BİRİNCİ BAB
Vakıfların idare uzuvları, kontrol mercileri ve bunların vazifeleri
BİRİNCİ FASIL
İdare uzuvları ve kontrol mercileri
4 birinciteşrin 1926 tarihinden önce vücud bulmuş vakıflardan
A - Bu kanundan önce zaptedilmiş bulunan vakıflar,
B - Bu kanundan önce idaresi zaptedilmiş olan vakıflar,
C - Mütevelliliği bir makama şartedilmiş olan vakıflar,
Ç - Kanunen veya filen hayrî bir hizmeti kalmamış olan vakıflar,
D - Mütevelliliği vakfedenlerin ferilerinden başkalarına şartedilmiş vakıflar,
Vakıflar Umum Müdürlüğünce idare olunur. Bunların hepsine birden (Mazbut vakıflar) denir.
A - Mütevelliliği vakfedenlerin ferilerine şartedilmiş vakıflar,
B - Cemaatlerce idare olunan vakıflar,
C - Bazı sanat sahiblerine mahsus vakıflar,
Mütevellileri veya seçilmiş heyetleri tarafından idare olunur. Bunların hepsine birden (Mülhak vakıflar) denir.
Mütevelliler ve seçilmiş heyetler, Vakıflar Umum Müdürlüğünün ve Umum Müdürlük de, İdare meclisinin kontrolü altındadır.
İKİNCİ FASIL
İdare Meclisi, Umum Müdürlük ve vazifeleri
İdare meclisi bir başkan ve üç üyeden kurulur. Evkaf Umum Müdürü müzakere ve reye iştirak hakkına sahib olmak üzere bu meclisin tabii üyesidir.
Başkan ve üyeler Hukuk veya Mülkiye diplomalılarından ve Devlet işlerinde bilgi ve görgülerile tanınmış olanlar arasından Başbakanın teklifi üzerine Bakanlar Heyetinin kararı ve Cumhur Reisinin tasdiki ile tayin olunur.
İdare meclisi:
A - Her yıl için Umum Müdürlükçe yapılacak bütçe ve kat’î hesab kanun lâyihalarını inceler ve gereğine göre değiştirir ve tamamlar;
B - Vakıf işlerine aid kanun ve nizamname lâyihalarını inceler veya hazırlar;
C - Kanun ve nizamlarla verilen vazifeleri yapar;
Ç - Umum Müdürlükçe lüzum gösterilen işlerde kararlar verir.
Umum Müdürlük:
A - Vakıfları idare ve temsil eder;
B - Vakıf malları ve mimarî veya tarihî değeri olup idaresi vakfa aid olan eserleri muhafaza ve imar eder;
C - Vakfa aid müesseseleri gayelerine göre yaşatır;
Ç - Vakıf paraları nemalandırır;
D - Mütevellileri tayin ve icabında azleder;
E - Kanun ve nizamlarla kendisine verilen vazifeleri görür.
Bu vazifelerin nasıl görüleceği bu kanunun tatbik sureti hakkında yapılacak nizamnamede gösterilir.
Vakıflar Umum Müdürlüğü mülhak bütçe ile idare olunur.
İKİNCİ BAB
Vakıfların hukuki ehliyeti, malları ve vakıf şartlarının değiştirilmesi
BİRİNCİ FASIL
Hükmî şahsiyet
Mülhak vakıflar, Vakıflar Umum Müdürlüğünce niyabeten idare olunsa bile ayrı ayrı birer hükmî şahsiyet sayılır. Bunlar kendi taahhüdlerile ilzam olunur, ve borçlarını kendi mallarından öderler.
Umum Müdürlüğün idare ve temsil ettiği vakıflar da bir kül halinde hükmî şahsiyet sayılır.
Vakıfların mahkeme veya vakıf kütüğüne kaydedilmiş olup olmamaları şahsiyetlerine halel getirmez.
Şimdiye kadar tescil edilmemiş olan mülhak ve mazbut vakıfların bu kanun hükümleri yürümeğe başladığından itibaren beş yıl içinde vakıflar kütüğüne kaydedilmeleri mecburidir. Bu müddet içinde kaydedilmemiş olanlar yine hükmî şahsiyetlerini kaybetmezler. Ancak kayid ile mükellef olanlar mesul olur ve mülhak vakıflar hakkında 36 ncı madde tatbik olunur.
Kaydin nasıl yapılacağı nizamnamede gösterilir.
Kaydı yaptıranlar kaydettirdikleri şeklin hilafını iddia edemezler.
Vakıfların doğrudan doğruya hayrattan olan gayrimenkulleri rehnedilemezler. Bunlarda mülkiyet ve irtifak hakkı için iktisab müruru zamanı işlemez ve bu kanunun gösterdiği haller dışında satılamazlar. Bu gayrimenkuller vakıflar idaresinin istemesi üzerine vâkıfları adına tapuca tescil olunurlar. Bu tescilde hiç bir resim ve harç aranmaz.
Yukarıki maddede yazılan gayrimenkuller Devlet malları imtiyazından faydalanırlar.
Tahsis edildikleri maksada göre kullanılmaları kanuna veya amme intizamına uygun olmıyan veyahud işe yaramaz bir hale gelen hayrat vakıflar, idare meclisinin teklifi ve Bakanlar Heyetinin kararı ile mümkün mertebe gayece ayni olan diğer hayrata tahsis edilebileceği gibi bu kabil hayrat ayın veya para ile değiştirilerek elde edilecek ayın veya para dahi ayni suretle diğer hayrata tahsis olunabilir.
Mimarî veya tarihî değeri olan eserler satılamaz.
Vakıf paralarla vakıfların akar nevinden olan gayrimenkullerinde, hususî mülkiyet hükümleri cereyan eder.
Mevkilerine ve temin ettikleri menfaate göre kalmaları gerekli görülmiyen mazbut ve mülhak vakıflara aid akar ve toprakları idare meclisinin kararı ile satmağa veya başka gayrimenkulle değiştirmeğe Umum Müdürlük salahiyetlidir. Bu satışlarla elde edilecek paralar tercihan mahallerinde akar satın almağa veya yaptırmağa veya o vakfın mevcud akarının tamirine sarfolunur.
Mülhak vakıflarda, idare meclisi, karar vermeden evvel o vakıf mütevellisinin mütaleasını alır.
10 uncu ve 12 nci maddelere göre satılacak mallardan ele geçecek paranın bu maddelerde gösterilen yerlere sarfedilinciye kadar nemalandırılması mecburidir.
Gerek satış bedelleri ile gerek değişme ile alınacak veya yeniden yaptırılacak gayri menkuller evvelki vakıfların adını alırlar ve vakıflar idaresince kayidlerine bu suretle işaret edilir, tapuya da böylece tescil ettirilir.
Yeni gayri menkulde başka başka vakıflar alâkalı iseler gayri menkuller en büyük hisseyi vermiş olan vakfın adını taşımakla beraber öteki vakıfların da isimleri yazılır.
İdare Meclisi, bir milyon lira oluncıya kadar her yıl Umum Müdürlüğün bütçesinden yirmi bin liradan aşağı olmamak üzere para ayıracak ve bunu nemalandıracaktır. Bu para vakıflara aid binalarda yalnız yangından doğacak zararları kapamağa karşılık tutulacaktır. Böyle zararlar yüzünden eksilen miktar ayni suretle yerine konur.
Bu suretle toplanacak paralar mülhak vakıfların da mallarını sigorta etmeğe yetecek miktara varınca, o mallarda Umum Müdürlük tarafından sigorta edilir. Bu miktarı, idare meclisi tayin eder. O vakta kadar idare meclisince tayin olunacak mülhak vakıflar mallarını bir kumpanyaya sigorta ettirmeğe ve işi her yıl mahallindeki vakıflar idaresine bildirmeğe mecburdurlar.
İKİNCİ FASIL
Vazife ve şartların değiştirilmesi
Umum Müdürlükçe idare olunan vakıfların hayratından varidatı idaresine yetişmiyenlerin yaşatılmasına idare meclisi karar verirse sönmüş veya hayır işlerinin yerine getirilmesi imkânsız kalmış vakıflar hasılatından veya şartları müsaid olan mamur vakıflar gelirlerinden ayrılacak paralarla o vakıfları yaşatmağa Umum Müdürlük salâhiyetlidir.
Vazife ve şartlarının yerine getirilmesine maddeten imkân kalmıyan vakıflarda bu vazife ve şartları değiştirmeğe İdare Meclisinin kararile Umum Müdürlük salâhiyetlidir.
Mülhak vakıflarda İdare Meclisi karar vermeden evvel mütevellilerin mütaleasını alır.
ÜÇÜNCÜ BAB
Mütevelliler ve vazifeleri
BİRİNCİ FASIL
Ehliyet ve tevcih
Vakfedenlerin şartlarına ve bu kanun hükümlerine göre mütevelli olması lâzımgelenlerden nizamî vasıf ve şartları haiz olanlara mütevellilik tevcih olunur.
Cemaatlerce veya bazı sanat sahiblerine mahsus olup seçilmiş heyet veya ferdler tarafından idare olunan vakıfların mütevellikleri taamüle göre tevcih olunur.
Millî sınırlar dışında kalan vakıfların mütevellilikleri vakfiyelerine göre tevcih olunur.
Umum Müdürlükçe tevcih yapılmadan, mütevelli vakfa el koyamaz.
Nizamî vasıf ve şartları taşımadıklarından dolayı kendilerine mütevellilik verilmiyenler bu vasıf ve şartları elde edinciye ve küçüklerle mahcurlar şahsî ehliyetlerini kazanıncıya kadar vakıf işleri bunlara niyabeten vakıflar Umum Müdürlüğünce idare olunur.
Bu gibilerin mütevellilik maaş ve hakları mahfuzdur.
Azledilen mütevellilerin yerine vakfedenlerin şartlarına ve bu kanun hükümlerine göre mütevelli olması lâzımgelenler varsa onlara tevcih yapılır.
Boş kalan mütevellilik, yenisine verilinciye kadar, vakıf işlerine Umum Müdürlük bakar.
Mütevelli olması lâzımgelenlerden kimse sağ kalmamışsa o vakıf mazbut vakıflar arasına alınır.
Bu kanunun hükümleri yürümeğe başladıktan sonra vakıflara cihet olarak cabi, kâtib ve nazır adile kimse tayin olunamaz. Ancak büyük vakıflarda Umum Müdürlüğün izni ile kâtib ve tahsildar kullanılabilir. Eskiden tayin edilmiş nazırlar varsa vazifelerine son verilir.
İKİNCİ FASIL
Mütevellilerin vazifeleri
Mütevelliler vakıflarının mümessilidirler. Bu sıfatla:
A - Vakfın hayrat ve akarlarını görüp gözetirler;
B - Tahsili kendilerine bırakılan gelirleri toplarlar;
C - İzinli oldukları masrafları yaparlar;
Ç - Vakıfta vazifeli olanları kontrol ederler;
D - Her malî yıl başından bir ay önce gelecek yıl bütçesini ve altı ay içinde de geçmiş yılın kat’î hesabını bağlı oldukları vakıflar idaresine verirler.
E - İzinli oldukları başka vazifeleri de yaparlar.
Mütevelliler yalnız akarlara mahsus olmak üzere borç para alabilirler. Bu da idare meclisinin iznine bağlıdır. Yukarıda sayılan vazifelerin nasıl yapılacağı nizamnamede gösterilir.
Mülhak vakıfların iradlarının aslından yüzde beş kontrol hakkı alınarak Umum Müdürlükçe irad kaydolunur.
Mütevelliler muamelelerinden dolayı cezaen ve hukuken mesuldürler.
DÖRDÜNCÜ BAB
Mukataalı ve icareteynli vakıf mallar
BİRİNCİ FASIL
Tasfiye
Bu kanunun neşrinden sonra vakıf mallar mukataaya ve icareteyne bağlanamaz.
Mevcud mukataalı toprakların veya icareteynli gayrimenkullerin mülkiyetleri, icare veya mukataaların yirmi misli bir taviz karşılığında mutasarrıfına geçirilir. Taviz ister toptan, ister taksit ile ödensin, ilk ödeme yılı için tahakkuk ettirilen icare veya mukataa üzerinden hesab olunur.
İKİNCİ FASIL
Taviz bedellerinin ödenmesi, faiz, tasfiye müddeti
Yukarıki maddede yazılı tavizler toptan ödendiği takdirde gayrimenkulün mülkiyeti mutasarrıfı adına tapuda tescil olunur. Bu tavizin beşte biri peşin ve geri kalanı dört yılda dört müsavi taksitle de ödenebilir. Bu takdirde mülkiyet mutasarrıfı adına tescil edilmekle beraber gayrimenkulün tamamı geri kalan taksitler için birinci derecede ve birinci sırada ipotek sayılarak tapuya böylece kaydolunur. Taksitler için yüzde beş faiz yürütülür. Bir taksit zamanında ödenmezse geri kalan taksitlerin tamamı muaccel olur. Mülkiyetin mutasarrıfı adına tescilinden itibaren mukataa ve icare alınmaz.
Toptan ödeme halinde tavizden yüzde beş indirilir.
On yıl içinde bu kanun hükümlerine göre taviz vermek yolile icareteyn veya mukataa kayidleri terkin edilmemiş olan gayrimenkullerin mülkiyeti on yıl sonunda kendiliğinden mutasarrıflarına geçer ve vakfın hakkı da ivaza dönerek gayrimenkulün tamamı bu ivaz karşılığında birinci derece ve birinci sırada ipotek sayılır. Umum Müdürlük o yıl tahakkuk ettirilen icare veya mukataa üzerinden hesab edilecek olan bu tavizlerle vaktinde ödenmiyen taksitleri, mutasarrıfın başka mallarına müracaat yolile ve Tahsili Emval Kanununa göre tahsile dahi salahiyetlidir.
Bu kanunun hükümleri yürümeğe başladıktan sonra mukataalı veya icareteynli gayri menkullerin tavizleri tamamen vakfa verilmiş olmadıkça o mallar üzerindeki temliki tasarruflar tapu dairelerince tescil olunamaz.
28 ve 29 uncu maddeler hükümlerine göre yapılacak ipotek ve mülk olarak tescil muamelelerinden hiç bir resim ve harç aranmaz.
Bu babın içinde yazılı hükümlere göre vakıflar idaresinin eline geçecek taviz bedelleri bir gelir kaynağı olarak muhafaza edilecek ve en faydalı şekilde nemalandırılacaktır.
BEŞİNCİ BAB
Müeyyedeler ve müteferrik hükümler
BİRİNCİ FASIL
Müeyyedeler
Aşağıda yazılı sebebler mütevellilerin azlini mucibdir:
A - Vakfında mülkiyet iddia edipte mahkemece sabit olmaması;
B - Vakfına maddî zarar veren kavlî veya filî hareketlerde bulunması;
C - Vakfın gelirlerini vakfiyedeki şartlar ve muayyen salâhiyetler dışında sarfetmesi;
Ç - Yapılması vakıflar idaresinin iznine bağlı işleri kendiliğinden yapması;
D - Bütçesini ve hesablarını kabule değer bir mazereti olmadığı halde vaktinde vermemesi;
E - Bu kanun hükümlerine göre vakfını kütüğe kaydettirmemesi;
F - Haysiyet ve şerefi bozan suçlardan biri ile veya ağır hapis veya altı aydan fazla hapis ile mahkûm olması;
G - Vakfına zarar verecek yolda vazifesinde kayidsizliği görülmesi.
Azline karar verilen mütevelli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yazı ile idare meclisine itiraz edebilir.
Azli kat'ileşen mütevelli başka bir vakfın da mütevellisi ise ondan da azledilmiş sayılacağı gibi bir daha mütevelli de olamaz.
Mütevellinin azledilmiş olması, hakkında ayrıca takib yapılmasına mâni olmaz.
Ceza Kanununun tatbikında vazifelerinden doğan suçlardan dolayı mütevelli memur sayılır.
Müddeti içinde kısmen veya tamamen kütüğe kaydettirilmiyen vakıflar mazbut vakıflar arasına alınır.
13 üncü ve 32 nci maddelerde yazılı paraları nemasız bırakanlara bunların faizi ve bu paraları bu kanunda gösterilen yerlerden başka yerlere sarfedenlere ve sarfını emredenlere yerlerine kanuncıya kadar ziyaa uğrıyan faizleri tazmin ettirilir.
İKİNCİ FASIL
Müteferrik hükümler
Bazı sanat sahiblerine mahsus vakıflarla cemaatlerce idare olunan vakıfları idare eden ferd veya heyetler bu kanunun tatbikında mütevelli hükmündedirler.
Bu kanunun birinci maddesinde Umum Müdürlük tarafından idare edileceği gösterilen ve bu kanunun neşri tarihine kadar mazbutiyet altına alınmış olan vakıfların mazbutiyetleri kaldırılmaz. On seneden beri mütevelliliği kimseye tevcih edilmemiş olan vakıflarda artık tevcih yapılmaz.
Ancak alâkalıların vakfiyeye göre intifa hakları mahfuzdur.
Mülhak vakıflarda mütevelliliğe ve vakıftan intifa veya mülkiyet iddiasına aid davalarda mütevellilerle vakıflar idaresi birlikte hasım tutulmak lâzımdır.
Kanunu Medenideki müruru zaman hükümleri vakıf mallar hakkında da tatbik olunur. Ancak vakfın rakabesine aid olup şimdiye kadar tamam olmamış bulunan eski 36 yıllık müruru zaman, bu kanun hükümleri yürümeğe başladıktan itibaren beş yıl geçmedikçe tamam olmuş sayılmaz. Bununla beraber müddetlerin mecmuu 36 yılı geçemez.
Bu kanunun hükümleri yürümeğe başlamazdan evvel vukua gelen hâdiselerin hukukî hükümleri o hâdiselerin vaki olduğu zamanda mer’i esaslara tâbi kalır. Bu kanunun hükümleri yürümeğe başladıktan sonraki hâdiseler de bu kanun ve sarahat olmıyan ahvalde mer’i kanunların hükümleri tatbik olunur.
Bu kanunun neşrinden evvel vakfiyeleri hilâfına bir vakıftan diğer vakıflara veya aynı vakfın diğer hayratına yapılmış olan daimî masraf mahiyetindeki yardımlar tahsis sayılır ve sarflarına devam olunur.
Bu kanunun neşri tarihinden en az on beş yıl evvelinden beri vakıf olarak tasarruf edildikleri vergi kayidleri, icar konturatoları ve eşhası hükmiyenin gayrimenkule tasarruflarına dair olan 16 şubat 1328 tarihli kanunun neşrinden sonra tapuya verilmiş defterler ve müesseselerin hesab defterleri ve buna benzer vesikalarla anlaşılacak olan yerler o suretle vakıf kütüğüne kaydolunurlar. Bu kayid vakıflar idaresinin istemesi üzerine tapuca o gayrimenkullerin kayidlerine işaret ve keyfiyet münasib vasıtalarla ilân olunur. İlân tarihinden itibaren iki yıl içinde dava yolu ile bir gûna itiraz olunmadığı takdirde o malların vakıf olarak kat'i tescilleri yapılır ve tapuları verilir. Tapu kayidlerine işaret edilecek gayrimenkullere aid davalarda vakıflar idaresi ve varsa mütevelli de birlikte hasım olur.
Bundan başka, vakıflar idaresinin 1515 sayılı kanun hükümlerinden istifade hakkı mahfuzdur.
A - Şimdiye kadar vakıflar idaresine hesab vermemiş olan bütün mütevelliler veya mütevelli heyetleri bu kanun hükümleri yürümeğe başladığı günden itibaren üç ay içinde idare ettikleri vakıfların mahiyetlerini, varidat menbalarını ve bunların sarf ve tahsis mahallerini, geçmiş son senenin varidat ve masraflarının miktar ve nevilerini ve mütevelliliği hangi salâhiyetli merciin intihab veya kararına müsteniden ve hangi tarihten beri yaptıklarını gösterir bir beyanname tanzimine ve mensub oldukları vakıflar dairesine vermeğe mecburdurlar.
B - Yukarıki fıkra mucibince beyanname vermiş olan mütevellilere bir makbuz ilmühaberi verilir. Bu ilmühaberi hâmil olan kimseler bu kanun dairesinde vakıflarının idaresine devam ederler.
C - Birinci fıkrada yazılı müddet içinde beyanname vermemiş olanlar vakıflarında tasarruf edemezler. Gecikme haklı bir sebebe müstenid değilse veya verdikleri beyanname hakikate uygun bulunmazsa mütevellilikten derhal azlolunurlar.
Ç - Vakıflar idaresine verilecek beyannamelerin verildikleri tarihten itibaren, altı ay içinde tetkik ve tasdiki mecburidir. Bu müddet içinde tasdik edilmediği takdirde yalnız mukannen masraflar tasdik edilmiş sayılır.
D - Beyannameler muhteviyatının vesika ve taamüllere müstenid olması ve bu vesika veya taamüllerin bu kanunun neşrinden evvel mevcud ve mer’i bulunması şarttır.
E - Bu kanun hükümleri yürümeğe başladığı zaman mevcud olan ferilerden gayri mütevellilerle Vakıflar Umum Müdürlüğünce mütevellisi olmadığından veya mütevellisi mevcud olduğu halde vakfı bizzat idare edemediklerinden dolayı idare kendilerine tevdi edilmiş olan kaymakamlar şimdiye kadar olduğu gibi vakıfları idareye devam ederler. Azil veya her hangi bir suretle inhilâl vukuunda bu kanun hükümleri tatbik olunur.
Bu kanunun hükümleri neşri tarihinden altı ay sonra yürümeğe başlar.
Bu kanun hükümlerini Bakanlar Heyeti yerine getirir.