Dosya olarak kaydet: PDF - WORD

Ekler

Görüntüleme Ayarları:
LEXI size zaman kazandırır. Sonuç analizi, doküman asistanı ve araştırma modlarıyla LEXPERA içeriğine erişiminizi kolaylaştırır.

3418 sayılı Eğitim, Gençlik, Spor ve Sağlık Vergisinin İhdası ile 3074 Sayılı Akaryakıt Tüketim Vergisi Kanunu, 197 Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu, 1318 Sayılı Finansman Kanunu, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 492 Sayılı Harçlar Kanununda Değişiklikler Yapılması ve Bu Kanunlara Bazı Hükümler Eklenmesine Dair Kanunla 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

1- LÜKS OTOMOBİL

Kanunun 11 inci maddesi ile Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin 7 numaralı bendi, “LÜKS OTOMOBİL, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca, uluslararası otomobil kataloglarındaki bilgiler de dikkate alınmak suretiyle lüks sayılan, otomobil ve arazi taşıtlarını ifade eder," şeklinde tanımlanmıştır." Bunların hangi derecelerde lüks otomobil sayılacağı ise Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit olunur." şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklik ile Kanundaki "spor ve lüks otomobil" kavramı, "lüks otomobil" olarak düzenlenmek suretiyle spor kelimesi bend kapsamından çıkarılmıştır. Buna karşılık arazi taşıtları, lüks otomobil kapsamına alınmıştır.

Söz konusu konusu Bakanlığımıza vergisi yetkiye istinaden:

a) Yurt içinde İmal edilen ve motor silindir hacmi 1601 cm3 den büyük olan otomobil ve arazi taşıtları,

b) Yurt dışında imal edilen otomobil ve arazi taşıtları,

Lüks otomobil olarak tespit edilmiştir. Ancak, münhasıran yük taşımaya mahsus olan arazi taşıtları lüks otomobil olarak kabul edilmeyecektir.

Yük ve yolcu taşıyabilecek evsafte olan iki ve daha fazla sıralı oturma yeri bulunan açık kasalı arazi taşıtları ise lüks otomobil olarak kabul edilecektir.

Lüks sayılan taşıtların motor silindir hacmi, net ağırlığı ve yaşlarına göre girecekleri lüks dereceleri, yurt içinde ve yurt dışında imal edilen taşıtlar için aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir.

A- YURT İÇİNDE İMAL EDİLEN TAŞITLARIN DURUMU :

MOTOR SİLİNDİR HACMİ YAŞ VE LÜKS DERECELERİ 1-6 YAŞ 7-11 YAS
1601-2000 cm3 'e kadar 2001 cm3 ve daha yukarı III.DERECE II.DERECE III.DERECE

B- YURT DIŞINDA İMAL EDİLEN TAŞITLARIN DURUMU :

lüks otomobil olarak kabul edilmiştir.

Buna göre, otomobil ve arazi taşıtlarından;

A) Yurt içinde imal edilenlerde motor silindir hacmi;

a) 1601-2000 cm3 ’e kadar olanlar 7 yaşından,

b) 2001 cm3 ve daha yukarı olanlar 12 yaşından,

B) Yurt dışında imal edilenlerde net ağırlığı;

a) 950 kg ve daha aşağı olanlar ile 951-1200 kg olanlar 12 yaşından,

b) 1201 kg ve daha yukarı olanlar 16 yaşından,

itibaren lüks otomobil tanımı dışında bırakıldığından, tarifede yazılı miktarlar üzerinden vergiye tabi tutulmaları gerekmektedir.

Bu tespite göre, lüks otomobil olarak kabul edilen otomobil ve arazi taşıtlarına (1) sayılı tarifede yazılı vergi miktarları, I. derece lüks otomobiller için 3 kat, II. derece lüks otomobiller için 2 kat, III, derece lüks otomobiller için 1,5 kat olarak uygulanacaktır.

Ancak, kanunun geçici 3 üncü maddesi gerekince, (I) sayılı tarifede halen spor veya lüks otomobil olarak kabul edilen taşıtlarla ilgili olan uygulamaya, 1.7.1988 tarihine kadar devam olunacaktır.

ÖRNEK : 1

a) Yurt içinde imal edilen 1988 model 2494 cm3 motor silindir hacminde 1645 kg. net ağırlığındaki arazi taşıtı, II. derece lüks otomobil kabul edildiğinden 1-6 yaş ve 1601-1800 kg. net ağırlık katagorisine göre, bu taşıtın 1988 yılı ikinci taksit motorlu taşıtlar vergisi 400.000.-TL (1 sayılı tarifedeki yıllık vergi tutan) x 2 (II.derece lüks katsayısı) = 800.000.-TL (yıllık vergi tutan) : 2 (taksit sayısı) * 400.000.-TL (2. taksit tutarı) olacaktır.

b) Yurt dışında imal edilen aynı özellikteki arazı taşıtı I. derece lüks otomobil kabul edildiğinden bu taşıtın 1988 yılı ikinci taksit motorlu taşıtlar vergisi 400.000.-TL (I sayılı tarifede kayıtlı yıllık vergi tutarı) x 3 (I.derece lüks katsayısı) = 1.200.000.-TL (yıllık vergi tutan) : 2 (taksit sayısı) = 600.000.- TL. (2. taksit tutarı) olacaktır.

ÖRNEK : 2

a) Yurt içinde imal edilen 1988 model 2000 cm3 motor silindir hacminde 1100 kg. net ağırlığındaki otomobil, III. derece lüks otomobil kabul edildiğinden 1-6 yaş ve 951 - 1200 kg. net ağırlık katagorisine göre, bu otomobilin 1988 yılı ikinci taksit motorlu taşıtlar vergisi 120.000.- x 1,5 (III.derece lüks kat sayısı) = 180.000.- : 2 = 90.000.-TL olacaktır.

b) Yurt dışında imal edilen 1987 model 1997 cm3 motor silindir hacminde 1130 kg. net ağırlığındaki otomobil, I. derece lüks otomobil kabul edildiğinden bu taşıtın 1983 yılı ikinci taksit motorlu taşıtlar vergisi 120.000.- x 3 (I.derece lüks katsayısı) = 360.000.- : 2 = 180.000.- TL. olacaktır.

c) Yurt dışında imal edilen 1981 model 1991 cm3 motor silindir hacminde, 1400 kg net ağırlığındaki otomobilin, 1988 yılında 6 yaşını doldurup 8 yaşında olması nedeniyle I.derece lüks otomobil yerine II.derece lüks otomobil olarak kabul edilmesi gerekeceğinden, bu taşıtın 1988 yılı ikinci taksit motorlu taşıtlar vergisi 100.000.- x 2 (II. derece lüks katsayısı) = 200.000.-2 = 100.000.-TL olacaktır.

II- İstisnalar

Kanunun 12 nci maddesi ile Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun istisnalara ilişkin 4 üncü maddesinin sonuna bir fıkra eklenmiştir. Bu fıkraya göre, bu Kanunda yer almayan istisna ve muaflıkların geçersiz olduğu, motorlu taşıtlar vergisi ile ilgili muaflık ve istisna bükümlerinin bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği ancak, uluslararası anlaşma hükümlerinin saklı bulunduğu hükme bağlanmıştır. Buna göre, başka Kanunlarda yer alan genel nitelikdeki muafiyet ve istisna hükümleri Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu yönünden geçerli olmayacaktır.

Diğer taraftan, Kanunun 43 üncü maddesi gereğince bu hüküm 1.7.1988 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bu duruma Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda yer almamakla beraber başka Kanunlarda bulunan genel mahiyetteki istisna ve muaflık hükümleri gereğince şimdiye kadar motorlu taşıtlar vergisinden istisna edilen taşıtlar 1.7.1988 tarihinden itibaren motorlu taşıtlar vergisine tabi tutulacaktır.

III- VERGİLENDİRME ÖLÇÜ VE HADLERİ

Kânunun 13 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 5 ve 6 ncı maddelerinde yer alan (I), (II), (III) ve (IV) sayılı tarifelerdeki vergi miktarları, söz konusu Kanunun 10 uncu maddesindeki yetkiye istinaden, 25.6.1988 gün ve 88/13038 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bir kat artırılmıştır.

26.6.1988 gün ve 19854 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 1.7.1988 tarihinde yürürlüğe girecek yeni vergi miktarları tarifeler itibariyle aşağıda gösterilmiştir.

Bu duruma göre; halen uygulanmakta olan tarifelerin 1.7.1988 tarihine kadar uygulanmasına devam olunacak, bu tarihten itibaren motorlu taşıtlar vergisi ise aşağıdaki tarifelere göre tahsil edilecektir.

IV- VERGİNİN TARH TEBLİĞ VE ÖDENMESİ

Kanunun 14 üncü maddesi ile Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin (a) bendinin ikinci paragrafı değiştirilmiş ve bu paragraftan sonra gelmek üzere maddeye iki paragraf ilave edilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı gibi, 9 uncu maddenin (a) bendinin birinci paragrafında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

Bu duruma göre, (1) ve (II) sayılı tarifelerde yazılı motorlu kara taşıtlarının yıllık motorlu taşıtlar vergisinin 4 seri No.lu Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliğinde belirtildiği şekilde T.C. Ziraat Bankası Şubelerine taşıt pulu esasına güre, Ocak ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenmesi ve ödenen vergiye ait taşıt pulunun, taşıtın ön camının iç tarafına yapıştırılarak bir yıl süre ile yani, Ocak ayına ait taşıt pulunun 31 Aralık gecesine kadar, Temmuz ayına ait taşıt pulunun ise takip eden yılın 30 Haziran gecesine kadar muhafaza edilmesi uygulamasına eskiden olduğu gibi aynen devam olunacaktır.

9 uncu maddenin (a) bendinin ikinci paragrafında yapılan değişiklikle Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun (1) ve (II) sayılı tarifelerinde yer alan motorlu kara taşıtlarının yıllık motorlu taşıtlar vergisinin, bu taşıtların kayıt ve tescilinin yapıldığı yerin vergi dairesince yıllık olarak tahakkuk ettirileceği hükme bağlanmıştır.

Maddeye ilave edilen diğer bir hükme göre, yıl içinde ilk defa trafik şubelerine kayıt ve tescil edilen taşıtlar için vergi, kayıt ve tescilin yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde o yıl için yıllık olarak tahakkuk ettirilecek ve ödeme suresi geçmiş olan taksitler derhal tahsil edilecektir.

Ancak, ilk altı aylık süre (Ocak-Haziran) geçtikten sonra yapılacak kayıt ve tescil işlemlerinde ise sadece ikinci altı aylık (Temmuz-Aralık) dönemine ilişkin vergi tahakkuk ettirilerek tahsil edilecektir. Mükellefiyet devam ettiği müddetce bu vergi ayrıca tebliğ edilmeyecek ve vergi takvim yıllının ilk günündü tebliğ edilmiş sayılacaktır.

Diğer taraftan, 197 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin (b) fıkrası gereğince mükellefler, adlarına kayıt ve tescil edilmiş bulunan taşıtların cinsi, nevi, niteliklerini ve kullanış maksatları ile verginin alınmasına esas olabilecek diğer bilgileri ve bunlarda vukua gelen değişiklikleri kayıt ve ve tescilin yapıldığı veya değişikliğin vuku bulduğu tarihten itibaren bir ay içinde vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. Bu mecburiyetlere riayet etmeyenler hakkında ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 352 nci maddesine bağlı usulsüzlük cezalarına ait cetvelin (ihtar 2) sırasına göre ceza kesileceği belirtilmiştir.

Bu duruma göre, trafiğe ilk defa kayıt ve tescil edilen taşıtlar nedeniyle mükelleflerin, T.C. Ziraat Bankası Şubelerine taşıt pulu esasına göre motorlu taşıtlar vergisini noksan veya fazla ödememeleri ve gecikme zammı ile herhangi bir cezai müeyyideye muhatap olmamaları bakımından adlarına kayıt ve tescil ettirdikleri veya değişiklik yaptırdıkları taşıtlar hakkında yukarıda istenilen bilgileri bir ay içerisinde ilgili vergi dairesine bildirerek motorlu taşıtlar vergisi tahakkukunu yaptırmaları ve bu tahakkuka göre, T.C. Ziraat Bankası Şubelerinden taşıt pulunu almaları gerekmektedir.

Ayrıca, taşıtın ön camına yapıştırılan taşıt pulunun ön camın herhangi bir nedenle hasar görmesi sonucu zayi olması halinde, zayi olan taşıt pulunun mükellefte kalan kısmı ile birlikte ön cam için düzenlenen faturanın motorlu taşıtlar vergisi ile görevli vergi dairesine teslimi suretiyle alınacak yazıya istinaden, taşıt pulu banka şubelerinden bedelsiz olarak yenilenebilecektir.

V- BİLDİRME VE SORUMLULUK

Bu Kanunun 16 ncı maddesiyle Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (c) bendi, "motorlu taşıtlar vergisi, taşıt pulu esasına göre tahsil edilenler hariç olmak üzere noterler, trafik, belediye ve liman sicil memurları ile Ulaştırma Bakanlığı Sivil Hava Vasıtaları Sicil Memurları gibi taşıtların her türlü satış veya devir işlemlerini yapanlar, motorlu taşıtların her türlü satış veya devir işlemlerini yapmadan önce, bu taşıtlara ait o güne kadar ödenmemiş motorlu taşıtlar vergileri ile gecikme zamları, gecikme faizleri ve vergi cezalarının ödendiğini gösterir belgeyi istemeye mecburdurlar." şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan değişiklikle motorlu taşıtların her türlü satış veya devir işlemlerini yapanlara; bu işlemleri yapmadan önce, bu taşıtlara ait o güne kadar ödenmemiş motorlu taşıtlar vergileri ile gecikme zamları, gecikme faizleri ve vergi cezalarının ödendiğini gösterir belgeyi isteme mecburiyeti getirilmiştir. Ancak, motorlu taşıtlar vergisi, taşıt pulu esasına göre tahsil edilen taşıtlarda ise ilgililerin bu belgeyi aramaları mecburiyeti kaldırılmıştır.

Buna göre, motorlu taşıtlar vergisi, taşıt pulu esasına göre tahsil edilen (I) ve (II) sayılı tarifelerde yazılı motorlu kara taşıtları dışında kalan motorlu taşıtların her türlü devir veya satış işlemlerini gerçekleştirenlerin Kanunda sayılmış olsunlar veya olmasınlar, taşıtların her türlü satış veya devir işlemlerini yapmadan önce, bu taşıtlara ait motorlu taşıtlar vergileri ile gecikme zamları, gecikme faizleri ve vergi cezalarının ödendiğini gösterir belgeyi aramaları zorunluğu getirilmiştir. Bu zorunluluklara uymadan işlem yapanlar, ödenmeyen veya noksan ödenen vergiler ile gecikme zamları, gecikme faizleri ve vergi cezalarından mükelleflerle birlikte müteselsilen sorumludurlar. Ancak, bunlar sorumlu sıfatıyla ödemek mecburiyetinde kaldıkları vergiler dolayısıyla mükelleflere rücu hakkına sahiptirler.

VI- TRAFİKTEN MEN EDİLMESİ İŞLEMİNİN USUL VE ESASLARI

13 üncü maddenin (d) bendinin ikinci paragrafında yapılan değişiklikle taşıt pulu yapıştırılmak suretiyle vergisinin ödendiği ispat edilemeyen taşıtlara ait motorlu taşıtlar vergisi, ilgili bulunduğu takside ait ödeme süresi geçtikten en az iki ay sonra Maliye ve Gümrük Bakanlığınca bu verginin ödenmesini sağlamak amacıyla TRT veya basın yoluyla yapılacak duyuru tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmediği takdirde, söz konusu taşıtların her hangi bir işlem yapılmasına gerek kalmaksızın haciz edilmiş sayılacağı ve bu şekilde haciz edilmiş sayılan taşıtların yoklamaya yetkili memurlar tarafından trafikten men edileceği belirtilmiştir. Ancak, ilgili amme alacağı ödendikten sonra, söz konusu haciz ve trafikten men edilme işlemlerine derhal son verileceği hükme bağlanmıştır.

Diğer bir deyişle, motorlu taşıtlar vergisi taksitlerinin ödeme süresi geçtikten en az iki ay sonra bu vergini ödenmesini sağlamak amacıyla Bakanlığımızca TRT veya basın yoluyla yapılacak duyurudan itibaren 15 gün içerisinde ödenmemesi halinde, yoklamaya yetkili memurlar bu taşıtları trafikten men edeceklerdir. Ancak, sözkonusu amme alacağı ödendikten sonra trafikten men ve haciz işlemlerine derhal son verilecektir.

VII- ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASININ KESİLMESİNİN USUL VE ESASLARI

Kanunun 16 ncı maddesiyle Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 ’üncü maddesine eklenen bend ile motorlu taşıtlar vergisi taksitlerinin vadesi (Ocak ve Temmuz ayları) geçtikten sonra trafik zabıtası veya yoklamaya yetkili memurlar tarafından yapılacak denetimler sırasında, taşıtların ön camında taşıt pulunun bulundurulmadığının tespiti halinde, her tespit için taşıtta bulunmayan taşıt pulu ile ödenmesi gereken motorlu taşıtlar vergisi miktarının 1/4 u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Ancak, yapılacak iki tespit arasında asgari 15 günlük sürenin geçmiş olması şarttır.

Tebliğ olunur.