KONU
Açıktan vekil olarak atanan imam hatiplere lojman tazminatı ödenip ödenmeyeceği konusunda, 7 nci Dairenin ilamı ile 3 ve 4 üncü Dairelerin ilamlarında yer alan hükümler arasında aykırılık bulunduğundan bahisle içtihadın birleştirilmesi istemi.
USUL YÖNÜNDEN İNCELEME
Ömerli Malmüdürlüğü 1994 yılı hesabının 3 üncü Dairede yargılanması sonunda 21.1.1997 tarih ve 269 sayılı tutanağa göre düzenlenen 25.6.1997 tarih ve 1620 sayılı ilamın 3 üncü maddesinde :
“375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5.7.1991 tarih ve 433 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesiyle değişik 1 inci maddesinin (B) fıkrasında;
“Birinci fıkra kapsamına giren personele aşağıda yer alan esas ve usullere göre her ay lojman tazminatı ödenir.” denilmek suretiyle aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele bu fıkrada belirtilen esas ve usullere göre her ay lojman tazminatı verilmesi öngörülmüş olup, anılan fıkranın 2 nci bendinde ise;
Kapsama dahil personelden;
Aylıklarının hesaplanmasında esas alınan ek göstergeleri;
2500 (dahil) ve daha fazla olanlara 600.000
1500 (dahil) ve 2500 arasında olanlara 400.000
Diğerlerine (Ek göstergesi olmayanlar dahil) 200.000 Lira tutarında her ay lojman tazminatı ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere lojman tazminatından kapsama dahil görevlere ait kadrolara atanmış bulunanlar yararlanacağından, vekil olarak atananlara da bu tazminatın verileceğine dair bir hüküm bulunmadığından, lojman tazminatı öngörülen kadro görevlerine vekalet edenlerin bu görevleri dolayısıyla lojman tazminatından yararlanmaları mümkün değildir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 175 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Açıktan vekil olarak atananlar, bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan da yararlanırlar ve bunlara ödenecek vekalet aylığının hesabına memuriyet taban aylığı da dahil edilir.” denilmek suretiyle açıktan vekil olarak atananların 657 sayılı Kanunla tanınan sosyal haklardan yararlanmaları öngörülmekte, ancak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ödenmesi öngörülen lojman tazminatı 657 sayılı Kanunda sayılan sosyal haklar arasında yer almamaktadır."
Denilmiş ve bu gerekçelerle, vekil imam hatiplere lojman tazminatı olarak ödenen miktarın, sorumlularına ortaklaşa ve zincirleme ödettirilmesine hükmolunmuştur.
Ayrıca Taşlıçay Malmüdürlüğü 1994 yılı hesabının 4 üncü Dairede yargılanması sonunda düzenlenen 19.3.1997 tarih ve 1281 sayılı ilama esas 19.12.1996 tarih ve 28281 sayılı tutanağın 4 üncü maddesinde, “Tahsil edilmiş olduğundan ilişik kalmadığına ve tahsil edilen miktarın ilamda gösterilmesine karar verildi.” denilmiş ve sözkonusu tahsilat ilamın tahsilat tablosunda gösterilmiştir.
Diğer taraftan, Arguvan Malmüdürlüğü 1994 yılı hesabının 7 nci Dairede yargılanması sonunda düzenlenen 25.6.1997 tarih ve 1622 sayılı ilama esas 8.10.1996 tarih ve 7884 sayılı tutanağın 3 üncü maddesinde, “Lojman tazminatı kapsama dahil görevlere ait kadrolara atanmış bulunanlar yanında, vekaleten görevlendirilenlere de ödenmesinde yasaya aykırılık bulunmadığından ilişik olmadığına .... karar verildi.” denilmiş ve ilamda bu konu da dahil olmak üzere “diğer işlemlerin belgelerine dayandığı, kayıtlarına, kanun ve nizamlarına uygun bulunduğu anlaşıldığından sorumluların beraatına” hükmolunmuştur.
832 sayılı Sayıştay Kanununun 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, işin gereği ve ibraz edilen belgelerin mahiyetleri bir olduğu halde aynı konu hakkında dairelerce veya Temyiz Kurulunca verilen ilamların birbirine aykırı olması halinde, Birinci Başkanın bu ilamları içtihadın birleştirilmesi için Genel Kurula vereceği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan daire kararlarının üçünde de ödemelerin konusu ve bu ödemelerle ilgili belgeler aynı mahiyette olduğu halde, daire kararları birbirine aykırı bulunmaktadır.
Buna göre, işin gereği ve ibraz edilen belgelerin mahiyetleri bir olduğu halde, ayılı konu hakkında 3 üncü ve 4 üncü Dairelerce verilen ilamlar ile 7 nci Dairece verilen ilam birbirine aykırı olduğundan, içtihadın birleştirilmesi gerektiğine oybirliği ile karar verildi.
KONU İLE İLGİLİ MEVZUAT
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 175 inci maddesi :
Bir göreve vekaleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 nci maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekalet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.
Açıktan vekil olarak atananlar, bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan da yararlanırlar ve bunlara ödenecek vekalet aylığının hesabına memuriyet taban aylığı da dahil edilir.
27.6.1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik 1 inci maddesi:
A) Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri
Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele 1000 gösterge rakamı üzerinden memuriyet taban aylığı ödenir.
B) Birinci fıkra kapsamına giren personele aşağıda yer alan esas ve usullere göre her ay lojman tazminatı ödenir.
1. Kapsama dahil personelden;
a) Kendilerine 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu uyarınca konut tahsis edilmiş bulunanlarla, muhtelif kanunlara göre kira yardımından yararlananlar,
b) Kurumların yurtdışı kadrolarına sürekli görevle atanmış olanlar,
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılanların eşleri,
d) Sözleşmeli personel,
Lojman tazminatından yararlanamaz.
2. Kapsama dahil personelden;
Aylıklarının hesaplanmasında esas alınan ek göstergeleri;
2500 (dahil) ve daha fazla olanlara 600.000
1500 (dahil) ve 2500 arasında olanlara 400.000
Diğerlerine (Ek göstergesi olmayanlar dahil) 200.000
Lira tutarında her ay lojman tazminatı ödenir. Eşlerden her ikisinin de tazminata müstehak olması halinde sadece tazminat miktarı fazla olana ödeme yapılır.
Bu tazminat, sair ödemelerde aylık kavramına dahil edilmez ve tazminata hak kazanmada ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Damga vergisi hariç hiç bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz.
Mahalli idareler kapsama dahil personele lojman tazminatı ödeyip ödememeye ve bu madde uyarınca tesbit edilen miktarları aşmamak şartıyla daha düşük miktarlarda ödeme yapmaya yetkilidir.
Kapsama dahil personele ödenecek lojman tazminat miktarlarını 5000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı aşmayacak şekilde personelin kadro derecesi, görev unvanı ve ek göstergesi ile görev yerinin nüfus ve gelişmişlik düzeyi gibi hususları birlikte veya ayrı ayrı dikkate almak suretiyle Maliye Bakanlığının teklifi üzerine yeniden tesbit etmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.
3. Büyükelçiler, daimi delegeler, maslahatgüzarlar, askeri temsil heyeti başkanları ve başkonsoloslar hariç olmak üzere sürekli görevle yurtdışına atanan kapsama dahil personelden kendilerine yurtdışında gerek kamu kurum ve kuruluşunun mülkiyetinde bulunan gerek
Kiralanan Konuların tahsis edilmesi halinde ilgili memurun emsal katsayılarına göre belirlenen yurtdışı net aylığının % 25’ini geçmemek üzere Maliye Bakanlığınca tesbit edilen tutarlar kadar kira bedeli alınır. Kira bedeli alınan konutların mefruşat, elektrik, su, gaz, telefon, garaj ve genel giderleri de ilgili personelce ayrıca karşılanır.
Esas Yönünden İnceleme
Konu ile ilgili mevzuat incelenerek gereği görüşüldü:
Lojman tazminatı ile ilgili düzenlemeler, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik 1 inci maddesinde yer almıştır.
Anılan maddenin (B) bendinde, “Birinci fıkra kapsamına giren personele aşağıda yer alan esas ve usullere göre her ay lojman tazminatı ödenir.” denilmiş ve bendin devamında da sözkonusu tazminata ilişkin ödeme esasları ile ödeme yapılmayacak kişiler belirlenmiştir. Kapsam yönünden atıf yapılan birinci fıkrada ise, “Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanonu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personel” ifadesine yer verilmiştir. Sözkonusu (B) bendinin (1) numaralı alt bendinde ise; kapsama dahil personelden kendilerine 2946 saydı Kamu Konut lan Kanunu uyarınca konut tahsis edilmiş olanların, muhtelif kanunlara göre kira yardımından yararlananların, kurumların yurtdışı kadrolarına sürekli görevle atanmış olanların, bu sayılanların eşlerinin ve sözleşmeli personelin lojman tazminatından yararlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Vekil imam hatipler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre atanmakta ve aynı Kanunun değişik 175 inci maddesine göre aylık almakta olduklarından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik 1 inci maddesinin lojman tazminatı ödenecek personeli belirleyen hükmünün kapsamına girmektedirler.
Öte yandan, aynı maddede tek tek sayılan lojman tazminatından yararlanamayacak personel arasında da açıktan vekil olarak atananlara yer verilmemiştir.
Her ne kadar 126 sayılı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinin 3 üncü maddesinde, “Lojman tazminatından kapsama dahil görevlere ait kadrolara atanmış bulunanlar yararlanacağından, lojman tazminatı öngörülen kadro görevlerine vekalet edenler veya bu görevleri ikinci görev ya da tedviren yürütenler bu görevleri dolayısıyla lojman tazminatından yararlanamayacaklardır.” denilmişse de, Tebliğin incelenmesinden, lojman tazminatının mükerrer ödenmesinin önüne geçilmek istendiği ve açıktan vekil olarak atananları kapsamadığı anlaşılmaktadır. Zira Tebliğde “lojman tazminatı öngörülen kadro görevlerine vekalet edenler" denildikten sonra "veya bu görevleri ikinci görev ya da tedviren yürütenler” denilmiş olması ve hemen arkasından “bu görevleri dolayısıyla” ibaresine yer verilmesi, bu açıklamanın, asli görevlerinden dolayı lojman tazminatı alan personelin, ek görevleri dolayısıyla ayrıca bir tazminat daha almalarının önlenmesi amacına yönelik olduğunu ve açıktan vekaleti kapsamadığını göstermektedir. Kaldı ki, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik I inci maddesinde, gerek lojman tazminatı ödenecek personel, gerekse bu tazminattan yararlanamayacak olanlar açıkça belirtilmiştir. Kapsamın tayini hususunda Maliye Bakanlığına herhangi bir yetki de verilmediğine göre. Maliye Bakanlığının Kanunda tesbit edilenin dışında bir kapsam tayin etmesi de sözkonusu olamaz.
Bu durum karşısında açıktan vekil olarak atanan imam hatiplere lojman tazminatı ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ
Açıktan vekil olarak atanan imam hatiplere lojman tazminatı ödenmesinin mevzuata aykırı olmadığına ve içtihadın bu yönde birleştirilmesine 15/9/1997 tarihinde çoğunlukla karar verildi.
AZINLIK DÜŞÜNCESİ
Lojman tazminatının kimlere ödeneceği 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik 1 inci maddesinde belirlenmiş ve aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu,
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu,
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre almakta olan personele bu tazminatın ödeneceği ifade edilmiştir.
Buna göre, lojman tazminatından sadece kapsama dahil görevlere ait kadrolara atanmış bulunanların yararlanması gerekmektedir. Lojman tazminatı öngörülen kadro görevlerine vekil olarak atananlara da bu tazminatın verileceğine dair bir hüküm bulunmadığından, bu kişilere sözkonusu tazminatın ödenmesi mümkün değildir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik 1 inci maddesinde, lojman tazminatından yararlanamayacak personel arasında açıklan vekil olarak atananların sayılmamış olması da bu kişilere tazminat ödenmesini gerektirmemektedir. Zira lojman tazminatından yararlanamayacak olanlar sayılırken "Kapsama dahil personelden” ibaresine yer verilmiştir. Açıktan vekil olarak atananlar zaten kapsama dahil olmadıklarından, bunların ayrıca tazminat ödenmeyecekler arasında sayılmasına da ihtiyaç yoktur.
Nitekim 126 sayılı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinin 3 üncü maddesinde de, “Lojman tazminatından kapsama dahil görevlere ait kadrolara atanmış bulunanlar yararlanacağından, lojman tazminatı öngörülen kadro görevlerine vekalet edenler veya bu görevleri ikinci görev ya da tedviren yürütenler bu görevleri dolayısıyla lojman tazminatından yararlanamayacaklardır.” denilmek suretiyle, vekaleten atananlara lojman tazminatı ödenemeyeceği açıkça ifade edilmiştir.
Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 175 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Açıktan vekil olarak atananlar, bu Kanunla memurlara tanınan sosyal haklardan da yararlanırlar ve bunlara ödenecek vekalet aylığının hesabına memuriyet taban aylığı da dahil edilir.” denilmek suretiyle açıktan vekil olarak atananların 657 sayılı Kanunla tanınan sosyal haklardan yararlanmaları öngörülmekledir. Ancak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ödenmesi öngörülen lojman tazminatı 657 sayılı Kanunda sayılan sos yal haklar arasında yer almamaktadır.
Bu durum karşısında, açıktan vekil olarak atanan imam hatiplere lojman tazminatı ödenmesi mümkün bulunmadığından, içtihadın bu yönde birleştirilmesi gerekmektedir.