Mahkeme : İSTANBUL 17. Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1-Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
2-Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma
3-Suç işlemek amacıyla kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından beraat
2)Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Tebliğnamede, Cumhuriyet savcısının temyizinin " uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu da kapsadığı kabul edilerek görüş bildirilmiş ise de; bu temyizin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe bu yönden iştirak edilmemiştir.
A- Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçe tarihinin 27/05/2016 olduğu, temyiz dilekçesi üzerinde hakim havalesinin bulunmadığı; bununla birlikte UYAP kayıtlarına ve temyiz formuna göre, Cumhuriyet savcısının 1412 sayılı CMUK'nın 310/son maddesinde belirtilen bir aylık yasal temyiz süresinden sonra 27/07/2014 tarihinde temyiz dilekçesini elektronik imzalı olarak gönderdiğinin anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanunun 8/1. ve CMUK'nın 317. maddeleri gereğince, Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin REDDİNE,
B- Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
27/05/2016 tarihinde sanık müdafiine tefhim edilen hükmün, CMUK’nın 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra, sanık tarafından 26/09/2016 tarihinde temyiz edildiği, sanık müdafii tarafından ise 01/07/2016 tarihinde gerekçeli temyiz dilekçesi verildiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
C-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükümlerin incelenmesinde:
1- Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 34/1. ve 230. maddeleri gereğince hükmün gerekçe bölümünde, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen eylemlerinin açıklanarak nitelendirilmesi ve hangi sanığın hangi eylemden sorumlu tutulduğunun denetime olanak verecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının saptanması gerekmektedir.
a- Sanıklar ...'nün temin ettiği uyuşturucu maddeleri satışını yapmaları amacıyla diğer sanıklar ... ve ...'a verdiği; sanıklar ... ve ...'ın sanıklar ... ve ...'nün temin ettiği uyuşturucu maddeleri satışa hazır hale getirerek sanıklar ..., ... ve ...'a verdikleri; sanıklar ..., ... ve ...'ın diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri sabit kabul edilerek, "sanıkların eylemi aynı kasıt altında birkaç kez işlemiş oldukları"ndan bahisle yasal ve yeterli
olmayan gerekçeyle zincirleme şekilde diğer sanıkların ayrı ayrı eylemlerinden sorumlu tutulmalarına karar verilmiş ise de; sanıkların sabit kabul edilen ve edilmeyen eylemlerinin belirlenmesi, bu belirleme kapsamında ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgileri olduğuna ilişkin delillerin ve gerçekleşen somut olgularla bağlantılarının gösterilmesi suretiyle tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, ulaşılan kanıya göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz olarak hüküm kurulması;
b- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın "hayatın olağan akışı" ile "sanıkların eylemi aynı kasıt altında birkaç kez işlemiş oldukları" şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle zincirleme şekilde sorumlu tutulmalarına, sanık ...'ın ise "hayatın olağan akışı" şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sorumlu tutulmasına karar verilmiş ise de; sanıkların sabit kabul edilen ve edilmeyen fiillerinin belirlenmesi ve bu belirleme kapsamında hukuki nitelendirmenin yapılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması;
2- Ceza yargılamasının amacı doğrultusunda, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılabilmesi bakımından tespit ve fiziki takip tutanaklarına göre; 31.10.2013 tarihli olayda sanık ... tarafından kullanıldığı tespit edilen ..., 03.11.2013 tarihli olayda sanık ...'nın içinde bulunduğu tespit edilen..., 22.11.2013 tarihli olayda sanık ... tarafından kullanıldığı tespit edilen..., 10.12.2013 tarihli olayda sanıklar ... ve ...'un içinde bulundukları tespit edilen....., 01.02.2014 tarihli olayda sanık ... tarafından kullanıldığı tespit edilen ... ve 11.02.2014 tarihli olayda sanık ... tarafından kullanıldığı tespit edilen .... plakalı araçların kim adına kayıtlı oldukları ve kiralık araç olup olmadıkları hususlarının araştırılarak, söz konusu araçların kiralık olduklarının tespiti halinde rent a car sözleşmeleri dosya arasına getirtilerek, sözleşmede imzası bulunan sanıklar dinlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesi,
3- İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/673 değişik iş, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2014/46 değişik iş, İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2014/44 değişik iş sayılı önleme arama kararlarının aslı veya onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde getirtilip dosya içerisine konulmaması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, hükümlerin BOZULMASINA, 21.09.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.