Dosya olarak kaydet: PDF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

KONU

Kazı sırasında zeminden çıkan suyun azaltılması amacıyla oluşturulan sızdırmazlık perdesi teşkilinden sonraki imalâtlara ilişkin su boşaltma zammı hesabında (Q) parametresinin tespiti konusunda, 5’inci Dairenin 20.8.1996 tarih ve 766 sayılı ek ilâmı ile 7’nci Dairenin 19.2.1998 tarih ve 859 sayılı ilâmında yer alan hükümler arasında aykırılık bulunduğundan bahisle içtihadın birleştirilmesi istemi.

USUL YÖNÜNDEN İNCELEME

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Merkez Saymanlığı 1992 yılı hesabının 5’inci Dairede yargılanması sonunda, 10.3.1994 tarih ve 8378-8379 sayılı tutanaklara göre düzenlenen

26.9.1994 tarih ve 285 sayılı ilâmın 1’inci maddesinde, sızdırmazlık perdesi teşkilinden önce üç ayrı kottaki su miktarının ortalama 2170 m3/saat olarak tespit edildiği, sızdırmazlık perdesi teşkilinden sonra üç ayrı kottaki su miktarının da ortalama 480 m3/saat olarak tespit edildiği, bu iki değerin ortalaması alınmak suretiyle 1325 m3/saat olarak bulunan su miktarının, sızdırmazlık perdesi teşkilindeki önceki ve sonraki tüm imalâtlara ait su boşaltma zammı formüllerine konulduğu, oysa fiilen çekilen su miktarına göre iki ayrı ortamda kazı, dolgu ve imalât yapıldığı, dolayısıyla sızdırmazlık perdesi teşkilinden sonra yapılan imalâtlara, yine sızdırmazlık perdesi teşkilinden sonra çekildiği tespit edilen su miktarına göre su boşaltma zammı verilmesi gerektiği ifade edilerek, hesaplanan fazla ödemenin, sorumlularına müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmiştir.

Daha sonra, sorumlulardan birisinin, Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının konuya ilişkin27.10.1994 tarih ve B.09.O.YFK.0.00.00.00/1/589 sayılı yazısını da göndererek itirazda bulunması üzerine ilgili denetçi tarafından bir ek rapor düzenlenmiştir.

832 sayılı Sayıştay Kanununun 74’üncü maddesinin sondan ikinci fıkrasında yazılı süre içinde yapılan başvuru ile gönderilmiş olan Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının sözü edilen yazısı, Dairece hükme tesir edebilecek nitelikte görüldüğünden, 7.8.1996 tarih ve 8930 sayılı tutanağa göre düzenlenen 20.8.1996 tarih ve 766 sayılı ek ilâmla, anılan 74’üncü maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca 285 sayılı ilâmın 1’inci maddesinin yargılamanın iadesi yoluyla görüşülmesine karar verilmiştir.

Bu suretle yapılan görüşme sonunda ise, Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı yazısında belirtilen hususlar ve Üye görüşünde açıklanan “sızdırmazlık perdesinin işin yapılabilirliğini sağlamaya matuf olduğu, kazının tek olduğu ve tek amaçla yapıldığı, sızdırmazlık perdesi öncesi ve sonrası diye bir ayırım yapmanın Devlet Su İşleri birim fiyat tariflerine ve dolayısıyla ekli olduğu sözleşmeye aykırı olduğu” şeklindeki gerekçeler dikkate alınarak, 285 sayılı ilâmın

1 ’inci maddesinde yer alan tazmin hükmünden, konuyla ilgili (A) bendindeki fazla ödeme tutarı hakkında ilişik kalmadığına karar verilmiştir.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Merkez Saymanlığı 1995 yılı hesabının 7’nci Dairede yargılanması sonunda 30.6.1997 tarih ve 8050 sayılı tutanağa göre düzenlenen 19.2.1998 tarih ve 859 sayılı ilâmın 3’üncü maddesinde:

"Yenice Barajı ve HES inşaatında imalât sırasında zeminden çıkan suyun azaltılması amacıyla oluşturulan sızdırmazlık perdesi teşkilinden sonraki imalâtlara ilişkin su zammı hesabında (q) parametresinin yanlış alınması suretiyle fazla ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

İmalat sırasında zeminden çıkan su miktarı İdare ve yüklenici tarafından müştereken aşağıdaki şekillerde tespit edilmiştir.

243.50 kotunda suya rastlanılmamıştır.

242 00 kotunda 1760 m3/saat,

240.00 kotunda 2310 m3/saat,

238.00 kotunda ise 2440 m3/saat su belirlenmiştir.

Zeminden gelen suyun giderek yükselmesinin imalâtların yapımını güçleştirmesi nedeniyle, imalât durdurulup, suyun azaltılması gayesiyle sızdırmazlık perdesi oluşturulmuş, bu işlem sonunda yapılan tespitte ise;

238.00 kotunda 250 m3/saat, 229.50 kotunda 480 m3/saat, 223.00 kotunda ise 710 m3/saat suyun geldiği belirlenmiştir.

İdare, su zammı formülünde kullanılacak olan (q) değerini;

(1760+ 2310 + 2440)/3 = 2170

(250+ 480+ 710)/3 = 480

(2170 + 480) / 2 = 1325 m3/saat olarak hesaplamış ve formüle uygulamıştır.

Zeminden çıkan suyun azaltılması için sızdırmazlık perdesi teşkilinin neticede su miktarını azalttığı tartışmasız olup, imalâtlar 238 kotunda saatte 250 m3, 229.50 kotunda saatte 480 m3 ve 223 kotunda saatte 710 m3 suyun boşaltılmak zorunda olunduğu ortamlarda gerçekleştirilmiştir. O halde 238 ve daha alt kotlarda yapılan imalâtlara zeminden çıkan su miktarı ortalamasına göre su zammı hesaplanması gerekmektedir. Zira imalâtlar gerçekleştirilirken çekilen su miktarı ne kadar ise su zammının da ona göre hesaplanması zorunludur. Çekilmediği idarece kabul edilen su miktarı esas alınarak su zammı hesaplanması mümkün değildir.

Fiilen çekilen su miktarı, su zammına dair birim fiyat tariflerinin notlar bölümünde belirtildiği üzere; biri pompaja başlandığı gün, ikincisi hafriyatın takriben yarısı yapıldığında, üçüncüsü de hafriyat ikmal edildiğinde yapılan tespitlerin ortalamasıdır. İdarece, sızdırmazlık perdesi teşkilinden evvelki, imalâtın durdurulmasına sebep olan su miktarlarının da su zammına esas alındığı ve aynı kazı alanı içinde bir iş için bir tek (q) ortalamasının tespit edildiği, (q) miktarının değişmesi halinde (H) parametresinin de değişmesi gerektiği, bunun da mümkün olmadığı ileri sürülmekte ise de;

(H) parametresi, su boşaltma zammına tâbi zeminin ağırlık merkeziyle suyun terfi edildiği nokta arasındaki kot farkı olup, bu fark idarece değiştirilmediğinden ve/veya projesinde bir değişiklik yapılmadığından aynen alınmıştır. Bu parametrenin (q) değerinin değişmesi ve/veya sızdırmazlık perdesi teşkili sonucunda iki ayrı ortam oluşmasıyla bir illiyet bağı bulunmamaktadır.

(m) parametresi, kazı alanına bağlı olarak, fiilî durumuna göre idarece tespit edilmiş olup, bu değer de aynen korunmuştur.

Belirtilen parametrelerden sadece su miktarında değişiklik meydana gelmiş olup, su zammı formülünde fiilen çekilen su miktarının esas alınması gerekmektedir. Yapılmayan bir imalâtın beden ödenemez. Zeminden çıkan suyun azaltılması gayesiyle sızdırmazlık perdesi teşkil edilmiş ve sonuçta su miktarı azaltılmıştır. Suyun azaltıldığı bir ortamda yapılan imalâtlar için, zeminden çıkmayan su miktarının da dikkate alınarak su zammı hesaplanması konuyla ilgili Birim Fiyat Tariflerine olduğu kadar, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 7 ‘nci maddesine de aykırıdır.

Zira bahsi geçen maddede Devlet gideri; bütçe dahilinde Devlet adına ifa edilen veya özel bir kanun ile ifası taahhüt olunan bir hizmet ve hususat karşılığı olmak üzere, Devlet zimmetinde tahakkuk eden borç olarak tanımlanmış olup, bütçeden yapılacak bir ödemenin, Devlet adına yapılan bir iş veya hizmet karşılığı olması esası benimsendiğine göre, çekilmeyen su için su zammı ödenmesi mümkün değildir.

Savunmada imalâtın bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği iddia edilmekte ise de; kazı işleri anolar halinde yapılmış ve (m) parametresi buna göre belirlenmiştir. Dolayısıyla bu iddia yersizdir.

İmalat iki farklı ortamda yapılmıştır. Birinci durum sızdırmazlık perdesi teşkilinden önceki koşullarda gerçekleştirilen imalâtlar, ikinci durum ise sızdırmazlık perdesi teşkilindeki sonraki koşullarda yapılan imalâtlardır.

Hal böyle iken, sızdırmazlık perdesi teşkilinden önceki su tespitlerinin ortalaması olan (1760 + 2310 + 2440) / 3 = 2170 m3/saat su miktarının; sızdırmazlık perdesi teşkilinden sonraki imalâtlarda dikkate alınması mümkün değildir. Hesaplamada perde teşkilinden sonraki tespitlerin ortalaması olan (250 + 480 + 710) /3 = 480 m3 'lük su miktarı esas alınmalıdır. "

Denilmiş ve kazıdan çıkan suyun azaltılması amacıyla sızdırmazlık perdesi teşkil edildiği ve imalâta bundan sonra devam edildiği halde, su boşaltma zammına esas (Q) değerinin, perde teşkilinden önceki ve sonraki tespitlerinin ortalaması olarak belirlenmesi suretiyle oluşan fazla ödemenin, sorumlularına müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmiştir.

832 sayılı Sayıştay Kanununun 80’inci maddesinin birinci fıkrasında, işin gereği ve ibraz edilen belgelerin mahiyetleri bir olduğu halde aynı konu hakkında dairelerce veya Temyiz Kurulunca verilen ilâmların birbirine aykırı olması halinde, birinci Başkanın bu ilâmları içtihadın birleştirilmesi için Genel Kurula vereceği belirtilmiştir.

Yukarıda yer alan her iki ilâmda da ödemelerin konusu ve ibraz edilen belgeler aynı mahiyette olduğu halde, bu ilâmlar arasında aykırılık bulunmaktadır.

Her ne kadar konuya ilişkin bir Temyiz Kurulu Kararı mevcut ise de, 2.2.1995 tarih ve 4832/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, aynı konu hakkında Temyiz Kurulunca verilmiş bir kararın olması içtihadın birleştirilmesine engel teşkil etmemektedir.

Diğer taraftan, meselenin sadece bir işle alâkalı olduğu, bu iş dışında uygulama alanı bulunmadığı, bu nedenle de içtihadın birleştirilmesine lüzum bulunmadığı yolundaki görüşlerin kabulüne imkân bulunmamaktadır. Zira herşeyden önce bahis konusu işin kesin hesabı henüz çıkartılmamıştır. Ayrıca bugün için sadece bir işte rastlanılmış olsa bile aynı konunun bundan sonra yapılacak işler dolayısıyla gündeme gelmesi de mümkündür. Bu nedenle, konu hakında içtihat birliğinin sağlanmasında yarar bulunmaktadır.

Bu itibarla, 5’inci ve 7’nci Dairelerce verilen ilâmlar arasındaki aykırılığın giderilmesini teminen içtihadın birleştirilmesi gerektiğine çoğunlukla karar verildi.

Konunun esasının incelenmesine geçilmeden önce, ayrıntılı bilgi almak üzere, uygulamacı Daire olan Devlet Su İşlerinden temsilci çağırılmasının teklif edilmesi üzerine yapılan görüşmeler sonunda ise, meselenin gerek denetçi raporları ve sorumluların göndermiş olduğu savunmalar, gerekse daire ilâmlarında bütün yönleriyle ortaya konulmuş olması ve mevcut belge ve bilgilerin bir karara varabilmek için yeterli görülmesi nedeniyle, Devlet Su İşlerinden temsilci çağırılmasına ihtiyaç bulunmadığına, çoğunlukla karar verildi,

AZINLIK DÜŞÜNCESİ

İçtihadın birleştirilmesi istemine konu olan ilâm hükümleri, Devlet Su İşleri 3’üncü Bölge Müdürlüğü tarafından kontrollüğü yapılan Yenice Barajı ve Hidroelektrik Santrali inşaatıyla ilgilidir. Devlet Su İşlerinin başka hiçbir işinde böyle bir uygulama bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, genellik arzetmeyen ve ender rastlanan çok özel bir durum söz konusudur. Bölgenin jeolojik yapısı nedeniyle baraj kazısı sırasında, önceden tasavvur dahi edilemeyen miktarda su çıkması ve kazı tabanına gelindiğinde saatte 12.500 m3 su çıkacağının anlaşılması üzerine sızdırmazlık perdesi yapılması zarureti hasıl olmuş ve bu perdenin yapılması suretiyle işe devam imkânı sağlanmıştır. Bu konuda Devlet Su İşleri teknik elemanlarınca düzenlenen 3.5.1986 tarihli raporda da açıklandığı üzere, baraj gövdesi tamamen Sakarya alüvyonu üzerine oturduğundan, çok büyük yer altı suyu problemiyle karşılaşılmış ve elastik geçirimsiz ince perde duvar yapılması öngörülmüştür. Başka hiçbir baraj inşaatında imalât sırasında benzer bir uygulama yapılmamıştır. Adı geçen baraj inşaatı işi de bitirilmiş ve geçici kabul işlemlerine başlanmıştır. Bu durumda konunun içtihadın birleştirilmesi yoluyla karara bağlanmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Zira içtihadı birleştirme kararları geçmişe geçerli olmayıp, ittihaz tarihlerinden itibaren tesir icra etmektedirler. Dolayısıyla tamamlanmış bir iş dışında rastlanılmayan ve gelecekte uygulama alanı bulunmayan bir konu hakkında içtihadın birleştirilmesi yoluna gidilmesinin pratik bir faydası bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, 5’inci Dairenin Devlet Su İşleri Merkez Saymanlığı 1992 yılı hesabına ilişkin 766 sayılı ek ilâmı temyiz edilmediği için; 7’nci Dairenin aynı Saymanlığın 1995 yılı hesabına ilişkin 859 sayılı ilâmı ise başvuru süresinden sonra yapılan müracaatın kabul edilmemesi nedeniyle kesinleşmiştir. Ancak, 7’nci Dairenin Devlet Su İşleri Merkez Saymanlığı 1993 yılı hesabına ait 1261 sayılı ilâmında aynı konu hakkında verilmiş olan tazmin hükmü, Sayıştay Temyiz Kurulunun 16.2.1999 tarih ve 24390 tutanak sayılı kararıyla kaldırılmıştır.

Temyiz Kurulunun bu kararı da, aynı işle ilgilidir. Bu karar hakkında Sayıştay Savcılığı tarafından karar düzeltilmesi talebinde bulunulmuşsa da, söz konusu talep henüz karara bağlanmamıştır.

Sayıştay Genel Kurulunun 2.2.1995 tarih ve 4832/1 sayılı kararında da belirtildiği üzere, herhangi bir konu hakkında Temyiz Kurulunca verilmiş bir kararın bulunması, aynı konu hakkında Genel Kurulca içtihadı birleştirme kararı verilmesine engel teşkil etmemektedir. Ancak burada, tek bir işte ortaya çıkan ve bir kısmı kesinleşmiş ilâmlara bağlanan, bir kısmı hakkında da yargılama süreci devam eden bir konu vardır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, başka bir işte karşılaşılmayan bu konu hakkında içtihadın birleştirilmesi yoluyla karar verilmesi, bu işle ilgili yargılamaya müdahale anlamı taşıyacağı gibi, Temyiz Kurulunun konumunu ve bundan sonra vereceği kararlan da tartışmalı hale getirecektir.

Bütün bu nedenlerle içtihadın birleştirilmesine lüzum ve mahal bulunmamaktadır.

AZINLIK DÜŞÜNCESİ

Konu esas itibariyle baraj kazılarındaki su boşaltma zammının hesabıyla ilgilidir. Ancak, su boşaltma zammının tespitinde farklı parametreler ve katsayılar kullanılmaktadır. Formüllerde kullanılan değişken ve sabit unsurlar birbiriyle ilgili olup, bunlardan birisi olan (Q) değeri için belli bir hesap tarzının benimsenmesinin, diğer unsurları da etkilemesi mümkündür. Bu açıdan bakıldığında meselenin bütün teknik ayrıntılarının bilinmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Ayrıca konu özellik arzeden belli bir iş dolayısıyla gündeme gelmiş olmakla birlikte, başka işler için farklı ve değişik yorumlara da imkân verecek bir nitelik taşımaktadır. Dolayısıyla, meselenin bütün yönlerinin ve uygulamada ne gibi sonuçlara yol açabileceğinin de açıklığa kavuşturulması gerekmektedir

Bu nedenle, Devlet Su İşlerinden temsilci çağırılması yararlı olacaktır.

KONU İLE İLGİLİ MEVZUAT

1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 7’nci maddesi:

Devlet masarifi, bütçe dahilinde Devlet namına ifa edilen veya bir kanunu mahsus ile ifası taahhüt olunan bir hizmet ve hususat karşılığı olmak üzere Devlet zimmetinde tahakkuk eden borçtur.

28.7.1988 tarih ve 88/13181 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan

Kamu Sektörüne Dahil İdarelerin İhalesi Yapılmış ve Yapılacak İşlerinde İhale

Usul ve Şekillerine Göre Fiyat Farkı Hesabında Uygulayacakları Esasların ;

4.3.2 bendi:

Teklif alma şartnamesinde keşif bedeli belirtilmek (tavan keşif bedeli), teklif birim fiyatların geçemeyeceği en yüksek birim fiyatlar (tavan fiyatlar) tespit edilmek suretiyle teklif birim fiyat alınarak ihale edilen işlerde :

Her iş kalemi için,

a) Teklif birim fiyat aynen alınacaktır.

b) Tavan birim fiyatın tespitine esas olan idare analizleri ve uygulama yılı rayiçleri kullanılarak uygulama yılı tavan birim fiyatı bulunacaktır.

c) Bu uygulama yılı tavan birim fiyatına, teklif birim fiyat ile sözleşme tavan birim fiyatı arasındaki oran uygulanarak uygulama yılı itibarî teklif birim fiyatı bulunacaktır.

Uygulama yılında her iş kalemi için sözleşmesindeki teklif birim fiyata ek olarak ödenecek veya kesilecek fiyat farkı, hesapla bulunacak bu uygulama yılı itibarî teklif birim fiyatı ile teklif birim fiyat arasındaki farktır.

Ancak bu tür ihaleler içinde tavan fiyatları tespit edilmemiş veya analizleri olmayan bazı iş kalemleri varsa, bu iş kalemleri için (4.3.4) bendindeki uygulama yapılacaktır.

4.3.4 bendi:

Teklif birim fiyat analizleri verilmemiş bulunan, rayiçleri belli olarak veya olmayarak teklif birim fiyat alınmak suretiyle ihale edilen işlerde :

Her iş kalemi için,

a) Sırasıyla, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı analizleri, yoksa idaresinde mevcut analizler hesaba esas alınacaktır. Bu şekilde bir analiz temin edilemediği takdirde, müteahhitte bir analiz varsa bu analiz de dikkate alınarak, idare ve müteahhit birlikte teklifin alındığı tarihteki piyasa rayiçlerini kullanmak suretiyle, teklif fiyatı temsil edecek itibarî bir teklif analizi usulüne uygun olarak yapacaklardır.

b) Bu analiz ve teklif yılı rayiçleri ile hesap yapılarak itibarî bir teklif birim fiyat bulunacaktır. Aynı analizle ve uygulama yılı rayiçleri kullanılarak uygulama yılı itibarî birim fiyatı hesaplanacaktır.

Uygulama yılında her iş kalemi için sözleşmesindeki teklif birim fiyata ek olarak ödenecek veya kesilecek fiyat farkı, uygulama yılı itibarî birim fiyatı ile itibarî teklif birim fiyat arasındaki farktır.

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yapı İşleri Birim Fiyat Tariflerinin “Su Boşaltma Zamları” başlıklı bölümünün “Su zamlarına ait birim fiyat formülleri uygulamaları için gerekli açıklamalar” kısmında yer alan (5) numaralı açıklama :

Q, kazı veya inşaat ve imalâtın kurudan yapılması için boşaltılan m3/saat cinsinden ortalama su sarfiyatıdır.

Kazılar için Q’nün ölçülmesi : Kazı ikmal edilinceye kadar yeraltı su seviyesi (su düzeyi) altında kuruda yapmayı sağlayacak şekilde boşaltmaya devam edilir. Kazının son bulduğu taban kotuna kadar indirilen yeraltı su seviyesi (su düzeyi) yarım saat aynı düzeyde kalacak durumda boşaltma hızı ayarlanarak boşaltmaya devam edilir ve bu süre içinde çekilen su miktarı bir saatte çekilen m3 Q (yarısı) itibar edilerek formüle konur.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Dairesi

Başkanlığı Birim Fiyat Cetvelinin;

"Poz No. B-14.D/1 ’e ait Not" kısmında yer alan (8) numaralı açıklama :

Formüle konulacak Q sarfiyatı, bir temel çukuru için biri pompaja başlandığı gün ikincisi hafriyatın takriben yarısı yapıldığında ve üçüncüsü de hafriyatın tamamen ikmalinde yapılan üç sarfiyat mesahasında tespit edilecek sarfiyatların vasatisidir.

Bu mesahalardan birincisi veya İkincisi veya her ikisi yapılmadığı taktirde temel çukuru tamamen açıldıktan sonra bir ölçme yapılır ve bulunan sarfiyatın yarısı formüle konacak Q sarfiyatı olarak kabul edilir.

"Poz No. B-14.D/2 ve B-14.D/3’e ait Not” kısmında yer alan (6) numaralı açıklama:

Formüle konulacak Q sarfiyatı:

a) B 14.D/2 için :

Baraj temel çukuru veya baraj çekirdek hendeğinde (=cut-off) biri pompaja başlandığı gün ikincisi kazının yarısı yapıldığında ve üçüncüsü de kazının tamamen ikmalinde yapılan üç kazı safhasında tespit edilecek sarfiyatların ortalamasıdır.

Bu ölçmelerin birincisi veya ikincisi veya her ikisi yapılmadığı taktirde baraj çekirdek hendeği (=cut-off) tamamen açıldıktan sonra bir ölçme yapılır ve bulunan sarfiyatın yansı formüle konacak Q sarfiyatı olarak kabul edilir.

a) B 14.D/3 için :

Baraj çekirdek hendeği (=cut-off) tamamen açıldıktan sonra bir ölçme yapılır ve bulunan sarfiyatın yansı formüle konacak Q sarfiyatı olarak kabul edilir.

ESAS YÖNÜNDEN İNCELEME

Konu ile ilgili mevzuat incelenerek gereği görüşüldü :

Baraj ve hidroelektrik santralı inşaatlarında; kazı, inşaat ve imalâtın kuruda yapılabilmesini teminen, kazı esnasında çıkan suyun boşaltılmasına karşılık, suyun miktarına bağlı olarak formüle edilip hesaplanan bir miktar birim fiyatlara ilâve edilmektedir.

Birim fiyat tariflerinde, su boşaltma zammı olarak ifade edilen bahse konu miktarın hesabında kullanılan formülde yer alan (Q) değeri, m3/saat cinsinden kazı, inşaat ve imalâtın kuruda yapılması için boşaltılan ortalama su sarfiyatı olarak tanımlanmıştır.

Su boşaltma zamlarının hesaplanmasında (Q) değerinin nasıl tespit edileceği de, hem Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yapı İşleri Birim Fiyat tariflerinde, hem de Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Dairesi Başkanlığı Birim Fiyat Cetvelinde açıklanmıştır.

Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Daire Başkanlığı tarafından yayınlanan Birim Fiyat Cetveli (Tarifleri ve Şartları) kitabının su boşaltma zammına ilişkin açıklamalarında formüle

konulacak (Q) sarfiyatının biri pompaja başlandığı gün İkincisi kazının yarısı yapıldığında ve üçüncüsü de kazı tamamlandığında Uç safhada tespit edilecek sarfiyatın ortalaması şeklinde tespit edilmesi öngörülmüştür. Ancak bu merhalelerden birincisi veya İkincisi veya her ikisi yapılmadığı takdirde temel çukuru tamamen açıldıktan sonra bir ölçme yapılacağı ve bulunan sarfiyatın yarısının formüle konulacak (Q) sarfiyatı olarak analize konulacağı kabul edilmiştir.

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yüksek Fen Kurulunca yayınlanan Yapı işleri Birim Fiyat Tariflerinde de; "Kazı ikmal edilinceye kadar yeraltı su seviyesi (su düzeyi) altında kuruda yapmayı sağlayacak şekilde boşaltmaya devam edilir. Kazının son bulduğu taban kotuna kadar indirilen yeraltı su seviyesi (su düzeyi) yarım saat aynı düzeyde kalacak durumda boşaltma hızı ayarlanarak boşaltmaya devam edilir ve bu sure içinde çekilen su miktarı bir saatte çekilen m3 Q (yarısı) itibar edilerek formüle konur." denilmiştir.

Görüldüğü gibi Devlet Su İşleri Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Daire Başkanlığı Birim Fiyat Cetveli ve Tariflerinde öncelikle üç aşamalı bir ortalama alınması öngörülmekte bu mümkün olmadığı takdirde, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Birim Fiyat tariflerinde öngörüldüğü gibi en düşük kotta tespit edilen (Q) değerinin yansı formüle konulmak suretiyle basit ortalama alınabilmektedir.

Teorik olarak birim imalâta ilâve edilecek olan su zammının, her birim imalâta isabet eden miktarının, her aşamada ölçülerek hesaplanması hakkaniyete en uygun çözüm olarak düşünülebilir ise de, böyle bir faaliyetin pratik imkânsızlığı karşısında uygulamada üç aşamada ölçümler yapılıp, bunların ortalaması alınmak suretiyle gerçeğe en yakın miktarın tespiti amacıyla düzenlemeler yapılmaktadır. Bu nedenle su boşaltma zammı analizine konulacak (Q) değerinin hesabına ilişkin ortalamaların da fiilî duruma en uygun ve en yakın miktarı vermesi tabii bulunmaktadır.

Su boşaltma zammının hesabında kullanılan bir başka değer de (H) parametresidir. (H) değeri, su boşaltma zammına tâbi kazı veya imalâtın ağırlık merkezi ile suyun boşaltıldığı en yüksek nokta arasındaki kot farkıdır. Bu yükseklik idarece değiştirilmediğinden veya projesinde bir değişiklik olmadığından konumuza ilişkin olarak sızdırmazlık perdesinden önceki veya sonraki (Q) değerleri arasındaki farklılığa herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Burada su miktarına bağlı olarak değişen sadece (Q) parametresidir.

Su miktarını azaltmak amacıyle kazının veya inşaatın belli bir noktasında sızdırmazlık perdesi teşkil edildikten sonra yapılan kazı ve imalâtlar değişik şartlarda ve ortamlarda gerçekleşmektedir. Başka bir ifadeyle daha düşük kotlarda boşaltılan suyun miktarı, normal şartlar altında artarak devam ederken sızdırmazlık perdesi inşa edildikten sonra azalmaktadır.

Azalan su miktarına göre hesaplanması gereken (Q) değerine sızdırmazlık perdesi teşkilinden önceki su miktarının ortalamasının dahil edilerek tek bir (Q) değeri hesaplanması söz konusu perdeden sonra çekilen su miktarını gerçek miktarın üzerine çıkaracaktır. Mevcut su miktarına nazaran ortaya çıkan bu fazlalık fiilî duruma uygun olmayacağı gibi, yapılmayan bir imalâtın hesaplamalara dahil edilmesi sonucunu doğuracaktır.

Zeminden çıkan suyun azaltılması gayesiyle sızdırmazlık perdesi teşkil edilerek suyun azaltılması halinde, sızdırmazlık perdesi imalâtını ve suyun azalmış olmasını dikkate almadan tek bir (Q) değeri hesaplanması, yukarıda açıklanan birim fiyat tariflerine olduğu gibi, 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun, "Devlet masarifi, bütçe dahilinde Devlet namına ifa

edilen veya bir kanunu mahsus ile ifası taahhüt olunan bir hizmet ve hususat karşılığı olmak üzere Devlet zimmetinde tahakkuk eden borçtur. ” şeklindeki, bütçeden yapılacak bir ödemenin, Devlet adına yapılan bir iş veya hizmet karşılığı olması esasına dayanan 7’nci maddesine de aykırı bulunmaktadır.

SONUÇ

Su boşaltma zammı hesabında kullanılan (Q) parametresinin, zeminden çıkan suyun azaltılması amacıyla oluşturulan sızdırmazlık perdesi teşkilinden önceki kazılar için bu bölümdeki değerlerin ortalaması alınmak suretiyle, sızdırmazlık perdesi teşkilinden sonraki kazılar için ise bu bölümdeki değerlerin ortalaması alınmak suretiyle ayrı ayrı tespiti ve su boşaltma zammının hesabında bu suretle bulunacak iki ayrı (Q) değerinin kullanılması gerektiğine ve içtihadın bu yönde birleştirilmesine 18.10.1999 tarihinde çoğunlukla karar verildi.

AZINLIK DÜŞÜNCESİ

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yapı İşleri Birim Fiyat Tariflerinin “Su Boşaltma Zamları” başlıklı bölümünde yer alan (5) numaralı açıklamada, (Q), kazı veya inşaat ve imalâtın kuruda yapılması için boşaltılan m3/saat cinsinden ortalama su sarfiyatı olarak tanımlanmıştır.

Su boşaltma zamlarının hesaplanmasında (Q) değerinin nasıl tespit edileceği de, hem Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yapı İşleri Birim Fiyat Tariflerinde, hem de Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Dairesi Başkanlığı Birim Fiyat Cetvelinde açıklanmıştır.

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının konuya ilişkin 27.10.1994 tarih ve B.09.0.YFK.0.00.00.00/1/589 sayılı yazısında, Bakanlık tarafından yayımlanmış olan birim fiyatların genellikle bina inşaatları dikkate alınarak hazırlandığı, binaların inşa edileceği yerlerin seçiminde zorunlu haller dışında yeraltı su seviyesinin altında olan mahallerin tercih edilmemesinin teknik bir gereklilik olduğu, baraj, hidroelektrik santrali, tünel, regülatör gibi su yapılarının ise çoğu zaman bazı bölümlerinin yeraltı su seviyesinin altında inşa edildiği, diğer bir ifadeyle bu yapıların bazı bölümlerinin temel kazısı başlangıcında dahi kaçınılmaz olarak su pompajı yapıldığı, bu nedenle kazı başlangıcında bazı hallerde önce bir su pompalama işlemi başlatılarak kazının yapılabilmesini uygun kılacak ortam hazırlandıktan sonra kazıya başlanıldığı, bundan dolayı bu tip işlerde su zamlarının uygulanmasında formüllerde kullanılacak (Q) sarfiyatının, Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Dairesi Başkanlığı tarafından yayımlanmış olan Birim Fiyat Cetveli (Tarifleri ve Şartları) kitabında belirtilen şekilde tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Dairesi Başkanlığı tarafından yayımlanmış olan Birim Fiyat Cetvelinin su boşaltma zammına ilişkin açıklamalarında da, formüle konulacak (Q) sarfiyatının, biri pompaja başlandığı gün, İkincisi kazının yarısı yapıldığında ve üçüncüsü de kazının tamamen ikmalinde yapılan üç kazı safhasında tespit edilecek sarfiyatların ortalaması şeklinde tespit edilmesi öngörülmüştür.

Yüksek Fen Kurulu Başkanlığının yukarıda açıklanan yazısında, sadece birinci tespit ile sonuncu tespit dikkate alınarak bulunacak ortalama sarfiyatın su zammı formüllerinde kullanılan (Q) parametresinin yeterli hassasiyetle tespitine imkân vermeyeceği, esasen kazı derinliğine bağlı olarak uygun aralıklarla yapılacak olan sarfiyat tespitlerinin sayısının çokluğunun, (Q) parametresinin doğrulukla tespit edilmesine imkân sağlayacağı, bu konuda Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Dairesi Başkanlığının Birim Fiyat Tariflerinde de (Q) parametresinin bulunması için, kazıya bağlı olarak yapılacak sarfiyat tespit sayısının, kazı başlangıcında, kazının yansı yapıldığında ve kazının tamamı yapıldığında olmak üzere üç sarfiyat olarak belirtildiği ve bunun uygun olacağı görüşüne varıldığı ifade edilmiştir.

Kazının belli bir aşamasında, zeminden çıkan suyun aşın derecede artması nedeniyle imalâta devam edebilmek için zorunlu hale gelen sızdırmazlık perdesi yapımının, (Q) değerinin tespitindeki temel kriteri değiştirmemesi gerekir. Burada esas olan, kazı sırasında çıkan ortalama su miktarının belirlenmesidir. Bunun için de sızdırmazlık perdesi yapımından önceki ve sonraki (Q) değerlerinin ortalamasının hesaba esas alınması gerekir.

Kazı sırasında sızdırmazlık perdesi yapılmış olması, kazının iki bölüm halinde değerlendirilmesini ve dolayısıyla iki ayrı (Q) değeri tespitini gerektirmemektedir. Zira yapılan kazı işlemi tektir ve araya zorunlu bir imalâtın girmiş olmasıyla farklı bir kazı işlemi yapılmamaktadır.

Esasen mevcut birim tariflerinde ve bu tariflerin konuyla ilgili açıklamalarında da, sızdırmazlık perdesi teşkili halinde kazının iki bölümde değerlendirilmesini ve her bölüm için ayrı (Q) değeri uygulanmasını öngören bir hüküm de bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, sızdırmazlık perdesi teşkilinden önceki ve sonraki imalâtlar için ayrı (Q) değerleri kullanılabilmesinin hukuki bir dayanağı da mevcut değildir.

Sızdırmazlık perdesinden önce ve sonra iki ayrı (Q) değeri uygulaması birim fiyat tariflerine olduğu gibi işin gereğine de uygun değildir. Zira, m3/saat cinsinden ortalama su sarfiyatını ifade eden (Q)’nun iki ayrı değer olarak alınması halinde, formüllerde sabit olarak kabul edilen (H) parametresinin de değiştirilmesi gerekecektir.

Öte yandan, iksa ve perde gibi ara imalâtlar sonunda, tespit edilen (Q) değerinin önceki değerden daha fazla çıkması halinde bu uygulamanın hazine zararına sebebiyet vereceği de açıktır.

Ayrıca, konuyla ilgili özel hukuki düzenlemeler mevcut iken, 1050 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin karara dayanak yapılması da mümkün değildir.

Sonuç itibariyle, sızdırmazlık perdesi teşkiline kadar yapılan kazılar için Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Dairesi Başkanlığının Birim Fiyat Tariflerine uygun olarak belirlenen (Q) değeri ile, aynı esaslara göre sızdırmazlık perdesi teşkilinden sonraki kazılar için belirlenen (Q) değerinin ortalamasının alınması ve su boşaltma zammının hesabında bu şekilde bulunacak tek bir (Q) değerinin kullanılması gerekir.