Dosya olarak kaydet: PDF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

MADDE 1

Türk Kanunu Medenisinin birinci kitabının ikinci babı üçüncü faslındaki 73, 74, 75, 76, 77, 77/A, 78, 79, 80, 80/A, 81, 81/A ve 81/B maddeleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, kaldırılmış ve bu fasla bazı maddeler eklenmiştir:

VAKIF

A) Kuruluş

I - Genel olarak

MADDE 73

Vakıf, başlıbaşına mevcudiyeti haiz olmak üzere, bir malın belli bir gayeye tahsisidir.

Bir mamelekin bütünü veya gerçekleşmiş veya gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.

II - Vakfın şekli

MADDE 74

Vakıf, resmî senetle veya vasiyet yolu ile kurulur ve vakfedenin ikametgâhı asliye mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır. Mahkeme, tescil hususunu Vakıflar Genel Müdürlüğündeki merkezî sicile kaydolunmak üzere resen tebliğ eder.

Kanuna, ahlâka ve âdaba veya milli menfaatlere aykırı olan veya siyasî düşünce veya belli bir ırk veya cemaat mensuplarını desteklemek gayesi ile kurulmuş olan vakıfların tesciline karar verilemez.

Tescil kararının tebliği tarihinden itibaren, Vakıflar Genel Müdürlüğü, iki ay içinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurabilir.

Merkezi sicile kaydedilen vakıf, Resmî Gazete ile ilân edilir.

Tescilin tam, kimler tarafından yaptırılacağı ve sicillerin ne suretle tutulacağı, ilânın muhtevası ve ne suretle yapılacağı tüzük ile tayin edilir.

Bir vakfın tescili ile birlikte vakfedilen malların mülkiyeti ve haklar vakfa intikal eder.

Mahkeme, vakfedilen gayrimenkulün vakıf tüzel kişiliği adına tescilini resen ve derhal tapu idaresine bildirir.

III - Vakıf senedinin muhtevası

MADDE 75

Vakıf senedinde, vakfın gayesi, uzuvları, bu gayeye tahsis edilen mallar ve haklar, vakfın teşkilâtı, ikametgâhı ve ismi gösterilir.

IV- Mirasçıların ve alacaklıların dava hakkı

MADDE 76

Bağışlamada olduğu gibi vakfedenin mirasçıları ve alacaklıları tarafından vakfa itiraz olunabilir.

B) Vakfın teşkilâtı

I - Genellikle

MADDE 77

Vakfın bir idare uzvunun bulunması mecburidir. Vakfeden bundan başka lüzumlu göreceği diğer uzuvları, vakıf senedinde gösterebilir.

Vakıf senedinde vakfın uzuvları, idare sureti ve temsil tarzı kâfi derecede gösterilmemiş olur veya sonradan bir imkânsızlık doğarsa teftiş makamı bunları vakfedene tamamlattırır. Vakfedenin ölümü veya bu tamamlamayı yapamıyacak bir durumda bulunması halinde, teftiş makamı noksanların ikmali için düşüncesi ile birlikte mahkemeye müracaat eder.

74 üncü maddenin ikinci fıkrası gereğince vakfın tescili yahut vakfın gayesine göre teşkili mümkün olmadığı veya vakfa tahsis edilen mallar gayenin tahakkukuna yetmediği takdirde, vakfeden itiraz etmedikçe veya vakıf senedinde aksine açık bir hüküm bulunmadıkça; vakfedilmiş mallar mahkeme tarafından, teftiş makamının mütalâası alınarak, mümkün mertebe gayece aynı olan bir vakfa tahsis olunur.

Bu hususlarda yetkili mahkeme, vakfedenin ikametgâhı asliye mahkemesidir.

II - İstihdam edilenlere ve işçilere yardım vakıfları

MADDE 77/A

Türk Ticaret Kanununun 468 inci maddesi gereğince kurulan istihdam edilenler ve işçilere yardım vakıfları ayrıca aşağıdaki hükümlere tabidirler:

Vakfın uzuvları, faydalananlara, vakfın teşkilâtı, faaliyeti ve malî durumu hakkında gerekli bilgiyi vermeye mecburdurlar.

İstihdam edilenler ve işçiler vakfa aidat ödedikleri takdirde, en az bu ödemeleri nispetinde idareye iştirak ederler. Mümkün olduğu nispette personel arasından gösterilecek temsilcileri bizzat seçerler.

İstihdam edilenler ve işçilerin ödemelerine tekabül ettiği nispette, kaideten, vakfın mamelekinin istihdam edene karşı bir alacaktan ibaret olması yalnız bu alacağın temin edilmiş olması halinde caizdir.

Faydalananlar vakfa aidat ödedikleri veya vakfı düzenliyen hükümler onlara edayı talep hususunda bir hak bahşettiği takdirde, vakfın edalarını dava yoliyle talebedebilirler.

C) Teftiş

MADDE 78

Vakıflar, Vakıflar Genel Müdürlüğünün teftişine tabidir.

Teftiş makamı, vakıf senedi hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini, vakıf malların gayeye uygun surette ve tarzda idare ve sarf edilip edilmediğini denetler.

Teftişin tarzı ve nasıl yapılacağı, neticeleri ve bu kanuna göre kurulmuş olsun veya olmasın bilcümle vakıfların, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ödiyecekleri teftiş ve denetleme masraflarına katılma payı, sâfi gelirin yüzde beşini geçmemek üzere, tüzük ile belli edilir.

D) İdare ve gayede değişiklik, malların değiştirilmesi

I - İdarenin değiştirilmesi

MADDE 79

Vakfın mallarının muhafaza veya gayesini devam ettirmek için kesin ihtiyaç bulunduğu halde yetkili asliye mahkemesi, idare uzvunun teklifi üzerine, teftiş makamının yazılı düşüncesini aldıktan sonra vakfın idare şeklini değiştirebilir.

Yetkili asliye mahkemesi, teftiş makamının tüzükte gösterilen sebeplere dayanarak yapacağı müracaat üzerine duruşma yaparak idare edenleri işten uzaklaştırabilir ve vakıf senedinde ayrı bir hüküm yoksa yenisini seçebilir. İstihdam edilenlere ve işçilere yaldım vakıflarında vakıf senedinin, faydalananların vakıftan faydalanma şartlarına ve idareye iştiraklerine dair hükümlerinde yapılacak değişiklikler, vakıf senedinde bu hususta yetkili olduğu belirtilen uzvun kararı üzerine, teftiş makamının yazılı düşüncesi alındıktan sonra asliye mahkemesi tarafından kararlaştırılır.

Bu kanunda gösterilen yetkili merciler dışında bir kişi veya kuruluşun vakfın idaresinde doğrudan doğruya veya dolaylı olarak müdahale etmesi halinde, bu müdahaleye yer veren veya göz yuman, idare edenler, yukardaki fıkra hükmü gereğince her halde işten uzaklaştırılır ve yerlerine yenileri seçilir.

II - Gayenin değiştirilmesi

MADDE 80

Vakfın asıl gayesinin mahiyet ve şümulü vakfedenin arzusuna açıktan açığa uymıycak derecede değişmiş olursa, yetkili asliye mahkemesi idare uzvunun veya teftiş makamının müracaatı üzerine duruşma yaparak vakfın gayesini değiştirebilir.

Gayeyi tehlikeye koyan mükellefiyet ve şartların kaldırılması veya değiştirilmesi de aynı hükme tabidir.

III - Malların değiştirilmesi

MADDE 80/A

Geliri giderini karşılamıyan veya kıymetine uygun gelir getirmiyen vakfın malları, daha yararlı her hangi bir mal veya para ile değiştirilebilir. Bu değiştirmeye, teftiş makamının teklifi üzerine idare uzvunun düşüncesi alındıktan sonra yetkili asliye mahkemesi karar verir.

E) Vakfın gelirleri ve iktisap

MADDE 81

Vakfın gelirleri ile yapılan iktisaplar veya hükmî tahsislerle temellük edilen mal ve haklar, vakıf senedinde yazılı mallara ilâve edilerek her takvim yılı başında teftiş makamına bildirilir.

Vakıf idare uzuvları, her takvim yılı başındaki malî durumu münasip vasıta ile ilân veya neşretmeye ve siciline tescil ettirmeye mecburdur.

F) Vakfın nihayete ermesi

MADDE 81/A

Gayesinin tahakkuku imkânsız hale gelen vakıf kendiliğinden dağılmış olur.

Keyfiyet idare uzvu tarafından sicile tescil ettirilir.

Gayesi 74 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmüne aykırı hale gelen vakıf yetkili asliye mahkemesi tarafından, teftiş makamının müracaatı üzerine, taraflar çağırılıp duruşma yapılarak kararla dağıtılır ve sicile bildirilir.

Zilyetlikle iktisap yasağı

MADDE 81/B

Vakıfların malları üzerinde zilyetlik yolu ile iktisap hükümleri tatbik olunmaz.

Mahfuz hisse

MADDE 2

Medeni Kanunun 453 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

Kamu yararına yapılan hibelerde ve gelirlerinin yarısından fazlası kamu görevi niteliğindeki işlerin yapımına bırakılarak kurulacak vakıflarda mahfuz hisse, mirasçının içtimai durumuna uygun nafakadan, az olmamak kaydı ile yukarıda zikrolunan miktarların 1/3 ü kadardır.

Ancak vakfın gelirinin % 20 si kendisine bırakılan mahfuz hisseli mirasçılar tenkis davası açamazlar.

Vakfın gelirinin % 20 sinin mahfuz hisseli mirasçılara bırakılması halinde yalnız onların da mahfuz hisseli mirasçıları bu gelirden faydalanabilirler; daha sonra gelen mahfuz hisseli mirasçılara ancak, vakıf senedinde açık hüküm bulunmak şartiyle muavenet nafakası verilir.

Vakıf kelimesinin ikamesi

MADDE 3

Türk Kanunu Medenisi, Türk Ticaret Kanunu vesair kanun ve mevzuatta, Türk Kanunu Medenisinin 73 ve takibeden maddelerinde yer alan müesseseyi ifade etmek üzere kullanılan (tesis) kelimesi yerine (vakıf) kelimesi ikame edilmiştir.

Vergi muafiyeti

MADDE 4

Bakanlar Kurulunca, gelirlerinin en az 80 ini, nevi itibariyle genel, özel ve katma bütçeli idareler bütçeleri içinde yer alan bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini istihdaf etmek üzere tahsisan kurulacağı kabul edilen vakıflara, tahsis edilen miktar için, vergi muafiyeti tanınabilir.

MADDE 5

A) 3/6/1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 199 sayılı Kanunla değişik 7 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

«Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar»

B) 3/6/1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 199 sayılı Kanunla değişik 8 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

6. Safi kurum kazancından. Bakanlar Kurulunca, vergi muafiyeti tanınan vakıflara sermayeye iştirak nispetinde ödenecek miktarlar.

C) 3/6/1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin 199 sayılı Kanunla değişik 6 ncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

6. Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idarelere, il özel idareleri ve belediyeler ile köylere, kamu menfaatlerine yararlı derneklere ve Türk Kanunu Medenisine göre kurulan vakıflara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar. (Bir takvim yılı içinde yapılan bağış ve yardımlar toplamının o yıla ait kurum kazancının yüzde ikisini ve her halde yirmi bin lirayı aşan kısım hasılâttan indirilemez.)

Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın maliyet bedeli veya mukayyet değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde takdir komisyonlarınca tespit edilecek değeri esas alınır. (Ancak, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara 20 000 liralık hadde bakılmaksızın o yıla alt kurum kazancının yüzde beşine kadar bağış ve yardım yapılabilir.)

D) 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

k) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara kuruluşu için veya kurulduktan sonra tahsis olunan mallar.

E) 18/2/1963 tarihli ve 198 sayılı Emlâk Alım Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin (b) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

b) Kamu menfaatlerine yararlı demekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar.

F) 11/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa bağlı 2 sayılı tablonun V inci bölümüne aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

19. Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların kuruluş muamelelerinde düzenlenen her türlü kâğıtlar.

G) 17/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harclar Kanununun 38 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların kuruluş muameleleriyle bu vakıflara yapılacak bağışlamalar harca tabi tutulmaz.

H) 17/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harclar Kanununun 59 uncu maddesinin (a) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

a) Kamu menfaatlerine yararlı dernekler ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve diğer aynî hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleriyle, bu dernek ve vakıflara ait tesislerin ve bu tesislerin sonradan iktisap edecekleri gayrimenkullerin ve sair aynî hakların tescilleri ve şerhi gerektiren işlemleri ve bunların terkinleri,

İ) 6/7/1931 tarihli ve 1833 sayılı Arazi Vergisi Kanununun 2 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

F) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait arazi ve arsalar, (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmiş bulunmak şartiyle.)

J) 14/7/1931 tarihli ve 1837 sayılı Bina Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin 5 inci ve 8 inci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir,

5. Umumî maarife ve menafii umumiyeye hadim cemiyetler ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar. (Cemiyetlerde kazanç temini gayesi bulunmamak ve vakıflarda vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle.)

8. Devlet veya mahallî idarelere veya menafii umumiyeye hadim veya Hükümetçe musaddak cemiyetler ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar tarafından menafii umumiye için vücuda getirilen bilûmum su bentleri, su setleri, suların yükselmesine karşı mânialar, kanallar, bentler, cetveller, bataklıkları kurutma veya kurak yerleri sulama tesisleri, zürraın kendi arazisi için müştereken ve münferiden yapacakları her nevi su bentleri, sulama ve kurutma tesisatı. (Ticaret kastı olmamak şartiyle)

K) 13/7/1956 tarih ve 6802 sayılı Gider Yergileri Kanununun 4 üncü maddesinin (E) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir,

E) Kamu menfaatine yararlı derneklerle Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara makbuz karşılığında bedelsiz bağış ve yardım şeklinde verilen maddeler.

L) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin 2 nci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

2. Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idareleri ile belediyelere, köylere ve kamu menfaatlerine yararlı derneklere ve Türk Kanunu Medenisi gereğince kurulan vakıflara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar. (Bir takvim yılı içinde yapılan bağış ve yardımların, toplamı o yıla ait beyan edilecek gelirin % 5 ini aşarsa fazlası indirilmez. Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın mevcutsa mukayyet değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde takdir komisyonlarınca tespit edilecek değer esa3 alınır.)

M) 5383 sayılı Gümrük Kanununun 17 nci maddesinin 2 nci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

2. Kamu menfaatine yararlı dernekler, kamunun faydasına parasız tahsis edilmiş millî tesislere ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınmış vakıflara, konularına uygun olarak bağış yolu ile gelen eşya ile bu kabil vakıfların hayrî mevzularına uygun bir işte kullanılmak şartı ile ithal ettikleri eşya. (Bakanlar Kurulu kararı ile)

N) 4 üncü maddeye göre verilmiş olan Bakanlar Kurulu kararına rağmen vakfın herhangi bir sebeple tescili mümkün, olmaz ise (F) ve (G) fıkralarına göre alınmıyan damga vergisi ve harclar, Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Kanuna uyularak tahsil olunur.

Tüzük hazırlanması

MADDE 6

Bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde, Vakıflar Genel Müdürlüğünce, ilgili Bakanlıkların da düşünceleri alınarak, bu kanunun uygulanmasını düzenlemek üzere bir tüzük hazırlanır.

Vakıf kayıtlarının devri

GEÇİCİ MADDE 4

Ekim 1926 tarihinden sonra kurulmuş vakıflara ait mahkemeler nezdindeki tescil kayıt defter ve evrakının sureti, bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne merkezî sicile kaydı için devredilir. Ve adı geçen vakıflar hakkında da bundan böyle bu kanun hükümleri tatbik olunur.

Yürürlük

MADDE 7

Bu kanun hükümleri yayımını müteakip yürürlüğe girer. 4 üncü ve 5 inci maddeler hükümleri ise yayımını takibeden bütçe yılı başından itibaren yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 8

Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.