yazılı ödemeler Gelir Vergisinden istisna edilmiştir.

1. Kamu idareleri ve müesseseleri ve 3659 sayılı Kanuna tabi müesseseler ve kamu menfaatlerine yararlı dernekler tarafından verilen harcırahlar ve zaruri yol giderleri (Gündelikler dâhil);

2. Yukardaki fıkrada sayılanların dışında kalan müesseseler tarafından idare meclisi başkan ve üyeleri ile denetçilere, tasfiye memurlarına ve hizmet erbabına verilen gerçek yol giderlerinin tamamı ile yemek ve yatmak giderlerine karşılık olmak üzere verilen gündelikler (Bu gündelikler aynı aylık seviyesindeki Devlet memurlarına verilen gündeliklerden fazla ise veya Devletçe verilen gündeliklerin en yüksek haddini aşarsa, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.);

3. Kazai veya idari kararlara dayanarak tanıklara ve bilirkişilere verilen ücretler;

4. Özel kanunlarına göre verilen yakıt bedelleri;

5. Özel kanunlarla kurulan komisyonların memur olmıyan üyelerine bu görevleri dolayısiyle yapılan ödemeler.

Tazminat ve yardımlarda

MADDE 25

Aşağıda yazılı tazminat ve yardımlar Gelir Vergisinden müstesnadır:

1. Ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat ve yapılan yardımlar;

2. Muhtaç olanlara belli bir süre için veya hayat kaydiyle yapılan yardımlar (Asker ailelerine yapılan yardımlarla hayır derneklerinin ve yardım sandıklarının yardımları mutlak olarak bu istisnaya girerler.);

3. Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz olan emekli sandıklarınca kendilerine zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince verilen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminatlar (Kamu idare ve müesseseleri ve 3659 sayılı kanuna tabi müesseseler dışında kalan tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları tarafından ödenen tazminat ve yardımlar, hizmet süresi ve aylık seviyesi aynı olan Devlet memurlarına verilen miktardan fazla ise, aradaki fark ücreti olarak vergiye tabi tutulur.);

4. Hizmet erbabına ödenen çocuk zamları (Bu zamlar Devletçe verilen miktarları aştığı takdirde, fazlası vergiye tabi tutulur.);

5. Evlenme ve doğum münasebetiyle hizmet erbabına yapılan yardımlar (Bu istisna hizmet erbabının iki aylığına veya buna tekabül eden gündeliklerinin tutarına kadar olan yardım kısmına uygulanır.);

6. Sosyal sigorta kurumları tarafından sigortalılara yapılan ödemeler;

7. İşten çıkma tazminatı (İşten çıkma veya çıkarılanlara verilen tazminatlardır. Şu kadar ki, bu suretle verilen tazminatın miktarı işten çıkan veya çıkarılanın 12 aylığını aştığı takdirde fazlası ücret olarak vergiye tabi tutulur. Hizmet ifa edilmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz.);

8. Genel olarak nafakalar (Alanlar için);

9. Yardım sandıkları tarafından statüleri gereğince kendi üyelerine ölüm, sakatlık, hastalık, doğum, evlenme gibi sebeplerle yapılan yardımlar ile üyelerinin geri verilen mevduatı.

Vatan hizmetleri yardımlarında

MADDE 26

Aşağıdaki yazılı vatan hizmetleri yardımları Gelir Vergisinden müstesnadır.

1. Harb mâlûllüğü zamları;

2. Harb mâlûllerine ve şehit, dul ve yetimlerine verilen tekel beyiyeleri;

3. Şehitlerin dul ve yetimlerine şehit, dul ve yetimi sıfatiyle yapılan bilûmum ödemeler (Bu hükmün tatbikında hususi kanunlarına göre kendilerine şehit sıfatı verilenlerle harb, isyan, eşkiya, kaçakçı takip ve müsademesi, sanıkların ve mahkûmların takibi, manevra, talim ve tatbikat esnasında görev başında veya görevden doğan sebeplerle ölenler şehit sayılır.);

4. Vatan hizmetleri tertibinden bağlanan aylıklar ile ödenen mükâfatlar.

Teçhizat ve tayın bedellerinde

MADDE 27

Aşağıda yazılı teçhizat ve tayın bedelleri Gelir Vergisinden müstesnadır:

1. Özel kanunlara dayanarak verilen yemek ve hayvan yem bedelleri veya bu mahiyette yapılan ödemeler;

2. Demirbaş olarak verilen giyim eşyası (Resmî ve özel daire ve müesseselerce hizmet erbabına işin icabı olarak verilen ve bunların işten ayrılmaları halinde geri alınan giyim eşyası);

3. Tahsilde bulunanlar için yapılan giyim giderleri.

Tahsil ve tatbikat ödemelerinde

MADDE 28

Tahsil ve tatbikat giderleri karşılığı olarak yapılan aşağıda yazılı ödemeler Gelir Vergisinden istisna edilmiştir:

1. Resmî ve özel müesseseler ve şahıslar hesabına yabancı memleketlerde tahsilde veya stajda bulunan öğrenci ve memurlara gider karşılığı olarak verilen paralar (Özel müesseseler tarafından yapılan ödemeler, benzeri Devlet öğrenci ve memurlarına verilen miktardan fazla olduğu takdirde, aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur). (Asli görev veya memuriyet dolayısiyle alınan ücretler bu istisnaya dâhil değildir);

2. Resmî ve özel-müesseseler ve şahıslar hesabına Türkiye’de tahsilde bulunan öğrenciye iaşe, ibate ve tahsil gideri olarak ödenen paralar;

3. Öğrencilere tatbikat dolayısiyle öğretim müesseseleri veya tahsil masraflarını deruhde edenler tarafından verilen paralar.

Teşvik ikramiye ve mükâfatları

MADDE 29

Teşvik gayesiyle verilen aşağıda yazılı ikramiye ve mükâfatlar Gelir Vergisinden müstesnadır:

1. İlim ve fenni, güzel sanatları, tarımı, hayvan yetiştirilmesini ve memleket bakımından faydalı olan diğer işleri ve faaliyetleri teşvik maksadiyle verilen ikramiyeler ve mükâfatlar;

2. Subay, astsubay ve erlere (Kıta onbaşı ve çavuşları dâhil) ve ordu hizmetinde bulunan sivil makinistlere, uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısiyle verilen gündelikler, ikramiyeler ve zamlar;

3. Spor müsabakalarına iştirak edenlere verilen ikramiye ve mükâfatlar (Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla verilen paralar hariç);

4. Spor kulüplerinin kendi mensuplarına gider karşılığı olmak üzere yaptıkları ödemeler ve maç hakemlerine verilen paralar.

Sergi ve panayır istisnası

MADDE 30

Dar mükellefiyete tabi olanların:

1. Hükümetin müsaadesiyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar (Türkiye’de başkaca iş yeri veya daimi temsilcileri bulunmamak şartiyle);

2. Bu sergi ve panayırlarda yaptıkları serbest meslek faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar; Gelir Vergisinden müstesnadır.

YEDİNCİ BÖLÜM

En az geçim indirimi

İndirim hadleri

MADDE 31

Mükelleflerin günde 5, ayda 150, yılda 1 800 lirayı aşmıyan gelirleri vergiye tabi tutulmaz.

Mükellef evli ise bu miktara eş için günde 3, ayda 90, yılda 1 080 lira, çocukların her biri için günde 2, ayda 60, yılda 720 lira ilâve edilir.

(Haftalık ücretlerde yedi gün üzerinden indirim yapılır).

Ana ve babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturan ve Gelir Vergisine tabi geliri bulunmayanlar bu maddenin uygulanmasında öz çocuklar gibi hesaba katılır.

Vergiye tabi gelirler yukarda yazılı hadleri aştığı takdirde gelirin bu kısımları matraha alınmaz.

Medeni hal esası

MADDE 32

31 inci maddede yazılı indirim hadlerinin tâyininde mükellefin, gelirin elde edildiği takvim yılı başındaki medeni hali ve aile durumu esastır.

Şu kadir ki, takvim yılı içinde bu durumda mükellef lehine husule gelen değişiklikler ayrıca nazara alınır.

En az geçim indiriminin uygulanmasında her ne suretle olursa olsun, evlilik bağı kalkmış olanların gelirlerine, ilk çocuk için eşe ait, diğer çocukların her biri için 31 inci maddede yazılı çocuklara ait indirim miktarları uygulanır.

İkisi de mükellef olan boşanmış eşlerden her biri hakkında yukarki esaslar, nafakasını sağladıkları çocuk sayısına göre uygulanır.

31 inci madde ile bu madde gereğince hesaplanacak indirim miktarı 5 çocuklu evli mükelleflere ait indirim tutarını geçemez.

Çocuk tabiri

MADDE 33

Yukarki maddelerde sözü edilen çocuk tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (Nafaka verilmek suretiyle bakılanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış evlâtları (Evlât edinilenler dâhil) ifade eder.

Nafakanın ana ve babaya müştereken tahmil edilmesi halinde, çocuk, bunlardan hangisinin velâyeti altında ise onun indirim haddinin tâyininde nazara alınır.

Daimi mâlûliyete düçar olduğu resmî bir hastanenin heyeti sıhhiyesi raporiyle tevsik olunan muhtaç evlâtlar hakkında yaş haddine bakılmaz.

Aile reisi esası

MADDE 34

İndirim yalnız aile reisi sıfatiyle vergiye tabi tutulan mükellefler hakkında uygulanır.

Vergi karnesi esası

MADDE 35

İndirimden faydalanmak istiyenler, Vergi Usul Kanununun esaslarına göre vergi karnesi almak ve bunu saklamak zorundadırlar.

Vergi Usul Kanunu ile karne almaktan muaf tutulmuş olanlardan karne aranmaz.

İndirimin uygulanmıyacağı gelirler

MADDE 36

Muhtelif yerlerden ücret alan hizmet erbabı için, indirim bunlardan yalnız en yüksek olanına uygulanır. Hizmet erbabının vergi karnesi varsa, indirimin uygulanacağı ücret bu karneyi muhafaza eden işverenden aldığı ücrettir.

En az geçim için indirim, dar mükellefiyete tabi kimselere şâmil değildir.

ÜÇÜNCÜ KISIM

Gelir unsurlarının tesbiti

BİRİNCİ BÖLÜM

Ticari kazanç

Ticari kazancın tarifi

MADDE 37

Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.

Bu kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı kazançlar ticari kazanç sayılır:

1. Maden, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri ile tuğla ve kiremit harmanlarının işletilmesinden;

2. Coberlik işlerinden;

3. Özel okul ve hastanelerle benzeri yerlerin işletilmesinden;

4. Gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden;

5. Kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alım; satımı ile iştigal edenlerin bu faaliyetlerinden;

6. Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin parsellenerek kısmen veya tamamen satılmasından; elde edilen kazançlar.

Kolektif ortaklıklarda ortakların, âdi veya eshamlı komandit ortaklıklarda komandite ortakların ortaklık kârından aldıkları paylar şahsi ticari kazanç hükmündedir. (66 ncı madde hükmü mahfuzdur.)

Ticari kazanç, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve bu kanunda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya götürü usullere göre tesbit edilir.

Özel okul ve hastanelerle benzen yerleri işleten serbest meslek erbabı, serbest meslek kazançlarını da işletmenin kayıtlarına ithal edebilirler.

Bilânço esasında ticari kazancın tesbiti

MADDE 38

Bilânço esasına göre ticari kazaç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:

1. İşletmeye ilâve olunan değerler bu farktan indirilir;

2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilâve olunur.

Ticari kazancın bu suretle tesbit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.

Ticari bilânço dâhil olup iratları vergiden müstesna bulunan menkul kıymetlerin iratları ticari kazançtan indirilir.

İşletme hesabı esnasında ticari kazancın tesbiti

MADDE 39

İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılât ile giderler arasındaki müspet farktır.

(Elde edilen hasılât, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise, tediye olunan ve borçlanılan meblâğları ifade eder.)

Emtia alım ve satımı ile uğraşanlarda ticari kazancın bulunması için hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilâve olunur.

Ticari kazancın bu suretle tesbit edilmesi sırasında Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulur.

İndirilecek giderler

MADDE 40

Safi kazancın tesbit edilmesi için, aşağıdaki giderlerin indirilmesi kabul edilir:

1. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler.

2. Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilâtında, iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilâç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (Bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye’de kâin sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartiyle), 28 inci maddede yazılı giyim giderleri;

3. İşle ilgili olmak şartıyle, mukavelenameye veya ilâma veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar;

4. İşle ilgili ve yapılan işin ehemmiyeti ve genişliği ile mütenasip seyahat ve ikamet giderleri (Seyahat maksadının gerektirdiği süreye maksur olmak şartiyle);

5. İşte kullanılan taşıtların giderleri;

6. İşletme ile ilgili olmak şartiyle: Bina, arazi, gider, istihlâk vergileri, damga ve belediye resimleri, harçlar ve kaydiyeler gibi aynı vergi, resim ve harçlar;

7. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (Değeri bin lirayı aşmıyan peştemallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri bin lirayı aşmıyan alât ve demirbaşlar amortismana tabi tutulmıyarak doğrudan doğruya gider yazılabilir.)

Gider kabul edilmiyen ödemeler

MADDE 41

Aşağıda yazılı ödemelerin gider olarak indirilmesi kabul olunmaz:

1. Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya aynen aldıkları sair değerler (Aynen alınan değerler emsal bedeli ile değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilâve olunur.)

2. Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komüsyonlar ve tazminatlar;

3. Teşebbüs sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler;

4. Teşebbüs sahiblerinin, eşinin ve küçük çacuklarının işletmede cari hesap veya diğer şekillerdeki alacakları üzerinden yürütülecek faizler;

5. Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatlar (Akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatlar, cezai mahiyette tazminat sayılmaz.)

Bu maddenin uygulanmasında, kolektif şirketlerin ortakları ile âdi ve eshamlı komandit şirketlerin komandita ortakları teşebbüs sahibi sayılır.

Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri

MADDE 42

Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinin kâr ve zarârı aşağıda yazılı usullerden birine göre tesbit edilir. Mükellefler işin bitiminde bu usullerden birini seçmekte serbestirler. Tercih edilen usul aynı yılda biten işlerin hepsine şâmil olur. Bu takdirde, her iş, beyannameye bağlı ayrı bir ek yaprakta gösterilir.

1. Kâr veya zarar, işin bittiği yıl katî olarak tesbit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkûr yıl beyannamesinde gösterilir.

2. Kâr veya zarar, işin bittiği yıl katî olarak tesbit edilir ve işin devam ettiği yıllar zarfında, bu işe ait olmak üzere, yapılan işçilik ve malzeme sarfiyatının tutarları nispetinde o yıllara dağıtılır ve o yılların kazancı olarak vergilendirilir. Evvelce başka işler dolayısiyle beyanname verilmiş ise, bu beyannamelerde gösterilmiş bulunan kâr veya zararlar bu dağıtıma göre düzeltilir. İkmal veya reddedilecek vergilerin hesabında, tevkif yoliyle ödenmiş olan vergiler ayrıca nazara alınır.

Mükellefler her iki halde de her inşaat ve onarma işinin hasılat ve giderlerini ayrı bir defterde veya tutmakta oldukları defterlerin ayrı sayfalarında göstermeye ve düzenliyecekleri beyannameleri, işlerin ikmâl edildiği takvim yılını takibeden yılın Mart ayı sonuna kadar vermiye mecburdurlar.

Bu madde şümulüne giren işlerde, geçmiş takvim yıllarına ait tarhiyatın düzeltilmesi ve vergi alacağının doğumu bakımından zamanaşımı işin neticelendiği tarihi takibeden yıldan başlar.

Müşterek genel giderler ve amortismanların dağıtılması

MADDE 43

Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde veya bu işlerin diğer işlerle birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler ve amortismanlar aşağıdaki esaslara göre dağıtılır.

1. Yıl içinde birden fazla inşaat ve onarma işinin birlikte yapılması halinde, her yıla ait müşterek genel giderler tahsil olunan istihkak bedellerinin birbirine olan nispeti dahilinde;

2. Yıl içinde tek veya birden fazla inşaat ve onarma işinin bu madde şümulüne girmeyen işlerle birlikte yapılması halinde, her yıla ait müşterek genel giderler tahsil olunan istihkak bedelleriyle diğer işlere ait satış veya hasılât tutarlarının birbirine olan nispeti dahilinde;

3. Birden fazla inşaat ve onarma işlerinde veya bu işlerle sair işlerde müştereken kullanılan tesisat, makina ve ulaştırma vasıtalarının amortismanları, bunların her işte kullanıldıkları gün sayısına göre.

İnşaat ve onarma işlerinde işin bitimi

MADDE 44

İnşaat ve onarma, işlerinde:

1. Muvakkat ve katî kabul usulüne tabi olan işlerde muvakkat kabulün yapıldığı yıl;

2. Muvakkat ve katî kabul usulüne tabi olmıyan diğer inşaat ve onarma işlerinde işin fiilen tamamlandığı yıl; bitim tarihi kabul edilir.

Muvakkat kabulden sonra, katî kabulü sağlamak maksadiyle yapılan giderler dağıtım usulüne tabi olmaz; bunlar katî kabulün yapıldığı yıl hesaplarına intikal ettirilir.

Ulaştırma işlerinde matrah

MADDE 45

Dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile yabancı memleketler arasında, yaptıkları ulaştırma işlerinde elde ettikleri kazançlar, Kurumlar Vergisine tabi yabancı ulaştırma kurumlarının kazançlarının tâyinine ait esaslara göre tesbit olunur.

Götürü usulde ticari kazancın tesbiti

MADDE 46

47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari ve sınai işlerinden sağladıkları sâfi kazançlar, Maliye Bakanlığınca tanzim edilecek iş cetvellerinde belirtilen iş nevilerine göre ve Vergi Usul Kanunundaki esaslar dairesinde, götürü olarak tesbit olunur.

Aynı işlerde ortak olarak çalışanlar hakkında 47 nci maddede yazılı iş yerleri gayrisâfi iratları ile 48 inci maddede yazılı iş hacmi ölçüleri, toplu olarak, diğer şartlar, ortakların her biri için ayrı ayrı aranır.

Ortaklarından birisi gerçek usule göre Gelir Vergisine tabi bulunan ortaklıklarda diğer ortakların sınai ve ticari kazancı da gerçek usule göre tesbit olunur.

Adi ortaklık halinde çalışanlardan aynı zamanda diğer bir şahsi işle de iştigal edenlerin gerçek veya götürü usullerden hangisine göre vergilendirileceğinin tâyininde, şahsi işine ait iş hacmi ve gayrisâfi irat ölçüleri, ortaklığın iş hacmi ve gayrisâfi irat ölçülerinden hissesine düşen miktarların da eklenmesi suretiyle nazara alınır.

Ortaklıktan hissesine düşen miktarın tesbitinde, ortaklık mukavelesinde yazılı hisse nispetleri, böyle bir mukavele yoksa ortak sayısına bölünmek suretiyle bulunacak miktarlar esastır.

Götürü usule tabi olmanın genel şartları

MADDE 47

Götürü usule tabi olmanın genel şartları şunlardır:

1. Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (İşinde yardımcı, işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısiyle geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak, bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz);

2. İş yerlerinin yıllık gayrisâfi iratlarının toplamı 180 lirayı aşmamak;

3. Gerçek kazancı veya iradı dolayısiyle yıllık Gelir Vergisi beyannamesi vermek mecburiyetinde olmamak,

2 ve 3 numaralı bent hükümleri, takvim yılı başındaki ve yeniden işe başlıyanlarda işe başlama tarihindeki duruma göre uygulanır.

Gayrisâfi iradı belli olmıyan iş yerleri için tadilât komisyonu kararlarının kesinleşmesine kadar, gayrisâfi irad şartı mevcut sayılır.

Götürü usule tabi olmanın özel şartları

MADDE 48

Götürü usule tabi olmanın özel şartları şunlardır:

1. Alım, satım işleri ile imal, inşa, tamir ve küçük sanat işlerinde, bir takvim yılı içinde satınalınan veya ithal edilen emtianın, iptidai maddenin ve malzemenin mubayaa bedelleri tutarı 40 000 lirayı aşmamak;

2. Bir takvim yılı içinde satılan veya ihracedilen emtianın, iptidai maddenin ve malzemenin satış bedelleri tutan 48 000 lirayı aşmamak;

3. İptidai madde, yardımcı malzeme ve işçilik müşteriye ait olarak ücretli durumuna girmeksizin yapılan imalât, tamirat, basın, inşaat ve küçük sanat işleri karşılığında bir takvim yılı içinde alınan gayrisâfi ücret tutarı 8 000 lirayı aşmamak;

4. İptidai madde ve malzeme müşteriye, işçilik kendisine ait olarak yapılan imalât, tamirat, basım, inşaat ve küçük sanat işlerinde yıllık gayrisâfi hasılat tutarı 30 000 lirayı aşmamak;

5. Bir ve üç numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde, bir takvim yılı içinde alınan ücret veya hasılatın altı katı ile mubayaa bedellerinin yıllık tutarı toplamı 45 000 lirayı aşmamak;

6. Bir ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde, bir takvim yılında sağlanan gayrisâfi hasılatın üçte bir fazlasiyle emtia, iptidai madde ve malzemenin mubayaa bedellerinin tutarı toplamı 40 000 lirayı aşmamak;

7. Üç ve dört numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde alınan gayrisâfi ücretlerin tutarlarının dört katı ile sağlanan yıllık gayrisâfi hasılatın toplamı 30 000 lirayı aşmamak;

8. Otel, sinema, plâj, dansing ve emsali eğlence ve istirahat yerleri işletenlerde, bu hizmetler karşılığında bir takvim yılı içinde sağlanan yıllık gayrisâfi hasılat tutarı 8 000 lirayı aşmamak;

9. Maden işletmeleri ile taş ve kireç ocaklarında, kum ve çakıl istihsal yerlerinde, tuğla ve kiremit harmanlarında bir takvim yılı içindeki satışların mecmu bedeli 48 000 lirayı aşmamak;

10. Sahibi veya işleticisi sıfatiyle birden fazla motorlu kara nakil vasıtası veya beşten fazla araba veya su üzerinde müteharrik 18 rüsum tonilâtodan fazla makinalı, 90 rüsum tonilâtodan fazla makinasız nakil vasıtası işletmemek, (Su üzerinde müteharrik vasıtaların memzucen işletilmesi halinde, makinalı olanların rüsum tonilâtoları toplamının beş katı ile makinasızların rüsum tonilâtoları toplamı 90 rüsum tonilâtoyu aşmamak) ve bir takvim yılı içinde alınan taşıma ücretleri tutarı 15 000 lirayı aşmamak (Bu bentte yazılı ölçüler, birlikte yaşıyan eşlerle velâyet altındaki çocuklar hakkında veya ortaklık halindeki işletmelerde, bu kimselerin veya ortaklığın işlettikleri vasıtalar toplu olarak nazara alınır).

Taşıma vasıtalarının sahip ve işleticisi durumunda olmaksızın taşıma işi yapanlar tavassut işi yapmış sayılır.

Tekele tabi maddelerle, damga pulu, milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kâr hadleri emsallerine nazaran bâriz şekilde düşük olarak tesbit edilmiş bulunan emtiada, ilgili bakanlıkların mütalâası alınmak suretiyle, bu maddenin 1, 2, 5 ve 6 numaralı bentlerinde yazılı alım, satım hadleri Maliye Bakanlığınca tâyin olunur.

Özel şartlar gösterilmiyen işler

MADDE 49

Özel şartları gösterilmiyen işlerle uğraşanların götürü usulden faydalanıp faydalanamıyacakları 47 nci maddede yazılı genel şartlara göre tâyin olunur.

Götürü usule tabi olmanın şartlarını takvim yılı içinde kaybedenler

MADDE 50

Götürü usule tabi olmanın şartlarından her hangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler.

Götürülük şartlarını haiz olanlardan, bu usulden faydalanmak istemediklerini yazı ile bildirenler, taleplerini takibeden takvim yılı başından; yeni işe başlıyanlar, işe başlama tarihinden itibaren; gerçek usulde teklif olunurlar.

Götürülük şartlarını kaybetmek suretiyle veya kendi talepleri üzerine gerçek usulde teklif edilecek olanlar, aynı işe devam ettikleri müddetçe bu usulden dönemezler.

Götürü usulün hududu

MADDE 51

Aşağıda yazılı olanlar, götürü usulden faydalanamazlar:

1. Kolektif şirket ortakları ile komandit şirketlerin komandite ortakları;

2. İkrazat işleriyle uğraşanlar;

3. Sarraflar ile kıymetli maden ve mücevherat alım satımı ile uğraşanlar;

4. Gelir ve Kurumlar Vergisine tabî inşaat, onarma ve ulaştırma mütaahhitlerine karşı derece derece tahaddüdatta bulunanlar;

5. Sigorta prodüktörleri;

6. Her türlü ilân ve reklâm işleriyle uğraşanlar veya bu işlere tavassut edenler;

7. Gayrimenkul ve gemi alım satımı ile uğraşanlar;

8. Tavassut işi yapanlar.